bugün
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- ismail kartal6
- pazar günü klasikleri2
- fenerbahçe11
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- 16 ağustos 20263
- asimilasyon harika bir şey5
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı2
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı8
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- evliliğin anlamı5
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- uludağ sözlük evreni11
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- yatırım fonu3
- tayyip in yakın korumaları2
- kadın olmanın avantajları16
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- günaydın4
- saraca finch house2
- düşük zeka belirtisi3
- gençlerbirliği6
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- g i l d e d l i l y18
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- yaşamak istenilen şeyler10
- hayatın kuralları9
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- kurtar bizi müsavat16
- ağlayarak 31 çekmek2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- geceye bir şarkı bırak10
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- penisi seks objesi olarak görmek7
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- iremga31
- okan buruk9
tesadüf; raslantısal olan olarak ifade edilir. tesadüf bu ya! deyimi bu rastlantısallığın kuşkulu ya da doğal olmadığını anlatır.
sabah gazetesi yazarlarından umur talu, 23 temmuz 2008 tarihli köşe yazısında ibreti alemlik bir tesadüfler zinciri sergilemiş. talu, şöyle diyor;
26 eylül 1999
ankara ulucanlar cezaevi'ni (direniş gerekçesiyle) jandarma basar.10 "tutuklu", bir deyişe göre "hayatını kaybeder", bir başka deyişe görede "öldürülür".
operasyonun yönetiminde yarbay a.ö. vardır.
21 ekim 1999
prof. ahmet taner kışlalı ankara da arabasına binerken, kaputun üstünde gördüğü naylon torbayı alır ve patlama sonucu ölür; daha doğrusu "öldürülür". olay yerini inceleyen ve sonradan çok tartışıldığı üzere, arabayı oradan hemen çektiren "komutan" yarbay a.ö.'dür.
19 ocak 2007
gazeteci hırant dink, istanbul da "öldürülür". sonradan ortaya çıktığına göre, ağustos 2006'da, astsubay şimşek ile uzman çavuş şahin, daha önce bomba koymaktan tutuklanan, davası sürerken serbest kalan yasin hayal'in "dink'i öldüreceğini" yüzbaşı yıldız'a, o da jandarma alay komutanına bildirir. "komutan" albay a.ö. dür.
tetikçi "genç" de jandarma bölgesi olan pelitli'den çıkmıştır.
yazı devam edip gidiyor.
yazının devamında ise komutanın, olanlarla ilgili hiç bir şeyi hatırlamadığını, bu yüzden istanbul emniyeti ve celalettin cerrah'ın aklandığı ya da yargılanamadığı haberlerini okuyoruz.
yazıda talu'dan iyi bir iğneleme de kendi meslakdaşları olan basın mensuplarına gelmiş. ulucanlar katliamını dün örtbas eden ve aklayan gazete yönetimlerini ve köşe yazarlarını sorguluyor. gazetecilerin ve gazeteciliğin bu olaylardaki tesadüfler silsilesini irdeliyor ve soruyor;
bu kadar tesadüf fazla değilmi?
sabah gazetesi yazarlarından umur talu, 23 temmuz 2008 tarihli köşe yazısında ibreti alemlik bir tesadüfler zinciri sergilemiş. talu, şöyle diyor;
26 eylül 1999
ankara ulucanlar cezaevi'ni (direniş gerekçesiyle) jandarma basar.10 "tutuklu", bir deyişe göre "hayatını kaybeder", bir başka deyişe görede "öldürülür".
operasyonun yönetiminde yarbay a.ö. vardır.
21 ekim 1999
prof. ahmet taner kışlalı ankara da arabasına binerken, kaputun üstünde gördüğü naylon torbayı alır ve patlama sonucu ölür; daha doğrusu "öldürülür". olay yerini inceleyen ve sonradan çok tartışıldığı üzere, arabayı oradan hemen çektiren "komutan" yarbay a.ö.'dür.
19 ocak 2007
gazeteci hırant dink, istanbul da "öldürülür". sonradan ortaya çıktığına göre, ağustos 2006'da, astsubay şimşek ile uzman çavuş şahin, daha önce bomba koymaktan tutuklanan, davası sürerken serbest kalan yasin hayal'in "dink'i öldüreceğini" yüzbaşı yıldız'a, o da jandarma alay komutanına bildirir. "komutan" albay a.ö. dür.
tetikçi "genç" de jandarma bölgesi olan pelitli'den çıkmıştır.
yazı devam edip gidiyor.
yazının devamında ise komutanın, olanlarla ilgili hiç bir şeyi hatırlamadığını, bu yüzden istanbul emniyeti ve celalettin cerrah'ın aklandığı ya da yargılanamadığı haberlerini okuyoruz.
yazıda talu'dan iyi bir iğneleme de kendi meslakdaşları olan basın mensuplarına gelmiş. ulucanlar katliamını dün örtbas eden ve aklayan gazete yönetimlerini ve köşe yazarlarını sorguluyor. gazetecilerin ve gazeteciliğin bu olaylardaki tesadüfler silsilesini irdeliyor ve soruyor;
bu kadar tesadüf fazla değilmi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar