bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- sobaları hazırlayın6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği4
- mika kase3
- tinto brass3
- terapi niteliğindeki şeyler12
- türklerin özellikleri5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- sandra bullock4
- ilhan irem dinleyen erkek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- votka2
- tulumba tatlısı2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- kışın gelmesi2
- fenerbahçeli yazarlar8
- aşk10
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- arabada sakso4
- iyi menemenin sırrı7
- soğuk sabah2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- febelilerin herşeyi abartması3
''Emrettiğiniz yüzbaşı geldi efendim.''
''içeri al.''
Nazır subaylara bilgi verdi:
''Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili.''
Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi, kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasından hızla ilerleyerek nazırın masası önünde durdu, selam verdi:
''Yüzbaşı Faruk, istanbul. Beni emretmişsiniz.''
Uzun boylu, kumral, yakışıklı, Biraz bıçkın havalı bir subaydı. Nazır önündeki bir yazıya bakarak, yumuşak bir sesle,'' Oğlum..'' dedi,''..dün akşam Beyoğlu'nda, ingiliz inzibat Subayı Teğmen Miller'i, emre rağmen selamlamamışsın. Doğru mu?''
''Evet efendim, doğru.''
Nazır dürüst subaya babacanca yol gösterdi:
''Herhalde görmediğin için selamlamadın, değil mi çocuğum?''
''Hayır efendim, gördüm.''
Nazırın canı sıkıldı:
''Niye selamlamadın öyleyse?Selamlamanız için emir verilmişti.''
''Rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım Paşam .Askerlik töresince , önce onun beni selamlaması gerekmez miydi?''
Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı.
''Askerlik töresimi kaldı a yavrum? Adamlar galiiye haklarını kullanıyorlar. ingiliz Komutanlığı bu sabah olayı protesto etti. Mesele çıkaracak zaman değil.Hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile. Olayı kapatalım.''
Başıyla çıkması için izin verdi. Ama yüzbaşı yerinden kıpırdamadı:
''Paşam bir de beni dinlemenizi rica ediyorum.''
Nazır bıkkınlıkla,''Söyle bakalım'' dedi.
''Balkan Savaşı'nda teğmendim,Çanakkale'de üsteğmen, Suriye cephesinde yüzbaşı oldum.Ben bu rüteleri tek başıma savaşarak almadım. Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var. Onların hakkını korumak namus borcumdur.Beni affedin, özür dileyemem.''
Harbiye Nazırı bozuldu:
''Anlamadın galiba. Harbiye Nazırı olarak emrediyorum.
Yüzbaşı sükünetle ,''Anladım efendim'' dedi, apoletlerini bir hamlede söküp nazırın masasına bıraktı:
''Artık emrinizi dinlemek zorunda değilim!''
Selam vermedn dönüp kapıya yürüdü. Oturan subayların, istanbul'u tutan birkaçı dışında, hepsi saygıyla ayağa fırladı. Hepsinin rütbesi yüzbaşından daha büyüktü. Gözleri dolarak , yüzbaşıya selam durdular.
Turgut Özakman - Şu Çılgın Türkler
''içeri al.''
Nazır subaylara bilgi verdi:
''Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili.''
Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi, kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasından hızla ilerleyerek nazırın masası önünde durdu, selam verdi:
''Yüzbaşı Faruk, istanbul. Beni emretmişsiniz.''
Uzun boylu, kumral, yakışıklı, Biraz bıçkın havalı bir subaydı. Nazır önündeki bir yazıya bakarak, yumuşak bir sesle,'' Oğlum..'' dedi,''..dün akşam Beyoğlu'nda, ingiliz inzibat Subayı Teğmen Miller'i, emre rağmen selamlamamışsın. Doğru mu?''
''Evet efendim, doğru.''
Nazır dürüst subaya babacanca yol gösterdi:
''Herhalde görmediğin için selamlamadın, değil mi çocuğum?''
''Hayır efendim, gördüm.''
Nazırın canı sıkıldı:
''Niye selamlamadın öyleyse?Selamlamanız için emir verilmişti.''
''Rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım Paşam .Askerlik töresince , önce onun beni selamlaması gerekmez miydi?''
Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı.
''Askerlik töresimi kaldı a yavrum? Adamlar galiiye haklarını kullanıyorlar. ingiliz Komutanlığı bu sabah olayı protesto etti. Mesele çıkaracak zaman değil.Hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile. Olayı kapatalım.''
Başıyla çıkması için izin verdi. Ama yüzbaşı yerinden kıpırdamadı:
''Paşam bir de beni dinlemenizi rica ediyorum.''
Nazır bıkkınlıkla,''Söyle bakalım'' dedi.
''Balkan Savaşı'nda teğmendim,Çanakkale'de üsteğmen, Suriye cephesinde yüzbaşı oldum.Ben bu rüteleri tek başıma savaşarak almadım. Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var. Onların hakkını korumak namus borcumdur.Beni affedin, özür dileyemem.''
Harbiye Nazırı bozuldu:
''Anlamadın galiba. Harbiye Nazırı olarak emrediyorum.
Yüzbaşı sükünetle ,''Anladım efendim'' dedi, apoletlerini bir hamlede söküp nazırın masasına bıraktı:
''Artık emrinizi dinlemek zorunda değilim!''
Selam vermedn dönüp kapıya yürüdü. Oturan subayların, istanbul'u tutan birkaçı dışında, hepsi saygıyla ayağa fırladı. Hepsinin rütbesi yüzbaşından daha büyüktü. Gözleri dolarak , yüzbaşıya selam durdular.
Turgut Özakman - Şu Çılgın Türkler
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar