bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar15
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- azgın türbanlı4
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- arkadaşlar ben hapise giriyorum3
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı4
- pandela38
- velvet ile revani yemek7
- alttaki yazara aşık ol11
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- evlenmekten korkmak8
- izlenmiş en kusursuz film5
- hayat pahalılığının giderek artması3
- dikkat dikkat tai lung kız11
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- gerdek namazı10
- sözlüğün kahve olması12
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- iskeleden atlarken pişmek2
- canımın hamburger çekmesi3
- amerika israil arası kızışma7
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- deniz göktaş17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- sokuk yazarlar2
- normal sozluk2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- senegal6
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- 2026 dünya kupası34
- yapay zeka sevgili2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- çırılçıplak uyumak4
- futbol29
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- anal istanbul4
- antalya2
- dünya13
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- amedspor3
Yukarıda benim bir yukarıdaki yazıda otizmin genetik olduğunu söylediğim iddia edilmiştir.
Ancak yazı dikkatli ya da dikkatsiz ama tam bir biçimde ve gözler ve beyin kullanılarak okunursa benim orada videoda genetik bozukluk olduğu iddia edildiği/algısı yaratıldığı ve bunun yanlış olduğunu söylediğim anlaşılabilecektir.
Ayrıca otizmin artmasının sebebinin tanı kriteri olduğu söylenmiş.
Bu oluşturulmaya çalışılan genel algı. Kim tarafından?
-Halkının düzgün ve kaliteli beslenebilmesini sağlayamayan hükümetler,
-daha kalitesiz ve ucuza ürettikleri ve besleyici değeri olmayan sözde "besin"lerin halk tarafından tüketiminin azalmamasını isteyen küresel gıda şirketleri
-ve son olarak hastalıklarla karlarını arttıran ilaç ve tıp dünyasının bir kısmı(yani özellikle otizm özel eğitimi adı altında ailelerden fahiş ücretler istteyen özel eğitim kurumları, bi de tedavi ömür boyu sürecek diyorlar, lan o tedavi değil ki bakıcılık)
Söyler misiniz bu ne saçma bir tanı metodudur ki belli bir zaman 10.000 kişiden (yani ortalama bir 1. Lig takımı stadyumu dolusu insan arasından) sadece 3ünü tanımlarken, başka bir zaman 147 sini tanımlar.
Bu "biz eskiden sadece belirli kriterlere uyan kişilere migren diyorduk ve onlara ağır migren ilaçları yazıyorduk ama şimdi her başı ağrıyana migren diyip onlara aynı ilaçları veriyoruz" demeye benzer.
Hayır ben size otizmin gerçek artış sebebini söyleyeyeyim: otizim çevreden gelen ve vucut tarafından istenmeyen/zararlı olan yabancı maddelerin vucuttan atılamaması sonucu oluşur. Bu maddelerin atılımını sağlayan bağışıklık sistemidir. Bu bağışıklık sistemi her insanda farkıdır, kimisinde zayıf kimisinde güçlü. işte eskiden insanlar bu istenmeyen maddelere daha az mağruz kalıyorlardı. Ayrıca toplumun bağışıklık sistemi ortalama olarak daha yüksekti. işte hem insanlara et yemeyin yağ yemeyin diyerek ve topluma içi boş besin değeri olmayan gıdaları yedirerek toplumdaki ortalama bağışıklığı düşürdüler, hem de etraftan gelen zararlı maddelerle (civa, aleminyum,vs) karşılaşma sıklığı arttı.
Son tahlilde otizmin bir tedavisi vardır. Bu beslenme ve şelasyonla sağlanan, ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olan ve zahmetli ama çektiğiniz zahmetin hakkını veren bir tedavidir.
Piyasada benim gördüğüm 3 kitap var
Rahmetli Ahmet aydın'ın otizm kitabı:hem beslenme hem şelasyon önerileri verir, gönlü büyük bu adamın tüm önerilerinin altına imzamı atarım, ancak şelasyonla ilgili öneriler doktor eşliğinde olabiliyor genelde.
Dr. Jaquelyn McCandless'ın otizmi şimdi yen kitabı: neredeyse tamemen şelasyon ve medikal ilaçlara dayalı olduğunu gözlemlediğim, anlaması ve uygulaması çok zor gelen bir kitap. Ama tabi bir tıpçı daha rahat uygulayabilir, zaten çoğu şelasyon doktor gözetiminde olmalı.
Natasha campellin yazdığı gaps Kitabı: bu en rahat uygulanabilen ve dolayısıyla etkisi en rahat görülen tedavi. Sadece beslenmeye dayanıyor ve şelasyon kısmını vücudun kendi detoks mekanizmalarına bırakıyor. Rahat dediysek zorlu bir süreç. Yani çocuğa bişeyler yedirmemek için uğraşmak çok zor. Büyükler için de çok zor, herşeyin içinde gluten, kazein var. Neyse ama sonuçlar ortaya çıktıkça çocuğun gözlerindeki ışıltıyı gördükçe ya da kendi sağlatımınızı sağladıkça tüm o zahmete değdiğini görüyorsunuz.
Ancak yazı dikkatli ya da dikkatsiz ama tam bir biçimde ve gözler ve beyin kullanılarak okunursa benim orada videoda genetik bozukluk olduğu iddia edildiği/algısı yaratıldığı ve bunun yanlış olduğunu söylediğim anlaşılabilecektir.
Ayrıca otizmin artmasının sebebinin tanı kriteri olduğu söylenmiş.
Bu oluşturulmaya çalışılan genel algı. Kim tarafından?
-Halkının düzgün ve kaliteli beslenebilmesini sağlayamayan hükümetler,
-daha kalitesiz ve ucuza ürettikleri ve besleyici değeri olmayan sözde "besin"lerin halk tarafından tüketiminin azalmamasını isteyen küresel gıda şirketleri
-ve son olarak hastalıklarla karlarını arttıran ilaç ve tıp dünyasının bir kısmı(yani özellikle otizm özel eğitimi adı altında ailelerden fahiş ücretler istteyen özel eğitim kurumları, bi de tedavi ömür boyu sürecek diyorlar, lan o tedavi değil ki bakıcılık)
Söyler misiniz bu ne saçma bir tanı metodudur ki belli bir zaman 10.000 kişiden (yani ortalama bir 1. Lig takımı stadyumu dolusu insan arasından) sadece 3ünü tanımlarken, başka bir zaman 147 sini tanımlar.
Bu "biz eskiden sadece belirli kriterlere uyan kişilere migren diyorduk ve onlara ağır migren ilaçları yazıyorduk ama şimdi her başı ağrıyana migren diyip onlara aynı ilaçları veriyoruz" demeye benzer.
Hayır ben size otizmin gerçek artış sebebini söyleyeyeyim: otizim çevreden gelen ve vucut tarafından istenmeyen/zararlı olan yabancı maddelerin vucuttan atılamaması sonucu oluşur. Bu maddelerin atılımını sağlayan bağışıklık sistemidir. Bu bağışıklık sistemi her insanda farkıdır, kimisinde zayıf kimisinde güçlü. işte eskiden insanlar bu istenmeyen maddelere daha az mağruz kalıyorlardı. Ayrıca toplumun bağışıklık sistemi ortalama olarak daha yüksekti. işte hem insanlara et yemeyin yağ yemeyin diyerek ve topluma içi boş besin değeri olmayan gıdaları yedirerek toplumdaki ortalama bağışıklığı düşürdüler, hem de etraftan gelen zararlı maddelerle (civa, aleminyum,vs) karşılaşma sıklığı arttı.
Son tahlilde otizmin bir tedavisi vardır. Bu beslenme ve şelasyonla sağlanan, ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olan ve zahmetli ama çektiğiniz zahmetin hakkını veren bir tedavidir.
Piyasada benim gördüğüm 3 kitap var
Rahmetli Ahmet aydın'ın otizm kitabı:hem beslenme hem şelasyon önerileri verir, gönlü büyük bu adamın tüm önerilerinin altına imzamı atarım, ancak şelasyonla ilgili öneriler doktor eşliğinde olabiliyor genelde.
Dr. Jaquelyn McCandless'ın otizmi şimdi yen kitabı: neredeyse tamemen şelasyon ve medikal ilaçlara dayalı olduğunu gözlemlediğim, anlaması ve uygulaması çok zor gelen bir kitap. Ama tabi bir tıpçı daha rahat uygulayabilir, zaten çoğu şelasyon doktor gözetiminde olmalı.
Natasha campellin yazdığı gaps Kitabı: bu en rahat uygulanabilen ve dolayısıyla etkisi en rahat görülen tedavi. Sadece beslenmeye dayanıyor ve şelasyon kısmını vücudun kendi detoks mekanizmalarına bırakıyor. Rahat dediysek zorlu bir süreç. Yani çocuğa bişeyler yedirmemek için uğraşmak çok zor. Büyükler için de çok zor, herşeyin içinde gluten, kazein var. Neyse ama sonuçlar ortaya çıktıkça çocuğun gözlerindeki ışıltıyı gördükçe ya da kendi sağlatımınızı sağladıkça tüm o zahmete değdiğini görüyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar