bugün
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl6
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek10
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması4
- velvet47
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- türk rock tarihinin kıymeti anlaşılamamış grupları5
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- fahişelerin en fazla para kazandığı ülke2
- merak ediyorsan yaz7
- düşün ki o bunu okuyor7
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak5
- ya sevgilisi varsa3
- arjantin ve messi'ye yapılan linç kampanyası2
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- kemalistlerin rakıyı çok sevmesi4
- rizeli bir gürcü denince ilk akla gelen isim2
- mehdiyet chp ile gelecek2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- tum hi ho2
- tekneden denize balıklama atlamak4
- sivrisinekten şikayet etmek2
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- yeni parti25
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi6
- anna rf2
- sürekli kafeye giden insan2
- deve sidiği bitmiş şeriatçı davranışı3
- kemoş3
- habire1239
- sürprizlerle dolu2
- g'i l d'e d l'i l y16
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kebap vs lahmacun3
- okulda zorunlu kıyafet dayatması3
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- puura10
- 22 temmuz 2026 istanbul da şiddetli fırtına2
- uludağ sözlük gazozu8
- teknenin burnunda dikilip ufka bakmak2
- cumhuriyet halk partisi12
- başınıza gelen ilginç olaylar4
- kürt devleti8
- ctrlx istesin anında nikahı kıyarım8
- true yahudi mi10
- galatasaray'ın oyuncularına teklif olmaması3
- siyasal islamcı cahiller3
- ismet gürbüz'e yazarlardan sorular3
- biraderler fetöcü mü sorusu3
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
antik yunanlilar ticaretle zenginleştikten sonra bol bol boş zamanlari oldu ve düşünmeye başladilar.
bu düşünceleri bir yerden başladi ve günümüz dünyasina kadar uzandi.
gelgelim ki zamanın sonu olan bu kaos devrinde insanın canı favkalade sıkıldığıından ve dolayı herşeyin en hazinlisini görmektedir.
üstüne üstlük yaşarken kafamıza vura vura hayat fani ölüm ani hakikati vurulduduğundan kelli yediğimiz şekerler boğazımıza dizliyor.
bir yerde okumustum hangi kitapdi hatirlamiyorum fakat söyle bir cümle aklıma takılmıştı;
'gidecek yerin yok, geleceğin de, yaşama sevincin de ölmekten başka ne yapacaksin cancazim'
yaşadığımız über kelek ve her suyun başının tutulduğu çağda mücadele etmek anlamsiz olmaktadir. mücadele edilen şeyler mücadale ettiğine attiğin tere bile değmiyor.
diyelim ki aylaklığa ve dalgaciliğa vurdun kendini, bir zaman geliyor ki medeni bir vahşi oluyor insan. hele ki bizim yenilik adi altinda delinin bokuyla oynadiği herşey silbaştan yapildiği bir ülkede yasiyorsan.
elbette durgunluk ve monotonluk cansıkar ve kişinin işini bitirir. isvicre de intihar vakkalarinin yüksek olmasi bunun en büyük örneğidir.
ama çok bilinmeyenli bir denklemde yaşamak ve geleceğe zoraki korkuyla bakmak daha baktirilmak insanin derisinin canlı canlı yüzülmesinden daha berbat durumdur.
gitgittikçe anlamlarin içinin boşaldiği yaşanacak şeylerin sayisinin azaldiği ve flamingo kuşu köküne girdiği bir devr-i devran keşin çözüm gibi gözükmekte intihar.
nasil ki 2 kere 2 dört eder bu olgu da böyledir.
fakat matemetiği kifayetsiz kaldiği sans mefhumunu pas geçmemek icap eder.
elbette insan sansi kendi yaratir.
bu da anca devamlilikla olur.
gloomy sunday yahut ispanyol meyhanesine gidip gitmemek eninde sonunda bir kişinin kendisini maratoncu prensibine uydurmasiyla olur.
evet deparlar ve kısa mesafecilik artik merhum oldu.
devir maratonculuk devri.
ama kisa mesafeciliğin ölmesi dehayi da donuklasitiriyor maalesef.
ölsen de bir ölmesen de bir.
paradokslardan paradoks beğen.
nedense aklıma zweigh düstü, amok kosucusunu bir kez daha okuyayim bakayim en kısa zamanda.
bu düşünceleri bir yerden başladi ve günümüz dünyasina kadar uzandi.
gelgelim ki zamanın sonu olan bu kaos devrinde insanın canı favkalade sıkıldığıından ve dolayı herşeyin en hazinlisini görmektedir.
üstüne üstlük yaşarken kafamıza vura vura hayat fani ölüm ani hakikati vurulduduğundan kelli yediğimiz şekerler boğazımıza dizliyor.
bir yerde okumustum hangi kitapdi hatirlamiyorum fakat söyle bir cümle aklıma takılmıştı;
'gidecek yerin yok, geleceğin de, yaşama sevincin de ölmekten başka ne yapacaksin cancazim'
yaşadığımız über kelek ve her suyun başının tutulduğu çağda mücadele etmek anlamsiz olmaktadir. mücadele edilen şeyler mücadale ettiğine attiğin tere bile değmiyor.
diyelim ki aylaklığa ve dalgaciliğa vurdun kendini, bir zaman geliyor ki medeni bir vahşi oluyor insan. hele ki bizim yenilik adi altinda delinin bokuyla oynadiği herşey silbaştan yapildiği bir ülkede yasiyorsan.
elbette durgunluk ve monotonluk cansıkar ve kişinin işini bitirir. isvicre de intihar vakkalarinin yüksek olmasi bunun en büyük örneğidir.
ama çok bilinmeyenli bir denklemde yaşamak ve geleceğe zoraki korkuyla bakmak daha baktirilmak insanin derisinin canlı canlı yüzülmesinden daha berbat durumdur.
gitgittikçe anlamlarin içinin boşaldiği yaşanacak şeylerin sayisinin azaldiği ve flamingo kuşu köküne girdiği bir devr-i devran keşin çözüm gibi gözükmekte intihar.
nasil ki 2 kere 2 dört eder bu olgu da böyledir.
fakat matemetiği kifayetsiz kaldiği sans mefhumunu pas geçmemek icap eder.
elbette insan sansi kendi yaratir.
bu da anca devamlilikla olur.
gloomy sunday yahut ispanyol meyhanesine gidip gitmemek eninde sonunda bir kişinin kendisini maratoncu prensibine uydurmasiyla olur.
evet deparlar ve kısa mesafecilik artik merhum oldu.
devir maratonculuk devri.
ama kisa mesafeciliğin ölmesi dehayi da donuklasitiriyor maalesef.
ölsen de bir ölmesen de bir.
paradokslardan paradoks beğen.
nedense aklıma zweigh düstü, amok kosucusunu bir kez daha okuyayim bakayim en kısa zamanda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar