bugün
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması6
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek4
- her entrysi eksilenen yazar4
- gece denize girmek9
- anın görüntüsü13
- fazla akbili olan var mı2
- kadın iftirasıyla hayatı kararan erkekler3
- nickten isim tahmini yapmak25
- mutsuzluğun en büyük nedeni4
- oscar alma yontemleri4
- melabaa diye mesaj atan erkek2
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması3
- kas yığını sözlük erkekleri4
- akrep burcu6
- burak demirbilek7
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- as maca6
- kaos show2
- başlıkları tutmayan sözlük yazarı3
- aylık 398 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kim bu gizli artıcı4
- kıl erkeğin süsüdür14
- geceye bir şarkı bırak11
- yüzme yarışları2
- müslüman cinler5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- haluk levent yarın konser verse kaç kişi gider3
- kedi3
- yeni parti46
- on layn listesi3
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- grup seksin mantığı10
- taze ekmek3
- dünyaya çocuk getirmek10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- yazarların imrendiği kişi4
- travesti sesi çekiciliği6
- kalkın be3
- kavgacı bir insan olmak2
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio burak demirbilek evliliği13
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- on layn listesü isterük2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- yorgun mermi vs nervio12
kendisiyle ilgili girdiğim entry' ye şukela verdiğini düşündüğüm yazar. o anladı beni, üstelik doğru anladı. ve en zarif şekilde cevap verdi sağolasıca*. bu yemin sizler için, hoşaf için değil. o inanır bana, güvenir. kalp gözü açıktır, ruhumun derinlerinde nasıl güzel bir çocuk yattığını görmüştür. belki yanlış anlamış, yok yere üstüme alınmış olabilirim - affetsin beni, sabahtan beri iş güç, kafa ambale oldu- fakat belirtmek isterim ki benim yanağım yaşıma rağmen kırışıksızdır. kilo almanın tek getirisi bu gerginlik oldu bana. gerginlik derken ruhsal manada değil, derim gerildi arkadaşlar. hoşaf zaten anladı, o beni bilir.
günün birinde herhangi bir yerde, - mesela emirgan' da- oturup karşılıklı çay içerek dolu dolu sohbetler edebilmek isteğiyle yanıp tutuşuyorum. inanıyorum ki aramızda tam halil cibran' ın anlattığı türden bir dostluk doğacaktır. sürekli yaşından dem vurduğu söylenmiş; belli etmemeye çalışsam da ben de yolun yarısına geldim. burdaki zıpır arkadaşlarımdan bıkmaya başlamıştım, aynı jenerasyondan bir yazarla konuşmak arzu ediyor deli gönül. ben de anlatırım çocukluktan kalma utançlarımı, yaralarımı, sevinçlerimi. önce birlikte dünyayı siyah beyaz gördüğümüz o yıllara gideriz. sonra da kafa kağıtlarımızı çıkarır bakarız kim yaşlı diye.eğer küçük olan ben isem kısık gözlerime bir buse kondurur*,büyüksem norveçli balıkçılardan çaldığım kremle yumuşamış ellerime ulvi dudaklarını temas ettirir*, baktık yaşıtız; o zaman da beş bıçaklı gillette ile traşlanmış kırışıksız, gergin ve tombul yanaklarımdan öper*.
kahrolayım ki ironik, alaycı bir izlenim bırakıyorum hep insanlar üzerinde. bu yazıda ne denli içten olduğumu nasıl anlatabilirim ki? ama umrumda değil be güzel adam; sen biliyorsun ya, gerisi boş. ve yine lanet olsun ki bana, içimdeki o şüpheci küçük cin bana inceden ayar verdiğini söylüyor. ne olur ne olmaz diye ufacık bir tornistan yaparsam kızmazsın değil mi dost? ' bana tokat atana diğer yanağımı çeviririm. tokatladıkça kızarır, al al olur. '
ey hoşaf; bilesin ki bundan sonra şu sözlükte en değer verdiğim insanlardan birisin. birisi zıplar gelir küfreder umrumda olmaz. fakat eğer sen kısacık bir alay yazısı daha yazarsan kırılırım. bizde böyle; dostun gülü yaralar bizi.
günün birinde herhangi bir yerde, - mesela emirgan' da- oturup karşılıklı çay içerek dolu dolu sohbetler edebilmek isteğiyle yanıp tutuşuyorum. inanıyorum ki aramızda tam halil cibran' ın anlattığı türden bir dostluk doğacaktır. sürekli yaşından dem vurduğu söylenmiş; belli etmemeye çalışsam da ben de yolun yarısına geldim. burdaki zıpır arkadaşlarımdan bıkmaya başlamıştım, aynı jenerasyondan bir yazarla konuşmak arzu ediyor deli gönül. ben de anlatırım çocukluktan kalma utançlarımı, yaralarımı, sevinçlerimi. önce birlikte dünyayı siyah beyaz gördüğümüz o yıllara gideriz. sonra da kafa kağıtlarımızı çıkarır bakarız kim yaşlı diye.eğer küçük olan ben isem kısık gözlerime bir buse kondurur*,büyüksem norveçli balıkçılardan çaldığım kremle yumuşamış ellerime ulvi dudaklarını temas ettirir*, baktık yaşıtız; o zaman da beş bıçaklı gillette ile traşlanmış kırışıksız, gergin ve tombul yanaklarımdan öper*.
kahrolayım ki ironik, alaycı bir izlenim bırakıyorum hep insanlar üzerinde. bu yazıda ne denli içten olduğumu nasıl anlatabilirim ki? ama umrumda değil be güzel adam; sen biliyorsun ya, gerisi boş. ve yine lanet olsun ki bana, içimdeki o şüpheci küçük cin bana inceden ayar verdiğini söylüyor. ne olur ne olmaz diye ufacık bir tornistan yaparsam kızmazsın değil mi dost? ' bana tokat atana diğer yanağımı çeviririm. tokatladıkça kızarır, al al olur. '
ey hoşaf; bilesin ki bundan sonra şu sözlükte en değer verdiğim insanlardan birisin. birisi zıplar gelir küfreder umrumda olmaz. fakat eğer sen kısacık bir alay yazısı daha yazarsan kırılırım. bizde böyle; dostun gülü yaralar bizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar