bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması15
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır4
- ölümün en iyi tanımı8
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı9
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- uzun entry giren yazar enayiliği3
- tarık biberovic2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- yorgun mermi4
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sabahın şiiri2
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- yazarların en sevdiği hayvan2
- ctrlx'in ayakları11
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house21
- bakire kadını gözünden tanımak6
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- yoğurt11
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- 23 yaş7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- döl bankası4
- aleyna tilki nin ayakları4
- dövmesi olan erkek9
- 2026 dünya kupası24
- sivas ta kayınbabanın damadını vurması2
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- ragnar rockefeller38
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- velvet30
- adana sokak lezzetleri5
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
açıkçası her üniversite için durum böyle değil. o sebeple genellemek yanlış. zamanın neler göstereceği belli olmaz elbette ama örneğin çevremdeki çoğu kişi devleti tercih etmiyor, hatta pek sıcak da bakmıyorlar. benim gözlemim bu. o sebeple şehre ve üniversiteye göre değiştiğini düşünüyorum ben bu durumun.
soruya gelecek olursak. böyle bir gerçek var hakikaten. en azından büyük bir çoğunluğun devlete kapak atma derdinde olduğu kesin. bunun sebepleri ise gayet basit. basitçe sıralamak gerekirse;
- ülkemizde laf olsun diye açılan onlarca devlet üniversitesi var, ticari amaçlara hizmet etmek için kurulmuş bir sürü özel üniversite var. hal böyle olunca önüne gelen okuyor arkadaş. bu da patronlara '' dışarıda senin gibi binlercesi var !! '' diyerek çok düşük maaşla köle gibi üniversite mezunu çalıştırma imkanı veriyor ne yazık ki.
- belirli üniversiteler dışındaki çoğu üniversitenin (ki o belirli üniversitelerin sayısı taş çatlasa 30'dur) yeterli kalitede eğitim veremiyor olması. bunun da sebepleri var elbette. üniversitelerdeki teknik anlamdaki eksiklikler, üniversitenin bulunduğu şehirdeki imkansızlıklar, tonla üniversite olduğu için ilk 30 dışındaki üniversitelerden itibaren puanların oldukça düşmesi ve buna paralel olarak da sınıflardaki öğrencilerin kalitesizleşmesi vs. gibi sebeplerle üniversitelerin çoğunda yeterli kalitede eğitim verilemiyor verilse de öğrenciye bu bilgiler ulaşmıyor.
- öğrencilerin geleceklerini sadece bir sınava bağlamaları, sınavda istedikleri puanı aldıktan sonra da üniversiteyi yatma yeri, eğlenme yeri, iş bulma kurumu gibi görmeleri. bu tabii ki öğrenciler eğlenmesin, deli gibi çalışsın, işe girsin demek değil. ama en azından belli bir sorumluluk bilinciyle zamanında ders çalışılarak çok fazla zaman kaybetmeden üniversite bitirilebilir.
- son olarak da eğitim sistemi tabii ki. genel sorunlara değinmeden sadece yabancı dil eğitiminden bahsetmek istiyorum. sözde 12 yıl yabancı dil öğretiyoruz çocuklarımıza ama ülkede doğru düzgün ingilizce bilen yok. yerli üretim konusunda da pek parlak bir ülke olmadığımız için dışa bağımlıyız, özel sektörde türk firması kalmadı artık doğru düzgün. o sebeple özel sektörde iyi paralar kazanmak, köle olmamak istiyorsanız iyi seviyede ingilizce bilmeniz gerekiyor. bilmeyen adam da otomatik olarak özel sektörden uzaklaşıyor.
bu ve bunun gibi sebeplerle öğrenciler bir an önce devlete kapağı atayım, yan gelip yatayım derdine düşüyorlar. yeni mezun öğrenciler de yıllarca kendini geliştirmekle, dil öğrenmekle, disiplinli yaşamakla uğraşacağıma 1-2 yıl deli gibi kpss kasarım, hayatımı kurtarırım diyor. yani ne çok kazanayım, ne az kazanayım, orta yollu bir miktar parayla kendimi garantiye alayım mantığı. kısacası özel sektörde çalışmak istemeyenlerin çoğu kendilerini yeterli geliştiremedikleri için, özel sektördeki rekabetten korktukları için bir kaçış yoluna gidiyorlar. keşke durum böyle olmasa. devlette çalışanların temel mantığı keşke yatmak olmasa, keşke devlet özel sektörde tutunamayanların koştuğu bir kapı olmasa ama işte yapacak bir şey yok sistem böyle.
not: iyi eğitim görmüş, üniversite döneminde kendini geliştirmiş, yabancı dilini ilerletmiş ama devletine hizmet etmek için kpss çalışıp devlet dairesinde memur olmuş arkadaşları tenzih ederim.
not 2: öğretmenleri de bu yazılanlardan tenzih ederim.
soruya gelecek olursak. böyle bir gerçek var hakikaten. en azından büyük bir çoğunluğun devlete kapak atma derdinde olduğu kesin. bunun sebepleri ise gayet basit. basitçe sıralamak gerekirse;
- ülkemizde laf olsun diye açılan onlarca devlet üniversitesi var, ticari amaçlara hizmet etmek için kurulmuş bir sürü özel üniversite var. hal böyle olunca önüne gelen okuyor arkadaş. bu da patronlara '' dışarıda senin gibi binlercesi var !! '' diyerek çok düşük maaşla köle gibi üniversite mezunu çalıştırma imkanı veriyor ne yazık ki.
- belirli üniversiteler dışındaki çoğu üniversitenin (ki o belirli üniversitelerin sayısı taş çatlasa 30'dur) yeterli kalitede eğitim veremiyor olması. bunun da sebepleri var elbette. üniversitelerdeki teknik anlamdaki eksiklikler, üniversitenin bulunduğu şehirdeki imkansızlıklar, tonla üniversite olduğu için ilk 30 dışındaki üniversitelerden itibaren puanların oldukça düşmesi ve buna paralel olarak da sınıflardaki öğrencilerin kalitesizleşmesi vs. gibi sebeplerle üniversitelerin çoğunda yeterli kalitede eğitim verilemiyor verilse de öğrenciye bu bilgiler ulaşmıyor.
- öğrencilerin geleceklerini sadece bir sınava bağlamaları, sınavda istedikleri puanı aldıktan sonra da üniversiteyi yatma yeri, eğlenme yeri, iş bulma kurumu gibi görmeleri. bu tabii ki öğrenciler eğlenmesin, deli gibi çalışsın, işe girsin demek değil. ama en azından belli bir sorumluluk bilinciyle zamanında ders çalışılarak çok fazla zaman kaybetmeden üniversite bitirilebilir.
- son olarak da eğitim sistemi tabii ki. genel sorunlara değinmeden sadece yabancı dil eğitiminden bahsetmek istiyorum. sözde 12 yıl yabancı dil öğretiyoruz çocuklarımıza ama ülkede doğru düzgün ingilizce bilen yok. yerli üretim konusunda da pek parlak bir ülke olmadığımız için dışa bağımlıyız, özel sektörde türk firması kalmadı artık doğru düzgün. o sebeple özel sektörde iyi paralar kazanmak, köle olmamak istiyorsanız iyi seviyede ingilizce bilmeniz gerekiyor. bilmeyen adam da otomatik olarak özel sektörden uzaklaşıyor.
bu ve bunun gibi sebeplerle öğrenciler bir an önce devlete kapağı atayım, yan gelip yatayım derdine düşüyorlar. yeni mezun öğrenciler de yıllarca kendini geliştirmekle, dil öğrenmekle, disiplinli yaşamakla uğraşacağıma 1-2 yıl deli gibi kpss kasarım, hayatımı kurtarırım diyor. yani ne çok kazanayım, ne az kazanayım, orta yollu bir miktar parayla kendimi garantiye alayım mantığı. kısacası özel sektörde çalışmak istemeyenlerin çoğu kendilerini yeterli geliştiremedikleri için, özel sektördeki rekabetten korktukları için bir kaçış yoluna gidiyorlar. keşke durum böyle olmasa. devlette çalışanların temel mantığı keşke yatmak olmasa, keşke devlet özel sektörde tutunamayanların koştuğu bir kapı olmasa ama işte yapacak bir şey yok sistem böyle.
not: iyi eğitim görmüş, üniversite döneminde kendini geliştirmiş, yabancı dilini ilerletmiş ama devletine hizmet etmek için kpss çalışıp devlet dairesinde memur olmuş arkadaşları tenzih ederim.
not 2: öğretmenleri de bu yazılanlardan tenzih ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar