bugün
- romanya52
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- mehdinin en sevdiği balık5
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- türkiye19
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar4
- almanya14
- fatma betül sayan kaya39
- yarın iş var3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek3
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- hindistan4
- dünya60
- hiçbir şeyin sarmaması5
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- ismet gurbuz 2024 almanya da2
- siccin3
- avanos pforzheim arası yüksek hızlı tren2
- anın görüntüsü31
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- besiktastakideli2
- ismet el gürbüzhavi bin mehdiyetini ve biraderi2
- suudi arabistan3
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- hayat2
- patroniçesine aşık stajyer erkek2
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı4
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- amerika birleşik devletleri30
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi2
- ispanya6
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- ne yapsam iyi olur9
- azerbaycan3
- sözlük kokusu6
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- osmanlı millet sistemi3
- serdar ortaç2
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- haseki hera sultan2
- futbol4
- litvanya2
- entriyi özetle2
- fransa11
- kazakistan4
- meksika açmazı macerası10
- pakistan4
televizyon kanallarında envai yarışma programları var (milleti birbirine kırdırıp duruyorlar) ama bu bir başka kabul ediyorum. resmen (bkz: freak show).
kızların hayalini kurduğu beyni boş dövmeli yakışıklı delikanlılara, bilimum kaşarların eşlik ettiği, habire göbek atılan bir... saçmalığa dönmüş.
hükümet zorunlu eğitimi 13 yıl yapacağız diyor diye elbette halkın ortalama eğitim seviyesi kayda değer yükselecek değildir.
gerçi eğitim seviyesi yükselse de zeka düzeyini de Aziz Nesin açıklamıştı da, ben de oldum olası "fazla iyimser bir yaklaşımmış" derdim içimden...
Elimizdeki insan malzemesi budur işte aha bu yarışma programına çıkan tipler. Bunun için darbecilerin iştahları da kabarmaktadır her daim, "cahil halk gericilere oy verir, demek ki demokrasi bize uymaz" gerekçesine kılıftır.
"Çarkıfelek de bir bilgi yarışması mı göt" diye başladınız mırıldanmaya?
Aslında, diğer bilgi yarışmalarının da hiçbiri bilgi yarışması değil ona ne diyeceksiniz acaba?!
Bunlar "izlenme oranını arttırıp reklam toplamak, yani para kazanmak ve bu paranın az bir kısmını da katılanlara dağıtmak" amacıyla düzenlenen, "alt tabakaya yönelik" eğlence programlarıdır.
Yarışmacıların körkütük cahil çıkacaklarını sunucu da bilir, televizyonun müdürü de.
işin matrağı, seyirci de bilir. Gerek onun için gerekse yarışmacı için önemli olan "kimin kaç lira götüreceğidir". Öyle olmasaydı, mükerrem teyze, "çok ihtiyacım var Mehmet Ali Bey, ne olur yardım edin" diye ağlamazdı! "Bilmiyorum, bu noktada bırakıyorum" der, giderdi.
Öyle olmasaydı, 120000 (sayıyı daha rahat okuyabilin diye araya nokta mı koyayım virgül mü koyayım diye ikilemde kaldım açıkçası, Amerikan standartları mı seviyorsunuz yoksa Avrupa mı) kişi, dandik bir programa katılmak için kuyruğa girmezdi.
insanlar parasızlıktan kıvranıyorlar, mesele bundan ibarettir.
Ciddi bir bilgi yarışması düzenle, ödül olarak da kitap ver de, bak bakalım kaç kişi katılıyor... (bir ben katılırım bir de karşı komşum mualla teyze)
Ama bu tür "bilgi yarışması tadı verilmiş" eğlence programlarında, "baraj sorusu" olarak "Türkiye'nin başkenti" falan sorulur. Yarışmacı daha işin başında elenmesin de programın tadı kaçmasın diye. Çok basit soruların çok basit yanıtları da bir türlü alınmaz, araya girip kafa karıştırılarak iş uzatıldıkça uzatılır, bir "enayi gerilimi" sağlanır, program hemen bitmesin diye.
Bir zamanlar eski star televizyonunda yarışma programı vardı hatırlayabilmeniz için yaşça büyük olmanız lazım...
Jülide Ateş sunuyordu programı, şöyle bir soru sordu: "Bir devleti ve milleti simgeleyen dikdörtgen bez parçasıdır, o ülkenin renklerini taşır, törenle direğe çekilir, törenle indirilir"...
yarışmacı epey düşündükten sonra yanıt verdi: "ingiliz kumaşı!" (hahaha)
Jülide tıkanmış, bir süre konuşamamıştı çok iyi hatırlıyorum... Yarışan hayvancık para kazanamamıştı ne yazık ki. Hiç de iyi olmamıştı, diğer seyircileri de katılmaya teşvik etmesi için kazanması gerekiyordu...
aynı programda şunu da görmüştü bu gözler. Şunu sordu: "Polonya'nın başkenti neresidir?"(seviye biraz yükselmiş herhalde)
Cevap: "Avusturya!"
O günden beri televizyonda yarışma programı seyretmem. buna da zap yaparken denk geldim, gelmeseydim keşke...
kızların hayalini kurduğu beyni boş dövmeli yakışıklı delikanlılara, bilimum kaşarların eşlik ettiği, habire göbek atılan bir... saçmalığa dönmüş.
hükümet zorunlu eğitimi 13 yıl yapacağız diyor diye elbette halkın ortalama eğitim seviyesi kayda değer yükselecek değildir.
gerçi eğitim seviyesi yükselse de zeka düzeyini de Aziz Nesin açıklamıştı da, ben de oldum olası "fazla iyimser bir yaklaşımmış" derdim içimden...
Elimizdeki insan malzemesi budur işte aha bu yarışma programına çıkan tipler. Bunun için darbecilerin iştahları da kabarmaktadır her daim, "cahil halk gericilere oy verir, demek ki demokrasi bize uymaz" gerekçesine kılıftır.
"Çarkıfelek de bir bilgi yarışması mı göt" diye başladınız mırıldanmaya?
Aslında, diğer bilgi yarışmalarının da hiçbiri bilgi yarışması değil ona ne diyeceksiniz acaba?!
Bunlar "izlenme oranını arttırıp reklam toplamak, yani para kazanmak ve bu paranın az bir kısmını da katılanlara dağıtmak" amacıyla düzenlenen, "alt tabakaya yönelik" eğlence programlarıdır.
Yarışmacıların körkütük cahil çıkacaklarını sunucu da bilir, televizyonun müdürü de.
işin matrağı, seyirci de bilir. Gerek onun için gerekse yarışmacı için önemli olan "kimin kaç lira götüreceğidir". Öyle olmasaydı, mükerrem teyze, "çok ihtiyacım var Mehmet Ali Bey, ne olur yardım edin" diye ağlamazdı! "Bilmiyorum, bu noktada bırakıyorum" der, giderdi.
Öyle olmasaydı, 120000 (sayıyı daha rahat okuyabilin diye araya nokta mı koyayım virgül mü koyayım diye ikilemde kaldım açıkçası, Amerikan standartları mı seviyorsunuz yoksa Avrupa mı) kişi, dandik bir programa katılmak için kuyruğa girmezdi.
insanlar parasızlıktan kıvranıyorlar, mesele bundan ibarettir.
Ciddi bir bilgi yarışması düzenle, ödül olarak da kitap ver de, bak bakalım kaç kişi katılıyor... (bir ben katılırım bir de karşı komşum mualla teyze)
Ama bu tür "bilgi yarışması tadı verilmiş" eğlence programlarında, "baraj sorusu" olarak "Türkiye'nin başkenti" falan sorulur. Yarışmacı daha işin başında elenmesin de programın tadı kaçmasın diye. Çok basit soruların çok basit yanıtları da bir türlü alınmaz, araya girip kafa karıştırılarak iş uzatıldıkça uzatılır, bir "enayi gerilimi" sağlanır, program hemen bitmesin diye.
Bir zamanlar eski star televizyonunda yarışma programı vardı hatırlayabilmeniz için yaşça büyük olmanız lazım...
Jülide Ateş sunuyordu programı, şöyle bir soru sordu: "Bir devleti ve milleti simgeleyen dikdörtgen bez parçasıdır, o ülkenin renklerini taşır, törenle direğe çekilir, törenle indirilir"...
yarışmacı epey düşündükten sonra yanıt verdi: "ingiliz kumaşı!" (hahaha)
Jülide tıkanmış, bir süre konuşamamıştı çok iyi hatırlıyorum... Yarışan hayvancık para kazanamamıştı ne yazık ki. Hiç de iyi olmamıştı, diğer seyircileri de katılmaya teşvik etmesi için kazanması gerekiyordu...
aynı programda şunu da görmüştü bu gözler. Şunu sordu: "Polonya'nın başkenti neresidir?"(seviye biraz yükselmiş herhalde)
Cevap: "Avusturya!"
O günden beri televizyonda yarışma programı seyretmem. buna da zap yaparken denk geldim, gelmeseydim keşke...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar