bugün
- devlet3
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- pandela24
- birazdan temmuza giriyoruz15
- ona bir şey söyle10
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- avrupa klima krizi2
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- matrix'deki zencinin torbacı olması4
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- atatürk'ü sevmemek7
- 0 0 717
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- tai lung17
- israil12
- dünya17
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- sevişirken yapılması gerekenler8
- velvet52
- hoşgörü dini islam12
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- boyalı da saçların6
- beyler bik bik erkek7
- sonra döner yiyecek olmam2
- siyonizm yahudilik değildir5
- ben geldim naneler7
- fildişi sahili7
- ateist dövmek11
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- iyi futbol oynar mısınız5
- şeyhin götüne priz sokmak8
- fransa8
- isveç6
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- ameliyat olmak15
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- iremga6
- hür iradenin bir yanılsama olması3
- meksika6
- norveç5
- kadir mısıroğlu'nun soyu23
- 2026 dünya kupası şampiyonu2
Avantajdır. Avantajlı durumda olmaktır.
insanoğlu doğası gereği birilerini veya bir şeyleri sevmeye eğilimlidir. Bazıları kendini 'aşk insanı' ilan edip karşısındaki için gözlerini, dudaklarını öven şiirler yazarken bazıları parayı, şöhreti, makamı sever. Ama mutlaka bir şeyleri ya da birilerini sever.
Bu sevginin kaçınılmaz sonucunda ise ortaya bağlılık çıkar. Yani sevdiğimiz kişi ya da durumlara karşı bir süre sonra bağımlılık-bağlılık hissederiz.
'Sevgi ve bağımlılık-bağlılık' arasında ise çok büyük bir duygusal aktivatör olan 'yalnızlıktan kaçış isteği' vardır. Bizleri kişilere veya durumlara bağlı kılan, bağımlı hale getiren temelde bu yalnızlıktan kaçış prensibimizdir.
insanoğlunun yaptığı hataların tamamına yakını bu bağlılık durumlarıyla ilgilidir. Eğer bir şeye bağlıysak kaybetmekten korkarız çünkü. Ve bu kaybetme korkusu çoğu zaman mantıklı kararlar almamızı engeller.
Peki bu 'sevgi'yle başlayan süreç nasıl olur da sonucunda mantıklı davranamadığımız, hatalar yaptığımız bir duruma dönüştü? Sorun 'sevmek' fiilinin yanlışlığı mı yoksa biz insanların sevmek fiilini bile hataya çevirme becerisi mi?
Bana göre cevap kesinlikle ikincisi. Yani sevmek fiili yanlış falan değil. Bizler sevgiyle başladığımız bu süreçte, işin içine 'yalnızlık korkusu' katıp bağımlı-bağlı olmayı öyle bir hale getiriyoruz ki..Sonra kaybetme korkusu,sonrası malum işte hatalar,yanlışlar, mantığın elveda etmesi.
Bu yüzden eğer yalnızlık korkumuzu yenebilirsek, yalnızlığın korkulacak bir şey değil aslında bir avantaj olduğunu kavrayabilirsek, kişilere ya da durumlara bağlı olmaktan kurtulabiliriz.Böylece sevmek fiilinin saf ve en güzel halini yaşayabiliriz.
En başta da söylediğim gibi, yalnızlık avantajdır. Avantajlı durumda olmaktır.
insanoğlu doğası gereği birilerini veya bir şeyleri sevmeye eğilimlidir. Bazıları kendini 'aşk insanı' ilan edip karşısındaki için gözlerini, dudaklarını öven şiirler yazarken bazıları parayı, şöhreti, makamı sever. Ama mutlaka bir şeyleri ya da birilerini sever.
Bu sevginin kaçınılmaz sonucunda ise ortaya bağlılık çıkar. Yani sevdiğimiz kişi ya da durumlara karşı bir süre sonra bağımlılık-bağlılık hissederiz.
'Sevgi ve bağımlılık-bağlılık' arasında ise çok büyük bir duygusal aktivatör olan 'yalnızlıktan kaçış isteği' vardır. Bizleri kişilere veya durumlara bağlı kılan, bağımlı hale getiren temelde bu yalnızlıktan kaçış prensibimizdir.
insanoğlunun yaptığı hataların tamamına yakını bu bağlılık durumlarıyla ilgilidir. Eğer bir şeye bağlıysak kaybetmekten korkarız çünkü. Ve bu kaybetme korkusu çoğu zaman mantıklı kararlar almamızı engeller.
Peki bu 'sevgi'yle başlayan süreç nasıl olur da sonucunda mantıklı davranamadığımız, hatalar yaptığımız bir duruma dönüştü? Sorun 'sevmek' fiilinin yanlışlığı mı yoksa biz insanların sevmek fiilini bile hataya çevirme becerisi mi?
Bana göre cevap kesinlikle ikincisi. Yani sevmek fiili yanlış falan değil. Bizler sevgiyle başladığımız bu süreçte, işin içine 'yalnızlık korkusu' katıp bağımlı-bağlı olmayı öyle bir hale getiriyoruz ki..Sonra kaybetme korkusu,sonrası malum işte hatalar,yanlışlar, mantığın elveda etmesi.
Bu yüzden eğer yalnızlık korkumuzu yenebilirsek, yalnızlığın korkulacak bir şey değil aslında bir avantaj olduğunu kavrayabilirsek, kişilere ya da durumlara bağlı olmaktan kurtulabiliriz.Böylece sevmek fiilinin saf ve en güzel halini yaşayabiliriz.
En başta da söylediğim gibi, yalnızlık avantajdır. Avantajlı durumda olmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar