bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hikayeyi devam ettir30
- hayattan zevk alamamak15
- gocunun nerede olması12
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- rüyamda kadın olmuştum6
- uyumayın konuşalım5
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazarların öldükten sonraki planları4
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- uysaljakoben16
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- makine mühendisliği3
- biber dolması olsa da yesek5
- yeşilçam filmi izlemek6
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- sokakta kavga teknikleri3
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- habire12 adamdır37
- yeni parti50
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- cioran neden intihar etmedi3
- en güzel tatlı2
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- cem küçük5
- yazarların zeka seviyeleri7
- kadın2
- habire1259
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
Türkiye'deki açlık oyunlarına dair bir deneme...
--spoiler--
“Yaşam insanın yaşantı aradığı değil, kendi kendini aradığı bir olgudur… “
Cesara Pavese
AÇLIK OYUNLARININ iLK KURALI.BURASI BiR BATAKLIK VE BURADAN ÇIKMAK iÇiN DiĞERLERiNiN ÜSTÜNE BASMAK ZORUNDASIN…
Toplu mülakatta silah henüz ateşlenmiş, hemen beş dakika önce otelin misafir bekleme odasında titrek seslerle tanışan takım elbiseliler hayatta kalma oyununa başlamıştı. Önlerinde yazan kağıtta bir “case” vardı: on beş dakika düşünecekler ve sonrasında yirmi dakikalık bir süre içerisinde hem odayı, hem şirket müdürlerini, hem de insan kaynaklarını etkileyeceklerdi; mülakatın adı “açlık oyunları”ydı. Yirmi dakikada odanın yarısı başaracak, yarısı elenecekti. Henüz birkaç dakika önce birbirleriyle tanışan adaylar hararetli şekilde tartışmaya başlamıştı bile. Odadaki insanların bir anda agresifleşmesine inanamıyordum. Şirketin zimmetleyeceği Jetta veya Golf mü, yoksa kotayı doldurduğunda alacağı yüklü prim mi, 9-5 mesai saati mi, hafta sonu iğneada kaçamakları mıydı cezbeden? Hangi sebep insanın kimliğini kaybetmesine sebep olur? Odadaki müdürler de şaşırıyor olacak ki yüzleri kızarıyor, garipsiyorlar sanki ilk defa bu ortamdalarmış gibi…
Sevgilisine taksitle alacağı Armani saat mi cezbediyordu bu işi? Ne şehvet.. Az önce paytak ses tonuyla odadaki herkesi parfüme boğan sarışın hatun, neden kendisini kanıtlama yarışındayken insanların sözünü kesiyor, neden münazara sırasında elleri titrek, yüzü kızarık? Tavırlarda, yüzdeki ifadelerde başka bir şey vardı. Dehşet. Kimse neden burada olduğunu bilmiyormuş gibi. Hedefleri olmayan bir çok insan doluşmuş birbirlerini azarlıyordu sanki. Açlık oyunlarını kazananların ağızlarına bir parmak bal çalıp, yaptıkları sözleşmeyle işe alınanları köleleştireceklerini peşinen bilen müdürlerin önündeki bu kazanma gayreti ilginç değil de ne?
“Neşeli insanlar beni yanıltır, onlara hiç tahammülüm yok. Ancak hiçbir pürüzü olmayan ruhlar neşeli olabilir, çocuklar ya da çok yaşlılar. Ama neşeli insanlar hiç de bu nitelikte değil. Kanımca neşe, insanın ancak çevresini,· içinde yaşadığımız koşulları kavrayamamasından kaynaklanıyor.” Andrey Tarkovski
iKiNCi KURAL. ACIMASIZ OL.
Kanlı savaş devam ederken kağıdıma bakınıyordum, gözüm kararıyordu. ince sesli Aysel herkesi susturmaya çalışırken içini okumaya çalışıyordum. işi alırsa yapacağı saçma harcamaları düşünüyordum. Karşısında elini kaldırıp söz isteyen yaka kartında Ahmet yazan yüzü traşlı, muhtemelen daha iyi bir jöle almanın hayalini çoktan kurdu bile. ilk maaşıyla istanbul dışına minik kaçamaklar yapmaya başlayacak, kazanması lazım bu mülakatı. Okumayı sevmeyen bir milletin, kişisel gelişim üzerine planlar yapması beklenmemeli zaten…Bir türlü kibarca söz almayı beceremedim. Söz kestim. Bir beden dili uzmanı gibi elimi keskin bir şekilde kaldırıp, gözlerinin içine baktım odadakilerin, bir basketbol koçunun hakemden mola istemesi gibi. Ben de bu muhteşem “case” hakkında zırvaladım biraz.
Tamamı için bkz: http://www.marjinalaforiz...clik-oyunlari-aforizmasi/
--spoiler--
--spoiler--
“Yaşam insanın yaşantı aradığı değil, kendi kendini aradığı bir olgudur… “
Cesara Pavese
AÇLIK OYUNLARININ iLK KURALI.BURASI BiR BATAKLIK VE BURADAN ÇIKMAK iÇiN DiĞERLERiNiN ÜSTÜNE BASMAK ZORUNDASIN…
Toplu mülakatta silah henüz ateşlenmiş, hemen beş dakika önce otelin misafir bekleme odasında titrek seslerle tanışan takım elbiseliler hayatta kalma oyununa başlamıştı. Önlerinde yazan kağıtta bir “case” vardı: on beş dakika düşünecekler ve sonrasında yirmi dakikalık bir süre içerisinde hem odayı, hem şirket müdürlerini, hem de insan kaynaklarını etkileyeceklerdi; mülakatın adı “açlık oyunları”ydı. Yirmi dakikada odanın yarısı başaracak, yarısı elenecekti. Henüz birkaç dakika önce birbirleriyle tanışan adaylar hararetli şekilde tartışmaya başlamıştı bile. Odadaki insanların bir anda agresifleşmesine inanamıyordum. Şirketin zimmetleyeceği Jetta veya Golf mü, yoksa kotayı doldurduğunda alacağı yüklü prim mi, 9-5 mesai saati mi, hafta sonu iğneada kaçamakları mıydı cezbeden? Hangi sebep insanın kimliğini kaybetmesine sebep olur? Odadaki müdürler de şaşırıyor olacak ki yüzleri kızarıyor, garipsiyorlar sanki ilk defa bu ortamdalarmış gibi…
Sevgilisine taksitle alacağı Armani saat mi cezbediyordu bu işi? Ne şehvet.. Az önce paytak ses tonuyla odadaki herkesi parfüme boğan sarışın hatun, neden kendisini kanıtlama yarışındayken insanların sözünü kesiyor, neden münazara sırasında elleri titrek, yüzü kızarık? Tavırlarda, yüzdeki ifadelerde başka bir şey vardı. Dehşet. Kimse neden burada olduğunu bilmiyormuş gibi. Hedefleri olmayan bir çok insan doluşmuş birbirlerini azarlıyordu sanki. Açlık oyunlarını kazananların ağızlarına bir parmak bal çalıp, yaptıkları sözleşmeyle işe alınanları köleleştireceklerini peşinen bilen müdürlerin önündeki bu kazanma gayreti ilginç değil de ne?
“Neşeli insanlar beni yanıltır, onlara hiç tahammülüm yok. Ancak hiçbir pürüzü olmayan ruhlar neşeli olabilir, çocuklar ya da çok yaşlılar. Ama neşeli insanlar hiç de bu nitelikte değil. Kanımca neşe, insanın ancak çevresini,· içinde yaşadığımız koşulları kavrayamamasından kaynaklanıyor.” Andrey Tarkovski
iKiNCi KURAL. ACIMASIZ OL.
Kanlı savaş devam ederken kağıdıma bakınıyordum, gözüm kararıyordu. ince sesli Aysel herkesi susturmaya çalışırken içini okumaya çalışıyordum. işi alırsa yapacağı saçma harcamaları düşünüyordum. Karşısında elini kaldırıp söz isteyen yaka kartında Ahmet yazan yüzü traşlı, muhtemelen daha iyi bir jöle almanın hayalini çoktan kurdu bile. ilk maaşıyla istanbul dışına minik kaçamaklar yapmaya başlayacak, kazanması lazım bu mülakatı. Okumayı sevmeyen bir milletin, kişisel gelişim üzerine planlar yapması beklenmemeli zaten…Bir türlü kibarca söz almayı beceremedim. Söz kestim. Bir beden dili uzmanı gibi elimi keskin bir şekilde kaldırıp, gözlerinin içine baktım odadakilerin, bir basketbol koçunun hakemden mola istemesi gibi. Ben de bu muhteşem “case” hakkında zırvaladım biraz.
Tamamı için bkz: http://www.marjinalaforiz...clik-oyunlari-aforizmasi/
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar