bugün
- sözlük yazarlarının salatalıkları17
- hangi renksiniz11
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- sözlükte herkesin avcı olması12
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- kadir mısıroğlu3
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam6
- sözlükteki zorbalar12
- hardallı patates salatası3
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- takı takmayı çok seven kız7
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu17
- sözlükteki şer çetesi9
- izmirbeyefendisi13
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
- gocu50
- voleybol maçlarını izleyen erkekler3
- masum erkek6
- erkek yazarların yaptığı son yemek2
- sinoplular nasıl insanlardır7
- sivaslılar6
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- bıçak kemiğe dayandı6
- tarihin en kötü psg si3
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler3
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip6
- sözlükteki büyücüler5
- sözlüğe farklı bir kimlik ile sızmak5
- ağzıyla içemeyen insan6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- menzil terör örgütü metö3
- islamcı entelektüeller3
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı17
- kılıçlar çekildi bu bir düello5
- zeki demirkubuz4
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- finaaaalllddddeeeeeyyy yiiiiiiizzzzzz2
- alkolün beyin hücreleri üzerindeki etkileri4
- isa mesih'in ikinci kez geleceği gerçeği4
- ebubekir sifil in deve sidiğini içmemesi2
- sinoplu diyojen4
- kuzukulağı3
- havaların soğumaya başlaması5
- dincilerin agresif olmasının nedeni2
- anın görüntüsü23
- tai lung45
- yobaz kudurtma yolları2
- paris saint germain8
abd'nin batıda fas, moritanya, doğuda orta asya ve moğolistan, kuzeyde kafkasya ve türkiye, güneyde arap dünyası'ndan somali'ye kadar uzanan bir coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir "islam coğrafyası" dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir.*
amerika bu proje çerçevesinde terörü yok etme amacı ile bahsi geçen ülkelerde yer edinerek, bu ülkelerin zenginliklerini, başta petrol olmak üzere ele geçirmeyi hedeflemektedir. tabi bu hadefe ulaşması yolunda öncelikle bu ülkelerin yapısını bozmayı yöntem olarak seçmektedir. şüphesiz bu zenginliklerin başında petrol geliyor ve bu hedefini büyük ölçüde gerçeğe dönüştürmüştür. ırak topraklarında 5 yılı aşkın bir süredir demokrasi(!) getirme amacıyla yer edinmiş, benzer şekilde uranyum açısından zengin rezervlere sahip afganistan, taliban tehdidi gerekçesi ile işgal edilmiştir. bölgenin en önemli rezervlerinden üçüncüsü bor madenleri ve dünya üzerinde yer alan bor rezervlerinin %70-80 gibi büyük miktarı türkiye topraklarındadır. borun faydalarını burda anlatmaya gerek yoktur ama amerika bu rezervlerden asla vezgeçmeyecektir.
ancak ülkemiz sınırlarında yer alan bu rezervleri elde etmesi için ne afganistan ne de ırak gibi fiili bir işgal yolunu seçmelerine gerek yoktur. nitekim sevgili, canımız ciğerimiz(!) başbakanımız övünerek bu projenin eş başkanıyız diyebiliyor. ülkenin başında böyle bir başbakan varken asker yollayarak fiili bir işgale ne gerek var zaten. hatta bunun sadece tayyip ile yapılacak bir telefon görüşmesi ile halledilebileceğini, dünyanın dalga geçtiği georghe w. bush bile düşünebilir. başka ülkelerin zenginliklerini üstelik o ülkelerin ulusal kimliklerini zedeleyerek ele geçirmeyi hedefleyen bir projenin eş başkanı olmaktan gurur duyan bir başbakana başka bir yaptırıma ne gerek.
son 5-6 sene dahilinde yapılan özelleştirmelerin haddi hesabı yok maalesef. herhangi bir doğal zenginliğimizi de kapsayacak özelleştirmenin yapılmasından çoğu kişinin ancak iş işten geçtikten sonra haberi olur. çünkü kasımpaşalı bir başbakanımız var ve ortamı nasıl gereceğini çok iyi biliyor. dolayısıyla böyle ses getirecek özelleştirmeler yaklaştığında gider ispanya'dan, katar'dan bir açıklama yapar, herkes o konu ile meşgul iken özelleştirmeler aradan çıkıverir. zaten atadığı bakanlar işinin ehli. nerdeyse babalarını satacak adamlarla durmadan, yoluna devam ediyor.
aslında bu proje desteğini sadece tayyip'e yüklemek de yanlış olur çünkü bu ülkenin başına şimdiye kadar gelenlerin çoğu bir şekilde amerika'nın destekçisi oldu. örneğin adnan menderes'in başbakanlığı döneminde de amerika'nın ortadoğu planları desteklenmişti, hatta adnan menderes bunu şu şekilde dile getirmiştir, "çünkü, istikrar ve milletlerin istiklali gayesini güden garb devletlerinin siyaseti bakımından, türkiye, bu bölgede büyük ehemmiyet arzetmekte ve bu bakımdan gerekli vasıfları haiz bulunmaktadır... eisenhower doktrini'nin doğruluğu ve sakatlığını tarih huzurunda... amerika'nın bu planda ve bu hesapta, türkiye cumhuriyeti'ne vereceği yer, mevki ve ehemmiyet tayin edecektir". ancak amerika'nın en rahat olduğu dönem akp iktidarıdır muhtemelen.
amerika bu proje çerçevesinde terörü yok etme amacı ile bahsi geçen ülkelerde yer edinerek, bu ülkelerin zenginliklerini, başta petrol olmak üzere ele geçirmeyi hedeflemektedir. tabi bu hadefe ulaşması yolunda öncelikle bu ülkelerin yapısını bozmayı yöntem olarak seçmektedir. şüphesiz bu zenginliklerin başında petrol geliyor ve bu hedefini büyük ölçüde gerçeğe dönüştürmüştür. ırak topraklarında 5 yılı aşkın bir süredir demokrasi(!) getirme amacıyla yer edinmiş, benzer şekilde uranyum açısından zengin rezervlere sahip afganistan, taliban tehdidi gerekçesi ile işgal edilmiştir. bölgenin en önemli rezervlerinden üçüncüsü bor madenleri ve dünya üzerinde yer alan bor rezervlerinin %70-80 gibi büyük miktarı türkiye topraklarındadır. borun faydalarını burda anlatmaya gerek yoktur ama amerika bu rezervlerden asla vezgeçmeyecektir.
ancak ülkemiz sınırlarında yer alan bu rezervleri elde etmesi için ne afganistan ne de ırak gibi fiili bir işgal yolunu seçmelerine gerek yoktur. nitekim sevgili, canımız ciğerimiz(!) başbakanımız övünerek bu projenin eş başkanıyız diyebiliyor. ülkenin başında böyle bir başbakan varken asker yollayarak fiili bir işgale ne gerek var zaten. hatta bunun sadece tayyip ile yapılacak bir telefon görüşmesi ile halledilebileceğini, dünyanın dalga geçtiği georghe w. bush bile düşünebilir. başka ülkelerin zenginliklerini üstelik o ülkelerin ulusal kimliklerini zedeleyerek ele geçirmeyi hedefleyen bir projenin eş başkanı olmaktan gurur duyan bir başbakana başka bir yaptırıma ne gerek.
son 5-6 sene dahilinde yapılan özelleştirmelerin haddi hesabı yok maalesef. herhangi bir doğal zenginliğimizi de kapsayacak özelleştirmenin yapılmasından çoğu kişinin ancak iş işten geçtikten sonra haberi olur. çünkü kasımpaşalı bir başbakanımız var ve ortamı nasıl gereceğini çok iyi biliyor. dolayısıyla böyle ses getirecek özelleştirmeler yaklaştığında gider ispanya'dan, katar'dan bir açıklama yapar, herkes o konu ile meşgul iken özelleştirmeler aradan çıkıverir. zaten atadığı bakanlar işinin ehli. nerdeyse babalarını satacak adamlarla durmadan, yoluna devam ediyor.
aslında bu proje desteğini sadece tayyip'e yüklemek de yanlış olur çünkü bu ülkenin başına şimdiye kadar gelenlerin çoğu bir şekilde amerika'nın destekçisi oldu. örneğin adnan menderes'in başbakanlığı döneminde de amerika'nın ortadoğu planları desteklenmişti, hatta adnan menderes bunu şu şekilde dile getirmiştir, "çünkü, istikrar ve milletlerin istiklali gayesini güden garb devletlerinin siyaseti bakımından, türkiye, bu bölgede büyük ehemmiyet arzetmekte ve bu bakımdan gerekli vasıfları haiz bulunmaktadır... eisenhower doktrini'nin doğruluğu ve sakatlığını tarih huzurunda... amerika'nın bu planda ve bu hesapta, türkiye cumhuriyeti'ne vereceği yer, mevki ve ehemmiyet tayin edecektir". ancak amerika'nın en rahat olduğu dönem akp iktidarıdır muhtemelen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar