bugün
- 29 ekim cumhuriyet bayramı8
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak2
- istanbul11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- escort taş mı yesin5
- lays zeytinyağlı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- fenerbahçe9
- yazılımcıların flört edememesi9
- satranç2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- liverpool fc2
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar2
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- gecenin şarkısı9
- kedilerle uyumak9
- rafine zevkleri olan erkek12
- fırında tavuk10
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- yaprak dökümü ferhunde2
- dolapta iki biram var6
- şiir yazmak3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- cumhuriyet bayramı8
- ak parti2
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- salon erkeği10
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- giysi fiyatlarının uçması9
- yüzüklerin efendisi5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- sevişmek hüner değil6
- lüks araba istemeyen erkek9
- acil durumda aranacak kişi5
- ekşi sözlük9
- içten içe üşümek5
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- değerli olduğunu hissettirmek6
- trabzonspor17
- ilker başbuğ7
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- nasılsın4
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- yallah arabistan a diyen tip11
Tüm kadınların çıkarının ortak olduğu tezine dayanan burjuva ideolojisi. Dayandığı temel tezi yani ”tüm kadınların çıkarı ortaktır” tümcesini okuduğumuzda kadınlara hiçbir katkı sağlayamayacağını ve sağlayacağını düşünmenin ”ütopya” olacağını anlayabiliriz.
Aynı bir ulus içerisinde olduğu gibi kadınlar içerisinde de sosyal sınıflar vardır. Bu sınıf gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Yani dünyadaki tüm feministler bir araya gelip aynı anda bağırarak ”Tüm kadınların çıkarları ortaktır. Sınıf diye bir şey yoktur.” dese bile bu durum sınıf gerçeğini ortadan kaldırmış olmaz.
Bir holding düşünelim.
Gökdelenin en tepesinde işçilerin emeği ile çarkını döndürebilen ve para sayan birisi var. TÜSiAD’ın toplantılarına katılıyor,onlarca bankadan bir tanesinde örgütlenmiş kendisi gibi patronlarla. Amerikan ve Avrupa tekelleri ile işbirliği halinde. Bir kadın.
Aynı binadan birkaç kat inelim. Bir memur var. Gelen telefonlara bakıyor. Yazılı belgeleri düzenliyor. Para sayan patronun yerine getirmesi gereken çoğu idari iş onun üzerine yıkılmış. Fazla mesai yaptırtılıyor. O da bir kadın. Yoğun baskı ve stres altında çalışıyor. Hakkını aramak için sendikaya üye olmak istese, olmaz çünkü patron karşı.
En alt katta bir hizmetli var. Her gün sürekli kirletilen mermer zemini paspaslıyor. Her yerin tozunu alıyor. Temizlik malzemeleri ile yukarı aşağı inip çıkıyor sürekli. En ağır işi yapıyor kuşkusuz. Belki sosyal güvencesi olmadan 15. katın camını siliyor düşme riski varken. O da bir kadın. Hakkını arayamaz, grev yapamaz. Patron karşı.
işte cinsiyeti aynı olduğu için bu insanların çıkarı ortaklaşmıyor. AB-ABD gibi Emperyalist ülkelerde liberal burjuva feminizm hareketleri hükûmetler tarafından bolca destek görüyor. Halk kitlelerinden kadınları gerçek mücadelesinden saptırarak cinsiyet temelli bir mücadeleye yönlendiriyorlar.
Türkiye gibi ülkelerde bu işlemiyor. O yüzden aynı karakterdeki kadın hareketleri ”Marksist Feminizm, Sosyalist Feminizm” gibi kavramlar ortaya atılıyor. Halbuki sosyalizm, emekçi halk içerisinden kadınları savunur yalnızca. Onların da karşı cinsinden sınıf kardeşleriyle el ele vererek mücadelesini başarıya ulaştıracağından bahseder.
Feministlerin Antika Tefeci-Bezirgân Gelenekli Modern Finans-Kapital’in (Hafız-ı Kapital) ”sorunlaştırdığı” Kadın konusunda hiçbir somut çözümü yoktur. En uç noktası, bu konuda devletçe kanunlar düzenlenmesidir. Onların da tepeden örgütlendirilmesi dolayısıyla ne kadar uygulanacağı belirsiz.
Gerçek çözüm mü? Lenin Usta ortaya koymuş:
”Kadının kurtuluşu işçi sınıfının kurtuluşundan bağımsız değildir.”
Aynı bir ulus içerisinde olduğu gibi kadınlar içerisinde de sosyal sınıflar vardır. Bu sınıf gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Yani dünyadaki tüm feministler bir araya gelip aynı anda bağırarak ”Tüm kadınların çıkarları ortaktır. Sınıf diye bir şey yoktur.” dese bile bu durum sınıf gerçeğini ortadan kaldırmış olmaz.
Bir holding düşünelim.
Gökdelenin en tepesinde işçilerin emeği ile çarkını döndürebilen ve para sayan birisi var. TÜSiAD’ın toplantılarına katılıyor,onlarca bankadan bir tanesinde örgütlenmiş kendisi gibi patronlarla. Amerikan ve Avrupa tekelleri ile işbirliği halinde. Bir kadın.
Aynı binadan birkaç kat inelim. Bir memur var. Gelen telefonlara bakıyor. Yazılı belgeleri düzenliyor. Para sayan patronun yerine getirmesi gereken çoğu idari iş onun üzerine yıkılmış. Fazla mesai yaptırtılıyor. O da bir kadın. Yoğun baskı ve stres altında çalışıyor. Hakkını aramak için sendikaya üye olmak istese, olmaz çünkü patron karşı.
En alt katta bir hizmetli var. Her gün sürekli kirletilen mermer zemini paspaslıyor. Her yerin tozunu alıyor. Temizlik malzemeleri ile yukarı aşağı inip çıkıyor sürekli. En ağır işi yapıyor kuşkusuz. Belki sosyal güvencesi olmadan 15. katın camını siliyor düşme riski varken. O da bir kadın. Hakkını arayamaz, grev yapamaz. Patron karşı.
işte cinsiyeti aynı olduğu için bu insanların çıkarı ortaklaşmıyor. AB-ABD gibi Emperyalist ülkelerde liberal burjuva feminizm hareketleri hükûmetler tarafından bolca destek görüyor. Halk kitlelerinden kadınları gerçek mücadelesinden saptırarak cinsiyet temelli bir mücadeleye yönlendiriyorlar.
Türkiye gibi ülkelerde bu işlemiyor. O yüzden aynı karakterdeki kadın hareketleri ”Marksist Feminizm, Sosyalist Feminizm” gibi kavramlar ortaya atılıyor. Halbuki sosyalizm, emekçi halk içerisinden kadınları savunur yalnızca. Onların da karşı cinsinden sınıf kardeşleriyle el ele vererek mücadelesini başarıya ulaştıracağından bahseder.
Feministlerin Antika Tefeci-Bezirgân Gelenekli Modern Finans-Kapital’in (Hafız-ı Kapital) ”sorunlaştırdığı” Kadın konusunda hiçbir somut çözümü yoktur. En uç noktası, bu konuda devletçe kanunlar düzenlenmesidir. Onların da tepeden örgütlendirilmesi dolayısıyla ne kadar uygulanacağı belirsiz.
Gerçek çözüm mü? Lenin Usta ortaya koymuş:
”Kadının kurtuluşu işçi sınıfının kurtuluşundan bağımsız değildir.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar