bugün
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak5
- chp'nin 103 yılı reklamı3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- otobüste açamadığı camı kıran erkek4
- at eti yemek5
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- arkadaşlar ben artık ayı olmak istemiyorum2
- adana dürüm vs adana porsiyon5
- uyudun mu11
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- patso4
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız3
- özgüven5
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- queen ravenna ve cinleri14
- şeffaf ayakkabı9
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi6
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- tavuğun neden kanatları var11
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- sinek as6
- s'i l v'e r m'i s t35
- insanı yoran duygular6
- uludağ sözlük size ne kattı27
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- gocu34
- kız düşürmenin kısa yolu19
- sözlüğün en masum yazarları18
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- taliban7
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- queen ravennadan mesaj var11
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- pandela 310
- spora başladım4
- kaşarlı sucuklu menemen8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- izmir yanıyor5
- kulaklık6
en sonunda enternasyonalist işbirlikçilerin maskesinin düşmesi iyi oldu. marks'ın; ingiliz emperyalizmini, hindistan'daki kast sistemini kırabileceği için desteklediğini bile bile hala davasını bu kadar azılı bir şekilde savunmak ya gerçeklikle bağlantısını tamamen kaybetmiş bir zihne ya da dogmalara taşlaşmış ve artık yargı yeteneğini tümüyle kaybetmiş bir beyne sahip olmayı gerektirir. iki kesime ait birey de bizim küresel enternasyonalistlerimizde mevcut olduğuna göre hangi çerçeveye ait olduklarını, hiç olmazsa biraz serbet düşünce yetenekleri kalmışsa kendileri karar versinler, biz bu yetkinlikleri hususunda pek umutlu olmasak da. zira birbirine karşıt ve bağıntısı olmayan iki farklı olguyu tartışmada boğulup kaldıklarını ispat etmek istercesine birbirine bağıntılamak yoluyla açıklamaya çalışmak gibi çocukça bir yönteme gitmeleri acizliklerini gösteren bir delil olarak karşımızda duruyor. bu tartışmanın kalitesini düşürmekle kalmıyor, kendilerini de bizim gözümüzde küçültüyor, saygı duymakta yavaş yavaş zorlanır duruma geliyoruz.
ezilip, büzülerek hindistan konusunda marks'ın görüşlerini aklamaya çalışırken verdikleri örnekler olguları yorumlama konusunda kadar zayıf olduklarını gözler önüne seriyor. siz marks'ın bu masumane bulduğunuz hatasının cevabını ingiliz botları altında ölen yüzbinlerce hintliye verin. bu mantıkla güney doğu'da bir türlü çözülemeyen feodal aşiret sistemi de belki marks'ın bahsettiği gibi emperyalist politikaların devreye girmesiyle düzenlenebilir ne dersiniz. bu kadar büyük hataların hala küçük ayrıntılar olarak ele alınabilmesi zaten bizim işbirlikçi ezberci enternasyonalistlerden beklenecek bir tavırdı, bu da ziyadesiyle karşımıza çıktı. kapitalist gelişmesini tamamlamamasına rağmen marks'ın irlanda'yı "ulus" olarak tarif ederken diğer tüm doğu halklarının yaptığı özgürlük mücadelesini kabile ayaklanması olarak görmesi de başlı başına tesadüf heralde. avrupacı seçkincilikle ne alakası olabilir yoksa değil mi ama. kimi uluslara devrim konusunda biraz daha fazla sempati beslemesi normal ne de olsa. irlandalılar bir yana dünyanın bütün ulusları diğer yana. bu arada bağıntısı olan bir konuya geri dönmekte yarar var, marks'ın hint çıkarımı tek bir olgu olarak ele alıp önemsemeyenlerin, osmanlı rus savaşı'nı önümüze tek bir olgu olarak getirmekten başka bir savunma yapamadıklarını da farketmemiş değiliz. ne ilginçtir ki bu savaşta osmanlı'nın müttefiklerinden birinin de doğu sorununda emperyalist bir politika takınan ingiltere olması ne tesadüf değil mi. yani marks'ın hint sorununda destek verdiği ingiltere. marks'ın 20 yüzyıl baştan sona kadar sosyalist devrimler yüzyılı olacak öngörüsünün fos çıkıp çuvallamasını, rus tkaçev'in "devrim batıdan değil rusya'dan doğabilir" iddiasına karşı, engels'in "tkaçev'in daha hala sosyalizm'in alfabesini öğrenmesi gerekiyor" cevabıyla tarihin gösterdiği yöne karşı düştüğü komik durumu göz önüne alırsak, dünyanın gidişatı ve tarihsel olguları yorumlamaktaki beceriksizliklerinin hocalarından bizim emperyalist marksist zevatta miras kaldığı gözüküyor. ikinci enternasyonalistin avrupa seçkinciliğini ifşa eden kararları ile marks ve engels'in görüşleri arasındaki mevcut paralelliği algılamak tarafsız değerlendirme yetisine sahip bir insan için pek zor olmasa gerek. yoksa sizin için zor mu.
anlaşılıyor ki tek olgu olarak algıladıkları için pek bir önemsemedikleri tarihi gerçekliğe karşı bir örnek daha vermemiz en azından kendileri caçısından aydınlatıcı olacak, zira sayılara takılmışlıkları var. marks'ın ingiliz sömürgeciliğinin çin'de mançu hanedanının yılılmasındaki katkıları ile ilgili görüşleri ile de ilgili olarak bir zahmet açıklama getirebilirler mi acaba. alın size ikinci bir olgu daha. bunun da yetinmezlerse devam da edebiliriz. ama herşey yavaş yavaş, fazla da yüklenmeyelim sizlere. cevabını merakla bekliyoruz. ama lütfen basit, buram buram kör itikat kokan saçmalıklardan ziyade inanılır ve açıklayızı bir izah olsun. zira kendilerinden iyi emperyalizm, kötü emperyalizm diye ayrımın olduğunu ve marksizm açısından bunun pek bir üzerinde durulması gereken hata olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz.
gerekirse lenin konusuna da gireriz ama daha temelde bu kadar açık veren bir zihniyetin fikir yapısını afişe etmek, yanlışlarını gözler önüne sermek epey bir vakit alıyor doğrusu. yazdıkça yeni zırtvalar yumurtlamaları konunun uzamasındaki en önemli etken. olurya bir gün lenin konusuna da gelirsek lenin'in mümkün olsa mezarından çıkıp, kendini leninist gören zevatın peşinden sopayla koşturacağını da anlatacağız ama bu da başka bir romanın konusu.
ezilip, büzülerek hindistan konusunda marks'ın görüşlerini aklamaya çalışırken verdikleri örnekler olguları yorumlama konusunda kadar zayıf olduklarını gözler önüne seriyor. siz marks'ın bu masumane bulduğunuz hatasının cevabını ingiliz botları altında ölen yüzbinlerce hintliye verin. bu mantıkla güney doğu'da bir türlü çözülemeyen feodal aşiret sistemi de belki marks'ın bahsettiği gibi emperyalist politikaların devreye girmesiyle düzenlenebilir ne dersiniz. bu kadar büyük hataların hala küçük ayrıntılar olarak ele alınabilmesi zaten bizim işbirlikçi ezberci enternasyonalistlerden beklenecek bir tavırdı, bu da ziyadesiyle karşımıza çıktı. kapitalist gelişmesini tamamlamamasına rağmen marks'ın irlanda'yı "ulus" olarak tarif ederken diğer tüm doğu halklarının yaptığı özgürlük mücadelesini kabile ayaklanması olarak görmesi de başlı başına tesadüf heralde. avrupacı seçkincilikle ne alakası olabilir yoksa değil mi ama. kimi uluslara devrim konusunda biraz daha fazla sempati beslemesi normal ne de olsa. irlandalılar bir yana dünyanın bütün ulusları diğer yana. bu arada bağıntısı olan bir konuya geri dönmekte yarar var, marks'ın hint çıkarımı tek bir olgu olarak ele alıp önemsemeyenlerin, osmanlı rus savaşı'nı önümüze tek bir olgu olarak getirmekten başka bir savunma yapamadıklarını da farketmemiş değiliz. ne ilginçtir ki bu savaşta osmanlı'nın müttefiklerinden birinin de doğu sorununda emperyalist bir politika takınan ingiltere olması ne tesadüf değil mi. yani marks'ın hint sorununda destek verdiği ingiltere. marks'ın 20 yüzyıl baştan sona kadar sosyalist devrimler yüzyılı olacak öngörüsünün fos çıkıp çuvallamasını, rus tkaçev'in "devrim batıdan değil rusya'dan doğabilir" iddiasına karşı, engels'in "tkaçev'in daha hala sosyalizm'in alfabesini öğrenmesi gerekiyor" cevabıyla tarihin gösterdiği yöne karşı düştüğü komik durumu göz önüne alırsak, dünyanın gidişatı ve tarihsel olguları yorumlamaktaki beceriksizliklerinin hocalarından bizim emperyalist marksist zevatta miras kaldığı gözüküyor. ikinci enternasyonalistin avrupa seçkinciliğini ifşa eden kararları ile marks ve engels'in görüşleri arasındaki mevcut paralelliği algılamak tarafsız değerlendirme yetisine sahip bir insan için pek zor olmasa gerek. yoksa sizin için zor mu.
anlaşılıyor ki tek olgu olarak algıladıkları için pek bir önemsemedikleri tarihi gerçekliğe karşı bir örnek daha vermemiz en azından kendileri caçısından aydınlatıcı olacak, zira sayılara takılmışlıkları var. marks'ın ingiliz sömürgeciliğinin çin'de mançu hanedanının yılılmasındaki katkıları ile ilgili görüşleri ile de ilgili olarak bir zahmet açıklama getirebilirler mi acaba. alın size ikinci bir olgu daha. bunun da yetinmezlerse devam da edebiliriz. ama herşey yavaş yavaş, fazla da yüklenmeyelim sizlere. cevabını merakla bekliyoruz. ama lütfen basit, buram buram kör itikat kokan saçmalıklardan ziyade inanılır ve açıklayızı bir izah olsun. zira kendilerinden iyi emperyalizm, kötü emperyalizm diye ayrımın olduğunu ve marksizm açısından bunun pek bir üzerinde durulması gereken hata olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz.
gerekirse lenin konusuna da gireriz ama daha temelde bu kadar açık veren bir zihniyetin fikir yapısını afişe etmek, yanlışlarını gözler önüne sermek epey bir vakit alıyor doğrusu. yazdıkça yeni zırtvalar yumurtlamaları konunun uzamasındaki en önemli etken. olurya bir gün lenin konusuna da gelirsek lenin'in mümkün olsa mezarından çıkıp, kendini leninist gören zevatın peşinden sopayla koşturacağını da anlatacağız ama bu da başka bir romanın konusu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar