bugün
- sedat pekmez25
- diamond bosphoruss denen yazar13
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı4
- heyecanlıyım sözlük3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması7
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- ilk maaş4
- katılım bankacılığı3
- penis boyutunun önemi4
- yer sofrası7
- uludağ sözlük discord grubu11
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- heyt bea3
- online listesi7
- insanlardan nefret etmek9
- ödemi hiç gitmeyen insan2
- spor sonrası ayna karşısında pazu şişirmek2
- 2026 dünya kupası10
- kızlar kıllı göbek sever mi2
- birine geç kalmak9
- beyazsemsiyeliyabanci48
- cayır cayır yanan kız13
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor8
- m r e r e c t o12
- eve atılan kızın ekşici çıkması5
- larisalisa10
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- dövüş ustası olmanın silaha karşı işe yaramaması3
- satranç haram yasaklansın17
- cumhuriyet halk partisi6
- seni ne mutlu eder sorusu6
- gir içime hünharca12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız4
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- yorgun mermi22
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- arkadaşlar bakar mısınız8
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- gocu43
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- güzel bir kadını terk etmek5
- eşime sormam lazım kadınları3
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- bruce lee4
- park sorunu6
Bu korku insanın özgürlüğüne indirilmiş en büyük darbe. Ne zaman akla gelen insanın keşke hiç dünyaya gelmeyeydim dediği olur. Hayatın şüphesiz en acı tarafı, yaşamın en acı biberi, bir kere geldik bu dünyaya ya ilk biz yiyeceğiz o biberi yahut bizi sevenler.
Bu korkunun temelinde bağlanmışlık alışkanlığı var, onlara sıkı sıkıya bağlandığımız için öyle. Yoksa mesela komşunun kocası öldüğünde de üzülürüz ama evdeki bir birey öldüğünde arasındaki üzüntü farkı, acı hissi kıyaslanamaz bile. O halde şu sonuç çıkar: ne kadar bağlanırsan o kadar üzülürsün! Bu da şu demektir => acı çekmek istemiyorsan elindekiler dışında başka kimseye bağlanma, yalnız ve mesafeli ol. Bağlanmak demek tüm bunların sonucunda acı demektir ve bu da dolaylı olarak özgürlüğe indirilmiş darbedir. Dikkatli olunur
rsa özgürlüğün insan yaşamının en kutsal değerlerinin başında geldiği görülür, özgürlük öyle bir şeydir ki ona ters düşenler muhakkak ınsan sağlığına ve mutluluğuna da ters düşer. Daha özgür bir yaşam için ölçülü yaklaşmak, elindekilerin kıymetini bilmek ve yeni gemilere yelken açmamak ve kesinlikle evlenip aile kurmamak olmazsa olmazlardandır.
Bu korkunun temelinde bağlanmışlık alışkanlığı var, onlara sıkı sıkıya bağlandığımız için öyle. Yoksa mesela komşunun kocası öldüğünde de üzülürüz ama evdeki bir birey öldüğünde arasındaki üzüntü farkı, acı hissi kıyaslanamaz bile. O halde şu sonuç çıkar: ne kadar bağlanırsan o kadar üzülürsün! Bu da şu demektir => acı çekmek istemiyorsan elindekiler dışında başka kimseye bağlanma, yalnız ve mesafeli ol. Bağlanmak demek tüm bunların sonucunda acı demektir ve bu da dolaylı olarak özgürlüğe indirilmiş darbedir. Dikkatli olunur
rsa özgürlüğün insan yaşamının en kutsal değerlerinin başında geldiği görülür, özgürlük öyle bir şeydir ki ona ters düşenler muhakkak ınsan sağlığına ve mutluluğuna da ters düşer. Daha özgür bir yaşam için ölçülü yaklaşmak, elindekilerin kıymetini bilmek ve yeni gemilere yelken açmamak ve kesinlikle evlenip aile kurmamak olmazsa olmazlardandır.
güncel Önemli Başlıklar
