sigorta

  1. 8.
    efendim bu sigorta denilen şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Hakkaten bilmiyorum. Ama her evde var, onu biliyorum. bir şey oluyor ve sigorta atıyor.

    tanım: sigorta atan bir şeydir. (şunu adam akıllı biri açıklarsa büyük sevaba girer)

    şimdi bu sigorta eskiden çok atardı. Evin muhtemelen giriş kapısının üstünde, böyle dört-beş tane yuvarlak alet vardı. içine bakır tel sararlardı. alt kattaki fırında börek pişiriyor mesela, pat sigortalar atar. Kimse kıpırdamayacak bu biiiir. Adam gibi sigortadan anlayacak bir komşudan rica edilecek, amca çizgili pijamalarıyla gelecek. Düşen bir ufoyu incelercesine bakacak sigorta paneline. Her daim vestiyerde bulunan mum çıkarılacak (el feneri varsa dadından yinmez) sigortayı yapabilen mühim adam, mum ışığında dünyayı kurtarma görevine başlayacak.

    sigorta panelindeki yuvarlak nesneler sola doğru çevrilecek, bir bir çıkarılıp kontrol edilecek. atan sigorta tespit edilip, yeni bakır tel sarılacak. birden ışıklar yanacak. pijamalı amcanın yüzünde utangaç bir gurur, bizim gözlerimizde büyük bir hayranlık duygusu.

    ben de öğreneceğim bu sigorta işini, kimbilir bir gün atan bir sigortayı tamir edersem, benimle gurur duyabilir ailem. fakat o da ne ?

    - düğmeli sigorta çıkmış oğluuuum, atınca düğmeyi kaldırıyormuşsun geliyormuş ceryanlar.
    + hadiiiiii

    evet günün birinde böyle oldu. şartelli sigorta icat oldu, çizgili pijama giyen bütün mühim amcalar ölüverdi birden bire... yine sigortalar attı evde. Bir sandalye koyup baktık, inen şarteli kaldırdık ve elektrikler geldi. Ben bile yapabiliyordum ama ne fayda! apartmandan hiç kimse, oğlum karanlıkta kaldık, gel bak hele sigortaya demedi.

    böyle başladı bizim komşuluklar eskimeye, bir tarafından çatırdamaya. sigorta deyip geçmeyin. bir sigorta atardı, yan komşu gelip yapar, orta şekerli bir kahveyi hakederdi. mağdur durumda bıraktığından helallik için alt komşudan gelen börek de cabası...
    0 ... nevai