bugün
- yıkaması en zor mutfak aracı13
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor12
- cilgincapkin219
- buddy dude21
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- memeleri füze gibi kadın13
- kızıl cin4
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- rüzgarın yönünün terse dönmesi5
- mor semsiyeli yabanci6
- kabuksuz kaplumbaga6
- zaman baba11
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- değmeyecek konular için zaman harcamak3
- sözlüğün kırbacı9
- musallada duran kendini beğenmiş tabut2
- gocu25
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- özet geç3
- gelinen noktanın keyif vermesi3
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- diamond bosphoruss denen yazar24
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri3
- adalet diye bir şey yoktur2
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- başlığa görsel eklemek3
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek7
- enayimiknatisii12
- birbirinin değerini bilen birkaç insan2
- manifest4
- sözlükte hedef göstermeden yazabilmek4
- aylık 275 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yorgun mermi23
- onlyfans7
- uysaljakoben17
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- instegram güzelleri2
- chp bölünürse olacaklar6
- chp'nin hali ne olacak46
- bu sen misin7
- beyaz tenli kızların mal olması3
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- masklavi'nin düşünceleri18
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- gammazlar çetesi17
- renault boreal2
- yeğen5
Hep sonradan gelir aklım başıma benim.
2 sene önce tanıştık. üniversitemin ilk senesi, onun 3. senesiydi. Depresyonun dibinde olduğum, okula gitmediğim, yurt odasından çıkmadığım, ayık olduğum tek bir anın da olmadığı zamanlardı. Onu tanıdım sonra, görevi beni terapi etmekti fakat birbirimizi terapi etmeye başladık bir süre sonra.
Bir sene sonra izmir'de buluştuk.
Arkadaşım diyordum ona hala, en yakın arkadaşım. Freud haksızdı gözümde. Araya sevgililer girdi, başka insanlar girdi, büyük değişiklikler oldu ikimizin hayatında da fakat hep aynı kaldı ilişkimiz. Çok seviyordum, hoşlanma olarak değil, ille de hoşlanmak mı gerekir bir kadından? Ona karşı aşki duygular beslemeden sadece çok sevemez misin?
Bundan 6 ay öncesine kadar böyleydi, benden hoşlandığını söyledi.
Günlerce kafayı yedim düşüne düşüne, yakın çevremin bizim hakkımızda freud kesilmeleri boşuna değilmiş meğer.
Acab ondan hoşlanıyor muydum? Yok yok olamaz hem ben aşka inanmayan materyalist biriyim bu mümkün değil sadece arkadaşım olarak seviyorum dedim ve bunu ona da söyledim.
Dedim ya, hep sonradan gelir aklım başıma. Hep sonradan.
Soğudu aramız. Eskisi gibi sabahlara değin felsefe yapmıyorduk artık.
içim içimi yedi, türkiye'nin bir ucundan diğer bir ucuna otostopla yanında aldım soluğumu. 10 gün bir gecekonduda kaldım, yine de gelmedi yanıma, yanına gitmemi de istemedi.
Tekrar döndüm arkadaşın yanına otostopla, evsiz kalmıştım o ara.
Bir akşam mesaj attı.
Saatlerce konuştuk, felsefe yaptık yine eski günler gibiydi.
Tekrar gittim yanına otostopla.
işte dostlar ya orada ona karşı bir şeyler hissettiğimi anladım ya da o hisler orada peydah oldu.
Sabahın 4'ünde kızılay'da arabasının arka koltuğunda birasını bitirdikten sonra kafasını omzuma koyduğunda.
Koptu benim film orada.
Öpmek istedim,
Korktum,
Öpemedim.
Sonra da salak gibi açıldım ona.
Aradan 3 gün geçtikten sonra, yine başka şehirlerdeyken.
Hayır dedi,
Ben başkasını seviyorum.
Epilepsi nöbeti geçirdim akabinde.
Günlerce uyuyamadım.
Reflüm olduğu ortaya çıktı.
Baş ağrımdan iki gecedir acilde ağrı kesici iğne vuruluyorum.
ilişkimizi bitirelim dedi.
Ne kadar aradıysam da dönmedi.
Ne kadar mesaj attıysam da dönmedi.
Diyeceğim buydu yani sözlük, hep sonradan.
2 sene önce tanıştık. üniversitemin ilk senesi, onun 3. senesiydi. Depresyonun dibinde olduğum, okula gitmediğim, yurt odasından çıkmadığım, ayık olduğum tek bir anın da olmadığı zamanlardı. Onu tanıdım sonra, görevi beni terapi etmekti fakat birbirimizi terapi etmeye başladık bir süre sonra.
Bir sene sonra izmir'de buluştuk.
Arkadaşım diyordum ona hala, en yakın arkadaşım. Freud haksızdı gözümde. Araya sevgililer girdi, başka insanlar girdi, büyük değişiklikler oldu ikimizin hayatında da fakat hep aynı kaldı ilişkimiz. Çok seviyordum, hoşlanma olarak değil, ille de hoşlanmak mı gerekir bir kadından? Ona karşı aşki duygular beslemeden sadece çok sevemez misin?
Bundan 6 ay öncesine kadar böyleydi, benden hoşlandığını söyledi.
Günlerce kafayı yedim düşüne düşüne, yakın çevremin bizim hakkımızda freud kesilmeleri boşuna değilmiş meğer.
Acab ondan hoşlanıyor muydum? Yok yok olamaz hem ben aşka inanmayan materyalist biriyim bu mümkün değil sadece arkadaşım olarak seviyorum dedim ve bunu ona da söyledim.
Dedim ya, hep sonradan gelir aklım başıma. Hep sonradan.
Soğudu aramız. Eskisi gibi sabahlara değin felsefe yapmıyorduk artık.
içim içimi yedi, türkiye'nin bir ucundan diğer bir ucuna otostopla yanında aldım soluğumu. 10 gün bir gecekonduda kaldım, yine de gelmedi yanıma, yanına gitmemi de istemedi.
Tekrar döndüm arkadaşın yanına otostopla, evsiz kalmıştım o ara.
Bir akşam mesaj attı.
Saatlerce konuştuk, felsefe yaptık yine eski günler gibiydi.
Tekrar gittim yanına otostopla.
işte dostlar ya orada ona karşı bir şeyler hissettiğimi anladım ya da o hisler orada peydah oldu.
Sabahın 4'ünde kızılay'da arabasının arka koltuğunda birasını bitirdikten sonra kafasını omzuma koyduğunda.
Koptu benim film orada.
Öpmek istedim,
Korktum,
Öpemedim.
Sonra da salak gibi açıldım ona.
Aradan 3 gün geçtikten sonra, yine başka şehirlerdeyken.
Hayır dedi,
Ben başkasını seviyorum.
Epilepsi nöbeti geçirdim akabinde.
Günlerce uyuyamadım.
Reflüm olduğu ortaya çıktı.
Baş ağrımdan iki gecedir acilde ağrı kesici iğne vuruluyorum.
ilişkimizi bitirelim dedi.
Ne kadar aradıysam da dönmedi.
Ne kadar mesaj attıysam da dönmedi.
Diyeceğim buydu yani sözlük, hep sonradan.
güncel Önemli Başlıklar
