bugün
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu7
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın7
- gül gibi efendi erkek10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi10
- g'i l d'e d l'i l y14
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek3
- muslettin amca10
- true vs yagmurcu4
- bayandan nasıl istenir5
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu3
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- ardaya yüzmeye gitmek4
- pipisi 18 cm olan erkek4
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- chp dönemi bitti3
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- şakalaşırken kız kankayı saksoya yatırmak2
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- escorta giden erkek6
- yeni parti16
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- dişçiye gitmek9
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- karşı binadaki kızlar4
- yagmurcu3
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- ben geldim kerkenezler18
- şimdi herkes su içsin7
- mal mal bakan adam2
- kemalizmin gericilik olması2
- ben ne yapıyorum anı3
- alakasız yerde tanıdıkla karşılaşmak3
- emirhan yıldız'ın 16 kattan düşmesi3
- velvet36
- habire1233
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- sude sendromu2
- fetö siyasete nasıl sızdı3
- evlilik çocukları zengin etme müessesidir2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- her yere geç kalan insan modeli3
- temizlikçi gelmeden etrafı toplamak2
- mrbeast3
- rüyasında sevgilisiyle seviştiğini gören erkek2
- mantığın sesi yazarlar2
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- new york city'i alan amerika'yı alır2
- güneş alerjisi2
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
saat gece 3.
aslında "sabaha karşı" da diyebilirsin, ama etraf hala karanlık. bu karanlık sana güç veriyor. Sakin, herkes uyuyor. Yalnızsın.
"kabir azabı" denilen kavramı düşünüyorsun.
namazın kılınmış, gece mezarlığa çökmüş,
ve sen toprağı bile oturmamış mezarının içinde kıvranıyorsun.
*çıkarın beni*
*çıkarın...!*
*ÇıKARıN ÇıKARıN ÇıKARIN ÇıKAA......................!!"
ateşler içinde yanmak mı daha korkunç yoksa kafanda kurduğunun bu set mi? bilmiyorsun.
geride bırakacaklarını düşünüyorsun, objektif bir şekilde, üzüntü ya da sevinçten bağımsızca.
sana tapan, "ilk göz ağrım" diye seven babaanneni, üniversiteye başlamış kardeşini, gitarını, eski sevgililerini, kedini, daima kaybolan salak bilekliklerini, siyah bagetlerini...
yağmuru.
çıkamadığın tüm dağları,
atlayamadığın tüm vadileri..
izleyemediğin ne kadar çok film, okuyamadığın kaç tane kitap, içemediğin kaç çeşit içki, çalamadığın kaç parça, dinlemediğin kaç grup, gezemediğin kaç şehir var?
ufacık oluyorsun. mikroskobik. yapamadığın milyonlarca şeyin arasında küçülüyorsun.
*artık hiç yapamayacaksın.*
içini karanlık sarıyor. üzüntü değil, yetersizlik duygusu. kesinlikle yetişmen gereken dünya tarihinin son trenini kaçırmış, arkasından bakar gibi hissediyorsun.
ayrıntıları son bir kere düşünüyorsun;
senden sonra polisler karıştırmasın diye eski harddiskini çoktan çöpe attın.
senden sonra ailenin peşinden gelebilecek tüm üzücü şeyleri yok ettin.
eski ilişkilerinden kalan tüm mektupları, resimleri yaktın.
cep telefonunun hattını kırdın, telefonla beraber denize attın. böylece sen öldükten sonra bilmeyen insanlar o telefonu arayıp aileni tekrar açıklama yapmak zorunda bırakamayacaklar.
tüm dergi-gazete aboneliklerini iptal ettin.
borçlarını ödedin
kırgın olduğun insanları affettin,
sana kırgın olanlara ise "beni affet" dedin.
verilmiş sözlerinin tutabildiğin kadarını gerçekleştirdin.
uzun süredir uyuşturucu kullanmıyorsun. böylece sen öldükten sonra otopsini yapıp arkandan "zaten keşmiş, uyuşurucudan intihar etmiş" diyemeyecekler.
yıkandın. uzun uzun. vücudun temiz. saçların sıkıca toplanmış, tırnakların kesilmiş, traş olmuşsun.
tanıdığın insanlara bir şeyler yazıp bırakmayı da düşündün ama buna cesaret edemedin.
Ne diyeceksin ki?
*çok üzgünüm?*
*siz bunu haketmiyorsunuz?*
klişe..
yazmamanın bir sebebi daha var.
*hayatım boyunca sorumsuz ve iradesiz bir orospu çocuğu oldum, şimdi de bunun bedelini ödüyorum, hepinizi sevdim, hala da seviyorum.* diyebilecek cesaretinin olmaması.
ağır bir ilaç seçtin.
çabuk ya da acısız olsun diye değil, bir hastane yatağında utançla uyanmaktansa cehenneme gitmeyi tercih edeceğin için. Bir şişe de viskin var.
ilaç içiyorsun, çünkü ailenin 20. kattan yere çakılmış ya da bileklerinden akan kanı tüm yatağını kırmızıya boyamış cesadini görmesini istemiyorsun.
derin bir nefes alıyorsun, için titreyerek.
bir duble viski koyuyorsun, bir tane de buz.
*çıt... çıtt*
hapları teker teker çıkarıyorsun, önüne diziyorsun.
yarım daire şeklinde,
40 tane.
5 tanesini atıyorsun ağzına, viskinden aldığın büyük bir yudumla yutuyorsun.
**seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun değil mi?**
**biliyorum.. sen de benim herşeyimsin**
**seviş benimle..**
derin bir nefes veriyorsun. aklına gelen güzel anıları kovmak için..
bunları zaten çok düşündün
ve düşüne düşüne öyle bir noktaya geldin ki, sanki kendi hayatını aklına getirince izlediğin şey bir film. Tam olarak film de denemez, sanki..
başkasının hayatı..
5 tane hap daha atıyorsun. ısırıyorsun, parçalanıyorlar ağzında. bardakta kalan viskiyi tek yudumda bitiriyorsun.
**selam pazar günü bir parti veriyoruz, ilgilenirseniz bizim barda çalın, ne dersiniz?**
**Alo, az önce kim aradı tahmin et, ilk konser teklifi!**
**ne güzel işte abi, bunun için çalışıyoruz ne zamandır!**
gözlerini sıkı sıkı kapatıyorsun ama yararsız.
Ve o an anlıyorsun, ölene kadar hayatından seçme anları düşüneceksin, kaçışın yok. bu o kadar da berbat hissettirmiyor. sadece beyninin sana yaptığı salak bir tribute..
viski şişesine uzanıyorsun bu sefer bir dubleden fazla koyuyorsun bardağa.
önünde düzenle dizdiğin hapların oluşturduğu yarım daire artık simetrik durmuyor, sol taraftan 10 hap eksik.
5 tane daha alıyorsun, viskinden çok büyük bir yudum çekiyorsun bu sefer. içkinin geçtiği yer yanıyor, midendeki sıcaklık hemen göğsüne ve kollarına yayılıyor, burnundan verdiğin nefesle beraber gözlerin sulanıyor.
sigarana uzanıp bir tane yakıyorsun.
paketinin üzerinde "sigara içmek size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir" yazıyor. boş boş bakıyorsun, saçma geliyor.
sigaranı içip bitiriyorsun,
bir anda bütün miden ağzına geliyor, öğürtülerini engelliyor, kusma refleksini düzenli nefeslerle kontrol altına alıyorsun.
böyle olacağını biliyordun, o yüzden hazırsın.
saate bakıyorsun,
durmuş.
bu sefer 10 tane hap alıyorsun, bardaktaki viski yetmiyor, şişeyi dikiyorsun kafana. tekrar hayatından kesitler geliyor..
**merak etmeni istemedim, sadece kaçıyorum bazen..**
**kaçmak istediğin zaman en azından haber ver. insanlar sorular sorarlar, sıkarlar. bilirim. benim yanımdayken hiç soru sormayacağım. sadece yan yana otururuz, istersen anlatırsın.. istersen sadece sarılırım sana**
**biliyorum**
**özledim..**
**ben de öyle..**
midene korkunç bir ağrı giriyor, dişlerini sıkıyorsun. sonra tam geçer gibi olduğunu düşündüğün anda öyle kuvvetli vuruyor ki inleyerek iki büklüm oluyorsun.
bacakların uyuşuk, yüzün sanki ateşe verilmiş gibi sıcak..
yatağına uzanıyorsun.
miden korkunç bulanıyor, geçen her saniye kusmamak için verdiğin bir savaş. uyuduğun anda hepsi bitecek, biliyorsun.
yavaşça gözün kararıyor;
gördüğün son imge kendinsin.
bakışların uzakta bir noktaya kitlenmiş. Başını eğiyorsun. yüzünde teslim olmuş bir gülümsemeyle tabutunun başında ağlıyorsun. usulca. Bir yandan kendi cesedinle konuşuyor, bir yandan da saçlarını okşuyorsun..
"işte gidiyorsun"
"artık bencil olmayacağım.."
aslında "sabaha karşı" da diyebilirsin, ama etraf hala karanlık. bu karanlık sana güç veriyor. Sakin, herkes uyuyor. Yalnızsın.
"kabir azabı" denilen kavramı düşünüyorsun.
namazın kılınmış, gece mezarlığa çökmüş,
ve sen toprağı bile oturmamış mezarının içinde kıvranıyorsun.
*çıkarın beni*
*çıkarın...!*
*ÇıKARıN ÇıKARıN ÇıKARIN ÇıKAA......................!!"
ateşler içinde yanmak mı daha korkunç yoksa kafanda kurduğunun bu set mi? bilmiyorsun.
geride bırakacaklarını düşünüyorsun, objektif bir şekilde, üzüntü ya da sevinçten bağımsızca.
sana tapan, "ilk göz ağrım" diye seven babaanneni, üniversiteye başlamış kardeşini, gitarını, eski sevgililerini, kedini, daima kaybolan salak bilekliklerini, siyah bagetlerini...
yağmuru.
çıkamadığın tüm dağları,
atlayamadığın tüm vadileri..
izleyemediğin ne kadar çok film, okuyamadığın kaç tane kitap, içemediğin kaç çeşit içki, çalamadığın kaç parça, dinlemediğin kaç grup, gezemediğin kaç şehir var?
ufacık oluyorsun. mikroskobik. yapamadığın milyonlarca şeyin arasında küçülüyorsun.
*artık hiç yapamayacaksın.*
içini karanlık sarıyor. üzüntü değil, yetersizlik duygusu. kesinlikle yetişmen gereken dünya tarihinin son trenini kaçırmış, arkasından bakar gibi hissediyorsun.
ayrıntıları son bir kere düşünüyorsun;
senden sonra polisler karıştırmasın diye eski harddiskini çoktan çöpe attın.
senden sonra ailenin peşinden gelebilecek tüm üzücü şeyleri yok ettin.
eski ilişkilerinden kalan tüm mektupları, resimleri yaktın.
cep telefonunun hattını kırdın, telefonla beraber denize attın. böylece sen öldükten sonra bilmeyen insanlar o telefonu arayıp aileni tekrar açıklama yapmak zorunda bırakamayacaklar.
tüm dergi-gazete aboneliklerini iptal ettin.
borçlarını ödedin
kırgın olduğun insanları affettin,
sana kırgın olanlara ise "beni affet" dedin.
verilmiş sözlerinin tutabildiğin kadarını gerçekleştirdin.
uzun süredir uyuşturucu kullanmıyorsun. böylece sen öldükten sonra otopsini yapıp arkandan "zaten keşmiş, uyuşurucudan intihar etmiş" diyemeyecekler.
yıkandın. uzun uzun. vücudun temiz. saçların sıkıca toplanmış, tırnakların kesilmiş, traş olmuşsun.
tanıdığın insanlara bir şeyler yazıp bırakmayı da düşündün ama buna cesaret edemedin.
Ne diyeceksin ki?
*çok üzgünüm?*
*siz bunu haketmiyorsunuz?*
klişe..
yazmamanın bir sebebi daha var.
*hayatım boyunca sorumsuz ve iradesiz bir orospu çocuğu oldum, şimdi de bunun bedelini ödüyorum, hepinizi sevdim, hala da seviyorum.* diyebilecek cesaretinin olmaması.
ağır bir ilaç seçtin.
çabuk ya da acısız olsun diye değil, bir hastane yatağında utançla uyanmaktansa cehenneme gitmeyi tercih edeceğin için. Bir şişe de viskin var.
ilaç içiyorsun, çünkü ailenin 20. kattan yere çakılmış ya da bileklerinden akan kanı tüm yatağını kırmızıya boyamış cesadini görmesini istemiyorsun.
derin bir nefes alıyorsun, için titreyerek.
bir duble viski koyuyorsun, bir tane de buz.
*çıt... çıtt*
hapları teker teker çıkarıyorsun, önüne diziyorsun.
yarım daire şeklinde,
40 tane.
5 tanesini atıyorsun ağzına, viskinden aldığın büyük bir yudumla yutuyorsun.
**seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun değil mi?**
**biliyorum.. sen de benim herşeyimsin**
**seviş benimle..**
derin bir nefes veriyorsun. aklına gelen güzel anıları kovmak için..
bunları zaten çok düşündün
ve düşüne düşüne öyle bir noktaya geldin ki, sanki kendi hayatını aklına getirince izlediğin şey bir film. Tam olarak film de denemez, sanki..
başkasının hayatı..
5 tane hap daha atıyorsun. ısırıyorsun, parçalanıyorlar ağzında. bardakta kalan viskiyi tek yudumda bitiriyorsun.
**selam pazar günü bir parti veriyoruz, ilgilenirseniz bizim barda çalın, ne dersiniz?**
**Alo, az önce kim aradı tahmin et, ilk konser teklifi!**
**ne güzel işte abi, bunun için çalışıyoruz ne zamandır!**
gözlerini sıkı sıkı kapatıyorsun ama yararsız.
Ve o an anlıyorsun, ölene kadar hayatından seçme anları düşüneceksin, kaçışın yok. bu o kadar da berbat hissettirmiyor. sadece beyninin sana yaptığı salak bir tribute..
viski şişesine uzanıyorsun bu sefer bir dubleden fazla koyuyorsun bardağa.
önünde düzenle dizdiğin hapların oluşturduğu yarım daire artık simetrik durmuyor, sol taraftan 10 hap eksik.
5 tane daha alıyorsun, viskinden çok büyük bir yudum çekiyorsun bu sefer. içkinin geçtiği yer yanıyor, midendeki sıcaklık hemen göğsüne ve kollarına yayılıyor, burnundan verdiğin nefesle beraber gözlerin sulanıyor.
sigarana uzanıp bir tane yakıyorsun.
paketinin üzerinde "sigara içmek size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir" yazıyor. boş boş bakıyorsun, saçma geliyor.
sigaranı içip bitiriyorsun,
bir anda bütün miden ağzına geliyor, öğürtülerini engelliyor, kusma refleksini düzenli nefeslerle kontrol altına alıyorsun.
böyle olacağını biliyordun, o yüzden hazırsın.
saate bakıyorsun,
durmuş.
bu sefer 10 tane hap alıyorsun, bardaktaki viski yetmiyor, şişeyi dikiyorsun kafana. tekrar hayatından kesitler geliyor..
**merak etmeni istemedim, sadece kaçıyorum bazen..**
**kaçmak istediğin zaman en azından haber ver. insanlar sorular sorarlar, sıkarlar. bilirim. benim yanımdayken hiç soru sormayacağım. sadece yan yana otururuz, istersen anlatırsın.. istersen sadece sarılırım sana**
**biliyorum**
**özledim..**
**ben de öyle..**
midene korkunç bir ağrı giriyor, dişlerini sıkıyorsun. sonra tam geçer gibi olduğunu düşündüğün anda öyle kuvvetli vuruyor ki inleyerek iki büklüm oluyorsun.
bacakların uyuşuk, yüzün sanki ateşe verilmiş gibi sıcak..
yatağına uzanıyorsun.
miden korkunç bulanıyor, geçen her saniye kusmamak için verdiğin bir savaş. uyuduğun anda hepsi bitecek, biliyorsun.
yavaşça gözün kararıyor;
gördüğün son imge kendinsin.
bakışların uzakta bir noktaya kitlenmiş. Başını eğiyorsun. yüzünde teslim olmuş bir gülümsemeyle tabutunun başında ağlıyorsun. usulca. Bir yandan kendi cesedinle konuşuyor, bir yandan da saçlarını okşuyorsun..
"işte gidiyorsun"
"artık bencil olmayacağım.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar