bugün
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak9
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- islamda kadın5
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- aşk6
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- platon un mağara alegorisi10
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- karınızı kucağınızda taşır mısınız13
- güne iyi başlamak3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ey insan9
- zeynep mestan2
- sabah alarmını ertelemenin felsefi anlamı2
- ilk türettigim sözcük2
- fenerbahçe19
- ona bir şey söyle5
- tulumba tatlısı6
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- sessiz konusan insan2
- anın görüntüsü28
- kiraz cicegi kolonyasi28
- günün sözü6
- karanlıkta bi şey var hissi9
- sözlük sapıkları12
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- misafir gelecek diye temizlik yapmak6
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- parasetamol2
- dünya iyi midir9
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- flört11
- kızılay avm11
- kendini çok önemli sanan yazar14
- 6668
- jennifer lawrance8
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
sevgili günlük,
sabah erken uyandım, elimi yüzümü yıkayıp laptopumla tuvalete girdim.
haberleri falan okudum, gene ergenekon mergenekon gırla. dolar ve yuro gene yükselmiş canım sıkıldı.
sonra evden çıktım.
arabayı park ettiğim yere gittim ama sadece arabayı park ettiğim yer vardı. arabam yoktu görünürde.
bir süre dolaşmaya gitmiştir umuduyla arabamın dönmesini bekledikten sonra çalındığının farkına varıp 155'i aradım. tam 15 dakika içinde beni hırsızlık masasına bağladılar. burada karşıma çıkan bir memurla uzun uzadıya muhabbet ettik;
+alo memur bey sabah kalktım bla bla arabam yerinde yok.
-arabanız kilitli miydi?
+evet
-ilginç. nasıl çalmışlar peki?
+valla bilmiyorum. alarm falan da vardı.
-allah allah. çok ilginç. plakası neydi aracınızın biz bulursak size haber verelim.
+34 ssk 95.
-iyi günler beyefendi.
bunun üzerine aracımın kasko şirketine başvurmaya karar verdim. hemen sigorta şirketini aradım;
+iyi günler. kamaşullah sigorta aracılık hizmetlerine hoş geldiniz. kampanyalarımız hakkında bilgi almak için...müşteri temsilcilerimizle görüşmek için lütfen 0'ı tuşlayın.
-iyi günler ben zeynep nasıl yardımcı olabilirim?
+iyi günler zeynep hanım. arabam çalındı da. gerekli işlemler için...
-nerde, nasıl, neden, niçin, kim çaldı beyfendi?
-çalanı gördünüz mü?
-çalındığına dair belge var mı?
-polise başvurdunuz mu?
+polise başvurdum tabii, ama ne belgesi? böyle bir belge yok.
-belge yoksa kasko işlemlerinize başlayamayız. belge getirmelisiniz akabinde eksperlerimiz durumu değerlendirecekler.
+ohooo kaç gün sürer bu işler? ben ne yapacağım arabasız? bari emanet bir araba...
-belge?
+ananızı sikeyim. çaaat...
yaaa sevgili günlük. işte böyle. o hırsızı var ya yakalarsam ağzını burnunu kıracağım.
neyse günlük,
akabinde semt karakoluna gittim. çalıntı belgesi için.
vermediler. sebep olarak da benim kötü niyetli, kaskodan para sızdırmaya çalışacağımı düşünmüşler. bunun için savcılıktan temiz kağıdı ve sabıka kaydımı istediler.
tüm bunlar olurken saat 17.00 olmuştu, adliye kapanmıştı deyip bu işleri yarına bıraktım.
ertesi gün;
sevgili günlük bu sabah erken kalkıp savcılığa gittim, lakin savcı bey bu gün gelmeyecekmiş, bir işlem yaptıramadım. akabinde sigorta şirketini aradım, karşıma çıkan müşteri temsilcisine ağıza alınmayacak hakaretler ettim. galiba psikolojim bozulmakta.
1 hafta sonra;
sevgili günlük bu gün nihayet karakolun sigorta şirketine vermesi gerekli olan çalıntı raporu için savcılıktan gerekli belgeleri alabildim. hemen karakola gittim ama benim iş ile ilgilenen arkadaşı futbol maçında görevlendirmişler yoktu, iki gün sonra gelecekmiş. ben de 2 gün beklemeye karar vererek bir haftadır uğramadığım iş yerine gittim.
iş yerine vardığımda masamda başka birinin oturduğunu farkettim, patronun odasına gittim ve bir haftadır gelmediğim için bıraktığımı sanarak yerime başka birini aldıklarını öğrendim.
böylece işimden de oldum günlük.
2 gün sonra;
nihayet karakoldan gerekli evrakları alarak sigorta şirketine götürdüm, aracın tanzim edilmesi adına işlemlerin bir an önce başlaması için rica ettim. sigortadaki kız yüzüme pis pis baktı. bunun nedeninin 10 gündür traş olmamam olduğunu farkedip kuaföre gittim.
kuaföre gittiğimde her zamanki berberimin kız kaçırdığını, bir süre uğramayacağını söylediler. yerine bakan çocuk acemiymiş yüzümün anasını ağlattı.
30 gün sonra
sevgili günlük arabamın çalınmasının üzerinden 1 aydan fazla zaman geçti, işsizim ve param tükenmiş vaziyette iken sigorta şirketinden telefon geldi. aracımın değerini ödeyeceklerini bunun için banka hesap numarası vermemi istediler. banka hesap numarası verdim öğleden sonra da şubeme giderek para çekmek için hesap cüzdanımı işlettim.
gelen para sadece 11.000 ytl idi.
25.000 ytl'ye aldığım ve alalı henüz 6 ay olan aracım için kaskonun ödediği bedel sadece 11.000 ytl idi...
hemen sigorta şirketini aradım,
bana aracın ikinci el olduğunu ve eksper bedelinin, eksper masrafları, kdv, ötv ve vergiler düşüldüktn sonra aracın kıymetinin bu kadar olduğunu söylediler. mahkeme açma hakkım varmış!...
1 gün sonra;
bu iş ile ilgili mahkeme açmak için avukatıma müracaat ettim. vekalet vererek mahkeme işlemlerine başladık.
5 ay sonra
sevgili günlük. bu gün avukatım aradı.
mahkemeyi kaybettiğimizi, hakimin sigortanın biçtiği rayiç bedeli olumlu bulduğunu söyledi. bu arada avukatlık ücreti olarak benden şimdiye kadar aldığı 1200 ytl nin üzerine bir 1000 ytl daha ödeyince fit olacağımızı söyledi.
1 ay sonra:
sevgili günlük. bu gün karakoldan aradılar. arabamın bulunduğunu bildirdiler. teslim almaya gittim. lakin aracımın artık bana ait olmadığını, araç üzerindeki tüm hakların sigorta şirketine geçtiğini, dilersem aracı açık arttırmaya girip satın alabileceğimi bildirdiler.
2 ay sonra;
sevgili günlük,
bugün çok heyecanlıyım zira aracımın bu gün açık arttırması var. neredeyse 1 sene geçti bu olayın üzerinden ama unutamadım günlük. işsiz bile kaldım bu uğurda. dolayısıyla babadan kalma evi de satarak biriki iş denemesi yaptım lakin aklım hep bu işte olduğundan başarısız oldum. elimde avcumda kalan son para ile bu aracı alıp kendimi teselli etmek istiyorum.
aynı günün akşamı;
sevgili günlük senin ta ananın amına koyayım orosbunun çocuğu. 1 senedir araba, araba anamı siktin ve nihayetinde bu gün gerçekleri anladım. bu işte bana en büyük gazı, zararı sen verdin.
bu gün açık arttırmaya girdim ve arabayı tekrar 25.000 ytl bedelle geri aldım.
dur dur daha bitmedi;
25000 yetele'nin üzerine bir de 1000 ytl otopark ücreti ödedim, diğer masraflar falan da 2500 ytl tutuyormuş, neyse hepsini hallettim ve arabayı tekrar aldım.
lakin araçla otoparktan çıkarken bir belediye otobüsü arabanın sol tarafını komple götürdü. polise başvurdum hemen. araçta trafik sigortası olmadığından dolayı arabayı bağladılar, belediye otobüsündeki 5000 ytl'lik hasarı tanzim edeceğimi kabul ederek beni anca serbest bıraktılar.
2 ay sonra
sevgili günlük bu sana yazdığım son yazı. senin bir fotokopini de gazetelere gönderdim. bu gün nihayet aracımı bağlı olduğu otoparktan çıkarmak için gerekli parayı denkleştirdim, ve çıkaracağım. ama kader işte be günlük buraya kadarmış...
ertesi gün gazeteler bu yazıyı şu manşetle yayınladılar;
"kızgın vatandaş, arabasıyla birlikte kendini benzin dökerek yaktı..."
sabah erken uyandım, elimi yüzümü yıkayıp laptopumla tuvalete girdim.
haberleri falan okudum, gene ergenekon mergenekon gırla. dolar ve yuro gene yükselmiş canım sıkıldı.
sonra evden çıktım.
arabayı park ettiğim yere gittim ama sadece arabayı park ettiğim yer vardı. arabam yoktu görünürde.
bir süre dolaşmaya gitmiştir umuduyla arabamın dönmesini bekledikten sonra çalındığının farkına varıp 155'i aradım. tam 15 dakika içinde beni hırsızlık masasına bağladılar. burada karşıma çıkan bir memurla uzun uzadıya muhabbet ettik;
+alo memur bey sabah kalktım bla bla arabam yerinde yok.
-arabanız kilitli miydi?
+evet
-ilginç. nasıl çalmışlar peki?
+valla bilmiyorum. alarm falan da vardı.
-allah allah. çok ilginç. plakası neydi aracınızın biz bulursak size haber verelim.
+34 ssk 95.
-iyi günler beyefendi.
bunun üzerine aracımın kasko şirketine başvurmaya karar verdim. hemen sigorta şirketini aradım;
+iyi günler. kamaşullah sigorta aracılık hizmetlerine hoş geldiniz. kampanyalarımız hakkında bilgi almak için...müşteri temsilcilerimizle görüşmek için lütfen 0'ı tuşlayın.
-iyi günler ben zeynep nasıl yardımcı olabilirim?
+iyi günler zeynep hanım. arabam çalındı da. gerekli işlemler için...
-nerde, nasıl, neden, niçin, kim çaldı beyfendi?
-çalanı gördünüz mü?
-çalındığına dair belge var mı?
-polise başvurdunuz mu?
+polise başvurdum tabii, ama ne belgesi? böyle bir belge yok.
-belge yoksa kasko işlemlerinize başlayamayız. belge getirmelisiniz akabinde eksperlerimiz durumu değerlendirecekler.
+ohooo kaç gün sürer bu işler? ben ne yapacağım arabasız? bari emanet bir araba...
-belge?
+ananızı sikeyim. çaaat...
yaaa sevgili günlük. işte böyle. o hırsızı var ya yakalarsam ağzını burnunu kıracağım.
neyse günlük,
akabinde semt karakoluna gittim. çalıntı belgesi için.
vermediler. sebep olarak da benim kötü niyetli, kaskodan para sızdırmaya çalışacağımı düşünmüşler. bunun için savcılıktan temiz kağıdı ve sabıka kaydımı istediler.
tüm bunlar olurken saat 17.00 olmuştu, adliye kapanmıştı deyip bu işleri yarına bıraktım.
ertesi gün;
sevgili günlük bu sabah erken kalkıp savcılığa gittim, lakin savcı bey bu gün gelmeyecekmiş, bir işlem yaptıramadım. akabinde sigorta şirketini aradım, karşıma çıkan müşteri temsilcisine ağıza alınmayacak hakaretler ettim. galiba psikolojim bozulmakta.
1 hafta sonra;
sevgili günlük bu gün nihayet karakolun sigorta şirketine vermesi gerekli olan çalıntı raporu için savcılıktan gerekli belgeleri alabildim. hemen karakola gittim ama benim iş ile ilgilenen arkadaşı futbol maçında görevlendirmişler yoktu, iki gün sonra gelecekmiş. ben de 2 gün beklemeye karar vererek bir haftadır uğramadığım iş yerine gittim.
iş yerine vardığımda masamda başka birinin oturduğunu farkettim, patronun odasına gittim ve bir haftadır gelmediğim için bıraktığımı sanarak yerime başka birini aldıklarını öğrendim.
böylece işimden de oldum günlük.
2 gün sonra;
nihayet karakoldan gerekli evrakları alarak sigorta şirketine götürdüm, aracın tanzim edilmesi adına işlemlerin bir an önce başlaması için rica ettim. sigortadaki kız yüzüme pis pis baktı. bunun nedeninin 10 gündür traş olmamam olduğunu farkedip kuaföre gittim.
kuaföre gittiğimde her zamanki berberimin kız kaçırdığını, bir süre uğramayacağını söylediler. yerine bakan çocuk acemiymiş yüzümün anasını ağlattı.
30 gün sonra
sevgili günlük arabamın çalınmasının üzerinden 1 aydan fazla zaman geçti, işsizim ve param tükenmiş vaziyette iken sigorta şirketinden telefon geldi. aracımın değerini ödeyeceklerini bunun için banka hesap numarası vermemi istediler. banka hesap numarası verdim öğleden sonra da şubeme giderek para çekmek için hesap cüzdanımı işlettim.
gelen para sadece 11.000 ytl idi.
25.000 ytl'ye aldığım ve alalı henüz 6 ay olan aracım için kaskonun ödediği bedel sadece 11.000 ytl idi...
hemen sigorta şirketini aradım,
bana aracın ikinci el olduğunu ve eksper bedelinin, eksper masrafları, kdv, ötv ve vergiler düşüldüktn sonra aracın kıymetinin bu kadar olduğunu söylediler. mahkeme açma hakkım varmış!...
1 gün sonra;
bu iş ile ilgili mahkeme açmak için avukatıma müracaat ettim. vekalet vererek mahkeme işlemlerine başladık.
5 ay sonra
sevgili günlük. bu gün avukatım aradı.
mahkemeyi kaybettiğimizi, hakimin sigortanın biçtiği rayiç bedeli olumlu bulduğunu söyledi. bu arada avukatlık ücreti olarak benden şimdiye kadar aldığı 1200 ytl nin üzerine bir 1000 ytl daha ödeyince fit olacağımızı söyledi.
1 ay sonra:
sevgili günlük. bu gün karakoldan aradılar. arabamın bulunduğunu bildirdiler. teslim almaya gittim. lakin aracımın artık bana ait olmadığını, araç üzerindeki tüm hakların sigorta şirketine geçtiğini, dilersem aracı açık arttırmaya girip satın alabileceğimi bildirdiler.
2 ay sonra;
sevgili günlük,
bugün çok heyecanlıyım zira aracımın bu gün açık arttırması var. neredeyse 1 sene geçti bu olayın üzerinden ama unutamadım günlük. işsiz bile kaldım bu uğurda. dolayısıyla babadan kalma evi de satarak biriki iş denemesi yaptım lakin aklım hep bu işte olduğundan başarısız oldum. elimde avcumda kalan son para ile bu aracı alıp kendimi teselli etmek istiyorum.
aynı günün akşamı;
sevgili günlük senin ta ananın amına koyayım orosbunun çocuğu. 1 senedir araba, araba anamı siktin ve nihayetinde bu gün gerçekleri anladım. bu işte bana en büyük gazı, zararı sen verdin.
bu gün açık arttırmaya girdim ve arabayı tekrar 25.000 ytl bedelle geri aldım.
dur dur daha bitmedi;
25000 yetele'nin üzerine bir de 1000 ytl otopark ücreti ödedim, diğer masraflar falan da 2500 ytl tutuyormuş, neyse hepsini hallettim ve arabayı tekrar aldım.
lakin araçla otoparktan çıkarken bir belediye otobüsü arabanın sol tarafını komple götürdü. polise başvurdum hemen. araçta trafik sigortası olmadığından dolayı arabayı bağladılar, belediye otobüsündeki 5000 ytl'lik hasarı tanzim edeceğimi kabul ederek beni anca serbest bıraktılar.
2 ay sonra
sevgili günlük bu sana yazdığım son yazı. senin bir fotokopini de gazetelere gönderdim. bu gün nihayet aracımı bağlı olduğu otoparktan çıkarmak için gerekli parayı denkleştirdim, ve çıkaracağım. ama kader işte be günlük buraya kadarmış...
ertesi gün gazeteler bu yazıyı şu manşetle yayınladılar;
"kızgın vatandaş, arabasıyla birlikte kendini benzin dökerek yaktı..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar