bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek5
- fatma betülüm yapmaz10
- sinirlenen dilenci kadın6
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- abd de bıçaklar çekildi iddiası3
- akp seçmeni3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- götü yere yakın olandan korkacaksın2
- klodyan klod duruşu2
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- hayati yazıcı2
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- misafir terliği kokusu2
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- sözlüğün yeni tasarımı14
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- fon vurgunu4
- muslettin amca23
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- kötüye bir şey olmaz5
- murat ünalmış2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- aşk11
- uyudunuz mu4
- hayatın anlamı ne7
- işe gitmeye üşenmek2
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
türk askeri ile kıyaslanamayacak derecede disiplinsiz ve zihinsel olarak zayıf askerler...
Yok canım, Amerikan ordusunda askerlik yapmadım tabii, kitaplardan okuyup okuyup size satıyorum.
Amerikan ordusunda ikinci Dünya Savaşı'nda kadın askerler vardı, fakat komutan sekreterliği (Eisenhower'ın ünlü sekreteri Kay'i hatırlayalım), araba sürücülüğü gibi yan işlerde, geri hizmette çalışırlardı ve erkeklerle de sessiz sedasız yatıp kalkarlardı. Bugünkü bazı sapıklar gibi üniformanın orasını burasını açıp resim çektirmezler, esirlere sarkıntılık etmezler, çavuşlarla alem yapmazlardı.
Amerikalı kadın gazeteciler onlara nazaran daha pervasızdılar, ve ünlü Hemingway'in ünlü üçüncü eşi ünlü Martha Gellhorn, kocası Paris'te Ritz Oteli'nin barında kafayı çekerken ünlü General Gavin'in koynuna giriyordu...
1944 yılının dedikoduları efendim bunlar, olay garp cephesinde geçiyor;
Tarihçiler, daha o dönem bile, Amerikan askerinin bire bir çarpışmalarda son derece çekingen ve isteksiz davrandığını ("Alman'ı niçin öldüreyim, Japon değil ki bu" zihniyeti), ve Amerikan gücünün teknolojik üstünlüğe ve en önemlisi amansız bir lojistik desteğe dayandığını yazıp dururlar.
Yani, savaşı piyade değil, topçu ve aslında ordonat kazanmış! Levazım kurtarmış.
Piyade, düşman cephesi topçu atışıyla iyice dövülüp yumuşatılmadan, hele zırhlı araç ve tank desteği yoksa, saldırıya kalkmaya yanaşmıyormuş.
Normandiya'ya çıktıkları 6 Haziran 1944 gününden, savaşın bittiği 8 Mayıs 1945 gününe kadar Amerikan ordusunda korkunç bir israf varmış. Çavuşlar malzeme depolarını yağmalıyor, paraşüt bezi stokunu Fransız ve Belçikalı kadınlara ipek çorap niyetine dağıttıkları ya da sattıkları yetmiyormuş gibi tonlarca benzin, tonlarca erzak, tonlarca sigara yağmalayıp karaborsada okutuyorlarmış.
Bu o kadar böyleymiş ki, Amerikan ordusundan o 11 aylık dönemde araklanan cip sayısı, evet cip sayısı, günde ortalama yedi!
Evet, günde tam 7 adet cip kalkgidelim oluyormuş...
Hani, George Clooney'nin oynadığı "Three Kings" filmini, bizim Haluk Bilginer'in de oynadığı "Buffalo Soldiers" filmini hatırlayın, sonra da dönüp Bağdat Arkeoloji Müzesi'nden sallasırt edilen tarihi eserlere bakın, anlarsınız Amerikan askerini. Bir de Ben Gazzara'nın hırsız ve yağmacı bir çavuş tipi çizdiği "Remagen Köprüsü" vardır, meraklısı bilecektir.
Tarihçi Max Hastings, 10 sene önce yayınlanan ve harıl harıl, ama bitmesin diye de yavaş yavaş okuduğum "Armageddon" isimli son derece keyifli eserinde, normandiya çıkartmasının ardından cepheye giden Belçika yollarını şöyle anlatıyor; "Her yan döküntü ve pislik doluydu, iki kaşık alınıp atılmış et, peynir, haşlanmış yumurta ve kuru meyveden oluşan ünlü K kumanyası artıkları, patlamış kamyon lastikleri, terkedilmiş cipler, boş cephane sandıkları ve bol bol dışkı..."
Evet, her yere patır patır sıçıyorlarmış...
Yaralı ya da teslim olduğu halde takır takır vurdukları Alman askerlerini sayıp dökmeye kalksam herhalde çarşaf çarşaf entry girmem gerekecek...
Yok canım, Amerikan ordusunda askerlik yapmadım tabii, kitaplardan okuyup okuyup size satıyorum.
Amerikan ordusunda ikinci Dünya Savaşı'nda kadın askerler vardı, fakat komutan sekreterliği (Eisenhower'ın ünlü sekreteri Kay'i hatırlayalım), araba sürücülüğü gibi yan işlerde, geri hizmette çalışırlardı ve erkeklerle de sessiz sedasız yatıp kalkarlardı. Bugünkü bazı sapıklar gibi üniformanın orasını burasını açıp resim çektirmezler, esirlere sarkıntılık etmezler, çavuşlarla alem yapmazlardı.
Amerikalı kadın gazeteciler onlara nazaran daha pervasızdılar, ve ünlü Hemingway'in ünlü üçüncü eşi ünlü Martha Gellhorn, kocası Paris'te Ritz Oteli'nin barında kafayı çekerken ünlü General Gavin'in koynuna giriyordu...
1944 yılının dedikoduları efendim bunlar, olay garp cephesinde geçiyor;
Tarihçiler, daha o dönem bile, Amerikan askerinin bire bir çarpışmalarda son derece çekingen ve isteksiz davrandığını ("Alman'ı niçin öldüreyim, Japon değil ki bu" zihniyeti), ve Amerikan gücünün teknolojik üstünlüğe ve en önemlisi amansız bir lojistik desteğe dayandığını yazıp dururlar.
Yani, savaşı piyade değil, topçu ve aslında ordonat kazanmış! Levazım kurtarmış.
Piyade, düşman cephesi topçu atışıyla iyice dövülüp yumuşatılmadan, hele zırhlı araç ve tank desteği yoksa, saldırıya kalkmaya yanaşmıyormuş.
Normandiya'ya çıktıkları 6 Haziran 1944 gününden, savaşın bittiği 8 Mayıs 1945 gününe kadar Amerikan ordusunda korkunç bir israf varmış. Çavuşlar malzeme depolarını yağmalıyor, paraşüt bezi stokunu Fransız ve Belçikalı kadınlara ipek çorap niyetine dağıttıkları ya da sattıkları yetmiyormuş gibi tonlarca benzin, tonlarca erzak, tonlarca sigara yağmalayıp karaborsada okutuyorlarmış.
Bu o kadar böyleymiş ki, Amerikan ordusundan o 11 aylık dönemde araklanan cip sayısı, evet cip sayısı, günde ortalama yedi!
Evet, günde tam 7 adet cip kalkgidelim oluyormuş...
Hani, George Clooney'nin oynadığı "Three Kings" filmini, bizim Haluk Bilginer'in de oynadığı "Buffalo Soldiers" filmini hatırlayın, sonra da dönüp Bağdat Arkeoloji Müzesi'nden sallasırt edilen tarihi eserlere bakın, anlarsınız Amerikan askerini. Bir de Ben Gazzara'nın hırsız ve yağmacı bir çavuş tipi çizdiği "Remagen Köprüsü" vardır, meraklısı bilecektir.
Tarihçi Max Hastings, 10 sene önce yayınlanan ve harıl harıl, ama bitmesin diye de yavaş yavaş okuduğum "Armageddon" isimli son derece keyifli eserinde, normandiya çıkartmasının ardından cepheye giden Belçika yollarını şöyle anlatıyor; "Her yan döküntü ve pislik doluydu, iki kaşık alınıp atılmış et, peynir, haşlanmış yumurta ve kuru meyveden oluşan ünlü K kumanyası artıkları, patlamış kamyon lastikleri, terkedilmiş cipler, boş cephane sandıkları ve bol bol dışkı..."
Evet, her yere patır patır sıçıyorlarmış...
Yaralı ya da teslim olduğu halde takır takır vurdukları Alman askerlerini sayıp dökmeye kalksam herhalde çarşaf çarşaf entry girmem gerekecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar