bugün
- hikayeyi devam ettir54
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak10
- yeni parti50
- geceleri uyutmayan dertler4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin2
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- nickten isim tahmini yapmak72
- necip fazıl kısakürek2
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri10
- çekirge7
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kaos show4
- 31 yaş sendromu5
- enteresan neden kavga yok6
- kavganın kazananı yoktur6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- tai lung26
- üç harflilerden korkmak5
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- kürk giyen erkek6
- tekne turu11
- arkadaşlar iyi geceler4
- uysaljakoben17
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- geceye bir şarkı bırak14
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- abaddon2
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- 32 yaş sendromu3
- şampuan8
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- pişi olsa da yesek3
- evreşe yollarını dar olmaması4
- habire12 adamdır37
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
köyde yaşayan çocukların eğitim gereksinimlerini karşılamak üzere var olan devlet kurumu/kurumları.
görsel
Fotoğrafta görünen harabe durumdaki bina bir zamanlar bir köy okuluydu.Üst katta yan yana iki daireden oluşan lojman, alt katta ikisi boş üç sınıf ve bir müdür odası. Okulun başlangıçta tek öğretmeni vardı o da babam. Okulun hem müdürü hem öğretmeni hem de temizlik görevlisi. Zaten bir köy okulunda sadece öğretmen olmak gibi bir şansınız yok.
4 yaşımda okulda artık üç öğretmen vardı. 1. sınıflar tek sınıfa toparlanmıştı. 2-3-4 aynı sınıfta ve 5.sınıflar için ayrı bir sınıf. 2-3-4. sınıflar tebeşirle üçe bölünmüş tahtada aynı ders saati içinde ders görürlerdi. Hala böyle eğitim vermek zorunda kalan okullar var mı bilmiyorum.
Babamın evde ablama okuma yazma öğretmek için astığı fişlerle onunla beraber okumayı öğrendim. 4 yaşında evden kaçıp kaçıp 1. sınıfların dersine girmeye başladım. En son baş edemeyeceklerini anlayıp beni sınıfa yerleştirdiler. Kaydım yoktu ama ben boyumun yetmediği sıraya altıma koyulan minderle yetişmeye çalışıp okuma-yazma öğreniyordum.
Köydeki tek bakkal okula yürüyerek yarım saat uzaklıktaydı. Ayda bir kez bütün öğrenciler yürüyerek bakkala inerdik. Şimdi toz toprak olmuş sağ tarafta büyük bir fındık bahçesi vardı ve gök kuşağı hep o bahçenin üstünde çıkardı. O yöne bakan pencerede arkamda gök kuşağıyla beraber bir çocukluk fotoğrafım var hatta.
Sol tarafta görünmese de geniş bir yeşil düzlük vardı alt kısmında da küçük bir dere. Düzlük Baharda sarı çiçeklerle dolardı. Resim derslerini o yeşillikte yapardık. Bir sınıf dolusu çocuk çimlerin üstüne uzanmış resim yapıyor. Mutlu olduğumu çok net hatırlıyorum. Güneşi, çiçekleri, resim defterimi, gölge yapan saçlarımı...
Okulun önüne ilk atatürk büstünü babam kendi maaşıyla yaptırmıştı. Şimdi sadece merdivenin alt kısmında beton yükseltisi duruyor. Bilmediğim istiklal marşını dinlerken içime dolan çocuksu coşkuyu da hatırlıyorum.
Elektrikler sık sık giderdi. Tüplü gaz lambamız vardı babam onu yakardı. Yaydığı ışığı seyretmeye bayılırdım. Yan dairede yalnız bir öğretmen kalırdı. Hüseyin öğretmen. Annem evdeki her yemeği bölerdi. Ablamla ben de evine götürürdük.Bize hakan peker'in hey corç versene borç şarkısını söyletirdi.
Hayatımda ilk kez ayçiçeğinin üstünden çekirdeği bu okulun önünde yedim. Sarı yapraklar, simsiyah çekirdekler...
ilk yakın arkadaşımı bu okulda edindim adı Melek.
Okuma yazmayı bu okulda öğrendim ve ilk ve tek sahte karnemi bu okulda aldım.
Yıllar sonra okul bitti.Ben meslek sahibi oldum ve bir dönem birlikte çalıştığım iş arkadaşım gittikleri bir köy gezisinde yaşadığım okulu bulup fotoğrafını bana gönderdi. Bazen insan fotoğraflar ve seninle o anlara tanıklık eden insanlar olmasa yaşadıklarını güzel bir rüya zannediyor.
görsel
Fotoğrafta görünen harabe durumdaki bina bir zamanlar bir köy okuluydu.Üst katta yan yana iki daireden oluşan lojman, alt katta ikisi boş üç sınıf ve bir müdür odası. Okulun başlangıçta tek öğretmeni vardı o da babam. Okulun hem müdürü hem öğretmeni hem de temizlik görevlisi. Zaten bir köy okulunda sadece öğretmen olmak gibi bir şansınız yok.
4 yaşımda okulda artık üç öğretmen vardı. 1. sınıflar tek sınıfa toparlanmıştı. 2-3-4 aynı sınıfta ve 5.sınıflar için ayrı bir sınıf. 2-3-4. sınıflar tebeşirle üçe bölünmüş tahtada aynı ders saati içinde ders görürlerdi. Hala böyle eğitim vermek zorunda kalan okullar var mı bilmiyorum.
Babamın evde ablama okuma yazma öğretmek için astığı fişlerle onunla beraber okumayı öğrendim. 4 yaşında evden kaçıp kaçıp 1. sınıfların dersine girmeye başladım. En son baş edemeyeceklerini anlayıp beni sınıfa yerleştirdiler. Kaydım yoktu ama ben boyumun yetmediği sıraya altıma koyulan minderle yetişmeye çalışıp okuma-yazma öğreniyordum.
Köydeki tek bakkal okula yürüyerek yarım saat uzaklıktaydı. Ayda bir kez bütün öğrenciler yürüyerek bakkala inerdik. Şimdi toz toprak olmuş sağ tarafta büyük bir fındık bahçesi vardı ve gök kuşağı hep o bahçenin üstünde çıkardı. O yöne bakan pencerede arkamda gök kuşağıyla beraber bir çocukluk fotoğrafım var hatta.
Sol tarafta görünmese de geniş bir yeşil düzlük vardı alt kısmında da küçük bir dere. Düzlük Baharda sarı çiçeklerle dolardı. Resim derslerini o yeşillikte yapardık. Bir sınıf dolusu çocuk çimlerin üstüne uzanmış resim yapıyor. Mutlu olduğumu çok net hatırlıyorum. Güneşi, çiçekleri, resim defterimi, gölge yapan saçlarımı...
Okulun önüne ilk atatürk büstünü babam kendi maaşıyla yaptırmıştı. Şimdi sadece merdivenin alt kısmında beton yükseltisi duruyor. Bilmediğim istiklal marşını dinlerken içime dolan çocuksu coşkuyu da hatırlıyorum.
Elektrikler sık sık giderdi. Tüplü gaz lambamız vardı babam onu yakardı. Yaydığı ışığı seyretmeye bayılırdım. Yan dairede yalnız bir öğretmen kalırdı. Hüseyin öğretmen. Annem evdeki her yemeği bölerdi. Ablamla ben de evine götürürdük.Bize hakan peker'in hey corç versene borç şarkısını söyletirdi.
Hayatımda ilk kez ayçiçeğinin üstünden çekirdeği bu okulun önünde yedim. Sarı yapraklar, simsiyah çekirdekler...
ilk yakın arkadaşımı bu okulda edindim adı Melek.
Okuma yazmayı bu okulda öğrendim ve ilk ve tek sahte karnemi bu okulda aldım.
Yıllar sonra okul bitti.Ben meslek sahibi oldum ve bir dönem birlikte çalıştığım iş arkadaşım gittikleri bir köy gezisinde yaşadığım okulu bulup fotoğrafını bana gönderdi. Bazen insan fotoğraflar ve seninle o anlara tanıklık eden insanlar olmasa yaşadıklarını güzel bir rüya zannediyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar