bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir10
- sözlüğün yeni tasarımı14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- iyi menemenin sırrı18
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- hayatın anlamı ne7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- gece gelen açlık7
- kötüye bir şey olmaz3
- muslettin amca23
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- fatma betül sayan kaya9
- alexander nübel7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- sigara içmek8
- kendimi intihar edeceğim4
- yeraltı varlıkları7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- aşk bir yemek olsaydı8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlüğe ne oldu5
- pankek7
- mehmet şimşek5
- gülşen in memeleri14
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- beşiktaş4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- ucanpembekoala5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- gülden karaböcek3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- caligula'nın korkusu5
- boykot arabaları2
- üniversite yıllarını özlemek4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- memeliler kaça ayrılır3
- hamas denince akla gelenler11
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- hangi yemek nerede yenir4
- futbol16
- michael myers3
yapılan istatistiklerden çıkan sonuç; türk halkının yüzde altmışı tsk'ye güveniyor. sivil tplum örgütlerine, tbmm'ye veya elinde silah olmayan bir kuruma değilde, her nedense zorbalıkla gelecek bir zafere güveniyor.
şöyle tarih sayfasını eğer biraz aralarsak, çok uzağa değil 28 sene öncesine gidersek, 12 eylül 1980'e. ordunun siyasete karışmasının bir millet için ne sonuçlar doguracagını anlayabiliriz. binlerce ölü, yargısız infaz, keyfi idam kararları. binlerce masum insanın sınır dışı edimesi, vatndaşlık haklarının elinden alınması, nedensizce evlerinden alınıp nedensizce işkenceye maruz kalması. bir şeyleri söyleyememek, itiraz bile edememektir ordu. ordunun yetiştirdiği bir insandan demokratik bir yaklaşım beklemeyin çünkü bu askeri mantığa aykırıdır. demokrasinin olduğu yerde silah olmaz.
sözün bittiği yerde ordu girmez devreye, sözü istediği gibi söyletmek için ordu gelir yapışır yakamıza. çünkü demokrtik rejimlerde söz asla tükenmez.
1980 yılının bize armağanıdır PKK sorunu, ordunun başına aldığı en büyük beladır, orduya güveniyorum diyen insanların gözlerinin önüne konulmuş bir ibrettir.
türkiyenin her yerinde açılan işkence odalarına alınanların arasında binlerce kürt'te vardı ve kürtlere hakaret etnik kimlikleriyle yapıldı. bir çoğunun suçu yoktu.
dayılarım anlatır, yedikleri dayakları, elektirikleri, bunlar çok canlarını yakmazmış ama ikide birde polisin "ulen şu türkiyenin malatyasından başlayacan şu ibne kürtlerin hepsinin götüne mayın koyup patlacan" dediklerini hırsla anlatırlar. birçoğu hala orada kürt oldukları için işkence gördüklerini zannederler. orduyu ve polisi sevmeyen 600 bin işkence görmüş kürt armağan etti ordu bizlere.
aslında ne kürt oldukları için, nede türk oldukları için o işkenceleri gördüler. o işkenceleri yapanların insan olamadıkları için bu acılara mazur kaldırlar. fakat ne çare artık bomba patlatıldı.
güvenen güvensin orduya, benim tek güvendiğim silah tutanlardan nefret edenlerdir çünkü onlardan kimseye zarar gelmez.
edit. yanlış anlaşılmasın burada ordunun gereksizliğinden bahsetmiyorum, ordunun siyasete karışmasından nefret ediyorum.
şöyle tarih sayfasını eğer biraz aralarsak, çok uzağa değil 28 sene öncesine gidersek, 12 eylül 1980'e. ordunun siyasete karışmasının bir millet için ne sonuçlar doguracagını anlayabiliriz. binlerce ölü, yargısız infaz, keyfi idam kararları. binlerce masum insanın sınır dışı edimesi, vatndaşlık haklarının elinden alınması, nedensizce evlerinden alınıp nedensizce işkenceye maruz kalması. bir şeyleri söyleyememek, itiraz bile edememektir ordu. ordunun yetiştirdiği bir insandan demokratik bir yaklaşım beklemeyin çünkü bu askeri mantığa aykırıdır. demokrasinin olduğu yerde silah olmaz.
sözün bittiği yerde ordu girmez devreye, sözü istediği gibi söyletmek için ordu gelir yapışır yakamıza. çünkü demokrtik rejimlerde söz asla tükenmez.
1980 yılının bize armağanıdır PKK sorunu, ordunun başına aldığı en büyük beladır, orduya güveniyorum diyen insanların gözlerinin önüne konulmuş bir ibrettir.
türkiyenin her yerinde açılan işkence odalarına alınanların arasında binlerce kürt'te vardı ve kürtlere hakaret etnik kimlikleriyle yapıldı. bir çoğunun suçu yoktu.
dayılarım anlatır, yedikleri dayakları, elektirikleri, bunlar çok canlarını yakmazmış ama ikide birde polisin "ulen şu türkiyenin malatyasından başlayacan şu ibne kürtlerin hepsinin götüne mayın koyup patlacan" dediklerini hırsla anlatırlar. birçoğu hala orada kürt oldukları için işkence gördüklerini zannederler. orduyu ve polisi sevmeyen 600 bin işkence görmüş kürt armağan etti ordu bizlere.
aslında ne kürt oldukları için, nede türk oldukları için o işkenceleri gördüler. o işkenceleri yapanların insan olamadıkları için bu acılara mazur kaldırlar. fakat ne çare artık bomba patlatıldı.
güvenen güvensin orduya, benim tek güvendiğim silah tutanlardan nefret edenlerdir çünkü onlardan kimseye zarar gelmez.
edit. yanlış anlaşılmasın burada ordunun gereksizliğinden bahsetmiyorum, ordunun siyasete karışmasından nefret ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar