bugün
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- gecenin şarkısı10
- flört uygulamasında açılış mesajı yazmak2
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- boyumun 2 cm kısalması28
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler4
- kızlar bakar mısınız13
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak10
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- islamda namaz yoktur13
- tutunamayanlar8
- chatgpt ile dertleşmek7
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması4
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- gece açlığı6
- ölmek istemek ama ölememek5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- bol tereyağlı iskender5
- reis2
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- bir şeyler söyle2
- insanlar değişmez4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- flörtöz erkek iticiliği5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- anasonlu nargile4
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- gocu29
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- kiraz cicegi kolonyasi42
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- yaşar dinleyen erkek10
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- benkimki9
bak "ece" başlığı açmış ve yazmış... aferin sana ece kızım! otur. "sıfır"!
Gündemde böyle bir konu yok ama bu konunun içini doldurmayacağım anlamına gelmiyor. benim entryim, benim gündemim.
Balkan Paktı (siyasal bilimler literatüründe "antantı" diye de geçer), 1934 yılında kuruldu. büyük bir dış politika zaferi olarak öğretilir.
Buna göre, Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya "birbirlerinin varlığına ve sınırlarına saygı göstereceklerdi"... Bulgaristan ve Arnavutluk katılmadılar ama "eksikli anlaşma" büyük bir başarı olarak kabul edildi.
Ne Romanya'nın ne de Yugoslavya'nın Türkiye'ye herhangi bir "saygısızlığı" olmuştu, ne de Türkiye'nin onlara... Öyleyse nereden çıkmıştı damdan düşer gibi bu mesele?
Pakt, aslında Türkiye ile Yunanistan arasında üç yıl önce başlamış "yumuşama" havasının ve "yakınlaşma" (rapprochement) ilişkisinin tesciliydi. Diğer bazı ülkeler de anlaşmada aksesuar olarak yer aldılar.
Anlaşma Atina'da imzalandı, Ankara'da değil.
Ee? Ee'si bu işte. Bu kadar.
Üç yıl sonra Yugoslavya su koyuverdi. Yugoslavya bizim sınırlarımıza saygı gösterse ne olacaktı, göstermese ne yazacaktı?
imza atan ülkeler birbirlerinin sınırlarına saygı göstereceklerdi. Fakat Almanya da en ufak bir saygı göstermedi, 1941 yılında Yugoslavya ve Yunanistan'ı yutuverdi. Romanya zaten ondan yanaydı.
Türkiye kılını bile kıpırdatmadı. Kıpırdatacak gücü mü vardı? Komşusunu korumak için Almanya'yla mı kapışacaktı? Saygı göstermekle yükümlü olduğu sınırları nasıl savunacaktı? "yaptırım" mı vardı? Öyleyse ne yararı olmuştur bu büyük başarının ve de ne anlamı vardır?
bir anlamı yoktu! Öylesine kafama takıldı işte...
sözlük yazarlarına olta atıp yakalayayım ki oradan da kafamızı kurcalayan asıl meseleye gelelim; Türk ordusunun 1936 yılına kadar istanbul'a ve Çanakkale'ye yaklaşmasının yasak olduğunu biliyor muydunuz?
Evet, Lozan yazmaktan zevk aldıkları Lausanne'a göre Türk ordusu kendi topraklarının bir bölümüne giremiyor, "tahkimat" yapamıyordu!
Ancak Montreux Antlaşması'yla boğazlara Türk askeri girebildi.
Büyük başarılar dizisi...
Protesto ediyorum, benim bedenim, pardon, entryim, benim gündemim.
Kafamı kızdırmayın, soyunurum haa... Şimdi çok moda...
Gündemde böyle bir konu yok ama bu konunun içini doldurmayacağım anlamına gelmiyor. benim entryim, benim gündemim.
Balkan Paktı (siyasal bilimler literatüründe "antantı" diye de geçer), 1934 yılında kuruldu. büyük bir dış politika zaferi olarak öğretilir.
Buna göre, Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya "birbirlerinin varlığına ve sınırlarına saygı göstereceklerdi"... Bulgaristan ve Arnavutluk katılmadılar ama "eksikli anlaşma" büyük bir başarı olarak kabul edildi.
Ne Romanya'nın ne de Yugoslavya'nın Türkiye'ye herhangi bir "saygısızlığı" olmuştu, ne de Türkiye'nin onlara... Öyleyse nereden çıkmıştı damdan düşer gibi bu mesele?
Pakt, aslında Türkiye ile Yunanistan arasında üç yıl önce başlamış "yumuşama" havasının ve "yakınlaşma" (rapprochement) ilişkisinin tesciliydi. Diğer bazı ülkeler de anlaşmada aksesuar olarak yer aldılar.
Anlaşma Atina'da imzalandı, Ankara'da değil.
Ee? Ee'si bu işte. Bu kadar.
Üç yıl sonra Yugoslavya su koyuverdi. Yugoslavya bizim sınırlarımıza saygı gösterse ne olacaktı, göstermese ne yazacaktı?
imza atan ülkeler birbirlerinin sınırlarına saygı göstereceklerdi. Fakat Almanya da en ufak bir saygı göstermedi, 1941 yılında Yugoslavya ve Yunanistan'ı yutuverdi. Romanya zaten ondan yanaydı.
Türkiye kılını bile kıpırdatmadı. Kıpırdatacak gücü mü vardı? Komşusunu korumak için Almanya'yla mı kapışacaktı? Saygı göstermekle yükümlü olduğu sınırları nasıl savunacaktı? "yaptırım" mı vardı? Öyleyse ne yararı olmuştur bu büyük başarının ve de ne anlamı vardır?
bir anlamı yoktu! Öylesine kafama takıldı işte...
sözlük yazarlarına olta atıp yakalayayım ki oradan da kafamızı kurcalayan asıl meseleye gelelim; Türk ordusunun 1936 yılına kadar istanbul'a ve Çanakkale'ye yaklaşmasının yasak olduğunu biliyor muydunuz?
Evet, Lozan yazmaktan zevk aldıkları Lausanne'a göre Türk ordusu kendi topraklarının bir bölümüne giremiyor, "tahkimat" yapamıyordu!
Ancak Montreux Antlaşması'yla boğazlara Türk askeri girebildi.
Büyük başarılar dizisi...
Protesto ediyorum, benim bedenim, pardon, entryim, benim gündemim.
Kafamı kızdırmayın, soyunurum haa... Şimdi çok moda...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar