bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- filenin sultanları yarı finalde5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu5
- motorine 8 24 tl zam gelmesi8
- uçan adam sabri'ye ne oldu4
- habire1221
- halkın umudu kılıçdaroğlu3
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- seri katilin tarziyla cinayet isleyen dedektif4
- ellerim bos gonlum hos31
- bir bela geliyor8
- kedilerin ruh hastası olması4
- arif kocabıyık16
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- sarapci koala64
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı5
- zeynep sude oktay2
- kolları façalı bir kıza aşık olmak2
- lahmacun9
- endonezyalı kızlar2
- trakyalı yazarlar6
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak4
- müdavimi olunan bir barın ölmesi2
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- turiste dondurmayı 7 sterline satan esnaf2
- boşnak olmak ister miydiniz5
- kaan sezyum7
- duran adama ne oldu2
- ay diyen erkek9
- mazota zam geldi3
- memduh bashgan4
- tuzlu kahve dizisi10
- basmane tren garı7
- kamos3
- silvermist9
- ismet gürbüz9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- anın görüntüsü16
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- sobadan kurtulmak5
- şekerul şeker bey2
- ben sizin anonim11
- vexillarius the slayer8
- tekerlek toplayan cocuk4
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
liberalizm ne kadar süfer vuv vaho vuv vahaooay diyecektim neredeyse.
teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.
neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!
öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.
liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.
liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.
sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.
neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!
öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.
liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.
liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.
sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar