bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı7
- yuzırların süper güçleri6
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- cumartesi gecesi intihar etmek4
- nervio'nun kedi kumu5
- dövmesi olan yazarlar4
- enteresan beddualar6
- sevgilisini paylaşan adam3
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- vurduran erkek davranışları3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- gavat bir insan olmak3
- jd vance2
- crrc corporation3
- treni kaçırmak5
- platonik aşk5
- billy joel2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- öpüşemeyen zenon2
- haiti3
- teoman müziği bıraktı2
- iç anadolu ağzı3
- ankara mı istanbul mu9
- berberlere zam gelmesi7
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- gamba biber2
- sözlük düşünce çalılıkları sıklığı2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- yaz gribi3
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- inek yalamış saç stili2
- duş alıp yatağa çırılçıplak atlamak2
- kezo ile ilk buluşmada cümleye kısa 1 ara vermek2
- portföye eklenen mal varlığı olarak pipi2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- sözlüğe aile armalı robdöşambırla gelmek2
- her gün tıraş olmak3
- düşüncelerin gücü3
- dünyevi nihilizm3
- kütahya da inşaat iskelesi çökmesi2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- sersem gibi görünmek2
- suavi nin konyalı olması3
- sabah 5de uyananı ziksinler3
“Mutluluk, on sekizinci yüzyılda sıkı sıkıya bağlı olduğu akıldan yalıtıldı ve bugün yalnızca bir tutku, yaptığımız değil ancak hissettiğimiz bir şey ve politik anlamdan yoksun bireysel bir duygu haline geldi. Sempati ve merhamet, ortaklık ve toplumsal kuruluşun mekanizmalarını sağlar ama bunlar güçsüz ve hatta gücümüzü tıkayan mekanizmalarıdır.
Dolayısıyla politik ve ontolojik mutluluk projesini anlamak için daha önceki yazarlara bakmamız gerekiyor. Örneğin Spinoza’nın felsefesi ve politikası bir neşe [gaudium], eyleme ve düşünme gücümüzün artışına işaret eden aktif bir duygulanım hedefler. Neşe böylelikle, memnuniyetin olabileceği gibi, sabit bir duygu değil, yetilerimiz arttıkça devam eden dinamik bir süreçtir. ve bugün, der Spinoza, hala bir bedenin neler yapabileceği ve bir aklın neler düşünebileceğini bilmiyoruz. beden ve aklın gücünün sınırlarını asla bilemeyeceğiz. Neşenin yolu, bizim tahayyül alanımızı genişletmek için, hissetme ve Duygulanma Gücümüzü, eyleme ve tutku kapasitemizi artırmak için her zaman yeni olasılıklara açıktır. Spinoza’nın düşüncesinde, aslında etkileme gücümüz (aklımızın düşünme gücü ve bedenimizin eyleme gücü) ve Duygulanma gücümüz arasında bir denklik vardır. aklımızın düşünce yeteneği büyüdükçe, başkalarının fikirleri tarafından Duygulanma kapasitesi de artar; bedenimizin eyleme etkisi arttıkça, diğer bedenlerden etkilenme kapasitesi de artar. Spinoza’ya göre düşünmek ve eylemek için daha büyük bir güce sahip oldukça, diğerleriyle daha çok etkileşime girer ve ortak varoluş ilişkileri yaratırız. başka bir deyişle neşe, aslında diğerleriyle yaşanan şen karşılaşmaların, bizim gücümüzü artıran karşılaşmaların ve bu karşılaşmaların tekrarlanıp kalıcı olmasını sağlayan kurumların bir sonucudur.”
michael hardt & antonio negri.
Dolayısıyla politik ve ontolojik mutluluk projesini anlamak için daha önceki yazarlara bakmamız gerekiyor. Örneğin Spinoza’nın felsefesi ve politikası bir neşe [gaudium], eyleme ve düşünme gücümüzün artışına işaret eden aktif bir duygulanım hedefler. Neşe böylelikle, memnuniyetin olabileceği gibi, sabit bir duygu değil, yetilerimiz arttıkça devam eden dinamik bir süreçtir. ve bugün, der Spinoza, hala bir bedenin neler yapabileceği ve bir aklın neler düşünebileceğini bilmiyoruz. beden ve aklın gücünün sınırlarını asla bilemeyeceğiz. Neşenin yolu, bizim tahayyül alanımızı genişletmek için, hissetme ve Duygulanma Gücümüzü, eyleme ve tutku kapasitemizi artırmak için her zaman yeni olasılıklara açıktır. Spinoza’nın düşüncesinde, aslında etkileme gücümüz (aklımızın düşünme gücü ve bedenimizin eyleme gücü) ve Duygulanma gücümüz arasında bir denklik vardır. aklımızın düşünce yeteneği büyüdükçe, başkalarının fikirleri tarafından Duygulanma kapasitesi de artar; bedenimizin eyleme etkisi arttıkça, diğer bedenlerden etkilenme kapasitesi de artar. Spinoza’ya göre düşünmek ve eylemek için daha büyük bir güce sahip oldukça, diğerleriyle daha çok etkileşime girer ve ortak varoluş ilişkileri yaratırız. başka bir deyişle neşe, aslında diğerleriyle yaşanan şen karşılaşmaların, bizim gücümüzü artıran karşılaşmaların ve bu karşılaşmaların tekrarlanıp kalıcı olmasını sağlayan kurumların bir sonucudur.”
michael hardt & antonio negri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar