bugün
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- velvet36
- çekirgeleri kim gönderdi7
- yazarların özledikleri şeyler6
- habire1233
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri5
- velvet geceleri napıyor sorunsalı5
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- insan sevmeyen insan2
- kürdüm4
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek2
- olm niye böyle olduk lan herkes yarrak gibi3
- basit bir hayat istemek4
- torunlarını düşünen işe bisikletle gider3
- kadınsızlık7
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- bugün 21 temmuz2
- dem parti5
- dünyanın geoid olmaması2
- gazlı içecek2
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kabataş olayı görüntüleri27
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- kafayı kedi gibi hoşlanılan kıza sürtmek3
- istanbul un çok pahalı olması27
- fatma soydaş3
- bot beğeni6
- 5 takipçim olması5
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- güne bir şarkı bırak3
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek4
- hangi manifest kızısın12
- 22 yaş5
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- gavur isimlerinin versiyonları2
- kadınların çok gamsız ve dertsiz olması meselesi4
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması6
- incelikli erkek5
- oğlum bir baktım da buradaki ekip bok gibi lan3
- en sevilmeyen ev işleri14
- yeni parti8
- her şeyin üst üste gelmesi8
aşağıda anlatacaklarım ilk ring tecrübemden aklımda kalanlardır. kısa olursa kusuruma bakmayın. aklımda sadece onlar kalmış olabilir. kolay değil, başım hala ağrıyor! ne eksik ne fazladır.
aslında yazıya "beni şu inşaatta bi siktiler, bi siktiler" gibi bir giriş yazsam aşağıdakileri okuduğunuzda bu girişin abes kaçmadığını farkedersiniz. ama ben daha kibar olacağım.
öncelikle şunu söyleyeyim ki, öyle karşılık vermeyip sizin vurmanız için el pençe divan duran kum torbasına vurup "ooo acaip güçlü yumruklarım var" diyenlerin 1,2,3,4,5 hatta 5555 kere durup düşünmeleri gereken bir spormuş (bkz: kendimden biliyorum). atalarımız ne güzel demiş, el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış diye. kum torbasına vurursun, vurduktan sonra kum torbası üzerine gelince sağa sola eskiv yaparsın. zannedersin ki karşıda adam olsa yumrukları boşa çıkar böylece. ama öyle olmuyormuş işte. elin oğlu koyuveriyor kroşeyi çeneye. sonra groki vaziyette boşluğa iki adım atar halde buluyor insan kendini. groki ne ola derseniz, yarı beyinsiz olma hali gibi birşeymiş. onu da öğrendim, hem de yaşayarak. dünya, bünyeye ve yenilen yumruğun şiddetine göre takriben 1-2 saniye kadar kararıyor. bu durum çeneye yenilen yumrukta ortaya çıkıyor. bir de çeneye alınan yumruk kulak ağrısı yaptı ilk gün. guard pozisyonunda ise rakibin 8 onsluk incecik eldiveni ile kafanıza bir dare alırsanız, önce kafanızda bir acı duyarsınız, ardından darbeyi aldığınız tarafta bulunan gözünüzün dibinde bir flaş patlar, sonra dünya 1 saniyeliğine kararır. 5 saniye sonra da kafanızda bir yumurta belirir. neden diye sormayın, hikmet-i hüda! efendim bir de meşhur kombine yumruk çalışmaları vardır. en önemli tavsiyem, hepsini unutun! zira öyle kolay değilmiş o işler. siz sol aparkat, sol kroşe, sağ direk kombine planınızı uygulamaya koyduğunuz anda olacak olan şudur; sol aparkatı çıkarırsınız, rakip kendi soluna kaçar, sağ direği geçirir. nereden biliyorum? tabi ki kendimden!
tüm maç boyunca iki kez grokiye düştüm, bir kez de grokiye düşürdüm. köşelere sıkışmak tehlikeliymiş. ben sıkıştım. iyi bir dayak yedikten sonra nasıl olduysa sağa kaçıp sağ kroşe vurdum, hedefi tuttu. rakibin gözlerinin 2 saniye boş baktığını gördüm. kimbilir ben ne hale gelmişimdir. ama köşe tehlikeliymiş.
bir de play station'da fight night diye bir oyun oynardık. harika bir oyundu zaten ama artık gözümde devleşti. oyun resmen gerçek gibiymiş. flaş patlaması, etrafın kararması, yorgunluk belirtileri falan.
böyle işte, diyeceklerim bunlar.
sağlıcakla kalın.
aslında yazıya "beni şu inşaatta bi siktiler, bi siktiler" gibi bir giriş yazsam aşağıdakileri okuduğunuzda bu girişin abes kaçmadığını farkedersiniz. ama ben daha kibar olacağım.
öncelikle şunu söyleyeyim ki, öyle karşılık vermeyip sizin vurmanız için el pençe divan duran kum torbasına vurup "ooo acaip güçlü yumruklarım var" diyenlerin 1,2,3,4,5 hatta 5555 kere durup düşünmeleri gereken bir spormuş (bkz: kendimden biliyorum). atalarımız ne güzel demiş, el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış diye. kum torbasına vurursun, vurduktan sonra kum torbası üzerine gelince sağa sola eskiv yaparsın. zannedersin ki karşıda adam olsa yumrukları boşa çıkar böylece. ama öyle olmuyormuş işte. elin oğlu koyuveriyor kroşeyi çeneye. sonra groki vaziyette boşluğa iki adım atar halde buluyor insan kendini. groki ne ola derseniz, yarı beyinsiz olma hali gibi birşeymiş. onu da öğrendim, hem de yaşayarak. dünya, bünyeye ve yenilen yumruğun şiddetine göre takriben 1-2 saniye kadar kararıyor. bu durum çeneye yenilen yumrukta ortaya çıkıyor. bir de çeneye alınan yumruk kulak ağrısı yaptı ilk gün. guard pozisyonunda ise rakibin 8 onsluk incecik eldiveni ile kafanıza bir dare alırsanız, önce kafanızda bir acı duyarsınız, ardından darbeyi aldığınız tarafta bulunan gözünüzün dibinde bir flaş patlar, sonra dünya 1 saniyeliğine kararır. 5 saniye sonra da kafanızda bir yumurta belirir. neden diye sormayın, hikmet-i hüda! efendim bir de meşhur kombine yumruk çalışmaları vardır. en önemli tavsiyem, hepsini unutun! zira öyle kolay değilmiş o işler. siz sol aparkat, sol kroşe, sağ direk kombine planınızı uygulamaya koyduğunuz anda olacak olan şudur; sol aparkatı çıkarırsınız, rakip kendi soluna kaçar, sağ direği geçirir. nereden biliyorum? tabi ki kendimden!
tüm maç boyunca iki kez grokiye düştüm, bir kez de grokiye düşürdüm. köşelere sıkışmak tehlikeliymiş. ben sıkıştım. iyi bir dayak yedikten sonra nasıl olduysa sağa kaçıp sağ kroşe vurdum, hedefi tuttu. rakibin gözlerinin 2 saniye boş baktığını gördüm. kimbilir ben ne hale gelmişimdir. ama köşe tehlikeliymiş.
bir de play station'da fight night diye bir oyun oynardık. harika bir oyundu zaten ama artık gözümde devleşti. oyun resmen gerçek gibiymiş. flaş patlaması, etrafın kararması, yorgunluk belirtileri falan.
böyle işte, diyeceklerim bunlar.
sağlıcakla kalın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar