bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı11
- bir erkeğin aşko demesi6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- diamond bosphorus27
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- cajun corner2
- tekne turu2
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- ioçk'nın müziği6
- nickten isim tahmini yapmak72
- acıyo diyen kız4
- cem dizdar2
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- seri gizli artı oy veren melek15
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- aykirikadin2
- yan ma leley yan ma leyyo3
- hayattan zevk alamamak17
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- ferrasini satan yazar2
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- götelek turşusu3
- arkadaşlar hoşçakalın4
- eski sevgilisinin adını sözlükte anan yazar2
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- clean code alışkanlığı2
- hikayeyi devam ettir25
- hava ne kadar güzel ya3
- mutsuzluğun en büyük nedeni16
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
yaza yaza yaz bitti ama yaz biteyazmaktan fütursuzca sıkılmadı...
ve yaz bitti. "sen bana ben sana komşu evlerde " tadında bir yaz olsa da olmasa da; bu acı.ve gerçek. herşeyin sonu acı. yazın sonu daha bi acı...
-peki buruder, yazın hakkını vermek için naptın, yazı yaz gibi yaşadın mı ki içleniyorsun? hayır içleniyosan geçerli bir mazaretin olsun, asabi olmak şıklar dahilinde değildir ve özgünlük iyidir -
deli midir nedir!!!
ve yaz bitti. biten tüm yazları hatırlatır gibi bitti. teker teker giderdi yazlıkçılar.sakinleşirdi kumsallar.akşamları satılan bira sayısında gözle görülür bir azalma...ben bira içmezdim o zamanlar.dondurma çekirdek su neyimize yetmiyordu? sonra tam olarak neyimize yetmediğinin farkında olmasak da yetmediğini anladığımız zamanlara geldik. bira olmalıydı.
-içine kül dökelim olum, daha çok kafa yapıyomuş- çağlarındaydık ve alenen salaktık. avaldık .saftık. aşık olduk sonra. aşıktık.salaktık.kör ve kütüktük.
ve yaz bitti. her mevsimin ayrı bir tüzelliği var tüm özel aşklaşmalarda.yaşayıp tüketmek lazım. tüketmek kelimesini sevmedim ben hiç. hepimiz tüketiciyiz, hepimiz yavşağız gibi bir algı yaratıyor. neyse ne, düşünmek istemiyorum şimdi bunların hiçbirini. şu an bir yer olmak isterdim. evet bir -yer-.bir kasaba.rüzgar essin yağmur yağsın insanlar beni terketsin fakat deniz etmesin...fantazyaya hacet yok derse -yukarılar- tamam neyse, o yer'de olayım bari derim. bir uzak deniz kıyısında. sonbaharın yavaştan geldiğinin habercisi olan tüm klişelere ama dahası bir senfoni dolusu anıya sahip bir yer.orada olmak? şimdi.ışınlanmak. düşüncesi bile güzel. düşününce seviyorum. yalanın talanın manası da yok, karla karışık bir yağmur gibi acıyla karışık bir keyif de alıyorum. şimdi o hafiften rüzgarlı kasabada, tek başıma, geçmişin ayak izlerini aramak isterdim. bir ev görürdüm. durur durur bakardım. bir balkona her gece her gece her gece her gece her gece bir çiçek atardım. bakar bakar ağl...
neyse ekstra yağmura ve acı sosa hacet yok. maestro yaylılar girsin artık lütfen:
yazlar geçiyor üzerimizden.biz yaşıyoruz.
sensiz yazlar geçiyor ve biz yaşadık diyoruz?!?
biz geçiyoruz. yazlar ölüyor.
biz daha genciz.olsun...
daha çok ölürüz. daha çok yaşarız.
şehrine döndüğünde, kıyafetlerinin arasından dökülen kum tanelerini gördüğü anda şaşıran ve hüzünlenen o küçük kız gibi kal. ben öyle hatırlıyorum seni zira. -zira kelimesine ihtiyaç duymadığımız zamanlardı, edebi değildik, gayretinde hiç değildik.bir çocukluk vardı. bir gençlik vardı. bir umut vardı. bir yaz vardı. şimdi yok.. edepsizce bir edebileşme gayreti var.- sen bana bakma. ben bana bana bakarım. yazlar biterken sen hiç bitme. kal.kal.kal.o dünlerdeki gibi...
ve yaz bitti.anılar artçı şoklarda.titremek geliyor.gidiyor.geliyor.gidiyor.
ve yaz bitti. sükut. hepsi bu. susmak iyidir. hoş geldin ya şehr-i eylül...
ve yaz bitti. "sen bana ben sana komşu evlerde " tadında bir yaz olsa da olmasa da; bu acı.ve gerçek. herşeyin sonu acı. yazın sonu daha bi acı...
-peki buruder, yazın hakkını vermek için naptın, yazı yaz gibi yaşadın mı ki içleniyorsun? hayır içleniyosan geçerli bir mazaretin olsun, asabi olmak şıklar dahilinde değildir ve özgünlük iyidir -
deli midir nedir!!!
ve yaz bitti. biten tüm yazları hatırlatır gibi bitti. teker teker giderdi yazlıkçılar.sakinleşirdi kumsallar.akşamları satılan bira sayısında gözle görülür bir azalma...ben bira içmezdim o zamanlar.dondurma çekirdek su neyimize yetmiyordu? sonra tam olarak neyimize yetmediğinin farkında olmasak da yetmediğini anladığımız zamanlara geldik. bira olmalıydı.
-içine kül dökelim olum, daha çok kafa yapıyomuş- çağlarındaydık ve alenen salaktık. avaldık .saftık. aşık olduk sonra. aşıktık.salaktık.kör ve kütüktük.
ve yaz bitti. her mevsimin ayrı bir tüzelliği var tüm özel aşklaşmalarda.yaşayıp tüketmek lazım. tüketmek kelimesini sevmedim ben hiç. hepimiz tüketiciyiz, hepimiz yavşağız gibi bir algı yaratıyor. neyse ne, düşünmek istemiyorum şimdi bunların hiçbirini. şu an bir yer olmak isterdim. evet bir -yer-.bir kasaba.rüzgar essin yağmur yağsın insanlar beni terketsin fakat deniz etmesin...fantazyaya hacet yok derse -yukarılar- tamam neyse, o yer'de olayım bari derim. bir uzak deniz kıyısında. sonbaharın yavaştan geldiğinin habercisi olan tüm klişelere ama dahası bir senfoni dolusu anıya sahip bir yer.orada olmak? şimdi.ışınlanmak. düşüncesi bile güzel. düşününce seviyorum. yalanın talanın manası da yok, karla karışık bir yağmur gibi acıyla karışık bir keyif de alıyorum. şimdi o hafiften rüzgarlı kasabada, tek başıma, geçmişin ayak izlerini aramak isterdim. bir ev görürdüm. durur durur bakardım. bir balkona her gece her gece her gece her gece her gece bir çiçek atardım. bakar bakar ağl...
neyse ekstra yağmura ve acı sosa hacet yok. maestro yaylılar girsin artık lütfen:
yazlar geçiyor üzerimizden.biz yaşıyoruz.
sensiz yazlar geçiyor ve biz yaşadık diyoruz?!?
biz geçiyoruz. yazlar ölüyor.
biz daha genciz.olsun...
daha çok ölürüz. daha çok yaşarız.
şehrine döndüğünde, kıyafetlerinin arasından dökülen kum tanelerini gördüğü anda şaşıran ve hüzünlenen o küçük kız gibi kal. ben öyle hatırlıyorum seni zira. -zira kelimesine ihtiyaç duymadığımız zamanlardı, edebi değildik, gayretinde hiç değildik.bir çocukluk vardı. bir gençlik vardı. bir umut vardı. bir yaz vardı. şimdi yok.. edepsizce bir edebileşme gayreti var.- sen bana bakma. ben bana bana bakarım. yazlar biterken sen hiç bitme. kal.kal.kal.o dünlerdeki gibi...
ve yaz bitti.anılar artçı şoklarda.titremek geliyor.gidiyor.geliyor.gidiyor.
ve yaz bitti. sükut. hepsi bu. susmak iyidir. hoş geldin ya şehr-i eylül...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar