bugün
- 0 0 78
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı31
- bakarız diyen erkek16
- semicenk şarkıları3
- gta 75
- yeni şafak4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- semicenk vs blok32
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- geceye bir söz bırak11
- sözlükten hatun indirmek4
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sırlar denizi2
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması3
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- alkol içmek yasak mıdır3
- afd'nin lideri alice weidel5
- oğlak burcu kadını7
- kıymalı kaşarlı pide6
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kiraz cicegi kolonyasi6
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın2
- erzurum gece hayatı5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- renault fluence5
- nervio25
- espri yapmaya çalışmak3
- taze fasulye yiyen erkek8
- vexillarius the slayer12
- aleksey batrakov7
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- çindistan4
- cübbeli ahmet hoca4
- şeriatı savunan seküler3
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- ankara da 2 milyon 160 bin makaron ele geçirilmesi2
- kötü bir gün geçirmek3
- türkiye kuş konferansı4
- akrep kadınları4
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın fotoğrafı5
- saten gecelik2
kendisiyle ilgili girdiğim entry' ye şukela verdiğini düşündüğüm yazar. o anladı beni, üstelik doğru anladı. ve en zarif şekilde cevap verdi sağolasıca*. bu yemin sizler için, hoşaf için değil. o inanır bana, güvenir. kalp gözü açıktır, ruhumun derinlerinde nasıl güzel bir çocuk yattığını görmüştür. belki yanlış anlamış, yok yere üstüme alınmış olabilirim - affetsin beni, sabahtan beri iş güç, kafa ambale oldu- fakat belirtmek isterim ki benim yanağım yaşıma rağmen kırışıksızdır. kilo almanın tek getirisi bu gerginlik oldu bana. gerginlik derken ruhsal manada değil, derim gerildi arkadaşlar. hoşaf zaten anladı, o beni bilir.
günün birinde herhangi bir yerde, - mesela emirgan' da- oturup karşılıklı çay içerek dolu dolu sohbetler edebilmek isteğiyle yanıp tutuşuyorum. inanıyorum ki aramızda tam halil cibran' ın anlattığı türden bir dostluk doğacaktır. sürekli yaşından dem vurduğu söylenmiş; belli etmemeye çalışsam da ben de yolun yarısına geldim. burdaki zıpır arkadaşlarımdan bıkmaya başlamıştım, aynı jenerasyondan bir yazarla konuşmak arzu ediyor deli gönül. ben de anlatırım çocukluktan kalma utançlarımı, yaralarımı, sevinçlerimi. önce birlikte dünyayı siyah beyaz gördüğümüz o yıllara gideriz. sonra da kafa kağıtlarımızı çıkarır bakarız kim yaşlı diye.eğer küçük olan ben isem kısık gözlerime bir buse kondurur*,büyüksem norveçli balıkçılardan çaldığım kremle yumuşamış ellerime ulvi dudaklarını temas ettirir*, baktık yaşıtız; o zaman da beş bıçaklı gillette ile traşlanmış kırışıksız, gergin ve tombul yanaklarımdan öper*.
kahrolayım ki ironik, alaycı bir izlenim bırakıyorum hep insanlar üzerinde. bu yazıda ne denli içten olduğumu nasıl anlatabilirim ki? ama umrumda değil be güzel adam; sen biliyorsun ya, gerisi boş. ve yine lanet olsun ki bana, içimdeki o şüpheci küçük cin bana inceden ayar verdiğini söylüyor. ne olur ne olmaz diye ufacık bir tornistan yaparsam kızmazsın değil mi dost? ' bana tokat atana diğer yanağımı çeviririm. tokatladıkça kızarır, al al olur. '
ey hoşaf; bilesin ki bundan sonra şu sözlükte en değer verdiğim insanlardan birisin. birisi zıplar gelir küfreder umrumda olmaz. fakat eğer sen kısacık bir alay yazısı daha yazarsan kırılırım. bizde böyle; dostun gülü yaralar bizi.
günün birinde herhangi bir yerde, - mesela emirgan' da- oturup karşılıklı çay içerek dolu dolu sohbetler edebilmek isteğiyle yanıp tutuşuyorum. inanıyorum ki aramızda tam halil cibran' ın anlattığı türden bir dostluk doğacaktır. sürekli yaşından dem vurduğu söylenmiş; belli etmemeye çalışsam da ben de yolun yarısına geldim. burdaki zıpır arkadaşlarımdan bıkmaya başlamıştım, aynı jenerasyondan bir yazarla konuşmak arzu ediyor deli gönül. ben de anlatırım çocukluktan kalma utançlarımı, yaralarımı, sevinçlerimi. önce birlikte dünyayı siyah beyaz gördüğümüz o yıllara gideriz. sonra da kafa kağıtlarımızı çıkarır bakarız kim yaşlı diye.eğer küçük olan ben isem kısık gözlerime bir buse kondurur*,büyüksem norveçli balıkçılardan çaldığım kremle yumuşamış ellerime ulvi dudaklarını temas ettirir*, baktık yaşıtız; o zaman da beş bıçaklı gillette ile traşlanmış kırışıksız, gergin ve tombul yanaklarımdan öper*.
kahrolayım ki ironik, alaycı bir izlenim bırakıyorum hep insanlar üzerinde. bu yazıda ne denli içten olduğumu nasıl anlatabilirim ki? ama umrumda değil be güzel adam; sen biliyorsun ya, gerisi boş. ve yine lanet olsun ki bana, içimdeki o şüpheci küçük cin bana inceden ayar verdiğini söylüyor. ne olur ne olmaz diye ufacık bir tornistan yaparsam kızmazsın değil mi dost? ' bana tokat atana diğer yanağımı çeviririm. tokatladıkça kızarır, al al olur. '
ey hoşaf; bilesin ki bundan sonra şu sözlükte en değer verdiğim insanlardan birisin. birisi zıplar gelir küfreder umrumda olmaz. fakat eğer sen kısacık bir alay yazısı daha yazarsan kırılırım. bizde böyle; dostun gülü yaralar bizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar