bugün
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala11
- enayimiknatisii5
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- ioçk'un arto'ya benzemesi4
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry5
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- 2026 ekonomik krizi14
- migros'a sorulacak tek soru23
- victor osimhen19
- düşünmeden eyleme geçmek3
- ioçk silik yesin kampanyası3
- the odyssey5
- bilinçaltı algılama3
- arkadaşlar kilo aldım4
- küfür eden kadın iticiliği2
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- herzevekil'in götçü oluşu3
- aleksey batrakov26
- g i l d e d l i l y16
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- deşkel2
- clemence baptista3
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- pisuvarda yanında durup bakan emmi2
- mersin4
- yapay zeka ve veri bilimi mühendisliği2
- 1 euro 56 25 tl6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- belirli bi objeyi bilinçten saklamak2
- spotify3
- çiğ köfte3
- tostumu yaptım11
- biraderin avanosta olması2
- nevşehirlilerin sevilmemesi2
- merhaba poğaçacı2
- nuri bilge ceylan3
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- sıfırladım babacığım5
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak2
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü3
- osuruktan şiirler59
- masonik gizemler5
- abraxas3
- ellerim bos gonlum hos16
- birader beyler birader yazarlardır2
kandırılma hissi verir.
babamın, çocuklarını klasik azarlama şekilleri vardı. bu yöntemler hiç değişmezdi. bunlardan biride ders çalışmadığımızı farkettiği anlarda gelişirdi.
-ceketim olmadığı için okulu terk etmek zorunda kaldım. yiyecek ekmek bulamazdık. okulun en başarılı talebesiydim. siz çok şanslısınız ama tembelsiniz. keşke sizin yerinizde ben olsam. okuyun çalışın çocuklar, siz okumak isteyin ceketimi satar okuturum sizi.
çok etkileyici bir azarlama olmuş olacak ki çocuklarının tamamı okudu. o bunu göremedi o ayrı tabi.
gelelim asıl meseleye;
şubat ayının başlarında babamla ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim. çünkü babamla ilgili çok az şey biliyordum. bir kaç resim ve annemden dinlediklerim dışında bir de aklımda kalan hatıralar.
okuduğu ortaokul'un kayıtlarına baktım. müdür yrd. bu konuda bana çok yardımcı oldu. ve kayıtları buldum. babam ortaokul 2. sınıfı bitirip bir daha da okula gelmiyor. başarı durumu orta halliymiş. notları pek iç açıcı değil.
neyse, kayıtlardan sınıf arkadaşlarının tamamının ismini yanıma aldım. bunlardan bazıları ölmüş bazıları hayatta. hayatta olanların bir kısmına telefondan ulaştım bir kısmına internetten. tabi bu bilgilere ulaşmak çok zaman aldı. sonuç itibariyle samimi olduğu bir arkadaşa ulaştım. uzun uzun konuştuk. bu konuşma aşırı duygusaldı. hayatımın en özel görüşmesiydi diyebilirim.
özetle, babam çok dürüst çok muzip ve neşeli bir öğrenciymiş.
sadede gel amcacım, babam çalışkan mıydı? cevap: valla çalışkandı desem yalan olur, iyiydi yani fena değildi. öğretmenler çok severdi onu.
maddi durumu nasıldı amcacım?
cevap: iyiydi. yani pek hatırlamıyorum ama şarap içerdik bazen ve hep o öderdi.
arkadaş ceketim yok diyen adam şarap etkinlikleri düzenliyor. bu nedir baba ya? çocuk yaşlarda şarap içilir mi? parayı geçtim sağlığına yazık etmişsin.
ele geçirdiğim bazı resimlere göre façası da baya yerinde. öyle ceketim falan yok demeler dümenmiş. ulan babana bile güvenmeyecen sözü balon değilmiş.
işte o resim:
not: babamı 2006 yılında 52 yaşında kaybettik.
resim ise 1968 yılına ait.
görsel
babamın, çocuklarını klasik azarlama şekilleri vardı. bu yöntemler hiç değişmezdi. bunlardan biride ders çalışmadığımızı farkettiği anlarda gelişirdi.
-ceketim olmadığı için okulu terk etmek zorunda kaldım. yiyecek ekmek bulamazdık. okulun en başarılı talebesiydim. siz çok şanslısınız ama tembelsiniz. keşke sizin yerinizde ben olsam. okuyun çalışın çocuklar, siz okumak isteyin ceketimi satar okuturum sizi.
çok etkileyici bir azarlama olmuş olacak ki çocuklarının tamamı okudu. o bunu göremedi o ayrı tabi.
gelelim asıl meseleye;
şubat ayının başlarında babamla ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim. çünkü babamla ilgili çok az şey biliyordum. bir kaç resim ve annemden dinlediklerim dışında bir de aklımda kalan hatıralar.
okuduğu ortaokul'un kayıtlarına baktım. müdür yrd. bu konuda bana çok yardımcı oldu. ve kayıtları buldum. babam ortaokul 2. sınıfı bitirip bir daha da okula gelmiyor. başarı durumu orta halliymiş. notları pek iç açıcı değil.
neyse, kayıtlardan sınıf arkadaşlarının tamamının ismini yanıma aldım. bunlardan bazıları ölmüş bazıları hayatta. hayatta olanların bir kısmına telefondan ulaştım bir kısmına internetten. tabi bu bilgilere ulaşmak çok zaman aldı. sonuç itibariyle samimi olduğu bir arkadaşa ulaştım. uzun uzun konuştuk. bu konuşma aşırı duygusaldı. hayatımın en özel görüşmesiydi diyebilirim.
özetle, babam çok dürüst çok muzip ve neşeli bir öğrenciymiş.
sadede gel amcacım, babam çalışkan mıydı? cevap: valla çalışkandı desem yalan olur, iyiydi yani fena değildi. öğretmenler çok severdi onu.
maddi durumu nasıldı amcacım?
cevap: iyiydi. yani pek hatırlamıyorum ama şarap içerdik bazen ve hep o öderdi.
arkadaş ceketim yok diyen adam şarap etkinlikleri düzenliyor. bu nedir baba ya? çocuk yaşlarda şarap içilir mi? parayı geçtim sağlığına yazık etmişsin.
ele geçirdiğim bazı resimlere göre façası da baya yerinde. öyle ceketim falan yok demeler dümenmiş. ulan babana bile güvenmeyecen sözü balon değilmiş.
işte o resim:
not: babamı 2006 yılında 52 yaşında kaybettik.
resim ise 1968 yılına ait.
görsel
Gündemdeki Haberler