düşün ki o bunu okuyor

  1. 688.
    Düşün ki ona özelden ulaşamayacak kadar uzaksın. Hatta ulaşsan yüzüne edecek tek bir lafın yok. Çünkü aslında derdin onun burayı okuma ihtimali değil, sadece kafa sesinle defalarca kez prova ettiğin bir monoloğun peşindesin.

    Düşün ki o bir insan bile değil. Ortak anlaşabileceğiniz sembolik bir sistem yok. Senin özene bezene yan yana dizdiğin kelimeler onun için anlamsız şekillerden ibaret. Cümlelerin onunla aranda yatan boşlukta asılı kalan bulutlar gibi. Sanki atlasan üstünde zıplayabilecekmiş gibi gerçek, ama elinle şöyle bir sıksan öylece kalakalırsın. Bu iletişim kopukluğunun can sıkıntısı içinde huzursuzca kıpırdanmaktasın. Bırak parmakların kendi başlarına biraz daha oyalansın.

    Düşün ki o bir canlı bile değil. Yazdıklarına anlam verememek bile onun için oldukça lüks. Daha varlığının kendisi için ne anlam ifade ettiğini bile bilmiyor, kaldı ki senin onun için ne anlam ifade ettiğin tartışılsın. Boşuna nefesini tutarak boşluğa dikme gözlerini, neticede asla onun kadar hareketsiz olamazsın.

    Düşün ki iç sesinin bile çekmediği çok uzak bir mekandasın. Adını sorsan cevap alamaz, gözlerini kapatsan nerede olduğunu bulamazsın. Yan yana dizilmiş harf gruplarının arasındaki boşluklarda gidip gelmektesin. bu yazının etrafında bir tur atman dünyanın güneşin etrafındaki bir turundan uzun sürüyor. iyi haber bilinçli bir uğraşıdan çok uzaktasın. Kötü haber Daha yolun çok başındasın.

    Düşün ki komple "setting" sensin. Artık Harflerin ve yan yana dizilen kelimelerin sürtüşmesinden çıkan anlamların ta kendisisin. Doğal olarak bu yazıdaki okuma ihtimali düşünülen "o" da sensin. Her kurulan cümlenin hem öznesi hem objesisin artık. Taşıdığın yükün omuzlarını kesmeye başladığını hissediyorsun. Yorulup nefes nefese kalırsan dinlenmeyi sakın ihmal etme, neticede sonsuza kadar buradasın.
    7 -1 ... devlerin aski
entry'i yoruma kapat
  1. henüz yorum girilmemiş.