bugün
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları3
- nasıl birisiniz9
- üniversiteye gitme nedeni5
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- kız kardeşlerim6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi5
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- napıyorsunuz9
- sözlük gıybeti12
- hangi tatlısınız10
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- güney amerika2
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- gunluklerim aylik olmus11
- ok mesajına cevap veren erkek6
- 5 ekim 20264
- iyi niyetli olmak3
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- tanju okan2
- kronik işsiz3
- fatma betül sayan kaya44
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması3
- arkadaşlar naber ya8
- yazarların feyk nick sayısı3
- trip atmak3
- geceye bir tespit bırak5
- akp seçmeni16
- futbol20
- uefa uluslar ligi14
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- gece açlığı2
- anın görüntüsü20
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- the merich7
- mesajlaşırken btw yazmak9
- yazarların güncel flört listesi7
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- platon un mağara alegorisi2
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- pazartesi6
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- psycho killer2
- göz teması kuramama9
incitilmiş bir adamın gözlerinden akan ve her biri bir hayat kadar kıymetli olan, yitmişliğin yaşlarına verilen isim. işte bir örnek:
" Bu kez olmadı be, anlıyor musun bu sefer ki çalımın ne şanına ne gücüne yakışmadı! Hani nasıl derler; üzerinde güzel durmadı hayat anlıyor musun belki de bir numara büyük geldi! Su diye içilen kezzapmış meğer bilemedim! Bu kez gerçekten çok iyi oynadın, ne farkedebildim ne de hissedebildim... Ses ver kutlamalarına, ses ver de duyulsun cümle alem tarafından ses ver de sevinç yumakları oluşsun gözlerimin önünde canım tene hepten dar gelip sıkıp boğazını kurtulsun. Gözlerimi böyle kana bulayanlara tümden selam olsun bu gece, öyle bir gece ki son yıldızın da kaydığı yedi düvele duyurulsun!
Hangi ağıdı yakıp uğurlasam seni bilemedim, kaç bin damla gözyaşı karşılar gidişini meçhul... Bu meçhulluk terketmeden gökyüzünü benden dökülenler kurumamak üzere saçıldı etrafa! ilk kez bir 'keşke' yi karşılamak zor gelse de içime, içim sızlaya sızlaya el sallamak ve üstelik ayakta durabilmek ne kadar kolay olacaksa işte o kadar olacaktır göze ağır gelen güvensizlikler. Bir satırlık maceralarda ömür harcamaya çalışmak üzerine kurulu hayatlara karşı çıkışlarım bu yüzdendir belki de kimbilir. Sen yine de sus ama kimseler hiç bir şey duymasın, herkesin bildiğini ALLAH'tan saklama çabalarına destek gelir belki de YARADAN tarafından belli mi olur ya da en kırılgan yanına bir parmak bal çalıp, gözlerinden çocuksu yaşlar gelir gelmesine de bunların toplamı bir avuç şerefsiz sözüne eşit bile olmaz. Varsın olmasın... Yeter ki ihanetin esamesi bile okunmasın kirpiklerinde takılı kalan son yaşta, yeter ki insanlar anlasın neyin ne olduğunu hep sonradan olsa da! Yine akşamlar olur elbet, yine çalınır şarkılar kulağımıza, en içten sanılan duygularla kadehler kaldırılıp en yükseğe ahkamlar kesilir kayboluşlarda da kan donar en sıcak vakitlerde... Depremler olur haberin olmaz, yer öyle bir oynar ki yerinden ruhun duymaz! Sadece son bir şarkı fısıldanır kulağına, içinde garip bir intihar korkusu ölümden çok uzak da olsa, içinde hiç kovma isteği olmayan bir 'git' duyarsın tehtidler eşliğinde ve gülersin sadece, gülüşlerin can kırmızısı olunca arkana bile dönüp bakasın gelmediği an vurursun kendini yola. Dilinde bir garip şarkı dolanır durur bir süre 'siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz' ...
Hani gülerdik ya hep, şimdi bu yaman çelişkiyi anlamaya çalışmaktan öteye gitmiyor yollar. Böyle genzimi yakan sevinçlere ev sahipliği yapmaktansa, konuşmayan duvarları ufak bir tebessümle uğurlamak ya da kapının önünü hiç umursamadan süpürmek daha kabul edilesi geliyor. işte bu yüzden puslu bir akşamın en ortasına damga vurmak yerine gitmeyi seçenlerden olmayı akla yatkın bulup kaldırıyorum cismimi. Varsın kimse olmasın yanımda ya da kimse bir el uzatmasın en kötü anımda. Canımın yandığını bile bile, es geçilen duraklarda hep sonradan başıma gelen aklımı bırakmanın buruk sevinci içinde gülümserim bi kez daha... Seni tanımış olmanın gururu ve senden öğrendiklerim bir ömür yeter bana, vefa ederse ömrümüz hainlerin hiç olmadığı bir yerde, şayet yoksa eğer o kadar vaktimiz kovulacak olduğumuz cennette görüşmek üzere, ellerin hep baş üstünde hoşçakal. " dedirtebilecek kadar can yanığı sonunda ortaya çıkmış bir eser.
" Bu kez olmadı be, anlıyor musun bu sefer ki çalımın ne şanına ne gücüne yakışmadı! Hani nasıl derler; üzerinde güzel durmadı hayat anlıyor musun belki de bir numara büyük geldi! Su diye içilen kezzapmış meğer bilemedim! Bu kez gerçekten çok iyi oynadın, ne farkedebildim ne de hissedebildim... Ses ver kutlamalarına, ses ver de duyulsun cümle alem tarafından ses ver de sevinç yumakları oluşsun gözlerimin önünde canım tene hepten dar gelip sıkıp boğazını kurtulsun. Gözlerimi böyle kana bulayanlara tümden selam olsun bu gece, öyle bir gece ki son yıldızın da kaydığı yedi düvele duyurulsun!
Hangi ağıdı yakıp uğurlasam seni bilemedim, kaç bin damla gözyaşı karşılar gidişini meçhul... Bu meçhulluk terketmeden gökyüzünü benden dökülenler kurumamak üzere saçıldı etrafa! ilk kez bir 'keşke' yi karşılamak zor gelse de içime, içim sızlaya sızlaya el sallamak ve üstelik ayakta durabilmek ne kadar kolay olacaksa işte o kadar olacaktır göze ağır gelen güvensizlikler. Bir satırlık maceralarda ömür harcamaya çalışmak üzerine kurulu hayatlara karşı çıkışlarım bu yüzdendir belki de kimbilir. Sen yine de sus ama kimseler hiç bir şey duymasın, herkesin bildiğini ALLAH'tan saklama çabalarına destek gelir belki de YARADAN tarafından belli mi olur ya da en kırılgan yanına bir parmak bal çalıp, gözlerinden çocuksu yaşlar gelir gelmesine de bunların toplamı bir avuç şerefsiz sözüne eşit bile olmaz. Varsın olmasın... Yeter ki ihanetin esamesi bile okunmasın kirpiklerinde takılı kalan son yaşta, yeter ki insanlar anlasın neyin ne olduğunu hep sonradan olsa da! Yine akşamlar olur elbet, yine çalınır şarkılar kulağımıza, en içten sanılan duygularla kadehler kaldırılıp en yükseğe ahkamlar kesilir kayboluşlarda da kan donar en sıcak vakitlerde... Depremler olur haberin olmaz, yer öyle bir oynar ki yerinden ruhun duymaz! Sadece son bir şarkı fısıldanır kulağına, içinde garip bir intihar korkusu ölümden çok uzak da olsa, içinde hiç kovma isteği olmayan bir 'git' duyarsın tehtidler eşliğinde ve gülersin sadece, gülüşlerin can kırmızısı olunca arkana bile dönüp bakasın gelmediği an vurursun kendini yola. Dilinde bir garip şarkı dolanır durur bir süre 'siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz' ...
Hani gülerdik ya hep, şimdi bu yaman çelişkiyi anlamaya çalışmaktan öteye gitmiyor yollar. Böyle genzimi yakan sevinçlere ev sahipliği yapmaktansa, konuşmayan duvarları ufak bir tebessümle uğurlamak ya da kapının önünü hiç umursamadan süpürmek daha kabul edilesi geliyor. işte bu yüzden puslu bir akşamın en ortasına damga vurmak yerine gitmeyi seçenlerden olmayı akla yatkın bulup kaldırıyorum cismimi. Varsın kimse olmasın yanımda ya da kimse bir el uzatmasın en kötü anımda. Canımın yandığını bile bile, es geçilen duraklarda hep sonradan başıma gelen aklımı bırakmanın buruk sevinci içinde gülümserim bi kez daha... Seni tanımış olmanın gururu ve senden öğrendiklerim bir ömür yeter bana, vefa ederse ömrümüz hainlerin hiç olmadığı bir yerde, şayet yoksa eğer o kadar vaktimiz kovulacak olduğumuz cennette görüşmek üzere, ellerin hep baş üstünde hoşçakal. " dedirtebilecek kadar can yanığı sonunda ortaya çıkmış bir eser.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar