bugün
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- petzold'un aynalar no 3 filmi3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak15
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar3
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- istiklal partisi2
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler2
- murat soner4
- ezdirmem sana kendimi den sonra yapilabilecekler2
- yazlıkçı teyzeler4
- dünyanın sonu5
- uysaljakoben24
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- bitcoin2
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- vincenzo italiano5
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- fedoncu terör örgütü2
- evlilik masrafları17
- mafyaya özenmek3
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- kendini dinlemek5
- katatespizartmasi9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- özgür özel mallığı6
- penis deliğinden içeri giren kene10
- mokv geldi mi8
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- ezdirmem sana kendimi2
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- göt deliği yalatmak11
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- istanbul'un en dik yokuşları2
- gül gibi kız olma kriterleri9
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- gocu34
- en gey özelliğiniz10
- ıssız adaya düşmek3
- milli takım'ın venezuela maçı hazırlığı2
abd'nin batıda fas, moritanya, doğuda orta asya ve moğolistan, kuzeyde kafkasya ve türkiye, güneyde arap dünyası'ndan somali'ye kadar uzanan bir coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir "islam coğrafyası" dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir.*
amerika bu proje çerçevesinde terörü yok etme amacı ile bahsi geçen ülkelerde yer edinerek, bu ülkelerin zenginliklerini, başta petrol olmak üzere ele geçirmeyi hedeflemektedir. tabi bu hadefe ulaşması yolunda öncelikle bu ülkelerin yapısını bozmayı yöntem olarak seçmektedir. şüphesiz bu zenginliklerin başında petrol geliyor ve bu hedefini büyük ölçüde gerçeğe dönüştürmüştür. ırak topraklarında 5 yılı aşkın bir süredir demokrasi(!) getirme amacıyla yer edinmiş, benzer şekilde uranyum açısından zengin rezervlere sahip afganistan, taliban tehdidi gerekçesi ile işgal edilmiştir. bölgenin en önemli rezervlerinden üçüncüsü bor madenleri ve dünya üzerinde yer alan bor rezervlerinin %70-80 gibi büyük miktarı türkiye topraklarındadır. borun faydalarını burda anlatmaya gerek yoktur ama amerika bu rezervlerden asla vezgeçmeyecektir.
ancak ülkemiz sınırlarında yer alan bu rezervleri elde etmesi için ne afganistan ne de ırak gibi fiili bir işgal yolunu seçmelerine gerek yoktur. nitekim sevgili, canımız ciğerimiz(!) başbakanımız övünerek bu projenin eş başkanıyız diyebiliyor. ülkenin başında böyle bir başbakan varken asker yollayarak fiili bir işgale ne gerek var zaten. hatta bunun sadece tayyip ile yapılacak bir telefon görüşmesi ile halledilebileceğini, dünyanın dalga geçtiği georghe w. bush bile düşünebilir. başka ülkelerin zenginliklerini üstelik o ülkelerin ulusal kimliklerini zedeleyerek ele geçirmeyi hedefleyen bir projenin eş başkanı olmaktan gurur duyan bir başbakana başka bir yaptırıma ne gerek.
son 5-6 sene dahilinde yapılan özelleştirmelerin haddi hesabı yok maalesef. herhangi bir doğal zenginliğimizi de kapsayacak özelleştirmenin yapılmasından çoğu kişinin ancak iş işten geçtikten sonra haberi olur. çünkü kasımpaşalı bir başbakanımız var ve ortamı nasıl gereceğini çok iyi biliyor. dolayısıyla böyle ses getirecek özelleştirmeler yaklaştığında gider ispanya'dan, katar'dan bir açıklama yapar, herkes o konu ile meşgul iken özelleştirmeler aradan çıkıverir. zaten atadığı bakanlar işinin ehli. nerdeyse babalarını satacak adamlarla durmadan, yoluna devam ediyor.
aslında bu proje desteğini sadece tayyip'e yüklemek de yanlış olur çünkü bu ülkenin başına şimdiye kadar gelenlerin çoğu bir şekilde amerika'nın destekçisi oldu. örneğin adnan menderes'in başbakanlığı döneminde de amerika'nın ortadoğu planları desteklenmişti, hatta adnan menderes bunu şu şekilde dile getirmiştir, "çünkü, istikrar ve milletlerin istiklali gayesini güden garb devletlerinin siyaseti bakımından, türkiye, bu bölgede büyük ehemmiyet arzetmekte ve bu bakımdan gerekli vasıfları haiz bulunmaktadır... eisenhower doktrini'nin doğruluğu ve sakatlığını tarih huzurunda... amerika'nın bu planda ve bu hesapta, türkiye cumhuriyeti'ne vereceği yer, mevki ve ehemmiyet tayin edecektir". ancak amerika'nın en rahat olduğu dönem akp iktidarıdır muhtemelen.
amerika bu proje çerçevesinde terörü yok etme amacı ile bahsi geçen ülkelerde yer edinerek, bu ülkelerin zenginliklerini, başta petrol olmak üzere ele geçirmeyi hedeflemektedir. tabi bu hadefe ulaşması yolunda öncelikle bu ülkelerin yapısını bozmayı yöntem olarak seçmektedir. şüphesiz bu zenginliklerin başında petrol geliyor ve bu hedefini büyük ölçüde gerçeğe dönüştürmüştür. ırak topraklarında 5 yılı aşkın bir süredir demokrasi(!) getirme amacıyla yer edinmiş, benzer şekilde uranyum açısından zengin rezervlere sahip afganistan, taliban tehdidi gerekçesi ile işgal edilmiştir. bölgenin en önemli rezervlerinden üçüncüsü bor madenleri ve dünya üzerinde yer alan bor rezervlerinin %70-80 gibi büyük miktarı türkiye topraklarındadır. borun faydalarını burda anlatmaya gerek yoktur ama amerika bu rezervlerden asla vezgeçmeyecektir.
ancak ülkemiz sınırlarında yer alan bu rezervleri elde etmesi için ne afganistan ne de ırak gibi fiili bir işgal yolunu seçmelerine gerek yoktur. nitekim sevgili, canımız ciğerimiz(!) başbakanımız övünerek bu projenin eş başkanıyız diyebiliyor. ülkenin başında böyle bir başbakan varken asker yollayarak fiili bir işgale ne gerek var zaten. hatta bunun sadece tayyip ile yapılacak bir telefon görüşmesi ile halledilebileceğini, dünyanın dalga geçtiği georghe w. bush bile düşünebilir. başka ülkelerin zenginliklerini üstelik o ülkelerin ulusal kimliklerini zedeleyerek ele geçirmeyi hedefleyen bir projenin eş başkanı olmaktan gurur duyan bir başbakana başka bir yaptırıma ne gerek.
son 5-6 sene dahilinde yapılan özelleştirmelerin haddi hesabı yok maalesef. herhangi bir doğal zenginliğimizi de kapsayacak özelleştirmenin yapılmasından çoğu kişinin ancak iş işten geçtikten sonra haberi olur. çünkü kasımpaşalı bir başbakanımız var ve ortamı nasıl gereceğini çok iyi biliyor. dolayısıyla böyle ses getirecek özelleştirmeler yaklaştığında gider ispanya'dan, katar'dan bir açıklama yapar, herkes o konu ile meşgul iken özelleştirmeler aradan çıkıverir. zaten atadığı bakanlar işinin ehli. nerdeyse babalarını satacak adamlarla durmadan, yoluna devam ediyor.
aslında bu proje desteğini sadece tayyip'e yüklemek de yanlış olur çünkü bu ülkenin başına şimdiye kadar gelenlerin çoğu bir şekilde amerika'nın destekçisi oldu. örneğin adnan menderes'in başbakanlığı döneminde de amerika'nın ortadoğu planları desteklenmişti, hatta adnan menderes bunu şu şekilde dile getirmiştir, "çünkü, istikrar ve milletlerin istiklali gayesini güden garb devletlerinin siyaseti bakımından, türkiye, bu bölgede büyük ehemmiyet arzetmekte ve bu bakımdan gerekli vasıfları haiz bulunmaktadır... eisenhower doktrini'nin doğruluğu ve sakatlığını tarih huzurunda... amerika'nın bu planda ve bu hesapta, türkiye cumhuriyeti'ne vereceği yer, mevki ve ehemmiyet tayin edecektir". ancak amerika'nın en rahat olduğu dönem akp iktidarıdır muhtemelen.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
