bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı4
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- dünya9
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- 2026 dünya kupası13
- futbol3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- ingiltere7
- fransa6
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- dünyanın en güzel tatlısı11
- vantilatörü kendine çevirmek10
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- michael olise2
- kalp kırmak2
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- antipanik hanımın elleri2
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- thomas tuchel6
- türklerin ileri olduğu konular21
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak8
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- haluk levent bahis yazışmaları2
- en gey özelliğiniz8
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- kahvaltı2
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- true nickli yazar11
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- bir insanda en sevilen özellik4
- ufo2
- ona bir şey söyle12
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- caner taslaman7
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- meryem can2
parkların vazgeçilmez ve nostaljik oyun aletiydi.
eskiden şatafatlı mekanlar değildi parklar. birbirinden güzel tasarımlara sahip plastik tahterevalliler (değil! dattirivalli o!) ya da güvenli bir zemin üzerine kurulmuş uçak şeklindeki kırmızı salıncaklar yoktu.
bildiğiniz sac metalden yapılmış ve yine metal borularla birbirine bağlanmış paslı kaydıraklar, zincirini her an koparıp sizi atmosfere yollamak için tetikte bekleyen salıncaklar, yere vurduğunuzda o zavallı kıçınızı tabiri caizse "darmadağın eden" tahterevalliler vardı.
bir de park ahalisi vardı. genelde sabit kimselerden oluşurdu. zaman zaman dışarıdan gelen yabancı ailelerin çocukları da katılırdı gruba. insanlarla tanışma gereği duymaksızın "hadi gel kaydırak yapalım" diyebildiğimiz masumane zamanlardı tabi onlar.
kaydırağa koşarak tırmanabilmek bizim için k2'nin zirvesine çıkmak gibiydi.
pek azımız yapabilirdi tabi. kafa üstü kuma çakılanlar, dizleri paslı metal tarafından biçilenler, kıçını yaz ortası sıcağıyla kavrulmuş kaydırcak sacına sürtüp kızartanlar..
ama kahraman olurduk bunu başaran. ilah olurdu, idol olurdu. çocuklar gözünüzün yağını yemek için sıraya girerdi, parmakla gösterilen süperstar olurdunuz; hata zemine çakılıp kırılmış kıçını imzalatmak isteyen bile çıkardı (yok daha neler.)
"hoş zamanlardı bunlar" diyeceğim. yok yahu değildi. annem giydirirdi beni. örme bir etek ve örme bir hırka, ayağıma 36 numara tuvalet terliği; saçlar bildiğiniz kezban örgüsü..
bir de yaramaz bir çocuksanız ve parka birkaç metre uzaklıktaki bir evde oturuyorsanız en büyük hobilerinizden biri "salıncakta kafa yarmak" olurdu. şahsım yarmıştı da zatn, böyle dünyanız kararıyor; gözünüz yaşarıyor, gökyüzünü görüyorsunuz falan..
allah vermesin gerçekten denilesidir. mahallenin yaramazı sizi tahterevalli'nin tepesine hapsetse o bile daha makul.
(bkz: kaydırağa koşarak çıkabilenler)
eskiden şatafatlı mekanlar değildi parklar. birbirinden güzel tasarımlara sahip plastik tahterevalliler (değil! dattirivalli o!) ya da güvenli bir zemin üzerine kurulmuş uçak şeklindeki kırmızı salıncaklar yoktu.
bildiğiniz sac metalden yapılmış ve yine metal borularla birbirine bağlanmış paslı kaydıraklar, zincirini her an koparıp sizi atmosfere yollamak için tetikte bekleyen salıncaklar, yere vurduğunuzda o zavallı kıçınızı tabiri caizse "darmadağın eden" tahterevalliler vardı.
bir de park ahalisi vardı. genelde sabit kimselerden oluşurdu. zaman zaman dışarıdan gelen yabancı ailelerin çocukları da katılırdı gruba. insanlarla tanışma gereği duymaksızın "hadi gel kaydırak yapalım" diyebildiğimiz masumane zamanlardı tabi onlar.
kaydırağa koşarak tırmanabilmek bizim için k2'nin zirvesine çıkmak gibiydi.
pek azımız yapabilirdi tabi. kafa üstü kuma çakılanlar, dizleri paslı metal tarafından biçilenler, kıçını yaz ortası sıcağıyla kavrulmuş kaydırcak sacına sürtüp kızartanlar..
ama kahraman olurduk bunu başaran. ilah olurdu, idol olurdu. çocuklar gözünüzün yağını yemek için sıraya girerdi, parmakla gösterilen süperstar olurdunuz; hata zemine çakılıp kırılmış kıçını imzalatmak isteyen bile çıkardı (yok daha neler.)
"hoş zamanlardı bunlar" diyeceğim. yok yahu değildi. annem giydirirdi beni. örme bir etek ve örme bir hırka, ayağıma 36 numara tuvalet terliği; saçlar bildiğiniz kezban örgüsü..
bir de yaramaz bir çocuksanız ve parka birkaç metre uzaklıktaki bir evde oturuyorsanız en büyük hobilerinizden biri "salıncakta kafa yarmak" olurdu. şahsım yarmıştı da zatn, böyle dünyanız kararıyor; gözünüz yaşarıyor, gökyüzünü görüyorsunuz falan..
allah vermesin gerçekten denilesidir. mahallenin yaramazı sizi tahterevalli'nin tepesine hapsetse o bile daha makul.
(bkz: kaydırağa koşarak çıkabilenler)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar