bugün
- parayla saadet olması10
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- amedspor19
- kürt sorunu12
- iran düşmanlığı11
- kot ceketin havalı olduğu yıllar4
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- flört yapay zekası5
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- ama yeni parti tüzüğü11
- ingilizce3
- tüm dünya da malları alıp insanlığa eşit dağıtmak2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması24
- yapay zekanın yazılımcıya etkisi3
- karizmatik soyadları3
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- trump'a anket şoku4
- iyi insan olmanın maliyeti2
- birader avanosta mı sorunsalı5
- eski türkiye'yi çok özledim4
- istanbulun en iyi mezarlığı2
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- türk kızı11
- evlenecek kız kalmaması12
- mutlu bey birader ila usual bey birader2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak4
- sarapci koala60
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- sezai karakoç3
- anın görüntüsü18
- ressam irem gürdal soyut sanatçı2
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- online toplantıda kamerayı açmamak2
- günün sözü24
- 1 eylül dünya barış günü3
- yeğen3
- yeni adli yıl3
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması5
- ayın 12 sinde meeş almak3
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- gocu30
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- google reyiz3
Şimdikiler yanında halt yemiş. Grup aynı şarap gibi yıllandıkça güzelleşiyor,kalitesi artıyor.
On the street where you live girls talk about their social lives
(Yaşadığın caddede kızlar sosyal hayatları hakkında konuşurlar)
They're made of lipstick, plastic and paint, a touch of sable in their eyes
(Ruj sürerlerdi, plastik ve boya, gözlerindeki bir kasvetli dokunuş)
All your life all you've asked when's your Daddy gonna talk to you
(Tüm hayatın, tüm isteklerin baban seninle konuşacağı zaman)
You were living in another world tryin' to get your message through.
(Başka bir dünyada yaşıyordun mesajını iletmeye çalıştığın)
No one heard a single word you said.
(Söylediği tek bir sözü bile kimse duymuyor)
They should have seen it in your eyes
(Gözlerinde görmeliler)
What was going around your head.
(Kafanda neler döndüğünü)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
A different line every night guaranteed to blow your mind
(Her gece aklının esmesini garantileyen başka bir çizgi)
I see you out on the streets, call me for a wild time
(Sokakların dışında seni görürüm, fırtınalı bir zamanda çağır beni)
So you sit home alone 'cause there's nothing left that you can do
(Evde tek başına oturursun çünkü yapabileceğin birşey yok)
There's only pictures hung in the shadows left there to look at you
(Sadece gölgelere asılmış resimler sana bakan)
You know she likes the lights at nights on the neon Broadway signs
(Gece Broadway'in neon ışıklı işaretlerini sever biliyorsun)
She don't really mind, it's only love she hoped to find
(Gerçekten umursamaz, bulmayı ummuduğu tek şey aşk)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
No one heard a single word you said.
(Söylediği tek bir sözü bile kimse duymuyor)
They should have seen it in your eyes
(Gözlerinde görmeliler)
What was going around your head.
(Kafanda neler döndüğünü)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Ooh, she's a little runaway
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
Now she works the night away
(Şimdi geceleri çalışıyor)
görsel
On the street where you live girls talk about their social lives
(Yaşadığın caddede kızlar sosyal hayatları hakkında konuşurlar)
They're made of lipstick, plastic and paint, a touch of sable in their eyes
(Ruj sürerlerdi, plastik ve boya, gözlerindeki bir kasvetli dokunuş)
All your life all you've asked when's your Daddy gonna talk to you
(Tüm hayatın, tüm isteklerin baban seninle konuşacağı zaman)
You were living in another world tryin' to get your message through.
(Başka bir dünyada yaşıyordun mesajını iletmeye çalıştığın)
No one heard a single word you said.
(Söylediği tek bir sözü bile kimse duymuyor)
They should have seen it in your eyes
(Gözlerinde görmeliler)
What was going around your head.
(Kafanda neler döndüğünü)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
A different line every night guaranteed to blow your mind
(Her gece aklının esmesini garantileyen başka bir çizgi)
I see you out on the streets, call me for a wild time
(Sokakların dışında seni görürüm, fırtınalı bir zamanda çağır beni)
So you sit home alone 'cause there's nothing left that you can do
(Evde tek başına oturursun çünkü yapabileceğin birşey yok)
There's only pictures hung in the shadows left there to look at you
(Sadece gölgelere asılmış resimler sana bakan)
You know she likes the lights at nights on the neon Broadway signs
(Gece Broadway'in neon ışıklı işaretlerini sever biliyorsun)
She don't really mind, it's only love she hoped to find
(Gerçekten umursamaz, bulmayı ummuduğu tek şey aşk)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
No one heard a single word you said.
(Söylediği tek bir sözü bile kimse duymuyor)
They should have seen it in your eyes
(Gözlerinde görmeliler)
What was going around your head.
(Kafanda neler döndüğünü)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
All those things he couldn't say.
(Tüm o söyleyemediği şeyleri)
Ooh, she's a little runaway.
(O küçük bir kaçak)
Ooh, she's a little runaway
(O küçük bir kaçak)
Daddy's girl learned fast
(Babasının kızı hızlı öğrendi)
Now she works the night away
(Şimdi geceleri çalışıyor)
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar