bugün
- iltica12
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- silvermist15
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- 60 yaşında diskoya giden adam5
- sabahları nefret edilen şeyler16
- yogartiksen11
- sarman kedi beslemek5
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği3
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- apoya statü verilen dönem3
- tek başına hastaheneye gitmek4
- röportaj2
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi2
- içki2
- sagopa kajmer2
- dantelli kefen giyen osmanlı çocukları3
- gocu'ya özgürlük11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- pusette kedi gezdiren kadın3
- ideal bira bardağı6
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- leyla the band2
- gitmek iyileştirir mi4
- sözlük hesabını sil perileri7
- kara kedi2
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- mors alfabesi ile dua etmek3
- fatma betül sayan kaya49
- gocu11
- kandırıldık allah bizi affetsin2
- civelek taburu2
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- aisu3
- defter i hizan2
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- hiz oğlanı2
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- yeşil parka giyen kız5
- farklı mısın4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
kandırılma hissi verir.
babamın, çocuklarını klasik azarlama şekilleri vardı. bu yöntemler hiç değişmezdi. bunlardan biride ders çalışmadığımızı farkettiği anlarda gelişirdi.
-ceketim olmadığı için okulu terk etmek zorunda kaldım. yiyecek ekmek bulamazdık. okulun en başarılı talebesiydim. siz çok şanslısınız ama tembelsiniz. keşke sizin yerinizde ben olsam. okuyun çalışın çocuklar, siz okumak isteyin ceketimi satar okuturum sizi.
çok etkileyici bir azarlama olmuş olacak ki çocuklarının tamamı okudu. o bunu göremedi o ayrı tabi.
gelelim asıl meseleye;
şubat ayının başlarında babamla ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim. çünkü babamla ilgili çok az şey biliyordum. bir kaç resim ve annemden dinlediklerim dışında bir de aklımda kalan hatıralar.
okuduğu ortaokul'un kayıtlarına baktım. müdür yrd. bu konuda bana çok yardımcı oldu. ve kayıtları buldum. babam ortaokul 2. sınıfı bitirip bir daha da okula gelmiyor. başarı durumu orta halliymiş. notları pek iç açıcı değil.
neyse, kayıtlardan sınıf arkadaşlarının tamamının ismini yanıma aldım. bunlardan bazıları ölmüş bazıları hayatta. hayatta olanların bir kısmına telefondan ulaştım bir kısmına internetten. tabi bu bilgilere ulaşmak çok zaman aldı. sonuç itibariyle samimi olduğu bir arkadaşa ulaştım. uzun uzun konuştuk. bu konuşma aşırı duygusaldı. hayatımın en özel görüşmesiydi diyebilirim.
özetle, babam çok dürüst çok muzip ve neşeli bir öğrenciymiş.
sadede gel amcacım, babam çalışkan mıydı? cevap: valla çalışkandı desem yalan olur, iyiydi yani fena değildi. öğretmenler çok severdi onu.
maddi durumu nasıldı amcacım?
cevap: iyiydi. yani pek hatırlamıyorum ama şarap içerdik bazen ve hep o öderdi.
arkadaş ceketim yok diyen adam şarap etkinlikleri düzenliyor. bu nedir baba ya? çocuk yaşlarda şarap içilir mi? parayı geçtim sağlığına yazık etmişsin.
ele geçirdiğim bazı resimlere göre façası da baya yerinde. öyle ceketim falan yok demeler dümenmiş. ulan babana bile güvenmeyecen sözü balon değilmiş.
işte o resim:
not: babamı 2006 yılında 52 yaşında kaybettik.
resim ise 1968 yılına ait.
görsel
babamın, çocuklarını klasik azarlama şekilleri vardı. bu yöntemler hiç değişmezdi. bunlardan biride ders çalışmadığımızı farkettiği anlarda gelişirdi.
-ceketim olmadığı için okulu terk etmek zorunda kaldım. yiyecek ekmek bulamazdık. okulun en başarılı talebesiydim. siz çok şanslısınız ama tembelsiniz. keşke sizin yerinizde ben olsam. okuyun çalışın çocuklar, siz okumak isteyin ceketimi satar okuturum sizi.
çok etkileyici bir azarlama olmuş olacak ki çocuklarının tamamı okudu. o bunu göremedi o ayrı tabi.
gelelim asıl meseleye;
şubat ayının başlarında babamla ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim. çünkü babamla ilgili çok az şey biliyordum. bir kaç resim ve annemden dinlediklerim dışında bir de aklımda kalan hatıralar.
okuduğu ortaokul'un kayıtlarına baktım. müdür yrd. bu konuda bana çok yardımcı oldu. ve kayıtları buldum. babam ortaokul 2. sınıfı bitirip bir daha da okula gelmiyor. başarı durumu orta halliymiş. notları pek iç açıcı değil.
neyse, kayıtlardan sınıf arkadaşlarının tamamının ismini yanıma aldım. bunlardan bazıları ölmüş bazıları hayatta. hayatta olanların bir kısmına telefondan ulaştım bir kısmına internetten. tabi bu bilgilere ulaşmak çok zaman aldı. sonuç itibariyle samimi olduğu bir arkadaşa ulaştım. uzun uzun konuştuk. bu konuşma aşırı duygusaldı. hayatımın en özel görüşmesiydi diyebilirim.
özetle, babam çok dürüst çok muzip ve neşeli bir öğrenciymiş.
sadede gel amcacım, babam çalışkan mıydı? cevap: valla çalışkandı desem yalan olur, iyiydi yani fena değildi. öğretmenler çok severdi onu.
maddi durumu nasıldı amcacım?
cevap: iyiydi. yani pek hatırlamıyorum ama şarap içerdik bazen ve hep o öderdi.
arkadaş ceketim yok diyen adam şarap etkinlikleri düzenliyor. bu nedir baba ya? çocuk yaşlarda şarap içilir mi? parayı geçtim sağlığına yazık etmişsin.
ele geçirdiğim bazı resimlere göre façası da baya yerinde. öyle ceketim falan yok demeler dümenmiş. ulan babana bile güvenmeyecen sözü balon değilmiş.
işte o resim:
not: babamı 2006 yılında 52 yaşında kaybettik.
resim ise 1968 yılına ait.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar