bugün
- bik bik 220
- herzevekil13
- gay olduğunu saklayan erkek4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ressam özgür korkmazgil güncel imgenin politikası2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- balkona israil bayrağı asmak4
- noodle6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- teomancalmasur23
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor4
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması3
- psikolog4
- 115 bin entry giren işsiz yazar2
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- güzel göt görünce tansiyonun düşmesi3
- platon un mağara alegorisi2
- rafael leao6
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları2
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- türk solu16
- tüylü ve sulu şeftali2
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- çingene dilenci ile sevişmek3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- şeftalili dondurma2
- wada 35 yaşında4
- şeftali ağaçları dökülüyor yaprakları2
- nervio14
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yakında sözlüğe geri dönüşler olabilir2
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik2
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- gina marano3
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- bir gammazın günlüğü2
- erlik5
Yoksuldu baba...
Çok zor kosullarda, zar zor büyüttü oglunu...
emedi ona yedirdi, giymedi onu giydirdi.
En büyük ideali yavrusunun kendi ayaklari üzerinde durabildigi günleri görüp Avrupa'ya yerlesmekti.
Orada iyi para kazanacak, bundan böyle adam gibi yasayacakti.
***
Zamanla oglan büyüyüp serpildi, bagimsizligini ilan etti.
Ancak bir arkadasiyla ayri evde oturdugu halde, kendi harçligini çikaramiyor, hala babasinin eline bakiyordu. Üstelik ev arkadasiyla da kavgaliydi. Baba yine de her eziyete katlaniyor, disinden tirnagindan artirdigini ogluna aktariyordu. Ne de olsa o, kendi kanindan, kendi soyundandi.
Bir yaz günü, oglanin evinde büyük bir kavga koptu.
Evladinin dövüldügünü duyan baba sopayi kapip evi basti; öfkeyle oglunun ev arkadasinin kafasini yardi. Tabii bütün mahalle ayaga kalkti.
Herkes babayı suçladi.
Adi "belali"ya çikmisti.
***
Yillar geçti... Baba bir daha dayak yemesin diye, oglunun yanindan hiç ayrilmadi; ona as, para, silah verdi, yanina adam koydu.
Artik yavrusunun güvencede oldugunu düsünüyor, kendi düslerinin pesine düsme vaktinin geldigine inaniyordu. Yeni bir hayata kanatlanmak üzere vize kuyruguna girdi. Ancak "Sen giremezsin"dediler, "Haneye tecavüz etmissin".
"Ama oglumu dövüyorlardi" diyecek oldu, dinlemediler. Yikildi baba... Yavrusunu koruma ugruna büyük idealinden olmustu. Kimi dostlari "Oglani evlatliktan reddet,
kurtul. O zaman alirlar seni" dedi.
Baba "Insan hiç oglundan vazgeçer mi" diye direndi, dinlemedi.
***
Gel zaman git zaman, yoldan çikti bizim oglan... Kirli islere bulasti. Evinde uyusturucu ticareti yaptigi, silah sakladigi, kanun disiislere bulastigi haberleri geliyordu. Babasindan zengin hale gelmisti, ama hala ondan harçlik aliyordu. Üstüne üstlük babasini da sevmiyor, "Basima ne geldiyse senin yüzünden" diye dikleniyordu. Zavalli adamcagiz, onu kollayacagim diye hem fakirlesmis, hem yalnizliga itilmis, hem de istikbal planlarini ertelemisti. Simdi kendisini sevmeyen problemli bir oglanla bas basa kalmisti.
***
Sonra bir gün, araya aracilar girdi, oglan ev arkadasiyla baristirildi. Eski kavgalari unuttular, birlikte vize alip güle oynaya Avrupa'nin yolunu tuttular. Babanin düslerinin ülkesiydi orasi... Baba "Madem onlar baristi, ben de gideyim" diyecek oldu, ama yine ayni gerekçeyle kapidan kovuldu: "Sen bir süre daha bekleyeceksin. O arada sicilini düzeltmeye çalis."
Simdi baba, bir yandan ogluna harcamaktan biriktiremedigi paralari biriktirmeye, bir yandan da oglu yüzünden bozulan sicilini düzeltmeye çalisiyor. Ve boynunu büküp, eski kavgalisiyla, el ele kendi mutluluk diyarina uçan oglunun ardindan el salliyor:
"Oglum, Kıbrıs'ım!
Sen mutlu ol yeter... Belki bana da bir gün verirler. Ben de bir gün yüzü görürüm
Çok zor kosullarda, zar zor büyüttü oglunu...
emedi ona yedirdi, giymedi onu giydirdi.
En büyük ideali yavrusunun kendi ayaklari üzerinde durabildigi günleri görüp Avrupa'ya yerlesmekti.
Orada iyi para kazanacak, bundan böyle adam gibi yasayacakti.
***
Zamanla oglan büyüyüp serpildi, bagimsizligini ilan etti.
Ancak bir arkadasiyla ayri evde oturdugu halde, kendi harçligini çikaramiyor, hala babasinin eline bakiyordu. Üstelik ev arkadasiyla da kavgaliydi. Baba yine de her eziyete katlaniyor, disinden tirnagindan artirdigini ogluna aktariyordu. Ne de olsa o, kendi kanindan, kendi soyundandi.
Bir yaz günü, oglanin evinde büyük bir kavga koptu.
Evladinin dövüldügünü duyan baba sopayi kapip evi basti; öfkeyle oglunun ev arkadasinin kafasini yardi. Tabii bütün mahalle ayaga kalkti.
Herkes babayı suçladi.
Adi "belali"ya çikmisti.
***
Yillar geçti... Baba bir daha dayak yemesin diye, oglunun yanindan hiç ayrilmadi; ona as, para, silah verdi, yanina adam koydu.
Artik yavrusunun güvencede oldugunu düsünüyor, kendi düslerinin pesine düsme vaktinin geldigine inaniyordu. Yeni bir hayata kanatlanmak üzere vize kuyruguna girdi. Ancak "Sen giremezsin"dediler, "Haneye tecavüz etmissin".
"Ama oglumu dövüyorlardi" diyecek oldu, dinlemediler. Yikildi baba... Yavrusunu koruma ugruna büyük idealinden olmustu. Kimi dostlari "Oglani evlatliktan reddet,
kurtul. O zaman alirlar seni" dedi.
Baba "Insan hiç oglundan vazgeçer mi" diye direndi, dinlemedi.
***
Gel zaman git zaman, yoldan çikti bizim oglan... Kirli islere bulasti. Evinde uyusturucu ticareti yaptigi, silah sakladigi, kanun disiislere bulastigi haberleri geliyordu. Babasindan zengin hale gelmisti, ama hala ondan harçlik aliyordu. Üstüne üstlük babasini da sevmiyor, "Basima ne geldiyse senin yüzünden" diye dikleniyordu. Zavalli adamcagiz, onu kollayacagim diye hem fakirlesmis, hem yalnizliga itilmis, hem de istikbal planlarini ertelemisti. Simdi kendisini sevmeyen problemli bir oglanla bas basa kalmisti.
***
Sonra bir gün, araya aracilar girdi, oglan ev arkadasiyla baristirildi. Eski kavgalari unuttular, birlikte vize alip güle oynaya Avrupa'nin yolunu tuttular. Babanin düslerinin ülkesiydi orasi... Baba "Madem onlar baristi, ben de gideyim" diyecek oldu, ama yine ayni gerekçeyle kapidan kovuldu: "Sen bir süre daha bekleyeceksin. O arada sicilini düzeltmeye çalis."
Simdi baba, bir yandan ogluna harcamaktan biriktiremedigi paralari biriktirmeye, bir yandan da oglu yüzünden bozulan sicilini düzeltmeye çalisiyor. Ve boynunu büküp, eski kavgalisiyla, el ele kendi mutluluk diyarina uçan oglunun ardindan el salliyor:
"Oglum, Kıbrıs'ım!
Sen mutlu ol yeter... Belki bana da bir gün verirler. Ben de bir gün yüzü görürüm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar