bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- her ilde üniversite kurulması5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı33
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- kızlar bakar mısınız8
- geçmişe takılıp kalmak8
- hakaret etmek7
- motorin7
- çok sıkıcısınız3
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması5
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- boyumun 2 cm kısalması25
- ibne c4
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- islamda namaz yoktur10
- rastgele sayı üretimi3
- yaşar dinleyen erkek10
- akp mhp apo ittifakı2
- ev yapımı cezerye5
- boğaz ağrısı2
- kombinlerin efendisi6
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- portakallı revani6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- pargalı ibrahim günümüzde yaşasa ne olurdu2
- ruhi çenet10
- teknik eleman2
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- ayni anda birden fazla kadinla kesismek2
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
- benkimki9
- opel4
- 0 0 719
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gocu kaç yaşında8
- serhat kılıç'ın ölümü ve güvencesiz çalışma2
- pkk ile görüştüğümüzü iddia eden şerefsizdir2
- anın fotoğrafı8
- gocu29
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- okan buruk10
- eymen el zevahiri3
- bacağına dövme yaptıran kız2
- insan olmaya ceyrek kala13
- humus4
- covid 193
- enayimiknatisii22
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
Tüm kadınların çıkarının ortak olduğu tezine dayanan burjuva ideolojisi. Dayandığı temel tezi yani ”tüm kadınların çıkarı ortaktır” tümcesini okuduğumuzda kadınlara hiçbir katkı sağlayamayacağını ve sağlayacağını düşünmenin ”ütopya” olacağını anlayabiliriz.
Aynı bir ulus içerisinde olduğu gibi kadınlar içerisinde de sosyal sınıflar vardır. Bu sınıf gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Yani dünyadaki tüm feministler bir araya gelip aynı anda bağırarak ”Tüm kadınların çıkarları ortaktır. Sınıf diye bir şey yoktur.” dese bile bu durum sınıf gerçeğini ortadan kaldırmış olmaz.
Bir holding düşünelim.
Gökdelenin en tepesinde işçilerin emeği ile çarkını döndürebilen ve para sayan birisi var. TÜSiAD’ın toplantılarına katılıyor,onlarca bankadan bir tanesinde örgütlenmiş kendisi gibi patronlarla. Amerikan ve Avrupa tekelleri ile işbirliği halinde. Bir kadın.
Aynı binadan birkaç kat inelim. Bir memur var. Gelen telefonlara bakıyor. Yazılı belgeleri düzenliyor. Para sayan patronun yerine getirmesi gereken çoğu idari iş onun üzerine yıkılmış. Fazla mesai yaptırtılıyor. O da bir kadın. Yoğun baskı ve stres altında çalışıyor. Hakkını aramak için sendikaya üye olmak istese, olmaz çünkü patron karşı.
En alt katta bir hizmetli var. Her gün sürekli kirletilen mermer zemini paspaslıyor. Her yerin tozunu alıyor. Temizlik malzemeleri ile yukarı aşağı inip çıkıyor sürekli. En ağır işi yapıyor kuşkusuz. Belki sosyal güvencesi olmadan 15. katın camını siliyor düşme riski varken. O da bir kadın. Hakkını arayamaz, grev yapamaz. Patron karşı.
işte cinsiyeti aynı olduğu için bu insanların çıkarı ortaklaşmıyor. AB-ABD gibi Emperyalist ülkelerde liberal burjuva feminizm hareketleri hükûmetler tarafından bolca destek görüyor. Halk kitlelerinden kadınları gerçek mücadelesinden saptırarak cinsiyet temelli bir mücadeleye yönlendiriyorlar.
Türkiye gibi ülkelerde bu işlemiyor. O yüzden aynı karakterdeki kadın hareketleri ”Marksist Feminizm, Sosyalist Feminizm” gibi kavramlar ortaya atılıyor. Halbuki sosyalizm, emekçi halk içerisinden kadınları savunur yalnızca. Onların da karşı cinsinden sınıf kardeşleriyle el ele vererek mücadelesini başarıya ulaştıracağından bahseder.
Feministlerin Antika Tefeci-Bezirgân Gelenekli Modern Finans-Kapital’in (Hafız-ı Kapital) ”sorunlaştırdığı” Kadın konusunda hiçbir somut çözümü yoktur. En uç noktası, bu konuda devletçe kanunlar düzenlenmesidir. Onların da tepeden örgütlendirilmesi dolayısıyla ne kadar uygulanacağı belirsiz.
Gerçek çözüm mü? Lenin Usta ortaya koymuş:
”Kadının kurtuluşu işçi sınıfının kurtuluşundan bağımsız değildir.”
Aynı bir ulus içerisinde olduğu gibi kadınlar içerisinde de sosyal sınıflar vardır. Bu sınıf gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Yani dünyadaki tüm feministler bir araya gelip aynı anda bağırarak ”Tüm kadınların çıkarları ortaktır. Sınıf diye bir şey yoktur.” dese bile bu durum sınıf gerçeğini ortadan kaldırmış olmaz.
Bir holding düşünelim.
Gökdelenin en tepesinde işçilerin emeği ile çarkını döndürebilen ve para sayan birisi var. TÜSiAD’ın toplantılarına katılıyor,onlarca bankadan bir tanesinde örgütlenmiş kendisi gibi patronlarla. Amerikan ve Avrupa tekelleri ile işbirliği halinde. Bir kadın.
Aynı binadan birkaç kat inelim. Bir memur var. Gelen telefonlara bakıyor. Yazılı belgeleri düzenliyor. Para sayan patronun yerine getirmesi gereken çoğu idari iş onun üzerine yıkılmış. Fazla mesai yaptırtılıyor. O da bir kadın. Yoğun baskı ve stres altında çalışıyor. Hakkını aramak için sendikaya üye olmak istese, olmaz çünkü patron karşı.
En alt katta bir hizmetli var. Her gün sürekli kirletilen mermer zemini paspaslıyor. Her yerin tozunu alıyor. Temizlik malzemeleri ile yukarı aşağı inip çıkıyor sürekli. En ağır işi yapıyor kuşkusuz. Belki sosyal güvencesi olmadan 15. katın camını siliyor düşme riski varken. O da bir kadın. Hakkını arayamaz, grev yapamaz. Patron karşı.
işte cinsiyeti aynı olduğu için bu insanların çıkarı ortaklaşmıyor. AB-ABD gibi Emperyalist ülkelerde liberal burjuva feminizm hareketleri hükûmetler tarafından bolca destek görüyor. Halk kitlelerinden kadınları gerçek mücadelesinden saptırarak cinsiyet temelli bir mücadeleye yönlendiriyorlar.
Türkiye gibi ülkelerde bu işlemiyor. O yüzden aynı karakterdeki kadın hareketleri ”Marksist Feminizm, Sosyalist Feminizm” gibi kavramlar ortaya atılıyor. Halbuki sosyalizm, emekçi halk içerisinden kadınları savunur yalnızca. Onların da karşı cinsinden sınıf kardeşleriyle el ele vererek mücadelesini başarıya ulaştıracağından bahseder.
Feministlerin Antika Tefeci-Bezirgân Gelenekli Modern Finans-Kapital’in (Hafız-ı Kapital) ”sorunlaştırdığı” Kadın konusunda hiçbir somut çözümü yoktur. En uç noktası, bu konuda devletçe kanunlar düzenlenmesidir. Onların da tepeden örgütlendirilmesi dolayısıyla ne kadar uygulanacağı belirsiz.
Gerçek çözüm mü? Lenin Usta ortaya koymuş:
”Kadının kurtuluşu işçi sınıfının kurtuluşundan bağımsız değildir.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar