bugün
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor9
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi11
- atatürk'e alerjisi olan tipler8
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması3
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz4
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- sözler köşkü6
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar3
- multitap2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- normal sözlük ismi ne2
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sıpsıkıcı olmanız4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- askerde sözlüğe girmek4
- burcu akrep olan birini akrep sokması3
- bodofff2
- sırrı süreyya önder28
- irmik helvası2
- şikeci amedspor5
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması2
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- silver ile evlenecek erkek52
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- sözlüğün bitmiş olması3
- müslüman cinler2
- mesaj atıp konuşmayan kız2
- 1948 arap israil savaşı2
- el chadaille bitshiabu9
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- sarapci koala58
- tutmayan başlık açma rehberi7
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- hristiyanlık4
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- anın görüntüsü16
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
kadir has üniversitesinde ki bi söyleşisine gitmiştim. dinleyiciler yavaş yavaş yerleşti. sonlara doğru kalabalık bi öğrenci topluluğu geldi doldurdu. yer kalmayınca kızın biri kapının önüne oturdu. ondan sonra gelen herkes kapının önüne oturdu. öyle ki kapı açılmıyordu artık. yemin ediyorum çıldıracaktım. 20-25 yaşında koca koca insanlar kapının ağzına doldular. 3 adım atsalar adam gibi oturacaklar ama yok anasını satayım. gelen kapıyı açıyor kızın sırtına vuruyor kızın umrumda değil. hadi onu geçtim.
adam bi su istedi 10 dakika geçti su yok. sonra bi daha istedi. yine yok bi 5 dakikada öyle geçti. şükür sonunda bitanesi aldıda getirdi. 2 dakika sonra biri daha getirdi. sıkıntılı bi organizasyondu zaten.
bu arada nermin mollaoğlu adını anmazsak ayıp ederiz. daha nın farklı dillerde çevirilerini görünce yeni kitap çıktı diye sevinen bir ben değilimdir. bu kısa süreli sevinçlerin kaynağında nermin mollaoğlu da yer alıyor. edebiyat ajanı diye bi mesleği de ilk defa duyuyorum zaten.
sağımda ki kadın günday cümleye başlayınca sessizce devamını getiriyordu ara sıra. zaten sıkı bi hakan günday takipçisi iseniz bi söyleşisinin %80i önceden biliyorsunuzdur artık. arkadaşın kitabını imzalatmam için vermişti. sıra girdik. kızın biri kinyas'ın yoluna imzasını atmasını rica etti. tüm kitaplarına iki defa imza attırmış(!)
dün de adana'ya gelmişti. seyhan belediyesinin edebiyat günlerine. bak edebiyat günleri diyorum ama öyle abartmamak lazım. toplasan 7-8 tane kavşağa vinil asmışlar. otobüsle geçerken imkanı yok anlamazsın ne olduğunu, yürüyerek gidiyorsan bile dibine girip okuman lazım. uzaktan okunmuyor kim geliyor ne zaman geliyor. öyle saçma bişey. afiş mafiş yok zaten piyasada. 5 tane kaldırım taşı dizip heryere duyuruyorlar ama böyle bir etkinliği duyurmak için afiş bastırmaya bütçeleri yetmemiştir.
girdik salona, lan salonun arkasından sesler geliyor. perdenin arkadan. alkışlar felan. elemanın biri geldi dedi 5.30 daki program 6 da başlayacak. başka bi program varmış arkada.
bu sırada imza felan atıyor tabi dışarda. 6.15 oldu geldiler.
mevzu edebiyatımızda felaket günleri.
yavuz ekinci diye biri bişeyler dedi ama valla ben tam olarak bişe anlamadım.
sıra gündaya geçti. e adam kitap gibi konuşuyor. zaten sıkı bi hakan günday severiyseniz çok farklı şeyler duymazsınız. okuldan atılması, yazmaya başlaması, hikayeyi patron edinmesi...
günday sahneden indi, küçük iskender çıktı. 3 şiir dinleyip bende çıktım. etkileyiciydi bence.
6-7 kişi kapıda hakan gündayın etrafını çevirmiş konuşuyorlar, fotoğraf çekilmek isteyen var, kitap imzalatan var... yanlarına gittiğimde elemanın biri nasıl ulaşacağını sordu. önce doğan kitapın emailini gösterdi sonra da izin isteyerek kitabına kendi mailini yazdı. insan konuşacağı zaman bi çekiniyor ama adam şeker gibi. sen ona merhaba demeden o sana merhaba diyor. halini hatrını soruyor. okuyucusuyla böyle muhabbet eden kaç tane yazar vardır? böyle bi adam sevilmez mi lan?
adam bi su istedi 10 dakika geçti su yok. sonra bi daha istedi. yine yok bi 5 dakikada öyle geçti. şükür sonunda bitanesi aldıda getirdi. 2 dakika sonra biri daha getirdi. sıkıntılı bi organizasyondu zaten.
bu arada nermin mollaoğlu adını anmazsak ayıp ederiz. daha nın farklı dillerde çevirilerini görünce yeni kitap çıktı diye sevinen bir ben değilimdir. bu kısa süreli sevinçlerin kaynağında nermin mollaoğlu da yer alıyor. edebiyat ajanı diye bi mesleği de ilk defa duyuyorum zaten.
sağımda ki kadın günday cümleye başlayınca sessizce devamını getiriyordu ara sıra. zaten sıkı bi hakan günday takipçisi iseniz bi söyleşisinin %80i önceden biliyorsunuzdur artık. arkadaşın kitabını imzalatmam için vermişti. sıra girdik. kızın biri kinyas'ın yoluna imzasını atmasını rica etti. tüm kitaplarına iki defa imza attırmış(!)
dün de adana'ya gelmişti. seyhan belediyesinin edebiyat günlerine. bak edebiyat günleri diyorum ama öyle abartmamak lazım. toplasan 7-8 tane kavşağa vinil asmışlar. otobüsle geçerken imkanı yok anlamazsın ne olduğunu, yürüyerek gidiyorsan bile dibine girip okuman lazım. uzaktan okunmuyor kim geliyor ne zaman geliyor. öyle saçma bişey. afiş mafiş yok zaten piyasada. 5 tane kaldırım taşı dizip heryere duyuruyorlar ama böyle bir etkinliği duyurmak için afiş bastırmaya bütçeleri yetmemiştir.
girdik salona, lan salonun arkasından sesler geliyor. perdenin arkadan. alkışlar felan. elemanın biri geldi dedi 5.30 daki program 6 da başlayacak. başka bi program varmış arkada.
bu sırada imza felan atıyor tabi dışarda. 6.15 oldu geldiler.
mevzu edebiyatımızda felaket günleri.
yavuz ekinci diye biri bişeyler dedi ama valla ben tam olarak bişe anlamadım.
sıra gündaya geçti. e adam kitap gibi konuşuyor. zaten sıkı bi hakan günday severiyseniz çok farklı şeyler duymazsınız. okuldan atılması, yazmaya başlaması, hikayeyi patron edinmesi...
günday sahneden indi, küçük iskender çıktı. 3 şiir dinleyip bende çıktım. etkileyiciydi bence.
6-7 kişi kapıda hakan gündayın etrafını çevirmiş konuşuyorlar, fotoğraf çekilmek isteyen var, kitap imzalatan var... yanlarına gittiğimde elemanın biri nasıl ulaşacağını sordu. önce doğan kitapın emailini gösterdi sonra da izin isteyerek kitabına kendi mailini yazdı. insan konuşacağı zaman bi çekiniyor ama adam şeker gibi. sen ona merhaba demeden o sana merhaba diyor. halini hatrını soruyor. okuyucusuyla böyle muhabbet eden kaç tane yazar vardır? böyle bi adam sevilmez mi lan?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar