bugün
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması11
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi11
- kızları en güzel olan şehir5
- atatürk'e alerjisi olan tipler9
- sözlükteki satranç taşları4
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- arabada son ses dinlenecek şarkılar2
- erkek nefreti2
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz4
- kadın nefreti2
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- irmik helvası3
- sözler köşkü6
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sözlüğü annesi gibi gören insan2
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sözlük açsanız ismi ne olurdu2
- sırrı süreyya önder28
- sıpsıkıcı olmanız4
- multitap2
- silver ile evlenecek erkek52
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- askerde sözlüğe girmek4
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- normal sözlük ismi ne2
- şikeci amedspor5
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- burcu akrep olan birini akrep sokması3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- bodofff2
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması2
- sözlüğün bitmiş olması3
- müslüman cinler2
- mesaj atıp konuşmayan kız2
- 1948 arap israil savaşı2
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- sarapci koala58
- tutmayan başlık açma rehberi7
- el chadaille bitshiabu9
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
bir yazarın sorusu.
--spoiler--
19 Ekim 2009'da Habur'dan gelen PKK'lılar kahramanlar gibi karşılandı.
14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona Demokratik Toplum Kongresi'nde devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdular. O gün Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'ta özerklik kutlandı!
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi, bugünkü iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da "Kürt Ulusal Dil Konferansı" toplandı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine "Ey Ragib (Rakip) Marşı" okundu. AKP iktidarı bunlara sessiz kalırken; PKK sempatizanları her eylemlerinde şehirleri, mahalleri savaş alanına çevirip yakıp yıktılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye şenliklerle kutladılar. Karayollarındaki tabelaları değiştirip Kürtçe tabelalar koydular. Belediyeler Kürtçe afiş bastırıp astılar. Ülkede bütün bunlar olurken devletin valileri, savcıları, kaymakamları, polisi ve ülkeyi yönetenler sadece seyretti!
***
Kendi ülkesinde yukarıda verdiğim örnekler gibi onlarca yanlışa imza atan AKP iktidarı, Irak'ta ise Barzani'nin bölgedeki tahribatına, demografik değişiklik yapmasına ses etmeyerek yanlışı katmerledi. Musul ve Kerkük'te yapılanlardan memnun olsalar gerek, AK Parti Kongresi'nde Barzani kürsüye çıkarken "Türkiye seninle gurur duyuyor!" sloganıyla salonu inlettiler.
"Kardeşim" deyip, iç politikada Türkiye'nin yerine AKP'nin lehine kullandılar. Resmî törenlerde yer verdiler. Bölgesel bayrağı göndere çektiler. Bölgenin petrolünü Türkiye üzerinden sattılar. Ekonomik olarak kalkındırdılar. Irak yönetimini hiçe sayıp, Barzani'yi muhatap aldılar. Zamanında TSK'daki bir binbaşıya denk sayılan adamı bağırlarına bastılar. Bir devlet başkanıymış gibi anlaşmalar yaptılar.
***
Böyle değer verip işbirliği yaptıkları bu Barzani bağımsızlık için referanduma gidiyor. Türkiye'yi yakından ilgilendiren bu referanduma karşı, "asrın lideri"ne de sahip olmamıza rağmen elimizden bir şey gelmiyor! Barzani "Her şeye hazırız." diyor.
Ülkeyi yönetenlerin sık sık dile getirdiği, "Avrupa bizi kıskanıyor; lideriz, dünyada söz sahibiyiz." Cümleleri, gören göz, anlayan akıllar için bir şey ifade etmiyor.
Öyle olsa Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırmaz, burnumuzun dibinde Barzani referandumu yapmayı bırakın bunu aklından bile geçiremezdi. AKP'li vekiller için Erdoğan'la Trump'un fotoğraf çektirmesi, tokalaşması da devlet meselesi ve mühim bir olay olmazdı. Zira her ülke başkanın yaptığı rutin işler bunlar. Bir Almanya, Fransa italya ya da bizim dışımızda herhangi bir ülkede, "ABD Başkanı liderimizin elini sıktı, arkadaşım…" dedi diye övünülen başka bir ülke yoktur herhâlde. (Üçüncü dünya ülkeleri hariç!)
***
Ülkeyi yönetenler, Türkiye'yi her alanda ileri taşıdıklarını, oyuncu değil oyun kuran bir devlet olduğumuzu iddia ediyorlar. Oysa yaşananlar Türkiye'nin var olan bir projenin eşbaşkanı olmasından öte değil. Büyük devletler, kendi çıkarları doğrultusunda istediklerini yapan, yaptırabilen devletlerdir. "Kardeşim Barzani" diyorsun her türlü iş birliği yapıp destek veriyorsun ama seni takmıyor. "Dostum Trump" diyorsun, PKK'nın Suriye uzantısı YPG'ye 3 bin tır silah gönderiyor. FETÖ'yü iade etmiyor. Önemli olan devleti yönetenlerin bireysel dostluğu bireysel çıkarları değil, devletin çıkarlarıdır.
Trump'un Erdoğan'a: "Dostum, arkadaşım geldiğin için şeref duydum." demesi kişisel egoyu tatmin edebilir, kraldan çok kralcıları sevindirebilir ama ülkenin çıkarına bir durum yok burada. Yarın, bir gün bize dönmesi muhtemelen olan silâhları Trump, dostum diye diye YPG'ye veriyor. Böyle dostun olduktan sonra düşmana ne gerek!
Barzani'nin referandum yapabilme seviyesine gelmesinde ABD'nin, israil'in ingiltere'nin desteği apaçık.
Eyvallah...
Ama ya bizimkilerin bilerek veya bilmeyerek verdikleri destek?
Bunlar ne olacak?
Bu öngörüsüzlük, iş bilmezlik, stratejisizliğin bedeli yok mu?
Irak'ta Barzani'nin, Suriye'de YPG'nin Türkiye'ye komşu olmasında emeği olanların bedeli sandıkta ödetilecektir elbette!
--spoiler--
Kaynak: http://www.gunboyugazetes...edeli-ne-olacak-792yy.htm
--spoiler--
19 Ekim 2009'da Habur'dan gelen PKK'lılar kahramanlar gibi karşılandı.
14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona Demokratik Toplum Kongresi'nde devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdular. O gün Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'ta özerklik kutlandı!
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi, bugünkü iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da "Kürt Ulusal Dil Konferansı" toplandı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine "Ey Ragib (Rakip) Marşı" okundu. AKP iktidarı bunlara sessiz kalırken; PKK sempatizanları her eylemlerinde şehirleri, mahalleri savaş alanına çevirip yakıp yıktılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye şenliklerle kutladılar. Karayollarındaki tabelaları değiştirip Kürtçe tabelalar koydular. Belediyeler Kürtçe afiş bastırıp astılar. Ülkede bütün bunlar olurken devletin valileri, savcıları, kaymakamları, polisi ve ülkeyi yönetenler sadece seyretti!
***
Kendi ülkesinde yukarıda verdiğim örnekler gibi onlarca yanlışa imza atan AKP iktidarı, Irak'ta ise Barzani'nin bölgedeki tahribatına, demografik değişiklik yapmasına ses etmeyerek yanlışı katmerledi. Musul ve Kerkük'te yapılanlardan memnun olsalar gerek, AK Parti Kongresi'nde Barzani kürsüye çıkarken "Türkiye seninle gurur duyuyor!" sloganıyla salonu inlettiler.
"Kardeşim" deyip, iç politikada Türkiye'nin yerine AKP'nin lehine kullandılar. Resmî törenlerde yer verdiler. Bölgesel bayrağı göndere çektiler. Bölgenin petrolünü Türkiye üzerinden sattılar. Ekonomik olarak kalkındırdılar. Irak yönetimini hiçe sayıp, Barzani'yi muhatap aldılar. Zamanında TSK'daki bir binbaşıya denk sayılan adamı bağırlarına bastılar. Bir devlet başkanıymış gibi anlaşmalar yaptılar.
***
Böyle değer verip işbirliği yaptıkları bu Barzani bağımsızlık için referanduma gidiyor. Türkiye'yi yakından ilgilendiren bu referanduma karşı, "asrın lideri"ne de sahip olmamıza rağmen elimizden bir şey gelmiyor! Barzani "Her şeye hazırız." diyor.
Ülkeyi yönetenlerin sık sık dile getirdiği, "Avrupa bizi kıskanıyor; lideriz, dünyada söz sahibiyiz." Cümleleri, gören göz, anlayan akıllar için bir şey ifade etmiyor.
Öyle olsa Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırmaz, burnumuzun dibinde Barzani referandumu yapmayı bırakın bunu aklından bile geçiremezdi. AKP'li vekiller için Erdoğan'la Trump'un fotoğraf çektirmesi, tokalaşması da devlet meselesi ve mühim bir olay olmazdı. Zira her ülke başkanın yaptığı rutin işler bunlar. Bir Almanya, Fransa italya ya da bizim dışımızda herhangi bir ülkede, "ABD Başkanı liderimizin elini sıktı, arkadaşım…" dedi diye övünülen başka bir ülke yoktur herhâlde. (Üçüncü dünya ülkeleri hariç!)
***
Ülkeyi yönetenler, Türkiye'yi her alanda ileri taşıdıklarını, oyuncu değil oyun kuran bir devlet olduğumuzu iddia ediyorlar. Oysa yaşananlar Türkiye'nin var olan bir projenin eşbaşkanı olmasından öte değil. Büyük devletler, kendi çıkarları doğrultusunda istediklerini yapan, yaptırabilen devletlerdir. "Kardeşim Barzani" diyorsun her türlü iş birliği yapıp destek veriyorsun ama seni takmıyor. "Dostum Trump" diyorsun, PKK'nın Suriye uzantısı YPG'ye 3 bin tır silah gönderiyor. FETÖ'yü iade etmiyor. Önemli olan devleti yönetenlerin bireysel dostluğu bireysel çıkarları değil, devletin çıkarlarıdır.
Trump'un Erdoğan'a: "Dostum, arkadaşım geldiğin için şeref duydum." demesi kişisel egoyu tatmin edebilir, kraldan çok kralcıları sevindirebilir ama ülkenin çıkarına bir durum yok burada. Yarın, bir gün bize dönmesi muhtemelen olan silâhları Trump, dostum diye diye YPG'ye veriyor. Böyle dostun olduktan sonra düşmana ne gerek!
Barzani'nin referandum yapabilme seviyesine gelmesinde ABD'nin, israil'in ingiltere'nin desteği apaçık.
Eyvallah...
Ama ya bizimkilerin bilerek veya bilmeyerek verdikleri destek?
Bunlar ne olacak?
Bu öngörüsüzlük, iş bilmezlik, stratejisizliğin bedeli yok mu?
Irak'ta Barzani'nin, Suriye'de YPG'nin Türkiye'ye komşu olmasında emeği olanların bedeli sandıkta ödetilecektir elbette!
--spoiler--
Kaynak: http://www.gunboyugazetes...edeli-ne-olacak-792yy.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar