bugün
- 1 2 puretech3
- en çok sevdiğiniz yazar19
- oğlak burcu kadını11
- gececi tayfa kezosu10
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- 18 temmuz 2026 malatya depremi2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- yalnız yaşayan kadın karizması7
- sözlük yazarlarının numaraları12
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti2
- gocu29
- kızlar gelin gofret yiyelim6
- hayatın güzel olması8
- ikizler burcu ve bipolar adam5
- sigara içsem mi lan eşiği7
- sözlüğün tanrıçası olmak19
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- mehmet özdağ'ın chp'ye geçmesi2
- bir gün öleceğini unutmak7
- japonya nın teröristleri idam etmesi2
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- kendi ağzına vermek11
- haluk levent18
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları5
- yılmaz güney abi2
- türkiye de idam cezasının olması2
- bana 1 hafta süre ver diyen partner4
- insan olmaya çeyrek kala5
- chatgpt ile sohbet etmek5
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- yüzbin lira giren ev4
- bir erkeğin unutamadığı kadın olmak4
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- ne güzel sözlük saçmala dur4
- raif efendi'nin resim yeteneği4
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- borsa istanbul3
- kadın cinayetlerinin abartılması6
- tanrı yok21
- alkolün faydaları4
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek4
- kadınların zeki erkek takıntısı3
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması4
- arkadaşlar kek yaptım9
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- müstehcen şarkılar5
...
özlem ki bir başkasının özlemine tutkunluksa
bir yerde hep aynı şeyi özlüyoruz
ayaklarımız karıncalanıyor büsbütün
büyük ayaklarımız, küçük ayaklarımız, ayaklığını yitirmiş ayaklarımız
demek oluyor ki sarışın bir çocuğun ayaklarıdır deniz
terlemiş yüzü, ıslanmış saçlarıdır
ve demek oluyor ki; suçtur bir çocuğun olmak
suçtur daha başka şeyler gibi
ve düşün bir de, ya bütün o çocuklar seninse
ister doğu beyazıtta karlar içinde büyüsün
ister bir düzlükte tatvandan vana doğru
ve isterse izmirin tenha bir semtinde
kim ne derse desin, suçtur çocuğun olmak
akarsuyunu kendi, denizini kendi yaratan bir çocuğun
sulanmış ağaçlara bakıyoruz, bugünün ikindisi
buğular içinde yüzüyor ağaçlar
saat on haberlerini dinliyoruz
alıştık, bütün haberleri dinliyoruz zaten
önümüzdeki bir bardak su bile öyle derin ki
dalıp dalıp gidiyoruz suya
bakıyoruz da kocaman bir yıkıntı duvardaki çivi deliği
ve ellerimiz masa örtüsünün püsküllerinde
kapı tokmağı, çaydanlık
divan örtüsündeki leke
yerlerde kitaplar, gazeteler
pencere camındaki çatlak
pencere camından ufak ufak damlayan güneş
ve en önemlisi konuştuklarımız
değişen çizgiler yüzümüzdeki
fincanı tutarken titremesi ellerimizin
yani hayatın dokusunda ne varsa
yeniden yaşıyor, yeniden kullanıyoruz sanki.
özlem ki tutkunluktur bir başkasının özlemine
dalgalı camın ardında büyüyerekten
bir çocuk hızla geçiyor bisikletiyle.
Suçtur çocuğun olmak/ edip cansever
özlem ki bir başkasının özlemine tutkunluksa
bir yerde hep aynı şeyi özlüyoruz
ayaklarımız karıncalanıyor büsbütün
büyük ayaklarımız, küçük ayaklarımız, ayaklığını yitirmiş ayaklarımız
demek oluyor ki sarışın bir çocuğun ayaklarıdır deniz
terlemiş yüzü, ıslanmış saçlarıdır
ve demek oluyor ki; suçtur bir çocuğun olmak
suçtur daha başka şeyler gibi
ve düşün bir de, ya bütün o çocuklar seninse
ister doğu beyazıtta karlar içinde büyüsün
ister bir düzlükte tatvandan vana doğru
ve isterse izmirin tenha bir semtinde
kim ne derse desin, suçtur çocuğun olmak
akarsuyunu kendi, denizini kendi yaratan bir çocuğun
sulanmış ağaçlara bakıyoruz, bugünün ikindisi
buğular içinde yüzüyor ağaçlar
saat on haberlerini dinliyoruz
alıştık, bütün haberleri dinliyoruz zaten
önümüzdeki bir bardak su bile öyle derin ki
dalıp dalıp gidiyoruz suya
bakıyoruz da kocaman bir yıkıntı duvardaki çivi deliği
ve ellerimiz masa örtüsünün püsküllerinde
kapı tokmağı, çaydanlık
divan örtüsündeki leke
yerlerde kitaplar, gazeteler
pencere camındaki çatlak
pencere camından ufak ufak damlayan güneş
ve en önemlisi konuştuklarımız
değişen çizgiler yüzümüzdeki
fincanı tutarken titremesi ellerimizin
yani hayatın dokusunda ne varsa
yeniden yaşıyor, yeniden kullanıyoruz sanki.
özlem ki tutkunluktur bir başkasının özlemine
dalgalı camın ardında büyüyerekten
bir çocuk hızla geçiyor bisikletiyle.
Suçtur çocuğun olmak/ edip cansever
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar