bugün
- true adamlığı7
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- seninle böyle olabilirdik5
- hamas18
- gokyuzunun silinen rengi16
- burcunu açıklamayan insan17
- g i l d e d l i l y7
- mazotun litresi 96 lira10
- bu saatte hamburger yenir mi9
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- nervio11
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu5
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- sözlüğün yine 46 olması5
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- arkadaşlar kavga etmeyin5
- gocu37
- mazot 100 tl olacak5
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- napolyon un misir seferi2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- sokak köpekleri5
- asma yaprağı2
- alsana ulenn3
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması2
- ekşide yazar olamayıp mecburen uludağda yazmak3
- deniz mevsimi bitti istanbul da3
- canım acıyo sözlük2
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- bir bela geliyor19
- 14 09 2026 denize girmiş olmam3
- ai moderatörün düzgün çalışmaması2
- arkadaşlar5
- hayatımda aldığım en iyi karar4
- sözlük yazarlarının normal kombinleri2
- gammaz çeteleri3
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar8
- silinen 13 süper entry2
- izmir5
- true denen ahlaksız3
- sözlüğün çapkın erkekleri13
- sabahları sevilen şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- mahmut tuncer3
- film önerileri10
- liberteryan öğretmen olmak4
- çok uykum var2
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması10
- ekrem imamoğlu6
Bu sınıfı teşkil edenler, ortada kalmış çocuklar ile evden kovulan çocuklardır.
Bunların başlarını sokacakları ve oturacakları yerleri ve koruyucuları olmadığı için sokakta kalırlardı. Merhametli ve iyiliksever hamam sahipleri bu çocukları kış günleri hamamların külhan mahalline kabul ederek kışı geçirmelerine izin verirler, çocuklar da böylece korunmuş olurlardı. Bu gibi külhanlara kabul edilip yatıp kalkmalarına izin verilenlerin uyacakları kural şuydu: Kıdemliler, yani en eskiler, külhanın ateş konulan yerinin pek yakınına pöstekilerini serip yatarlardı. Diğerleri de kıdem derecelerine göre yer alır, en yenileri bu tertibe göre külhan kapsının yakınına kadar yayılırlardı. Bu çocuklar hamama kütükleri parasız taşırlar, külhandan çıkarılıp bir köşeye biriktirilen ocak külünü nöbetleşe dışarı atar, ortalığı temizlerlerdi.
Külhanbeylerinin kış günlerini geçirdikleri külhanlar arasında en kalabalığı ve çeşitli vukuatı dolayısıyla en ünlüsü Gedikpaşa Hamamı idi. Bunlar 'Gedikpaşa külhanından çıkma' diye ayrıca şöhret salmışlardı.
Külhanbeyleri yazları genellikle külhanlarını terk eder, pöstekilerini alır, sahillerde ve daha çok 'Yenikapı', 'Kumkapı', 'Çatladıkapı', 'Unkapanı', 'Salıpazarı', 'Fındıklı', 'Üsküdar', 'Samatya' gibi odun yığınları bulunan yerlere dağılırlar, geceleri odun yığınları üstünde yatarlardı. Bunların büyükleri gündüzleri istanbul'un pazar kurulan yerlerine giderek arka küfesiyle onun bunun aldığı sebzeleri evlerine götürür, yaşı küçük olanlar da hanım ve efendilerin eşya bohçalarını taşır, 5-10 para alarak geçinirlerdi.
Bunların içlerinde güçlü, kuvvetli, çevik ve hızlı olanlarından bazıları mahalle tulumbacılarıyla ilişki kurar ve mahallelerdeki tulumbacı koğuşlarına alınır, yangına gider, toplanan bahşişlerden pay alırlardı. Zaten tulumbacıların çoğunu bu sınıf teşkil ederdi.
Külhanbeylerinin eskiden aralarında kullandıkları kendilerine mahsus tabirleri vardı. Ayrı ses ve edayla konuşma tarzlarından dolayı halk arasına külhanbeyi tabiri ve külhanbeyi ağzı diye de adlandırılırlardı. Bu tarz, külhanbeyi sınıfından olanlarla mahalle tulumbacıları arasında konuşulur, sesler basıkça ve boğazdan çıkarılırdı. Külhanbeyi terimleri zamanımıza kadar devam ede gelmiş olup halen bıçkın ağzı denmektedir.
Bunların başlarını sokacakları ve oturacakları yerleri ve koruyucuları olmadığı için sokakta kalırlardı. Merhametli ve iyiliksever hamam sahipleri bu çocukları kış günleri hamamların külhan mahalline kabul ederek kışı geçirmelerine izin verirler, çocuklar da böylece korunmuş olurlardı. Bu gibi külhanlara kabul edilip yatıp kalkmalarına izin verilenlerin uyacakları kural şuydu: Kıdemliler, yani en eskiler, külhanın ateş konulan yerinin pek yakınına pöstekilerini serip yatarlardı. Diğerleri de kıdem derecelerine göre yer alır, en yenileri bu tertibe göre külhan kapsının yakınına kadar yayılırlardı. Bu çocuklar hamama kütükleri parasız taşırlar, külhandan çıkarılıp bir köşeye biriktirilen ocak külünü nöbetleşe dışarı atar, ortalığı temizlerlerdi.
Külhanbeylerinin kış günlerini geçirdikleri külhanlar arasında en kalabalığı ve çeşitli vukuatı dolayısıyla en ünlüsü Gedikpaşa Hamamı idi. Bunlar 'Gedikpaşa külhanından çıkma' diye ayrıca şöhret salmışlardı.
Külhanbeyleri yazları genellikle külhanlarını terk eder, pöstekilerini alır, sahillerde ve daha çok 'Yenikapı', 'Kumkapı', 'Çatladıkapı', 'Unkapanı', 'Salıpazarı', 'Fındıklı', 'Üsküdar', 'Samatya' gibi odun yığınları bulunan yerlere dağılırlar, geceleri odun yığınları üstünde yatarlardı. Bunların büyükleri gündüzleri istanbul'un pazar kurulan yerlerine giderek arka küfesiyle onun bunun aldığı sebzeleri evlerine götürür, yaşı küçük olanlar da hanım ve efendilerin eşya bohçalarını taşır, 5-10 para alarak geçinirlerdi.
Bunların içlerinde güçlü, kuvvetli, çevik ve hızlı olanlarından bazıları mahalle tulumbacılarıyla ilişki kurar ve mahallelerdeki tulumbacı koğuşlarına alınır, yangına gider, toplanan bahşişlerden pay alırlardı. Zaten tulumbacıların çoğunu bu sınıf teşkil ederdi.
Külhanbeylerinin eskiden aralarında kullandıkları kendilerine mahsus tabirleri vardı. Ayrı ses ve edayla konuşma tarzlarından dolayı halk arasına külhanbeyi tabiri ve külhanbeyi ağzı diye de adlandırılırlardı. Bu tarz, külhanbeyi sınıfından olanlarla mahalle tulumbacıları arasında konuşulur, sesler basıkça ve boğazdan çıkarılırdı. Külhanbeyi terimleri zamanımıza kadar devam ede gelmiş olup halen bıçkın ağzı denmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar