bugün
- sözlükte herkesin avcı olması9
- sözlükteki zorbalar10
- sinoplular nasıl insanlardır6
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
- kılıçlar çekildi bu bir düello5
- bıçak kemiğe dayandı4
- gocu50
- sözlükteki şer çetesi5
- sinoplu diyojen3
- alkolün beyin hücreleri üzerindeki etkileri3
- isa mesih'in ikinci kez geleceği gerçeği3
- sivaslılar3
- 1 kötünü 40 iyiye zararı3
- bazı yazarlar3
- aga zaten senin bir tarafın çok kalkmıştı3
- çıplak gösteren gözlük5
- online listesi nereye gitti2
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip3
- bırakın kavgayı maç başlıyor2
- zorbamatik3
- sözlüğe yaptığı yemeğin fotoğrafını atan tip3
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- kara lahana dolması2
- iyilik vs fedakarlık5
- kıyamet alametleri2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü9
- evagreen9
- antipanik6
- erzincanlılar2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı16
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- cem yılmaz'ın sigarayı bırakması7
- tarihteki ilk ırkçının şeytan olduğu ger3
- erkekler neden kızların aşırı ilgisinden soğur6
- sıla'nın en güzel 3 şarkısı4
- zorbaları zorbalayan zorba2
- sözlüğe yemek fotoğrafı atan kız2
- yazdan kalma bir gun3
- bakın ben içki içiyorum insanı2
- melih cevdet anday2
- saldıran olmadıkça kavga çıkarmayan insan3
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı5
- masum erkek4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- uludağ ın altındaki gizli uludağ sözlük merkezi6
- insanlığa nasıl faydalı olunur4
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- tai lung45
- nervio hamferdi12
- hukukçu arkadaşlara sorular6
“Mutluluk, on sekizinci yüzyılda sıkı sıkıya bağlı olduğu akıldan yalıtıldı ve bugün yalnızca bir tutku, yaptığımız değil ancak hissettiğimiz bir şey ve politik anlamdan yoksun bireysel bir duygu haline geldi. Sempati ve merhamet, ortaklık ve toplumsal kuruluşun mekanizmalarını sağlar ama bunlar güçsüz ve hatta gücümüzü tıkayan mekanizmalarıdır.
Dolayısıyla politik ve ontolojik mutluluk projesini anlamak için daha önceki yazarlara bakmamız gerekiyor. Örneğin Spinoza’nın felsefesi ve politikası bir neşe [gaudium], eyleme ve düşünme gücümüzün artışına işaret eden aktif bir duygulanım hedefler. Neşe böylelikle, memnuniyetin olabileceği gibi, sabit bir duygu değil, yetilerimiz arttıkça devam eden dinamik bir süreçtir. ve bugün, der Spinoza, hala bir bedenin neler yapabileceği ve bir aklın neler düşünebileceğini bilmiyoruz. beden ve aklın gücünün sınırlarını asla bilemeyeceğiz. Neşenin yolu, bizim tahayyül alanımızı genişletmek için, hissetme ve Duygulanma Gücümüzü, eyleme ve tutku kapasitemizi artırmak için her zaman yeni olasılıklara açıktır. Spinoza’nın düşüncesinde, aslında etkileme gücümüz (aklımızın düşünme gücü ve bedenimizin eyleme gücü) ve Duygulanma gücümüz arasında bir denklik vardır. aklımızın düşünce yeteneği büyüdükçe, başkalarının fikirleri tarafından Duygulanma kapasitesi de artar; bedenimizin eyleme etkisi arttıkça, diğer bedenlerden etkilenme kapasitesi de artar. Spinoza’ya göre düşünmek ve eylemek için daha büyük bir güce sahip oldukça, diğerleriyle daha çok etkileşime girer ve ortak varoluş ilişkileri yaratırız. başka bir deyişle neşe, aslında diğerleriyle yaşanan şen karşılaşmaların, bizim gücümüzü artıran karşılaşmaların ve bu karşılaşmaların tekrarlanıp kalıcı olmasını sağlayan kurumların bir sonucudur.”
michael hardt & antonio negri.
Dolayısıyla politik ve ontolojik mutluluk projesini anlamak için daha önceki yazarlara bakmamız gerekiyor. Örneğin Spinoza’nın felsefesi ve politikası bir neşe [gaudium], eyleme ve düşünme gücümüzün artışına işaret eden aktif bir duygulanım hedefler. Neşe böylelikle, memnuniyetin olabileceği gibi, sabit bir duygu değil, yetilerimiz arttıkça devam eden dinamik bir süreçtir. ve bugün, der Spinoza, hala bir bedenin neler yapabileceği ve bir aklın neler düşünebileceğini bilmiyoruz. beden ve aklın gücünün sınırlarını asla bilemeyeceğiz. Neşenin yolu, bizim tahayyül alanımızı genişletmek için, hissetme ve Duygulanma Gücümüzü, eyleme ve tutku kapasitemizi artırmak için her zaman yeni olasılıklara açıktır. Spinoza’nın düşüncesinde, aslında etkileme gücümüz (aklımızın düşünme gücü ve bedenimizin eyleme gücü) ve Duygulanma gücümüz arasında bir denklik vardır. aklımızın düşünce yeteneği büyüdükçe, başkalarının fikirleri tarafından Duygulanma kapasitesi de artar; bedenimizin eyleme etkisi arttıkça, diğer bedenlerden etkilenme kapasitesi de artar. Spinoza’ya göre düşünmek ve eylemek için daha büyük bir güce sahip oldukça, diğerleriyle daha çok etkileşime girer ve ortak varoluş ilişkileri yaratırız. başka bir deyişle neşe, aslında diğerleriyle yaşanan şen karşılaşmaların, bizim gücümüzü artıran karşılaşmaların ve bu karşılaşmaların tekrarlanıp kalıcı olmasını sağlayan kurumların bir sonucudur.”
michael hardt & antonio negri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar