bugün
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış23
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- sözlükte tayyip erdoğan ı savunmak7
- askerde çarşıya çıkmak5
- sarapci koala12
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- aşkım pyongyang'a gidelim7
- erdek3
- mevlid kandili7
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- islam barış dinidir22
- milyonfest3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı11
- kill em all2
- pornoya fiziki katılım5
- birader yazar erecto beydir3
- anın görüntüsü16
- vildan'u muhalledun3
- sözlük kızlarının kombinleri10
- geçmişte yaşamak2
- kitap okumaya geç başlamak8
- kahve10
- peygamberim diyenin şizofreni damgası yemesi2
- kabala2
- oytun erbaş6
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- sarhoş2
- i wish i was a punk rocker2
- cin filmleri5
- edepsizce entry girmek5
- dinozor metalci3
- egosuz doktorlar6
- punk erkek2
- avanos şu an 31 derece2
- ik nefreti6
- laik teyzelerin fenotipi34
- sözlükten bayan düşürmek4
- yavrum diyen erkek çekiciliği3
- gocu bey birader bey2
- kılıçdaroğlu ndan butlan sonrası ilk görünüm4
- mutlu olmak için3
- köyde yaşamanın dezavantajları3
- cahilin çok bilmişi7
- 1981'e 3 tertip3
- üroloji sırasında kimsenin göz teması kurmaması3
- süper el nino'nun dünyayı zorlu sürece sokması5
- futbol16
- obsession film4
- le mans 24 saat yarışları2
Cengiz'in ölümü, Eyşan'ın kurtarılamaması, Ezel'in çaresizliği... Mükemmel oynamış her bir oyuncu,en iyi şekilde rol yapmış.Bu kadar duygu selinin, farklı duyguların patlama yaptığı bir bölümde tüm oyuncuların sırıtmadan oynayabilmesi gerçekten büyük başarı, ayrı ayrı kutlamak lazım herkesi.
Dizi bitti bitmesine de en sondaki deniz feneri sahnesiyle bir bilinmezlik bıraktı izleyicilerine.. O kapıyı açan ÖMER'di.. Ezel'i öldürmüş, Ezel'li hayatı bir kenara bırakmış ve çocuğunun 20 yaşına gelmesini sakince bekleyen ve oğluyla, Can'ıyla kavuşmayı bekleyen bir Ömer Uçar.
Dayı'nın son sözüyle başlamak lazım anlamaya çalışmaya, çünkü asıl bilinmezlik o sözün içerisinde gizli..
"Herşeye rağmen, herşey bittiğinde, Ezel aşkın kazanacağını, adaletin yerini bulacağını zannediyordu... Ama mutlu sonlar hikayelere mahsus... Benim anlattığım hikayeyse çoktan bitti, sonrasında yaşananlar hiç olmadı.. Çünkü gerçek hayatta ölüler bizlerle konuşmaz, aşk intikamdan güçlü değildir, herşeyi affedecek güçte arkadaşlıklar yoktur yaşadığımız yerlerde... Gerçek hayatta babalar ve oğullar ölümü yenerek kavuşamazlar birbirlerine, kavuşabilirler mi?"
Dayı'nın işte bu son sözleri aslında o zarftan çıkan, Dayı'nın Ezel için Can'a okunsun diye yazdığı hikayenin son satırlarından başka birşey değil. Zaten son sahnede Can motorundan indiğinde görebiliyoruz Dayı'nın zarfını..
Olay örgüsü ise şu şekilde gelişmiştir aslında.. Yıllar geçtikçe Can'a hediyeler verildikçe ve her sene hikayenin bir kısmı okundukça Can gerçek babasının kim olduğunu öğrenmeye başlar. 20 yaşına geldiğinde ise artık hikayenin sonuna gelinmiş ve son satırları Azad, Can'a okurken deniz fenerinin anahtarını da ona vermiştir. Dayı'nın benim anlattığım hikaye çoktan bitti demesinin sebebi yaklaşık 10 sene önce yaşanmış bir hikayeden, Ezel'in hikayesinden bahsetmesi.. Sonrasında yaşananlar hiç olmadı demesinin sebebi Ezel'in hikayesinin bir başı ve sonu olmaması.. Gerçek hayatta olmayacak şeyleri sayması ise kendisinin mektubuna ölülerin konuşması olarak gönderme yapmasından da anlaşılabileceği üzere aslında o hikaye esnasında gerçekten olmuş şeyler.. Ve gelelim son cümleye... Son cümle bu bilgilerin ışığında alenen Can'a git babanla anahtarını aldığın yerde buluş demek, baba ve oğul ölümü yenerek kavuşsun demek.. Can da aynen bunu yapıp babasının yanına gidiyor ve aslında Ezel'in hikayesi mutlu sonla bitiyor..
O kapıdakinin Ömer olduğuna dair mektuptan sonraki en önemli kanıt ise kafasını kaşıma hareketi. Özellikle ilk sezonda (ilk bölümün son sahnesi, 3. bölümde maskeli balo sahnesi gibi) gözümüze bariz bir biçimde sokulan Ezel'in karakteristik hareketi bu hareket. Kapıyı açan adamın da aynı hareketi yaptığını rahatça görebiliyoruz.
Peki eğer böyleyse trende ne oldu? O yüzüğün içerisinde ne vardı? Kalp atışlarını minimum seviyeye getiren, insana sanki ölmüş süsü verebilen ilaçlar piyasada mevcut. Ezel o yüzüğün içinden işte bu tarz bir ilaç içti. O da öleceğini sanıyordu fakat Dayı, Ezel'in intihar edebileceği bir noktanın gelebileceğini öngörüp Ezel'in hayata bir şans daha verebilmesini sağlamak amacıyla Ezel'i kandırdı..
Son Oyun, Dayı'nındı...
Edit: bu yazı youtube'deki final bölümünden alıntılanmıştır. (Mertcan Göksu)
Dizi bitti bitmesine de en sondaki deniz feneri sahnesiyle bir bilinmezlik bıraktı izleyicilerine.. O kapıyı açan ÖMER'di.. Ezel'i öldürmüş, Ezel'li hayatı bir kenara bırakmış ve çocuğunun 20 yaşına gelmesini sakince bekleyen ve oğluyla, Can'ıyla kavuşmayı bekleyen bir Ömer Uçar.
Dayı'nın son sözüyle başlamak lazım anlamaya çalışmaya, çünkü asıl bilinmezlik o sözün içerisinde gizli..
"Herşeye rağmen, herşey bittiğinde, Ezel aşkın kazanacağını, adaletin yerini bulacağını zannediyordu... Ama mutlu sonlar hikayelere mahsus... Benim anlattığım hikayeyse çoktan bitti, sonrasında yaşananlar hiç olmadı.. Çünkü gerçek hayatta ölüler bizlerle konuşmaz, aşk intikamdan güçlü değildir, herşeyi affedecek güçte arkadaşlıklar yoktur yaşadığımız yerlerde... Gerçek hayatta babalar ve oğullar ölümü yenerek kavuşamazlar birbirlerine, kavuşabilirler mi?"
Dayı'nın işte bu son sözleri aslında o zarftan çıkan, Dayı'nın Ezel için Can'a okunsun diye yazdığı hikayenin son satırlarından başka birşey değil. Zaten son sahnede Can motorundan indiğinde görebiliyoruz Dayı'nın zarfını..
Olay örgüsü ise şu şekilde gelişmiştir aslında.. Yıllar geçtikçe Can'a hediyeler verildikçe ve her sene hikayenin bir kısmı okundukça Can gerçek babasının kim olduğunu öğrenmeye başlar. 20 yaşına geldiğinde ise artık hikayenin sonuna gelinmiş ve son satırları Azad, Can'a okurken deniz fenerinin anahtarını da ona vermiştir. Dayı'nın benim anlattığım hikaye çoktan bitti demesinin sebebi yaklaşık 10 sene önce yaşanmış bir hikayeden, Ezel'in hikayesinden bahsetmesi.. Sonrasında yaşananlar hiç olmadı demesinin sebebi Ezel'in hikayesinin bir başı ve sonu olmaması.. Gerçek hayatta olmayacak şeyleri sayması ise kendisinin mektubuna ölülerin konuşması olarak gönderme yapmasından da anlaşılabileceği üzere aslında o hikaye esnasında gerçekten olmuş şeyler.. Ve gelelim son cümleye... Son cümle bu bilgilerin ışığında alenen Can'a git babanla anahtarını aldığın yerde buluş demek, baba ve oğul ölümü yenerek kavuşsun demek.. Can da aynen bunu yapıp babasının yanına gidiyor ve aslında Ezel'in hikayesi mutlu sonla bitiyor..
O kapıdakinin Ömer olduğuna dair mektuptan sonraki en önemli kanıt ise kafasını kaşıma hareketi. Özellikle ilk sezonda (ilk bölümün son sahnesi, 3. bölümde maskeli balo sahnesi gibi) gözümüze bariz bir biçimde sokulan Ezel'in karakteristik hareketi bu hareket. Kapıyı açan adamın da aynı hareketi yaptığını rahatça görebiliyoruz.
Peki eğer böyleyse trende ne oldu? O yüzüğün içerisinde ne vardı? Kalp atışlarını minimum seviyeye getiren, insana sanki ölmüş süsü verebilen ilaçlar piyasada mevcut. Ezel o yüzüğün içinden işte bu tarz bir ilaç içti. O da öleceğini sanıyordu fakat Dayı, Ezel'in intihar edebileceği bir noktanın gelebileceğini öngörüp Ezel'in hayata bir şans daha verebilmesini sağlamak amacıyla Ezel'i kandırdı..
Son Oyun, Dayı'nındı...
Edit: bu yazı youtube'deki final bölümünden alıntılanmıştır. (Mertcan Göksu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar