bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması30
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- sizce karizma mıyım12
- selam kızlar hala evlenmedim6
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek5
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar8
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar4
- hiç yutup izlememek4
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- birikimleri yiyemeden ölmek3
- haniy yaaa3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- internet arama geçmişini temizleyemeden ölmek3
- kullanılmayan organ körelir2
- arabayı fullemek3
- berberin nasıl olmuş sorusuna ağlayarak cevap vrmk3
- sünnilik islam dan ayrı bir dindir3
- atsızı sevmeyen türk5
- aykolik ismet masklavi ne yapıyor şu an5
- hiçbir şey bilmeden her konuda haklı olmak3
- rüyada görülen kişiye ertesi gün trip atmak3
- oy vermenin anlamsız olması2
- havanın uykuyu getirmesi2
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir4
- muslettin amca4
- en toksik kadınlar2
- protein çılgınlığı2
- yazarların sabahın 6 sında ayakta olma nedenleri6
- mümin izmire gravur izmir diyen muhalif2
- trump reis2
- 7 ekim 2026 izmirin fethi4
- asansörden inerken bütün katlara basmak2
- senden benden trilyonları çalanlar7
- yağmurcu2
- devlet bahçeli'nin ölümü3
- cemil tugay9
- apartman yöneticisi egosu2
- zorunlu eğitimin gizli müfredatı2
- ölen kişiyi taziye için aramak2
- yurtsuz john4
- tibet e gidip kendini budizm e vermek4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı2
- suriye'nin yemen savaşı iddialarını yalanlaması2
- fake yazar anlama kılavuzu7
- kesik boyun ispinozu2
- yemen meselesi2
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- sütte leke var cemil tugay da yok3
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler10
namazın kapsadıkları ve ne okunacağı:
"Namaz Allah’ı zikretmek (hatırlamak) için yapılan bir ibadettir (20Taha Suresi 14). Fakat Allah’ı zikretmekten farklı olarak namaz belli vakitlerde farz kılınmıştır, abdestli olarak yerine getirilmelidir ve belli hareketleri de kapsar. Namaz öyle bir ibadettir ki savaş sırasında bile yerine getirilir. 4Nisa Suresi 102. ayette savaş durumunda bir grubun namaz kıldığını, diğer grubun ise nöbet tuttuğunu görüyoruz. Secde edildikten sonra diğer grup ilk grubun yerini alıp namazını kılmaktadır. Burada savaş tehlikesinin olduğu bir durumda bile namazın secde de dahil olmak üzere (secde kişinin en savunmasız halidir) yerine getirildiğini, fakat nöbetleşe, silahları bırakmadan, düşmana fırsat verilmeden bunun yapıldığını görüyoruz. Eğer savaşta dahi vakitli farz olunan namaz böyle yerine getiriliyorsa, normal zamanında namazın kıyamı, rükusu ve secdesi ile yerine getirilmesinin önemi daha iyi anlaşılır.
Kuran’dan (14ibrahim Suresi 40) namazın Hz. ibrahim’den beri varolan bir ibadet olduğunu anlıyoruz. Hz. ibrahim’in ibadet evi Kabe’yi ele geçiren, Allah’a ortak koşucu putperestler bile namazı sapkın bir şekilde olsa da uygularlardı (8Enfal Suresi 35). Kuran evvelki nesillerin de uyguladıkları namaz alışkanlıklarını şehvetlerine uyma sonucu bıraktıklarını söyler (19Meryem Suresi 59).Yani Peygamberimiz zamanında, namaz “salat” denildiğinde namazın ne olduğu ve hareketleri kişiler tarafından anlaşılırdı. Aynen günümüzde de namaz denilince, namaz kılmayan kişilerin bile namazın hareketlerini, Allah’a yönelmeyi ve ibadet etmeyi anladıkları gibi. Kuran’da hareketli ibadet manasında üç kelime geçer. Bunlar “kıyam(ayakta durma)”, “rüku(eğilme)”, “secde(yüz üstü yere kapanma)”dir. Kuran’da ibrahim Peygamber’in makamının namaz yeri edinilmesi, evin temiz tutulması geçer (2Bakara Suresi 125). 22Hac Suresi 26. ayette ise evin kıyam, rüku ve secde edenler için temiz tutulması emredilerek namazın üç hareketinin ne olduğu bir arada gösterilmiş olur.
Namazın en önemli bölümü ve özelliği ise namazda Allah’ın hatırlanmasıdır(zikredilmesidir). Nitekim 20Taha Suresi 14. ayetten namazın kılınmasındaki gayenin, Allah’ın hatırlanması olduğunu anlarız. Kuran’da, namazda Kuran okunmasına dair bir ifade geçmez. Fakat Kuran bize tanıtılırken, Kuran’ın “zikir” yani hatırlatma olduğu söylenir. Böylece biz namaz kılarken, edeceğimiz duada, Allah’a yakarışta, rehberimizin Kuran olduğunu anlarız. örneğin Allah’ın bağışlayıcılığı, merhameti, her şeyi yaratması, cenneti, cehennemi, bilgisinin sonsuzluğu hep Kuran’dan öğrenilir. Namazda da merhametli, bağışlayıcı… bir Allah’ın karşısında olduğumuzu bilir, ona göre Allah’ı zikreder(hatırlar), ona göre Allah’a yöneliriz. Yani namazda illa ki Arapça Kuran okumak zorunda değiliz. çünkü namazda Kuran okuyun diye bir emir bile yokken, Arapça Kuran okumak gerektiği nereden anlaşılacaktır? Fakat namazda Allah’ı zikrederken Kuran’daki bilgileri kullanırız. örneğin Arapça “Kul huvallahu ahad” dememize illa ki gerek yoktur. "
kaynak: okumadığın http://www.kurandakidin.c...ti-nasil-anlatilmaktadir/
"Namaz Allah’ı zikretmek (hatırlamak) için yapılan bir ibadettir (20Taha Suresi 14). Fakat Allah’ı zikretmekten farklı olarak namaz belli vakitlerde farz kılınmıştır, abdestli olarak yerine getirilmelidir ve belli hareketleri de kapsar. Namaz öyle bir ibadettir ki savaş sırasında bile yerine getirilir. 4Nisa Suresi 102. ayette savaş durumunda bir grubun namaz kıldığını, diğer grubun ise nöbet tuttuğunu görüyoruz. Secde edildikten sonra diğer grup ilk grubun yerini alıp namazını kılmaktadır. Burada savaş tehlikesinin olduğu bir durumda bile namazın secde de dahil olmak üzere (secde kişinin en savunmasız halidir) yerine getirildiğini, fakat nöbetleşe, silahları bırakmadan, düşmana fırsat verilmeden bunun yapıldığını görüyoruz. Eğer savaşta dahi vakitli farz olunan namaz böyle yerine getiriliyorsa, normal zamanında namazın kıyamı, rükusu ve secdesi ile yerine getirilmesinin önemi daha iyi anlaşılır.
Kuran’dan (14ibrahim Suresi 40) namazın Hz. ibrahim’den beri varolan bir ibadet olduğunu anlıyoruz. Hz. ibrahim’in ibadet evi Kabe’yi ele geçiren, Allah’a ortak koşucu putperestler bile namazı sapkın bir şekilde olsa da uygularlardı (8Enfal Suresi 35). Kuran evvelki nesillerin de uyguladıkları namaz alışkanlıklarını şehvetlerine uyma sonucu bıraktıklarını söyler (19Meryem Suresi 59).Yani Peygamberimiz zamanında, namaz “salat” denildiğinde namazın ne olduğu ve hareketleri kişiler tarafından anlaşılırdı. Aynen günümüzde de namaz denilince, namaz kılmayan kişilerin bile namazın hareketlerini, Allah’a yönelmeyi ve ibadet etmeyi anladıkları gibi. Kuran’da hareketli ibadet manasında üç kelime geçer. Bunlar “kıyam(ayakta durma)”, “rüku(eğilme)”, “secde(yüz üstü yere kapanma)”dir. Kuran’da ibrahim Peygamber’in makamının namaz yeri edinilmesi, evin temiz tutulması geçer (2Bakara Suresi 125). 22Hac Suresi 26. ayette ise evin kıyam, rüku ve secde edenler için temiz tutulması emredilerek namazın üç hareketinin ne olduğu bir arada gösterilmiş olur.
Namazın en önemli bölümü ve özelliği ise namazda Allah’ın hatırlanmasıdır(zikredilmesidir). Nitekim 20Taha Suresi 14. ayetten namazın kılınmasındaki gayenin, Allah’ın hatırlanması olduğunu anlarız. Kuran’da, namazda Kuran okunmasına dair bir ifade geçmez. Fakat Kuran bize tanıtılırken, Kuran’ın “zikir” yani hatırlatma olduğu söylenir. Böylece biz namaz kılarken, edeceğimiz duada, Allah’a yakarışta, rehberimizin Kuran olduğunu anlarız. örneğin Allah’ın bağışlayıcılığı, merhameti, her şeyi yaratması, cenneti, cehennemi, bilgisinin sonsuzluğu hep Kuran’dan öğrenilir. Namazda da merhametli, bağışlayıcı… bir Allah’ın karşısında olduğumuzu bilir, ona göre Allah’ı zikreder(hatırlar), ona göre Allah’a yöneliriz. Yani namazda illa ki Arapça Kuran okumak zorunda değiliz. çünkü namazda Kuran okuyun diye bir emir bile yokken, Arapça Kuran okumak gerektiği nereden anlaşılacaktır? Fakat namazda Allah’ı zikrederken Kuran’daki bilgileri kullanırız. örneğin Arapça “Kul huvallahu ahad” dememize illa ki gerek yoktur. "
kaynak: okumadığın http://www.kurandakidin.c...ti-nasil-anlatilmaktadir/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar