bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini15
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- koca bulmak5
- sözlükte herkes kaleminin ekmeğini yer2
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- chp'nin hali ne olacak33
- başarılı sigara bırakma teknikleri9
- kapri tayt giyen kızların sekste sınır tanımaması2
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- en sevdiğiniz müzik türü10
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini5
- ilgi manyağı olmak5
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük3
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- veda2
- 2026 yazı2
- paranoid şizofreni2
- m r e r e c t o20
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak3
- ankara nın en berbat semti4
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- ilk maaş5
- zayıflamanın en güzel yanı5
- sedat pekmez24
- hitlerin akciğerleri2
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- diamond bosphoruss denen yazar22
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- satrançtaki en güçsüz taş2
- yeminimi bozuyorum ulan3
- gocu27
- mhp li yazarlar5
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- arapça bilen yazarlar3
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- mobbingi meşrulaştıran felsefi argümanlar2
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- el sıkıştığında ne hissediyorsun6
- ateşi siz bulsaydınız ilk neyi yakardınız2
- kayyum kemal8
Diriliş Postası gazetesinin bugünkü haberi..
iddialı bir yazı bence yenilir yutulur tarafı var mı bilinmez, belki ileride belli olur
(bkz: http://dirilispostasi.com...etrol-arama-yazilimi.html)
haberin devamı şöyle
Hasan Taşkın/Diriliş Postası
Türk mühendisleri herhangi bir bölgede bulunan petrol ve doğalgaz yataklarının yerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan ilk bilgisayar programı tasarladı. Kara alanlarındaki petrol ve doğalgaz aramalarında kullanılmak üzere tasarlanan bilgisayar programı “yerli ve milli” olma özelliği taşıyor.
iskenderun Teknik Üniversitesi Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Adil ÖZDEMiR ve Jeoloji Mühendisi S.Orkun TURGAY tarafından petrol ve doğalgazı bulduran bilgisayar programı geliştirildi.
Bilgisayar programı, petrol ve doğalgaz araması yapılacak alandaki yüzey ve yeraltı sularından (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyularından) alınan su örneklerinin kimyasal analiz sonuçlarının bilgisayar programında değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan haritalarda petrol ve doğalgaz bulunan alanların belirlenmesi özelliğiyle bir ilki gerçekleştiriyor.
Ülkemizin karmaşık jeolojik yapısının sonucu olarak petrol ve doğalgaz aramalarının sadece son derece pahalı ve her alanda yapılması mümkün olmayan sismik yöntemlerle yapılmasının sakıncalı durumlarını ortadan kaldırmak, ülkemizin petrol ve doğalgaz yatakları hakkında bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkartmak amacıyla bu programı hazırlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Özdemir, Türkçe ve ingilizce olarak iki dilde hazırlanan programın isminin “Hidropet” olduğunu belirtti. Geliştirilen bilgisayar programının ve program kullanılarak ortaya çıkartılan bilimsel sonucun devlet büyüklerimiz ve kamuoyu tarafından önemsenerek, ülkemizin içerisinde bulunduğu enerji dar boğazından çıkmasının tek amaç olduğunu vurguladı.
PETROL/DOĞALGAZ VE SU KARDEŞTiR
Petrol ve doğalgazın oluştuğu yerden, biriktiği ve bulunduğu bugünkü yerine kadar taşınmasını sağlayan, petrol ve doğalgaza ev sahipliği yapan yeraltındaki kayacın gözeneklerine ilk giren ajan sudur. Bu sebeple, herhangi bir alanda veya bölgede petrol ve doğalgaz araştırması yapılacak olan alanda uygulanacak ilk araştırma o bölgedeki yüzey ve yeraltı sularının (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) özellikleri incelenmektedir. Geliştirilen bilgisayar programı, petrol ve doğalgaz araması yapılacak alandaki yüzey ve yeraltı sularının (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları vb.) kimyasal analiz sonuçlarının bilgisayar programında değerlendirildikten sonra hazırlanan haritalarda petrol ve doğalgaz bulunan alanların ve ekonomik boyutlarının belirlenmesi esasına dayanmaktadır. Geliştirilen bilgisayar programı, dünyanın petrol ve doğalgaz üretimi yapılan sahalardaki yüzey ve yeraltı sularının (petrol ve doğalgaz sahası suları, kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) analiz sonuçları test edilerek hazırlandı. Program, petrol ve doğalgaz sahası suyu değerlendirme alanında kabul gören ve ilki Rus mühendis ve bilim adamları tarafından geliştirilmiş ve uygulanmış olan birbirinden farklı 7 adet uluslararası yöntemin hepsini bünyesinde barındırma ve birleştirme özelliği ile petrol ve doğalgaz yataklarının bulunmasındaki ve ekonomik boyutlarının anlaşılmasındaki başarısızlık ihtimalini minimum düzeye indirme özelliği taşıyor.
ÜLKEMiZiN BÜTÜN YÜZEY VE YERALTI SULARINA AiT KiMYASAL ANALiZ SONUÇLARI VAR
Ülkemizin tüm il, ilçe ve köylerinde bulanan yüzey ve yeraltısularına (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) ait kimyasal analiz sonuçlarının DSi (Devlet Su işleri), MTA (Maden Tetkik ve Arama) ve Üniversitelerimiz tarafından yapılan çalışmalarla belirlenmiş olduğunu belirten ÖZDEMiR, bu verilerin tamamına yakınını yaklaşık iki yıl süren bir çalışma ile incelediklerini (Ülkemizde petrol ve doğalgaz üretimi yapılan Güneydoğu ve Trakya Bölgeleri dahil) ve Türkiye’de petrol ve doğalgaz bulunduran alanların haritasını hazırladıklarını belirtti. Harita, kurulduğu 1935 yılından bugüne Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), üniversiteler ve diğer kurum ve kuruluşlarının su kimyası analiz sonuçları, jeoloji, jeofizik ve sondaj verilerinin ve üretim yapılan dünya petrol ve doğalgaz sahalarının su kimyası analiz sonuçlarının, jeolojik, jeofizik ve sondaj verilerinin değerlendirilmesi sonucunda hazırlanmıştır.
GELiŞTiRiLEN PROGRAM iLE ELDE EDiLEN BiLiMSEL SONUÇLAR
Ülkemiz, petrol ve doğalgaz sıkıntısını en çok hisseden ülkelerden birisidir. Bu nedenle petrol ve doğalgaz, Türkiye ekonomisinde duyarlı bir konuyu oluşturmaktadır. Petrolle ilgili birçok yazılar yazılmakta, hesaplar yapılmakta ve genellikle bilimsellik ve mühendislikten uzak, heyecan yaratıcı ve/veya umut kırıcı haber ve demeçler verilmektedir. Özellikle, petrol aramalarını konu alan asılsız veya bilime aykırı olan bu yazılar, konu hakkında bilgi kirliliğine ve kafa karışıklıklarına sebep olmaktadır. Ülkemiz petrol ve doğalgaz kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak, hızlı, sürekli ve etkili bir biçimde aranması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi ülkemizin bulunduğu konjonktürel yapısı gereği çok önemlidir. Sınır komşularımız olan Irak, Suriye ve iran’da büyük ölçeklerde petrol rezervlerinin bulunmasından hareketle geliştirilen “ Türkiye’nin altında bir petrol serveti yatıyor ” söylemi ülkemizde sıkça gündeme gelmektedir. Yazılı basında sıkça görebildiğimiz, yabancı petrol arama şirketlerinin uydular vasıtası ile uzaydan son teknolojileri kullanarak arama yaptığını ve Türkiye’nin özellikle güneydoğusu ve her tarafında çok büyük petrol yataklarının var olduğu, “ Türkiye’de petrol olduğunu Türk’ten başka herkes biliyor ” tabirinin kullanılması, ülkemiz genelinde yeterince araştırma yapılmamış/yaptırılmamış olmasının açılan (özellikle sondaj kuyusu sayısının azlığının) bir sonucudur. Yapılan çalışmada, ülkemizde petrol ve doğalgaz keşfi yapılabilecek 296 adeti kara ve 32 adeti karasuları ve denizlerde olmak üzere 328 adet yeni alan belirlenmiştir. Ülkemizdeki mevcut ruhsatlı arama ve üretim sahaları da dahil olmak üzere bu alanlarda açılması önerilen sondaj kuyularının tamamının yerleri ve koordinatları da geliştirilen program aracılığıyla yüksek güvenilirlilikte belirlenmiştir. Muasır medeniyetler seviyesini hedef edinen bir ülkede, yeraltı kaynaklarının aranması, bulunması ve üretilerek ekonomiye kazandırılması olmazsa olmaz koşul olarak görülmektedir.
Enerji Bakanı Albayrak’a çağrı
Program özelliğiyle bir ilki gerçekleştiriyor. Ülkemizin karmaşık jeolojik yapısının sonucu olarak petrol ve doğalgaz aramalarının son derece pahalı ve her alanda yapılması mümkün olmayan sismik yöntemlerle yapılmasının sakıncalı durumlarını da ortadan kaldırıyor. Türkiye’nin petrol ve doğalgaz yatakları hakkında bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkarıyor. Programın bulucularından Dr. Adil Özdemir, Türkçe ve ingilizce olarak iki dilde hazırlanan programın petrol savaşlarının yaşandığı dönemde Türkiye’nin gücüne güç katmak amacı ile geliştirdiklerini ifade ediyor ve ekliyor: Özellikle Enerji Bakanlığımızın hizmetine sunmayı arzu ediyoruz.
Dr. Adil Özdemir’in petrol ve doğalgaz kaynakları ile ilgili çok sayıda kitabı da bulunuyor.
iddialı bir yazı bence yenilir yutulur tarafı var mı bilinmez, belki ileride belli olur
(bkz: http://dirilispostasi.com...etrol-arama-yazilimi.html)
haberin devamı şöyle
Hasan Taşkın/Diriliş Postası
Türk mühendisleri herhangi bir bölgede bulunan petrol ve doğalgaz yataklarının yerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan ilk bilgisayar programı tasarladı. Kara alanlarındaki petrol ve doğalgaz aramalarında kullanılmak üzere tasarlanan bilgisayar programı “yerli ve milli” olma özelliği taşıyor.
iskenderun Teknik Üniversitesi Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Adil ÖZDEMiR ve Jeoloji Mühendisi S.Orkun TURGAY tarafından petrol ve doğalgazı bulduran bilgisayar programı geliştirildi.
Bilgisayar programı, petrol ve doğalgaz araması yapılacak alandaki yüzey ve yeraltı sularından (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyularından) alınan su örneklerinin kimyasal analiz sonuçlarının bilgisayar programında değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan haritalarda petrol ve doğalgaz bulunan alanların belirlenmesi özelliğiyle bir ilki gerçekleştiriyor.
Ülkemizin karmaşık jeolojik yapısının sonucu olarak petrol ve doğalgaz aramalarının sadece son derece pahalı ve her alanda yapılması mümkün olmayan sismik yöntemlerle yapılmasının sakıncalı durumlarını ortadan kaldırmak, ülkemizin petrol ve doğalgaz yatakları hakkında bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkartmak amacıyla bu programı hazırlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Özdemir, Türkçe ve ingilizce olarak iki dilde hazırlanan programın isminin “Hidropet” olduğunu belirtti. Geliştirilen bilgisayar programının ve program kullanılarak ortaya çıkartılan bilimsel sonucun devlet büyüklerimiz ve kamuoyu tarafından önemsenerek, ülkemizin içerisinde bulunduğu enerji dar boğazından çıkmasının tek amaç olduğunu vurguladı.
PETROL/DOĞALGAZ VE SU KARDEŞTiR
Petrol ve doğalgazın oluştuğu yerden, biriktiği ve bulunduğu bugünkü yerine kadar taşınmasını sağlayan, petrol ve doğalgaza ev sahipliği yapan yeraltındaki kayacın gözeneklerine ilk giren ajan sudur. Bu sebeple, herhangi bir alanda veya bölgede petrol ve doğalgaz araştırması yapılacak olan alanda uygulanacak ilk araştırma o bölgedeki yüzey ve yeraltı sularının (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) özellikleri incelenmektedir. Geliştirilen bilgisayar programı, petrol ve doğalgaz araması yapılacak alandaki yüzey ve yeraltı sularının (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları vb.) kimyasal analiz sonuçlarının bilgisayar programında değerlendirildikten sonra hazırlanan haritalarda petrol ve doğalgaz bulunan alanların ve ekonomik boyutlarının belirlenmesi esasına dayanmaktadır. Geliştirilen bilgisayar programı, dünyanın petrol ve doğalgaz üretimi yapılan sahalardaki yüzey ve yeraltı sularının (petrol ve doğalgaz sahası suları, kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) analiz sonuçları test edilerek hazırlandı. Program, petrol ve doğalgaz sahası suyu değerlendirme alanında kabul gören ve ilki Rus mühendis ve bilim adamları tarafından geliştirilmiş ve uygulanmış olan birbirinden farklı 7 adet uluslararası yöntemin hepsini bünyesinde barındırma ve birleştirme özelliği ile petrol ve doğalgaz yataklarının bulunmasındaki ve ekonomik boyutlarının anlaşılmasındaki başarısızlık ihtimalini minimum düzeye indirme özelliği taşıyor.
ÜLKEMiZiN BÜTÜN YÜZEY VE YERALTI SULARINA AiT KiMYASAL ANALiZ SONUÇLARI VAR
Ülkemizin tüm il, ilçe ve köylerinde bulanan yüzey ve yeraltısularına (kaynak suları, soğuk su kuyuları ve sıcaksu kuyuları) ait kimyasal analiz sonuçlarının DSi (Devlet Su işleri), MTA (Maden Tetkik ve Arama) ve Üniversitelerimiz tarafından yapılan çalışmalarla belirlenmiş olduğunu belirten ÖZDEMiR, bu verilerin tamamına yakınını yaklaşık iki yıl süren bir çalışma ile incelediklerini (Ülkemizde petrol ve doğalgaz üretimi yapılan Güneydoğu ve Trakya Bölgeleri dahil) ve Türkiye’de petrol ve doğalgaz bulunduran alanların haritasını hazırladıklarını belirtti. Harita, kurulduğu 1935 yılından bugüne Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), üniversiteler ve diğer kurum ve kuruluşlarının su kimyası analiz sonuçları, jeoloji, jeofizik ve sondaj verilerinin ve üretim yapılan dünya petrol ve doğalgaz sahalarının su kimyası analiz sonuçlarının, jeolojik, jeofizik ve sondaj verilerinin değerlendirilmesi sonucunda hazırlanmıştır.
GELiŞTiRiLEN PROGRAM iLE ELDE EDiLEN BiLiMSEL SONUÇLAR
Ülkemiz, petrol ve doğalgaz sıkıntısını en çok hisseden ülkelerden birisidir. Bu nedenle petrol ve doğalgaz, Türkiye ekonomisinde duyarlı bir konuyu oluşturmaktadır. Petrolle ilgili birçok yazılar yazılmakta, hesaplar yapılmakta ve genellikle bilimsellik ve mühendislikten uzak, heyecan yaratıcı ve/veya umut kırıcı haber ve demeçler verilmektedir. Özellikle, petrol aramalarını konu alan asılsız veya bilime aykırı olan bu yazılar, konu hakkında bilgi kirliliğine ve kafa karışıklıklarına sebep olmaktadır. Ülkemiz petrol ve doğalgaz kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak, hızlı, sürekli ve etkili bir biçimde aranması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi ülkemizin bulunduğu konjonktürel yapısı gereği çok önemlidir. Sınır komşularımız olan Irak, Suriye ve iran’da büyük ölçeklerde petrol rezervlerinin bulunmasından hareketle geliştirilen “ Türkiye’nin altında bir petrol serveti yatıyor ” söylemi ülkemizde sıkça gündeme gelmektedir. Yazılı basında sıkça görebildiğimiz, yabancı petrol arama şirketlerinin uydular vasıtası ile uzaydan son teknolojileri kullanarak arama yaptığını ve Türkiye’nin özellikle güneydoğusu ve her tarafında çok büyük petrol yataklarının var olduğu, “ Türkiye’de petrol olduğunu Türk’ten başka herkes biliyor ” tabirinin kullanılması, ülkemiz genelinde yeterince araştırma yapılmamış/yaptırılmamış olmasının açılan (özellikle sondaj kuyusu sayısının azlığının) bir sonucudur. Yapılan çalışmada, ülkemizde petrol ve doğalgaz keşfi yapılabilecek 296 adeti kara ve 32 adeti karasuları ve denizlerde olmak üzere 328 adet yeni alan belirlenmiştir. Ülkemizdeki mevcut ruhsatlı arama ve üretim sahaları da dahil olmak üzere bu alanlarda açılması önerilen sondaj kuyularının tamamının yerleri ve koordinatları da geliştirilen program aracılığıyla yüksek güvenilirlilikte belirlenmiştir. Muasır medeniyetler seviyesini hedef edinen bir ülkede, yeraltı kaynaklarının aranması, bulunması ve üretilerek ekonomiye kazandırılması olmazsa olmaz koşul olarak görülmektedir.
Enerji Bakanı Albayrak’a çağrı
Program özelliğiyle bir ilki gerçekleştiriyor. Ülkemizin karmaşık jeolojik yapısının sonucu olarak petrol ve doğalgaz aramalarının son derece pahalı ve her alanda yapılması mümkün olmayan sismik yöntemlerle yapılmasının sakıncalı durumlarını da ortadan kaldırıyor. Türkiye’nin petrol ve doğalgaz yatakları hakkında bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkarıyor. Programın bulucularından Dr. Adil Özdemir, Türkçe ve ingilizce olarak iki dilde hazırlanan programın petrol savaşlarının yaşandığı dönemde Türkiye’nin gücüne güç katmak amacı ile geliştirdiklerini ifade ediyor ve ekliyor: Özellikle Enerji Bakanlığımızın hizmetine sunmayı arzu ediyoruz.
Dr. Adil Özdemir’in petrol ve doğalgaz kaynakları ile ilgili çok sayıda kitabı da bulunuyor.
güncel Önemli Başlıklar
