bugün
- sapık şarkı sözleri11
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu11
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- cinsel içerikli başlık açınca ereksiyon olunuyormu5
- filistin37
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu5
- cinsel başlık açıp entry girildikçe otuzbir çekmek4
- mantısıyla meşhur olan ilimiz11
- özelden şeftalisini atan yazar14
- porno entelektüelliği3
- sözlüğün azması7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı6
- arkadaşlar bir şey soracağım12
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- sözlük kızlarının kombinleri17
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- karnabahar5
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- tarhana çorbası10
- bamya sever misin diyen yazar5
- ekmeği tuza bandırarak yemek4
- pıttık fırlatma akımı6
- herkes adam olsun lan3
- islam da çocuk gelin var mıdır2
- artık seks başlığı açmayın sapık mısınız2
- kayseri pastırması ile meşhur şehrimiz4
- parcalandim toparlanamiyorum323
- doggy pozisyonunda havlayan kız2
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün4
- bana iyi geliyorsun diyen kız5
- seksten önce dua etmek2
- herkesin para için bir yerlere koşturması3
- uçağımı uçuracak pilot arıyorum4
- tavuk tantuni6
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak10
- yaş ilerledikçe arkadaşların azalması2
- mangal kokusunun tüm mahalleye yayılması2
- sarapci koalayi denize atmak6
- karnabahar brokoli mantar yemeyen insan3
- whatsapptan beni tanıdın mı yazıp engelleyen insan3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- 44 yaşında psikolog olmak7
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması4
- anın görüntüsü26
- geçmişte zina yapmış ama tövbe etmiş insan2
- sözlüğü boşverip plaja gitmek4
- çivi çiviyi söker diyen kız5
kendimi bildim bileli ülkücüyümdür.
bilmezdik eskileri. sonuçta 80'lerin sonuna denk gelmiş ve apolitik yetiştirilmiş bir nesildik. millyetçilik damarımız kabarıktı. bize bu yolda en yakın parti mhp gelirdi. devlet bahçeli'yi bilirdik.
arada onun hakkında olumsuz düşünceler düşsek onunla alakalı güzel şeyler duyardık. derlerdi ki türkmen beyi. derlerdi ki maaşının hepsini gazi veya şehit ailelerine hibe etmişti. falan filan. yani hep bir şeyler bulurduk.
sonuçta 97'den beri bir kere seçim sonucu istediğimiz yere gelmiş ve onu da kendi eli ile itip ki kendisine hakaret eden kadının eşi ile koalisyon yapmıştı. başka seçenekler var iken.
bu siyasetçi tutumu çoğunun hoşuna gitti. sonuçta bir tarafta sol kesimin yeni kalesi dsp diğer tarafta başbuğunu kaybetmişbir mhp.
neyse yıllar geçti. biz yine destek olduk türkmen beyimize. o sıra bir parti türedi 80'lerde sus pus olup kendine devamlı yer hazırlayan.
erbakan'ın öğrencileri idi bunlar. ilk başta dini ele aldılar. biz yadırgadık bunu tabi. bizim için siyasette hiçbir zaman dinin yeri yoktu. başbuğumuz atatürk bu şekilde öğütlemişti. siyasete dini bulaştırırsak dinimizin kötüleneceğini düşünüyorduk.
neyse bağbuğumuz bu yeni türeyenler ile baya mücadele etti. türklüğü ayak altına aldılar. terörist ele başına sayın dediler. oslo'da görüştüler. kendilerinin yetiştirip bu günlere getirdiği bir oluşum yine kendilerini indirmeye çalıştı.
komutanlarımızı içeri alırken başbuğ yine karşılarında durdu. sırf alevi diye sırf atatürkçü diye bir sürü komutan veya gazeteci veya akademisyen içeri alındı. kimi hayatını kaybetti. kimi işkence gördü. kimi yıllarca hapishanede kaldı.
çiftçiye hakaret ettiler. sırf çocuğu yok diye başbuğumuza hakaret ettiler. türlüğü ayak altına aldılar. ülkücülere hakaret ettiler. daha sayamadığımız bir sürü şey.
çıktı bizim türkmen beyi. dedi ki sen kimsin türklüğü ayak altına alıyorsun. sordu mesela sen terörist başına nasıl sayın dersin diye.
başkan yaptırmayacağız dedi. istediğin olmayacak dedi. topladı 1 haziranda oyu. bir ülkücü olarak hdp ile koalisyon yapmasını bende tasvip etmiyordum. belki şu an için yanlış bir karardı fakat seçimde yüksek oy alıp abdullah denen ibişe teşekkür eden adam ile koalisyon kurmaması bizim gözümüzde başbuğu yeniden yüceltti.
neyse bir sürü olay oldu. edilen hakretlerin haddi hesabı yok. askerden kaçan cemattçi tayfa ve ak partililer bir anda türkçü ve vatansever kesildi.
ülkeye suriyelileri doldururken türkmenleri sınırda tuttular günlerce.
bir sürü olay yaşandı. sonra bir anda darbe girişimi oldu. bir baktık ki bu ümmetçi tayfa bir anda milliyetçi kesildi. vatan millet sakarya oldu. neden o akşam onları yalnız bırakmayan sağcısı veya solcusu gerçek vatanseverlerdi.
ve daha darbenin ilk saatlerinde efkan ala'dan bir açıklama geldi. kendisi sistemin değişmesinin gerekliliğini düşünüyordu. bir darbe atlaştmışız ve ülke çok sıkıntılı günlerden geçerken tek dertleri gene başkanlık sistemi idi. günlerce mitingler yapıldı. herkes eşit dendi. hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız dediler. sağcısı solcusu veya akp'lisi fark etmez dediler.
sonra bir anda her şey değişti. feto ayağına bir sürü insan içeri alınmaya başladı. bunların içinde bu örgüte devamlı karşı çıkan ülkücüler de dahildi.
ve sonunda başkanlık sistemine geldik. meral akşener, koray aydın ve sinan oğan ile yarışmaya kabul etmeyen bahçeli bir anda başkanlığa onay verir oldu.
bugün konuşmasını dinledim.
19 mayıs 1919 dedi. başbuğum samsun'a çıktığı tarih. hani başbuğumuzdan nefret edenlerin kabul etmediği tarih. eveçiler de diyebiliriz onlara.
1923 dedi. başbuğumuzun efendiler bir sonraki gün ilan edeceğim dediği o güzelim cumhuriyetin ülkemize geldiği tarih. bundan da kim nefret ediyor ? yine evetçiler. hani bakanları veya bir başkanları açıklama yaptı ya sistem değişikliği de olabilir diye. cumhuriyeti değiştirecekler.
lozan dedi. vatan dedi. millet dedi. atatürk dedi. asker dedi. ülkücüler dedi. milliyetçilik dedi. alparslan türkeş dedi. dedi dedi dedi.
bu dediklerinin tek ortak noktası şu idi. bu kelimelerin hepsinden nefret eden adamlarla birlikte şu an evet diyor.
diyebilirsin bu senin kendi kişisel fikrindir. mantıklı gelmiştir. demokrasi budur.
ama sen bunu derken bu adamlar beni hdp ile pkk ile feto ile hayır verenler arasına sokup vatan haini ilan ediyor.
hani askerden yıllarca kaçıp bedelli yapan eniştem gibi. mesela şu an el bab'a girelim diyen. kendi oğlunu askere göndermeyecek olan.
garip olan da bu biliyor musun bahçeli. bir zamanlar bizim için başbuğ idin. tek lafınla sokağı yerle bir edecektik. zannediyorlar ki ülkücülerden ses çıkmıyor diye her şeye onay veriyoruz. biz hep bir bildiğin vardır diye sustuk bekledik.
ama sen bizi sattın be bahçeli. bize hakaret edenler ile birlikte oldun. bundan 3 sene önce feto ile kol kola giren pkk ile masaya oturan hdp ile imralı'yı görüştürenler ile evetçi oldun.
sorarım sana bahçeli vatan haini biz miyiz ? biz sadece bir seçimde oy kullanacağız. bu adamların hayır vermesinin bizim ile alakası yok. ama bir terörist başına sayın demek söyleyen kişiyi ve ona destek verenleri ilgilendirir.
neyse 1967 yılında başbuğ'un kurduğu ülkücü hareket senin gibi davaya ihanet edenler ile bitmez bunu bilesin. ne 80 darbesi ne ondan sonraki baskılar ne senin bizi hepten siyaset sahnesinden çekmen ülkücü hareketi bitirmemiştir.
ülkücülük bir davadır. hani bağbuğumuz tek başına da olsa o kurtuluş mücadelesini verecekti ya biz de onun gibi tek kalsak bile bu davaya her zaman hizmet edeceğiz.
var olsun türk ırkı. var olsun ülkücülük. var olsun fırat yılmaz. var olsun mustafa pehlivanoğlu.var olsun oğlu ile evinin önünde taranan amcam.
bilmezdik eskileri. sonuçta 80'lerin sonuna denk gelmiş ve apolitik yetiştirilmiş bir nesildik. millyetçilik damarımız kabarıktı. bize bu yolda en yakın parti mhp gelirdi. devlet bahçeli'yi bilirdik.
arada onun hakkında olumsuz düşünceler düşsek onunla alakalı güzel şeyler duyardık. derlerdi ki türkmen beyi. derlerdi ki maaşının hepsini gazi veya şehit ailelerine hibe etmişti. falan filan. yani hep bir şeyler bulurduk.
sonuçta 97'den beri bir kere seçim sonucu istediğimiz yere gelmiş ve onu da kendi eli ile itip ki kendisine hakaret eden kadının eşi ile koalisyon yapmıştı. başka seçenekler var iken.
bu siyasetçi tutumu çoğunun hoşuna gitti. sonuçta bir tarafta sol kesimin yeni kalesi dsp diğer tarafta başbuğunu kaybetmişbir mhp.
neyse yıllar geçti. biz yine destek olduk türkmen beyimize. o sıra bir parti türedi 80'lerde sus pus olup kendine devamlı yer hazırlayan.
erbakan'ın öğrencileri idi bunlar. ilk başta dini ele aldılar. biz yadırgadık bunu tabi. bizim için siyasette hiçbir zaman dinin yeri yoktu. başbuğumuz atatürk bu şekilde öğütlemişti. siyasete dini bulaştırırsak dinimizin kötüleneceğini düşünüyorduk.
neyse bağbuğumuz bu yeni türeyenler ile baya mücadele etti. türklüğü ayak altına aldılar. terörist ele başına sayın dediler. oslo'da görüştüler. kendilerinin yetiştirip bu günlere getirdiği bir oluşum yine kendilerini indirmeye çalıştı.
komutanlarımızı içeri alırken başbuğ yine karşılarında durdu. sırf alevi diye sırf atatürkçü diye bir sürü komutan veya gazeteci veya akademisyen içeri alındı. kimi hayatını kaybetti. kimi işkence gördü. kimi yıllarca hapishanede kaldı.
çiftçiye hakaret ettiler. sırf çocuğu yok diye başbuğumuza hakaret ettiler. türlüğü ayak altına aldılar. ülkücülere hakaret ettiler. daha sayamadığımız bir sürü şey.
çıktı bizim türkmen beyi. dedi ki sen kimsin türklüğü ayak altına alıyorsun. sordu mesela sen terörist başına nasıl sayın dersin diye.
başkan yaptırmayacağız dedi. istediğin olmayacak dedi. topladı 1 haziranda oyu. bir ülkücü olarak hdp ile koalisyon yapmasını bende tasvip etmiyordum. belki şu an için yanlış bir karardı fakat seçimde yüksek oy alıp abdullah denen ibişe teşekkür eden adam ile koalisyon kurmaması bizim gözümüzde başbuğu yeniden yüceltti.
neyse bir sürü olay oldu. edilen hakretlerin haddi hesabı yok. askerden kaçan cemattçi tayfa ve ak partililer bir anda türkçü ve vatansever kesildi.
ülkeye suriyelileri doldururken türkmenleri sınırda tuttular günlerce.
bir sürü olay yaşandı. sonra bir anda darbe girişimi oldu. bir baktık ki bu ümmetçi tayfa bir anda milliyetçi kesildi. vatan millet sakarya oldu. neden o akşam onları yalnız bırakmayan sağcısı veya solcusu gerçek vatanseverlerdi.
ve daha darbenin ilk saatlerinde efkan ala'dan bir açıklama geldi. kendisi sistemin değişmesinin gerekliliğini düşünüyordu. bir darbe atlaştmışız ve ülke çok sıkıntılı günlerden geçerken tek dertleri gene başkanlık sistemi idi. günlerce mitingler yapıldı. herkes eşit dendi. hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız dediler. sağcısı solcusu veya akp'lisi fark etmez dediler.
sonra bir anda her şey değişti. feto ayağına bir sürü insan içeri alınmaya başladı. bunların içinde bu örgüte devamlı karşı çıkan ülkücüler de dahildi.
ve sonunda başkanlık sistemine geldik. meral akşener, koray aydın ve sinan oğan ile yarışmaya kabul etmeyen bahçeli bir anda başkanlığa onay verir oldu.
bugün konuşmasını dinledim.
19 mayıs 1919 dedi. başbuğum samsun'a çıktığı tarih. hani başbuğumuzdan nefret edenlerin kabul etmediği tarih. eveçiler de diyebiliriz onlara.
1923 dedi. başbuğumuzun efendiler bir sonraki gün ilan edeceğim dediği o güzelim cumhuriyetin ülkemize geldiği tarih. bundan da kim nefret ediyor ? yine evetçiler. hani bakanları veya bir başkanları açıklama yaptı ya sistem değişikliği de olabilir diye. cumhuriyeti değiştirecekler.
lozan dedi. vatan dedi. millet dedi. atatürk dedi. asker dedi. ülkücüler dedi. milliyetçilik dedi. alparslan türkeş dedi. dedi dedi dedi.
bu dediklerinin tek ortak noktası şu idi. bu kelimelerin hepsinden nefret eden adamlarla birlikte şu an evet diyor.
diyebilirsin bu senin kendi kişisel fikrindir. mantıklı gelmiştir. demokrasi budur.
ama sen bunu derken bu adamlar beni hdp ile pkk ile feto ile hayır verenler arasına sokup vatan haini ilan ediyor.
hani askerden yıllarca kaçıp bedelli yapan eniştem gibi. mesela şu an el bab'a girelim diyen. kendi oğlunu askere göndermeyecek olan.
garip olan da bu biliyor musun bahçeli. bir zamanlar bizim için başbuğ idin. tek lafınla sokağı yerle bir edecektik. zannediyorlar ki ülkücülerden ses çıkmıyor diye her şeye onay veriyoruz. biz hep bir bildiğin vardır diye sustuk bekledik.
ama sen bizi sattın be bahçeli. bize hakaret edenler ile birlikte oldun. bundan 3 sene önce feto ile kol kola giren pkk ile masaya oturan hdp ile imralı'yı görüştürenler ile evetçi oldun.
sorarım sana bahçeli vatan haini biz miyiz ? biz sadece bir seçimde oy kullanacağız. bu adamların hayır vermesinin bizim ile alakası yok. ama bir terörist başına sayın demek söyleyen kişiyi ve ona destek verenleri ilgilendirir.
neyse 1967 yılında başbuğ'un kurduğu ülkücü hareket senin gibi davaya ihanet edenler ile bitmez bunu bilesin. ne 80 darbesi ne ondan sonraki baskılar ne senin bizi hepten siyaset sahnesinden çekmen ülkücü hareketi bitirmemiştir.
ülkücülük bir davadır. hani bağbuğumuz tek başına da olsa o kurtuluş mücadelesini verecekti ya biz de onun gibi tek kalsak bile bu davaya her zaman hizmet edeceğiz.
var olsun türk ırkı. var olsun ülkücülük. var olsun fırat yılmaz. var olsun mustafa pehlivanoğlu.var olsun oğlu ile evinin önünde taranan amcam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar