bugün
- en son neye çok üzüldünüz8
- mamudo gurban niye doğdun9
- gocu33
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz4
- piyasanın en ağır sigarası3
- feministlerin cevaplayamadığı soru4
- mansur yavaş6
- başkent istanbul olsun11
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- amedspor5
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi4
- ansızın gelen iç sıkıntısı3
- truelaşmak5
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- insanların sizden uzak durması5
- nasıl nude istenir2
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- bir kadınla erkek arkadaş olamaz4
- sözlükteki karanlık kişiler6
- mamudo'nun federallerin adamı olması2
- ekrem imamoğlu5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- ameliyata girmeden tarayıcı geçmişini silmek4
- zihnin yaptığı absürt checkpointler2
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın5
- batı piçtir piç kalacaktır4
- çok sıkıcı adamlarsınız lan2
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği3
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- özel sektörün acımasız olması4
- uludağ itiraf12
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler4
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi10
- mehmet şimşek2
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- recep tayyip erdoğan4
- yağmurlu havaları seven insan6
- asrın soygunu11
- true nickli yazar22
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- iş yerindeki orospu çocukları6
- türk düşmanı piçler10
- içişleri'nin 36 ildeki operasyonu 826 şüpheli2
- mora katliamı4
- queen ravennanın cinleri2
- tai lung vs gocu22
- gocu'yu özlemek2
- claudian clouds44
Harikulade bir ülkü Tamer şiiri.
“1
kuşların bakışına göre değişir yeryüzü
sert pençesiyle küfü çizen baykuş
ağacına kendi çapında bir yangın getiren saka
gagasından bir yıldız kaydıran kırlangıç
kuşlara göre değişir yeryüzü
kuşların bakışlarına göre
kanatlarıyla dağıttıkları bulutlara göre
şaştıkları uçurtmaya
ve imrendikleri ökseye göre
2
avlunun ucundaki kayısı ağacından kalktım
pencereden havuza erik fırlatıyordu şen çocuk
evin çatısına doğru yükseldiğimi gördü
gagamı ve tüylerimi tanırdı ama galiba yeniden döneceğimi sandı
oysa ben dönmemek üzere ayrılıyordum
yazların, kışların, yılların avlusundan
böceklerin, çekirdeklerin damından
taşların evinden
ve çocuğun kırılmaz gülüşünden
çünkü beklediğim an gelmişti artık
yolculuk: gökkuşağına
dağla birleştiği noktaya gökkuşağının
neden istiyordum bu yolculuğu, onu bilmiyorum
hem ben yolculuk etmeyi sevmem
uykusuzluk beni yorar
gökyüzü beni korkutur
ama bir şey vardı kayısı ağacında beni iten
ve yağmur kesilince gökkuşağı beni çekiyordu
3
kasabalara göre değişir yeryüzü
sırtında evlerin ağırlığıyla acı çeken dev
ancak tenhada saçlarını uzatır
bana elini uzatır
kuşlara yardım eder
hafiflik sunar
kasabanın kıyısındaki çiftliği geçerken
atmacayı usandıran horoz bana sevgiyle baktı
4
koruda kalmak bir serçeyi bile dinlendirir
koruda dinlenirken çeşitli şeyler düşünür serçe
zümrüdüanka diye bir kuş yoktur
ama ara sıra alacakaranlıktan geçer o kuş
göklerin salyangozudur
geçtiği yolları yaldızla çizer
bunu düşündüm koruda dinlenirken
zümrüdaüankayı seslendirirken tanrı
avucunda ansızın bülbülü görmüştür
sonra kuzgunun üstünde siyahı denemiştir
martının üstüde beyazı
yarasanın üstünde uykuyu
güvercinin üstünde şiiri
kumrunun üstünde ev kadınını
karabatağın altında sisi
kartalın uçuşunda ıslak tepeleri
gagaya cesaretle uyan bir bakışı denemiştir
bunları düşündüm koruda dinlenirken
sonra bazı soruların cevaplarını buldum
heykelleri sığırcıklar için yapar insanlar
(nedense bir sığırcık heykeli yapmayı unuturlar)
duygularıyla haberleşmek için kanarya kullanırlar
görmeden sevmedikleri kuş akbabadır
5
ikindi oluyordu
gökkuşağına varmalıydım akşam olmadan
zaten rüzgar beni bekliyordu havada
yükseldim
bir tilki şaşkınlıkla beni süzdü
nasılsa uçabilen bir tilkiydim ona göre
bir tilki-serçeydim koruya göre
bir serçeydim bana kalırsa
oyalanmak olmazdı
umutsuzluk beni çağırıyordu
6
kelimesini bulmuştum yolculuğumun:
umutsuzluk
7
puhuların, ispinozların, sülünlerin yasını
o ikindi kanat çırparken gördüm
yolculuğum sırasında ezberledim
papağanların kendi dilleriyle yaktıkları ağıtı
keklikler, çulluklar, bıldırcınlar
beyaz bir örtü dokuyorlardı
yıldızların çoğaldığı anda vardım gökkuşağına
katlanmış
bir kovukta belki beni bekliyordu
serçelerin onuruna göre değişir dünya
gagamla ucundan tuttum gökkuşağını
bazı renk kırpıntılarını tarlaların üstüne
çayırların, çalıların, bacaların
bebeklerin, papatyaların üstüne serptim
sonra usulca onu
boydan boya açtım karanlıkta”
görsel
“1
kuşların bakışına göre değişir yeryüzü
sert pençesiyle küfü çizen baykuş
ağacına kendi çapında bir yangın getiren saka
gagasından bir yıldız kaydıran kırlangıç
kuşlara göre değişir yeryüzü
kuşların bakışlarına göre
kanatlarıyla dağıttıkları bulutlara göre
şaştıkları uçurtmaya
ve imrendikleri ökseye göre
2
avlunun ucundaki kayısı ağacından kalktım
pencereden havuza erik fırlatıyordu şen çocuk
evin çatısına doğru yükseldiğimi gördü
gagamı ve tüylerimi tanırdı ama galiba yeniden döneceğimi sandı
oysa ben dönmemek üzere ayrılıyordum
yazların, kışların, yılların avlusundan
böceklerin, çekirdeklerin damından
taşların evinden
ve çocuğun kırılmaz gülüşünden
çünkü beklediğim an gelmişti artık
yolculuk: gökkuşağına
dağla birleştiği noktaya gökkuşağının
neden istiyordum bu yolculuğu, onu bilmiyorum
hem ben yolculuk etmeyi sevmem
uykusuzluk beni yorar
gökyüzü beni korkutur
ama bir şey vardı kayısı ağacında beni iten
ve yağmur kesilince gökkuşağı beni çekiyordu
3
kasabalara göre değişir yeryüzü
sırtında evlerin ağırlığıyla acı çeken dev
ancak tenhada saçlarını uzatır
bana elini uzatır
kuşlara yardım eder
hafiflik sunar
kasabanın kıyısındaki çiftliği geçerken
atmacayı usandıran horoz bana sevgiyle baktı
4
koruda kalmak bir serçeyi bile dinlendirir
koruda dinlenirken çeşitli şeyler düşünür serçe
zümrüdüanka diye bir kuş yoktur
ama ara sıra alacakaranlıktan geçer o kuş
göklerin salyangozudur
geçtiği yolları yaldızla çizer
bunu düşündüm koruda dinlenirken
zümrüdaüankayı seslendirirken tanrı
avucunda ansızın bülbülü görmüştür
sonra kuzgunun üstünde siyahı denemiştir
martının üstüde beyazı
yarasanın üstünde uykuyu
güvercinin üstünde şiiri
kumrunun üstünde ev kadınını
karabatağın altında sisi
kartalın uçuşunda ıslak tepeleri
gagaya cesaretle uyan bir bakışı denemiştir
bunları düşündüm koruda dinlenirken
sonra bazı soruların cevaplarını buldum
heykelleri sığırcıklar için yapar insanlar
(nedense bir sığırcık heykeli yapmayı unuturlar)
duygularıyla haberleşmek için kanarya kullanırlar
görmeden sevmedikleri kuş akbabadır
5
ikindi oluyordu
gökkuşağına varmalıydım akşam olmadan
zaten rüzgar beni bekliyordu havada
yükseldim
bir tilki şaşkınlıkla beni süzdü
nasılsa uçabilen bir tilkiydim ona göre
bir tilki-serçeydim koruya göre
bir serçeydim bana kalırsa
oyalanmak olmazdı
umutsuzluk beni çağırıyordu
6
kelimesini bulmuştum yolculuğumun:
umutsuzluk
7
puhuların, ispinozların, sülünlerin yasını
o ikindi kanat çırparken gördüm
yolculuğum sırasında ezberledim
papağanların kendi dilleriyle yaktıkları ağıtı
keklikler, çulluklar, bıldırcınlar
beyaz bir örtü dokuyorlardı
yıldızların çoğaldığı anda vardım gökkuşağına
katlanmış
bir kovukta belki beni bekliyordu
serçelerin onuruna göre değişir dünya
gagamla ucundan tuttum gökkuşağını
bazı renk kırpıntılarını tarlaların üstüne
çayırların, çalıların, bacaların
bebeklerin, papatyaların üstüne serptim
sonra usulca onu
boydan boya açtım karanlıkta”
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar