bugün
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak17
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- uysaljakoben25
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- petzold'un aynalar no 3 filmi3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- beyaz tenli olmak2
- soul calibur3
- reha muhtar26
- murat soner4
- istiklal partisi2
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler2
- dünyanın sonu5
- yazlıkçı teyzeler4
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- ezdirmem sana kendimi den sonra yapilabilecekler2
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- evlilik masrafları17
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- vincenzo italiano5
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- bitcoin2
- mafyaya özenmek3
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- katatespizartmasi9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- kendini dinlemek5
- penis deliğinden içeri giren kene10
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- fedoncu terör örgütü2
- mokv geldi mi8
- özgür özel mallığı6
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- göt deliği yalatmak11
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- ezdirmem sana kendimi2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- gocu34
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- gül gibi kız olma kriterleri9
- en gey özelliğiniz10
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
aşağıda anlatacaklarım ilk ring tecrübemden aklımda kalanlardır. kısa olursa kusuruma bakmayın. aklımda sadece onlar kalmış olabilir. kolay değil, başım hala ağrıyor! ne eksik ne fazladır.
aslında yazıya "beni şu inşaatta bi siktiler, bi siktiler" gibi bir giriş yazsam aşağıdakileri okuduğunuzda bu girişin abes kaçmadığını farkedersiniz. ama ben daha kibar olacağım.
öncelikle şunu söyleyeyim ki, öyle karşılık vermeyip sizin vurmanız için el pençe divan duran kum torbasına vurup "ooo acaip güçlü yumruklarım var" diyenlerin 1,2,3,4,5 hatta 5555 kere durup düşünmeleri gereken bir spormuş (bkz: kendimden biliyorum). atalarımız ne güzel demiş, el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış diye. kum torbasına vurursun, vurduktan sonra kum torbası üzerine gelince sağa sola eskiv yaparsın. zannedersin ki karşıda adam olsa yumrukları boşa çıkar böylece. ama öyle olmuyormuş işte. elin oğlu koyuveriyor kroşeyi çeneye. sonra groki vaziyette boşluğa iki adım atar halde buluyor insan kendini. groki ne ola derseniz, yarı beyinsiz olma hali gibi birşeymiş. onu da öğrendim, hem de yaşayarak. dünya, bünyeye ve yenilen yumruğun şiddetine göre takriben 1-2 saniye kadar kararıyor. bu durum çeneye yenilen yumrukta ortaya çıkıyor. bir de çeneye alınan yumruk kulak ağrısı yaptı ilk gün. guard pozisyonunda ise rakibin 8 onsluk incecik eldiveni ile kafanıza bir dare alırsanız, önce kafanızda bir acı duyarsınız, ardından darbeyi aldığınız tarafta bulunan gözünüzün dibinde bir flaş patlar, sonra dünya 1 saniyeliğine kararır. 5 saniye sonra da kafanızda bir yumurta belirir. neden diye sormayın, hikmet-i hüda! efendim bir de meşhur kombine yumruk çalışmaları vardır. en önemli tavsiyem, hepsini unutun! zira öyle kolay değilmiş o işler. siz sol aparkat, sol kroşe, sağ direk kombine planınızı uygulamaya koyduğunuz anda olacak olan şudur; sol aparkatı çıkarırsınız, rakip kendi soluna kaçar, sağ direği geçirir. nereden biliyorum? tabi ki kendimden!
tüm maç boyunca iki kez grokiye düştüm, bir kez de grokiye düşürdüm. köşelere sıkışmak tehlikeliymiş. ben sıkıştım. iyi bir dayak yedikten sonra nasıl olduysa sağa kaçıp sağ kroşe vurdum, hedefi tuttu. rakibin gözlerinin 2 saniye boş baktığını gördüm. kimbilir ben ne hale gelmişimdir. ama köşe tehlikeliymiş.
bir de play station'da fight night diye bir oyun oynardık. harika bir oyundu zaten ama artık gözümde devleşti. oyun resmen gerçek gibiymiş. flaş patlaması, etrafın kararması, yorgunluk belirtileri falan.
böyle işte, diyeceklerim bunlar.
sağlıcakla kalın.
aslında yazıya "beni şu inşaatta bi siktiler, bi siktiler" gibi bir giriş yazsam aşağıdakileri okuduğunuzda bu girişin abes kaçmadığını farkedersiniz. ama ben daha kibar olacağım.
öncelikle şunu söyleyeyim ki, öyle karşılık vermeyip sizin vurmanız için el pençe divan duran kum torbasına vurup "ooo acaip güçlü yumruklarım var" diyenlerin 1,2,3,4,5 hatta 5555 kere durup düşünmeleri gereken bir spormuş (bkz: kendimden biliyorum). atalarımız ne güzel demiş, el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış diye. kum torbasına vurursun, vurduktan sonra kum torbası üzerine gelince sağa sola eskiv yaparsın. zannedersin ki karşıda adam olsa yumrukları boşa çıkar böylece. ama öyle olmuyormuş işte. elin oğlu koyuveriyor kroşeyi çeneye. sonra groki vaziyette boşluğa iki adım atar halde buluyor insan kendini. groki ne ola derseniz, yarı beyinsiz olma hali gibi birşeymiş. onu da öğrendim, hem de yaşayarak. dünya, bünyeye ve yenilen yumruğun şiddetine göre takriben 1-2 saniye kadar kararıyor. bu durum çeneye yenilen yumrukta ortaya çıkıyor. bir de çeneye alınan yumruk kulak ağrısı yaptı ilk gün. guard pozisyonunda ise rakibin 8 onsluk incecik eldiveni ile kafanıza bir dare alırsanız, önce kafanızda bir acı duyarsınız, ardından darbeyi aldığınız tarafta bulunan gözünüzün dibinde bir flaş patlar, sonra dünya 1 saniyeliğine kararır. 5 saniye sonra da kafanızda bir yumurta belirir. neden diye sormayın, hikmet-i hüda! efendim bir de meşhur kombine yumruk çalışmaları vardır. en önemli tavsiyem, hepsini unutun! zira öyle kolay değilmiş o işler. siz sol aparkat, sol kroşe, sağ direk kombine planınızı uygulamaya koyduğunuz anda olacak olan şudur; sol aparkatı çıkarırsınız, rakip kendi soluna kaçar, sağ direği geçirir. nereden biliyorum? tabi ki kendimden!
tüm maç boyunca iki kez grokiye düştüm, bir kez de grokiye düşürdüm. köşelere sıkışmak tehlikeliymiş. ben sıkıştım. iyi bir dayak yedikten sonra nasıl olduysa sağa kaçıp sağ kroşe vurdum, hedefi tuttu. rakibin gözlerinin 2 saniye boş baktığını gördüm. kimbilir ben ne hale gelmişimdir. ama köşe tehlikeliymiş.
bir de play station'da fight night diye bir oyun oynardık. harika bir oyundu zaten ama artık gözümde devleşti. oyun resmen gerçek gibiymiş. flaş patlaması, etrafın kararması, yorgunluk belirtileri falan.
böyle işte, diyeceklerim bunlar.
sağlıcakla kalın.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
