bugün
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- türklerin ileri olduğu konular20
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- deri ceketli serseri4
- sokakta gocu ile karşılaşmak3
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- bir kadının en güzel bölgesi8
- caner taslaman7
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bir insanda en sevilen özellik3
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- seninle şurada olabilirdik5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- ioçke'nin elleri4
- özlenen hissiyatlar6
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- abd vizesi4
- ruh hastası olan yazarlar6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- 1018 karma olmuş evvvet2
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- kültürün bireyi boğması3
- geceye bir şiir bırak2
- dinsize inanır mısın17
- kim artıladı lan beni2
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- gocu pandela barışı3
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- gocu meme ucu5
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- salak yazarlar7
- un çuvalına dönmüş kafasını atan tip2
- pandela6
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
liberalizm ne kadar süfer vuv vaho vuv vahaooay diyecektim neredeyse.
teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.
neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!
öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.
liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.
liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.
sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.
neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!
öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.
liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.
liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.
sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar