bugün
- ben geldim kerkenezler18
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- claudian clouds22
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin3
- itlik serserilik2
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- maddi dünya zihinden dışarı taşarak ortaya çıkar2
- uyuşma2
- iyi parti17
- iyi bir insan olmak2
- tekken tag tournament3
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- cep telefonu kılıfı3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- sözlükten soğuma nedenleri13
- saçını pembeye boyayan erkek6
- simko315
- üniversite mezunu işsiz4
- enes kanter2
- mehdi aleyhisselam6
- fenerbahçe küme düşer mi2
- kısır7
- güne bir şarkı bırak3
- evde boxer ile dolaşmak2
- yırtık boxer giyen erkek3
- gün tabağı5
- beşiktaş7
- akrep burcu kini7
- hoppili gillini ve sincan bebeleri4
- elazığ eti gümüş maden işçilerinin direnişi3
- en son alınan iltifat3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- kendi sorumluluğunu almak4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- yazılı olmayan kurallar2
- artık neden savaşlar çıkmıyor2
- pizza yemek8
- hamburger date6
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- aleksey batrakov12
- hınç3
- sözlük ırkçıları8
- alttaki yazara motto ver16
- halife mehdi ismet4
- çerçeve yasa35
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- amedspor14
- ince telli saç3
devrine göre iyi yazıyor adam,her şair iyi şiir okuyacak diye birşey yok,ben sevdim kelimeleri dizişini,kendisini kabul ettim şair olarak bu da güzel bir şiiri kanımca;
sadakatin masalından silindiği gecelerde
Şeyh Galip bilmez
pazarlıksız sevmeye
kanla karışık yağmur yağıyordu
zeval altındaydı kalp
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
itten köpekten yapılmış meyhaneler deviriyordum
emektar garsonlarını incitmeden
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
seni uzayın karanlığından alıp
dünyaya getiren anneni
gözyaşlarımın gözleriyle gördüm
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
sana yıkımla çizilmiş kanserli babalarını
unutmamak için denizi seyreden
emsalsiz gece çocukları getirmek istedim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
biz gecenin bir vaktinde
birbirleriyle son kez ayrılmak için
ilk kez karşılaşan iki sistik
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
her gittiği yere yüreğiyle gidenin
aklı beladan kurtulmaz
unutma
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
eğer sana dokunmak hiç bitmeseydi
dinlerin ve devletlerin adlandıramayacağı kadar
delice uzasaydı
acaba o zaman aklımın adı ne olurdu?
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
konuşmuyorum, konuşamıyorum, neden?
çünkü kalbimden dilimin ucuna kadar
kan içinde içim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
umurumda değil kaşmir kazaklar ve repo
tuza boğulan hayvan leşleri gibi
ortada kalsın dünya malları
ben yan yana oturup
ayaklarımız denize uzatacağımız günü özledim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
olacakları ve ölecekleri önceden görüyor
dünyanın sonuyla konuşabiliyordum
dünyanın sonu gebeydi
karnında benim sevgilimi taşıyordu
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
çok yalnızdım
senden önce hiç kimse aşk rızası için gelip de
o meşhur uçuruma ittirmemişti yalnızlığımı
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
bu dünyaya ait olmadığım
öbür dünyaya ispat edilircesine terk edildim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
buraya kanı yere akan ruhumu basıyorum
vakitsiz ölmenin serseri oğludur aşk
eski mezarlarıma bakıyorum da
tekrar yaşayınca tıpatıp ona benziyor
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
istanbul Vali Konağının camlarını kırarcasına seviştik
sevdiğin her şeyi beni öldür diye öptüm
ihanet ormanındaki pars bakışlı sevgilim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
elveda!
sadakatin masalından silindiği gecelerde
Şeyh Galip bilmez
pazarlıksız sevmeye
kanla karışık yağmur yağıyordu
zeval altındaydı kalp
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
itten köpekten yapılmış meyhaneler deviriyordum
emektar garsonlarını incitmeden
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
seni uzayın karanlığından alıp
dünyaya getiren anneni
gözyaşlarımın gözleriyle gördüm
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
sana yıkımla çizilmiş kanserli babalarını
unutmamak için denizi seyreden
emsalsiz gece çocukları getirmek istedim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
biz gecenin bir vaktinde
birbirleriyle son kez ayrılmak için
ilk kez karşılaşan iki sistik
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
her gittiği yere yüreğiyle gidenin
aklı beladan kurtulmaz
unutma
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
eğer sana dokunmak hiç bitmeseydi
dinlerin ve devletlerin adlandıramayacağı kadar
delice uzasaydı
acaba o zaman aklımın adı ne olurdu?
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
konuşmuyorum, konuşamıyorum, neden?
çünkü kalbimden dilimin ucuna kadar
kan içinde içim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
umurumda değil kaşmir kazaklar ve repo
tuza boğulan hayvan leşleri gibi
ortada kalsın dünya malları
ben yan yana oturup
ayaklarımız denize uzatacağımız günü özledim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
olacakları ve ölecekleri önceden görüyor
dünyanın sonuyla konuşabiliyordum
dünyanın sonu gebeydi
karnında benim sevgilimi taşıyordu
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
çok yalnızdım
senden önce hiç kimse aşk rızası için gelip de
o meşhur uçuruma ittirmemişti yalnızlığımı
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
bu dünyaya ait olmadığım
öbür dünyaya ispat edilircesine terk edildim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
buraya kanı yere akan ruhumu basıyorum
vakitsiz ölmenin serseri oğludur aşk
eski mezarlarıma bakıyorum da
tekrar yaşayınca tıpatıp ona benziyor
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
istanbul Vali Konağının camlarını kırarcasına seviştik
sevdiğin her şeyi beni öldür diye öptüm
ihanet ormanındaki pars bakışlı sevgilim
beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla
elveda!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar