bugün
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- nasıl birisiniz13
- azgın bir kız tarafından tecavüze uğramak2
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen3
- ekrem imamoğlu11
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- dağa çıkacaklara tavsiyeler3
- besim tibuk2
- erdoğan meloni aşkı3
- ctrlx nasıl bu kadar hızlı entry giriyor sorunsalı3
- tatar kızları3
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- defineci köy çomarı3
- kürt lehçeleri2
- çinli kadınla evlenmek3
- aselsan satılırsa8
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması6
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- ilkim sensin diyen kız3
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir9
- akp bitince ne olacak23
- osmanlı tokadının asıl icat edilme amacı3
- en iyi dövüş sporları3
- ayak fetişi2
- trump'ın f35 hakkında henüz karar vermedim demesi2
- her yerim pembe diyen kız3
- gocu8
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- 9 temmuz 20263
- turkiye'nin mukemmel bir ulke olmasi3
- çinli kızlar2
- milletinin lideri erdogan2
- 2028 adayimiz sayin erdogandir2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- fusya semsiyeli yabanci17
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- kiz arkadasin zort diye ossurmasi2
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- slut shaming yapan erkek2
- dondurma yerken sübliminal mesaj veren kız2
- recep tayyip erdoğan3
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- canım tatlı çekti diyen erkek2
- gocu haric gammazlar bes para etmez2
- akpli değilim ama3
- azeri3
- iki kadını aynı anda idare eden adama ne denir3
Harikulade bir ülkü Tamer şiiri.
“1
kuşların bakışına göre değişir yeryüzü
sert pençesiyle küfü çizen baykuş
ağacına kendi çapında bir yangın getiren saka
gagasından bir yıldız kaydıran kırlangıç
kuşlara göre değişir yeryüzü
kuşların bakışlarına göre
kanatlarıyla dağıttıkları bulutlara göre
şaştıkları uçurtmaya
ve imrendikleri ökseye göre
2
avlunun ucundaki kayısı ağacından kalktım
pencereden havuza erik fırlatıyordu şen çocuk
evin çatısına doğru yükseldiğimi gördü
gagamı ve tüylerimi tanırdı ama galiba yeniden döneceğimi sandı
oysa ben dönmemek üzere ayrılıyordum
yazların, kışların, yılların avlusundan
böceklerin, çekirdeklerin damından
taşların evinden
ve çocuğun kırılmaz gülüşünden
çünkü beklediğim an gelmişti artık
yolculuk: gökkuşağına
dağla birleştiği noktaya gökkuşağının
neden istiyordum bu yolculuğu, onu bilmiyorum
hem ben yolculuk etmeyi sevmem
uykusuzluk beni yorar
gökyüzü beni korkutur
ama bir şey vardı kayısı ağacında beni iten
ve yağmur kesilince gökkuşağı beni çekiyordu
3
kasabalara göre değişir yeryüzü
sırtında evlerin ağırlığıyla acı çeken dev
ancak tenhada saçlarını uzatır
bana elini uzatır
kuşlara yardım eder
hafiflik sunar
kasabanın kıyısındaki çiftliği geçerken
atmacayı usandıran horoz bana sevgiyle baktı
4
koruda kalmak bir serçeyi bile dinlendirir
koruda dinlenirken çeşitli şeyler düşünür serçe
zümrüdüanka diye bir kuş yoktur
ama ara sıra alacakaranlıktan geçer o kuş
göklerin salyangozudur
geçtiği yolları yaldızla çizer
bunu düşündüm koruda dinlenirken
zümrüdaüankayı seslendirirken tanrı
avucunda ansızın bülbülü görmüştür
sonra kuzgunun üstünde siyahı denemiştir
martının üstüde beyazı
yarasanın üstünde uykuyu
güvercinin üstünde şiiri
kumrunun üstünde ev kadınını
karabatağın altında sisi
kartalın uçuşunda ıslak tepeleri
gagaya cesaretle uyan bir bakışı denemiştir
bunları düşündüm koruda dinlenirken
sonra bazı soruların cevaplarını buldum
heykelleri sığırcıklar için yapar insanlar
(nedense bir sığırcık heykeli yapmayı unuturlar)
duygularıyla haberleşmek için kanarya kullanırlar
görmeden sevmedikleri kuş akbabadır
5
ikindi oluyordu
gökkuşağına varmalıydım akşam olmadan
zaten rüzgar beni bekliyordu havada
yükseldim
bir tilki şaşkınlıkla beni süzdü
nasılsa uçabilen bir tilkiydim ona göre
bir tilki-serçeydim koruya göre
bir serçeydim bana kalırsa
oyalanmak olmazdı
umutsuzluk beni çağırıyordu
6
kelimesini bulmuştum yolculuğumun:
umutsuzluk
7
puhuların, ispinozların, sülünlerin yasını
o ikindi kanat çırparken gördüm
yolculuğum sırasında ezberledim
papağanların kendi dilleriyle yaktıkları ağıtı
keklikler, çulluklar, bıldırcınlar
beyaz bir örtü dokuyorlardı
yıldızların çoğaldığı anda vardım gökkuşağına
katlanmış
bir kovukta belki beni bekliyordu
serçelerin onuruna göre değişir dünya
gagamla ucundan tuttum gökkuşağını
bazı renk kırpıntılarını tarlaların üstüne
çayırların, çalıların, bacaların
bebeklerin, papatyaların üstüne serptim
sonra usulca onu
boydan boya açtım karanlıkta”
görsel
“1
kuşların bakışına göre değişir yeryüzü
sert pençesiyle küfü çizen baykuş
ağacına kendi çapında bir yangın getiren saka
gagasından bir yıldız kaydıran kırlangıç
kuşlara göre değişir yeryüzü
kuşların bakışlarına göre
kanatlarıyla dağıttıkları bulutlara göre
şaştıkları uçurtmaya
ve imrendikleri ökseye göre
2
avlunun ucundaki kayısı ağacından kalktım
pencereden havuza erik fırlatıyordu şen çocuk
evin çatısına doğru yükseldiğimi gördü
gagamı ve tüylerimi tanırdı ama galiba yeniden döneceğimi sandı
oysa ben dönmemek üzere ayrılıyordum
yazların, kışların, yılların avlusundan
böceklerin, çekirdeklerin damından
taşların evinden
ve çocuğun kırılmaz gülüşünden
çünkü beklediğim an gelmişti artık
yolculuk: gökkuşağına
dağla birleştiği noktaya gökkuşağının
neden istiyordum bu yolculuğu, onu bilmiyorum
hem ben yolculuk etmeyi sevmem
uykusuzluk beni yorar
gökyüzü beni korkutur
ama bir şey vardı kayısı ağacında beni iten
ve yağmur kesilince gökkuşağı beni çekiyordu
3
kasabalara göre değişir yeryüzü
sırtında evlerin ağırlığıyla acı çeken dev
ancak tenhada saçlarını uzatır
bana elini uzatır
kuşlara yardım eder
hafiflik sunar
kasabanın kıyısındaki çiftliği geçerken
atmacayı usandıran horoz bana sevgiyle baktı
4
koruda kalmak bir serçeyi bile dinlendirir
koruda dinlenirken çeşitli şeyler düşünür serçe
zümrüdüanka diye bir kuş yoktur
ama ara sıra alacakaranlıktan geçer o kuş
göklerin salyangozudur
geçtiği yolları yaldızla çizer
bunu düşündüm koruda dinlenirken
zümrüdaüankayı seslendirirken tanrı
avucunda ansızın bülbülü görmüştür
sonra kuzgunun üstünde siyahı denemiştir
martının üstüde beyazı
yarasanın üstünde uykuyu
güvercinin üstünde şiiri
kumrunun üstünde ev kadınını
karabatağın altında sisi
kartalın uçuşunda ıslak tepeleri
gagaya cesaretle uyan bir bakışı denemiştir
bunları düşündüm koruda dinlenirken
sonra bazı soruların cevaplarını buldum
heykelleri sığırcıklar için yapar insanlar
(nedense bir sığırcık heykeli yapmayı unuturlar)
duygularıyla haberleşmek için kanarya kullanırlar
görmeden sevmedikleri kuş akbabadır
5
ikindi oluyordu
gökkuşağına varmalıydım akşam olmadan
zaten rüzgar beni bekliyordu havada
yükseldim
bir tilki şaşkınlıkla beni süzdü
nasılsa uçabilen bir tilkiydim ona göre
bir tilki-serçeydim koruya göre
bir serçeydim bana kalırsa
oyalanmak olmazdı
umutsuzluk beni çağırıyordu
6
kelimesini bulmuştum yolculuğumun:
umutsuzluk
7
puhuların, ispinozların, sülünlerin yasını
o ikindi kanat çırparken gördüm
yolculuğum sırasında ezberledim
papağanların kendi dilleriyle yaktıkları ağıtı
keklikler, çulluklar, bıldırcınlar
beyaz bir örtü dokuyorlardı
yıldızların çoğaldığı anda vardım gökkuşağına
katlanmış
bir kovukta belki beni bekliyordu
serçelerin onuruna göre değişir dünya
gagamla ucundan tuttum gökkuşağını
bazı renk kırpıntılarını tarlaların üstüne
çayırların, çalıların, bacaların
bebeklerin, papatyaların üstüne serptim
sonra usulca onu
boydan boya açtım karanlıkta”
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar