bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği32
- herkesi seven insan9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- et döner dürüm4
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- çok hastayım sözlük6
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- true nickli yazar15
- ikizler burcu kadını olmak7
- sarı poşet kudurtması15
- götünden tanırım seni8
- ekşi sözlük4
- orta şeritte giderken selektör yapan kavat2
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- tai lung12
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- true'yi evlendiriyoruz3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- en çok ihanet eden burçlar7
- manisada okul saldırısı17
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- the white buffalo2
- celal şengör'ün burç yorumu6
- ai otomatik silme kalksın2
- türkiye de muhalefet var mı10
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- iş hayatında takılan maskeler6
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- y o r u l d u m5
- ai singularity2
- siyaset üstü yazarlar9
- iyiliğin yan etkileri4
- kış geliyor6
- kova burçlari bakar misiniz5
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- oğlak burcu kadını4
- ekonomi7
- kutsi3
- z kuşağı9
- hava burçları3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
ingmar bergman enteresan bir yönetmen. çekim tekniği açısından olsun, kullandığı değişik imgelemeler olsun, tanrı kavramını ve kişiliği kurcalayışı olsun sinema seven insanı bir şekilde mutlaka etkilemiş bir yönetmen kendisi.
garip bir hastanede başlıyor film. bir piyes canlandırırken, hayatın anlamını bulmuş gibi öylece kalan ve o andan itibaren konuşmayı reddeden bir aktris ve aktristin bakımını üstlenen genç bir hemşirenin arasında döner kurgu.
diyalog yerine monologlar halinde devam eder. aktristimiz konuşmak istemediği için, hemşirenin hayat hikayesine ve yaşadıklarına odaklanırız daha çok. bir süre sonra monologlar hemşireyi rahatsız etmeye başlar ve farkında olmadan bir kişilik bunalımının içerisine düşer. enteresan yan karakterler vardır filmin içerisinde, müzik olarak tabir edebileceğim şeyler yerine, garip ve rahatsız edici sesler duyarız daha çok.
seyirliği yüksek, biraz rahatsızlık verici ve olayı tam kavrayamadan ilerleyen bir film. bergman yapımları hakkında herhangi bir fikriniz yoksa, apışıp kalabileceğiniz türden bir film olmuş.
çıkartabildiğim iki ayrıntı; en başta dediğim gibi bu adam tanrı kavramını seviyor. suskunluk/susmak isa peygamberin ibadetidir hristiyan inancında. bu şekilde boş konuşmalar olmaz ve kullanılan dil yalan söylemez. aktristimizi, bu noktada isa peygamber ve ibadeti ile ilişkilendirmiş olabilir yönetmen.
ikinci nokta ise hemşirenin konuşkanlığından. anlattığı şeylerin derinliği ve bozukluğundan. insanın ancak ve ancak kendisini, yaşanılan şeylerden ötürü yargılamayacak ve mutlak bir dikkat ile dinleyecek bir birey karşısında perdelerini açıp gerçek kişiliğini ön plana çıkartabilir. geri kalan durumlar ise dünya denilen koskoca tiyatro sahnesinde etik, ahlak ve din kuralları çerçevesinde, bize verilen rol dağılımında görevimizi yerine getirmek ve iç dünyamızı bir şekilde bastırmak zorunda olduğumuzdur.
yanılıyor da olabilirim tabi ki. ilk izlenim ve intiba bu yönde sadece.
teknik anlamda film çok büyük övgüler almış, sinema tekniği kapasitem yetersiz olduğu için bir şey diyemiyorum. film içerisindeki sahne geçişleri, yüzlere yapılan zoomlar, açılışta gösterilen enteresan kareler, müziksizlik ve şu an aklıma gelmeyen başka teknik alt yapılar birleşince evet, gayet güzel bir film olmuş diyebilirim. bu tarz çekim tekniklerinin kullanıldığı başka filmler nelerdir derseniz aklıma gelen tek şey funny games filmindeki kameraya karşı konuşma sahnesi olur.
garip bir hastanede başlıyor film. bir piyes canlandırırken, hayatın anlamını bulmuş gibi öylece kalan ve o andan itibaren konuşmayı reddeden bir aktris ve aktristin bakımını üstlenen genç bir hemşirenin arasında döner kurgu.
diyalog yerine monologlar halinde devam eder. aktristimiz konuşmak istemediği için, hemşirenin hayat hikayesine ve yaşadıklarına odaklanırız daha çok. bir süre sonra monologlar hemşireyi rahatsız etmeye başlar ve farkında olmadan bir kişilik bunalımının içerisine düşer. enteresan yan karakterler vardır filmin içerisinde, müzik olarak tabir edebileceğim şeyler yerine, garip ve rahatsız edici sesler duyarız daha çok.
seyirliği yüksek, biraz rahatsızlık verici ve olayı tam kavrayamadan ilerleyen bir film. bergman yapımları hakkında herhangi bir fikriniz yoksa, apışıp kalabileceğiniz türden bir film olmuş.
çıkartabildiğim iki ayrıntı; en başta dediğim gibi bu adam tanrı kavramını seviyor. suskunluk/susmak isa peygamberin ibadetidir hristiyan inancında. bu şekilde boş konuşmalar olmaz ve kullanılan dil yalan söylemez. aktristimizi, bu noktada isa peygamber ve ibadeti ile ilişkilendirmiş olabilir yönetmen.
ikinci nokta ise hemşirenin konuşkanlığından. anlattığı şeylerin derinliği ve bozukluğundan. insanın ancak ve ancak kendisini, yaşanılan şeylerden ötürü yargılamayacak ve mutlak bir dikkat ile dinleyecek bir birey karşısında perdelerini açıp gerçek kişiliğini ön plana çıkartabilir. geri kalan durumlar ise dünya denilen koskoca tiyatro sahnesinde etik, ahlak ve din kuralları çerçevesinde, bize verilen rol dağılımında görevimizi yerine getirmek ve iç dünyamızı bir şekilde bastırmak zorunda olduğumuzdur.
yanılıyor da olabilirim tabi ki. ilk izlenim ve intiba bu yönde sadece.
teknik anlamda film çok büyük övgüler almış, sinema tekniği kapasitem yetersiz olduğu için bir şey diyemiyorum. film içerisindeki sahne geçişleri, yüzlere yapılan zoomlar, açılışta gösterilen enteresan kareler, müziksizlik ve şu an aklıma gelmeyen başka teknik alt yapılar birleşince evet, gayet güzel bir film olmuş diyebilirim. bu tarz çekim tekniklerinin kullanıldığı başka filmler nelerdir derseniz aklıma gelen tek şey funny games filmindeki kameraya karşı konuşma sahnesi olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar