bugün
- hilafetin türklere faydası17
- kibarhergele11
- sorusormayin5
- sözlüğün kırbacı10
- george washington3
- cehennemde sigara içme yasağı4
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- lahana sarma turşusu3
- pavyonları dönüştürmek4
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- total war3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi7
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- emniyet kemeri2
- dört gazeteciye fon iddiaları soruşturması2
- günün kitabı2
- kız sanılan yazarlar6
- ucan tekme atan hipopotam44
- hangi yazarla çift olursunuz28
- yazarların sağlık sorunları7
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- tff başkanı hacıosmanoğlu'nun istifa yanıtı2
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- öbür dünyada referans istenmesi2
- tulumba tatlısı3
- anın görüntüsü32
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- pforzheim şu an 10 derece3
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi5
- ölümden sonra yapılan performans değerlendirmesi2
- futbol8
- galatasaray4
- kasımpaşa2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ya bi siktirin gidin15
- uyuyan insanın asıl amacı3
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- penis boyu takıntısı6
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- tai lung2
antik yunanlilar ticaretle zenginleştikten sonra bol bol boş zamanlari oldu ve düşünmeye başladilar.
bu düşünceleri bir yerden başladi ve günümüz dünyasina kadar uzandi.
gelgelim ki zamanın sonu olan bu kaos devrinde insanın canı favkalade sıkıldığıından ve dolayı herşeyin en hazinlisini görmektedir.
üstüne üstlük yaşarken kafamıza vura vura hayat fani ölüm ani hakikati vurulduduğundan kelli yediğimiz şekerler boğazımıza dizliyor.
bir yerde okumustum hangi kitapdi hatirlamiyorum fakat söyle bir cümle aklıma takılmıştı;
'gidecek yerin yok, geleceğin de, yaşama sevincin de ölmekten başka ne yapacaksin cancazim'
yaşadığımız über kelek ve her suyun başının tutulduğu çağda mücadele etmek anlamsiz olmaktadir. mücadele edilen şeyler mücadale ettiğine attiğin tere bile değmiyor.
diyelim ki aylaklığa ve dalgaciliğa vurdun kendini, bir zaman geliyor ki medeni bir vahşi oluyor insan. hele ki bizim yenilik adi altinda delinin bokuyla oynadiği herşey silbaştan yapildiği bir ülkede yasiyorsan.
elbette durgunluk ve monotonluk cansıkar ve kişinin işini bitirir. isvicre de intihar vakkalarinin yüksek olmasi bunun en büyük örneğidir.
ama çok bilinmeyenli bir denklemde yaşamak ve geleceğe zoraki korkuyla bakmak daha baktirilmak insanin derisinin canlı canlı yüzülmesinden daha berbat durumdur.
gitgittikçe anlamlarin içinin boşaldiği yaşanacak şeylerin sayisinin azaldiği ve flamingo kuşu köküne girdiği bir devr-i devran keşin çözüm gibi gözükmekte intihar.
nasil ki 2 kere 2 dört eder bu olgu da böyledir.
fakat matemetiği kifayetsiz kaldiği sans mefhumunu pas geçmemek icap eder.
elbette insan sansi kendi yaratir.
bu da anca devamlilikla olur.
gloomy sunday yahut ispanyol meyhanesine gidip gitmemek eninde sonunda bir kişinin kendisini maratoncu prensibine uydurmasiyla olur.
evet deparlar ve kısa mesafecilik artik merhum oldu.
devir maratonculuk devri.
ama kisa mesafeciliğin ölmesi dehayi da donuklasitiriyor maalesef.
ölsen de bir ölmesen de bir.
paradokslardan paradoks beğen.
nedense aklıma zweigh düstü, amok kosucusunu bir kez daha okuyayim bakayim en kısa zamanda.
bu düşünceleri bir yerden başladi ve günümüz dünyasina kadar uzandi.
gelgelim ki zamanın sonu olan bu kaos devrinde insanın canı favkalade sıkıldığıından ve dolayı herşeyin en hazinlisini görmektedir.
üstüne üstlük yaşarken kafamıza vura vura hayat fani ölüm ani hakikati vurulduduğundan kelli yediğimiz şekerler boğazımıza dizliyor.
bir yerde okumustum hangi kitapdi hatirlamiyorum fakat söyle bir cümle aklıma takılmıştı;
'gidecek yerin yok, geleceğin de, yaşama sevincin de ölmekten başka ne yapacaksin cancazim'
yaşadığımız über kelek ve her suyun başının tutulduğu çağda mücadele etmek anlamsiz olmaktadir. mücadele edilen şeyler mücadale ettiğine attiğin tere bile değmiyor.
diyelim ki aylaklığa ve dalgaciliğa vurdun kendini, bir zaman geliyor ki medeni bir vahşi oluyor insan. hele ki bizim yenilik adi altinda delinin bokuyla oynadiği herşey silbaştan yapildiği bir ülkede yasiyorsan.
elbette durgunluk ve monotonluk cansıkar ve kişinin işini bitirir. isvicre de intihar vakkalarinin yüksek olmasi bunun en büyük örneğidir.
ama çok bilinmeyenli bir denklemde yaşamak ve geleceğe zoraki korkuyla bakmak daha baktirilmak insanin derisinin canlı canlı yüzülmesinden daha berbat durumdur.
gitgittikçe anlamlarin içinin boşaldiği yaşanacak şeylerin sayisinin azaldiği ve flamingo kuşu köküne girdiği bir devr-i devran keşin çözüm gibi gözükmekte intihar.
nasil ki 2 kere 2 dört eder bu olgu da böyledir.
fakat matemetiği kifayetsiz kaldiği sans mefhumunu pas geçmemek icap eder.
elbette insan sansi kendi yaratir.
bu da anca devamlilikla olur.
gloomy sunday yahut ispanyol meyhanesine gidip gitmemek eninde sonunda bir kişinin kendisini maratoncu prensibine uydurmasiyla olur.
evet deparlar ve kısa mesafecilik artik merhum oldu.
devir maratonculuk devri.
ama kisa mesafeciliğin ölmesi dehayi da donuklasitiriyor maalesef.
ölsen de bir ölmesen de bir.
paradokslardan paradoks beğen.
nedense aklıma zweigh düstü, amok kosucusunu bir kez daha okuyayim bakayim en kısa zamanda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar