bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- dinci ve müslüman kavramları8
- anne pizzası10
- sözlükteki kankacı yazarlar3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- yenilgisiz tek şampiyon3
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- game of thrones taki kerhaneci2
- şoförün yan koltuğu2
- nervio hamferdi12
- çağla idi4
- motoru olan kaslı çocuk3
- çerkesler2
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- trileçe7
- pkk övücülerinin hadlerini fazla fazla aşması2
- putin türkmüş11
- giysi fiyatlarının uçması8
- temel reis2
- 2008 bütçe görüşmeleri2
- osuruktan şiirler41
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- türk vatandaşları türktür9
- aşık olduğunuz yazarın başkasını artılaması2
- dilim ekmek pizzası3
- true'nin libidosu neden yüksek7
- true'nin acile kaldırılması9
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- serin günde balkonda kahve içip dağları izlemek2
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- kendine sarılmak3
- ayakları çirkin kadının ortopedi doktoruna gitmesi2
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- ciguli2
- usual bay birader bey2
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- selam sözlük2
- yaşlılar2
- bencillik3
- akşam yemeği2
- tulumba tatlısı8
Hezeyan, klinik tanımlamaya göre “gerçege uygun olmayan fikirleri kişinin doğru zannetmesi hâli” olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca “dikkatin kolayca dağılması ve yeni dışsal uyarıcılara yönlendirilememesi, zihin bulanıklığı, şaşkınlık, zaman ve mekân bağlamında yönelim kaybı, bellek sorunları, düzensiz-tutarsız düşünme ve konuşma, algısal bozukluklar (yanılsamalar ve sanrılar), kuruntu, heyecan, belirgin hiperaktivite, özerk sinir sisteminde aşırı etkinlik, huzursuzluk, uyku bozukluğu gibi semptomlarla kendini gösteren ruhsal bozukluk” olarak da tarif edilmektedir. Tam bu noktada karsımıza fikirlerin garipliği ve gerçeğe uymaması gibi konuların belirlenmesinde neyin ölçü olduğu problemi çıkmaktadır. Bu konu bu isin biraz felsefî tarafını teşkil ediyorsa da mistik hezeyanlar gibi karmaşık bir konuda kendini daha da hissettirmektedir.
Hezeyanların zenginliği ve çeşitliliği karsısında, primitif inançların mantıkî tutarlılığı bir yana, büyük dinlerin çok dağınık mezhep ve tarikatlarının değişik inanç yorumları, anlayışları ve uygulamaları içerisinde bazılarına velî bazılarına deli denmesi gerçekten anlam kazanmaktadır. Burada temel olan norm, deliyle veli arasındaki ayrımı belirlemektedir. Fakat burada özellikle mistik hezeyan belirtilerini normal dînî inançtan ayırabilmek için söz konusu ifadelerin sözü edilen din içerisinde ne kadar doğru ve tutarlı olup olmadığı, hastanın eğitim seviyesiyle örtüşüp örtüşmediği, hastanın içgörüsü, yaşam kalitesini etkileyip etkilemediği, fizyolojik herhangi bir bozukluk olup olmadığı gibi farklı cephelerden alacağımız verilere bakılmalı ve bu veriler bir bütünlük içerisinde değerlendirilmelidir. Zaten günümüzde yapılmaya çalışılan da genellikle budur.
insanların inanç ve düşünce zenginlikleri dikkate alındığında hezeyanlar son derece zengin ve çeşitli olmaktadır. Öyle ki bu hezeyanlar, kişinin ruh hâline, önceki yaşantılarına, eğilimlerine, kültür ve terbiye seviyesine, sosyal çevreye, dönemin ideolojilerine, dinî cereyanlara, bilimsel bulgulara, fikrî gelişmelere, günlük uğraşılara vb. konulara göre değişecektir. Her durumda bir düşünce hezeyan hâline dönebilir. Bu konuda bir sınır yoktur. Çünkü her fikir olağan seyrinden sapabilir.
Hezeyanların farklı çeşitleri bulunmaktadır. Hezeyanların patojenileri için bir dereceye kadar uygun bir zemin düşünülse de özellikle kronik hezeyanları ve özellikle bunların en çok toplandıkları paranoya için bir " paranoid yapı" (konstitüsyon) bahis konusudur. Ayrıca hezeyanları; kendini büyük görme, perseküsyon hezeyanları, " aşk hezeyanı" (erotomania), " mistik hezeyan" (religious delusion), " icat ve keşif hezeyanı" (delusion of invention), " küçüklük hezeyanı" (delusion of micromania), " kendini suçlama-itham hezeyanı" (delusion of self accusation), " hipokondriyak hezeyanlar" (hypochondriacal delusion), " büyük suçluluk hezeyanı" (delusion of guilt), " ölmezlik hezeyanı" (delusion of eternity), metabolik hezeyanlar, kıskançlık hezeyanı, dava-hak iddiası hezeyanı, " etki hezeyanı" (delusion of control), " rüya hâli hezeyanları" (delusion of dream), sanrı hezeyanları ve imgelem hezeyanları (delusion of imagination) olarak da sayabiliriz.
Hezeyanlar genel olarak, güvensiz ya da özgüveni düşük kimselerde görülmektedir. Ayrıca sikloid, emotif yapıları bulunanlarda, kimi enfeksiyonlar, alkol ve toksik maddeler, kafa travmaları, kimi organik biyolojik ve hümoral ya da hormonal nedenler hezeyana etken olabilmektedir. Yine ölçüsüz ve taşkın muhayyile, her şeyi yorumlama ve durmadan nedenler arama eğilimi, çeşitli tutkular, tatminsizlikler, çeşitli islerde ya da mesleğinde haksızlığa uğramış olma, sevdiği bir yakınını kaybetme, erken yaslardaki refulman ve kompleksler, aşağılık ve günahkârlık duyguları, çeşitli ruhsal sarsıntılar kişiye ve zamana göre hezeyanların şekillenmesinde son derece rol oynamaktadır.
Dînî (mistik) hezeyanların etyolojisinin ve patojenisinin iyi anlaşılabilmesi için dînî obsesyonların iyi bilinmesi gerekmektedir. Gerçekten de dinî obsesyonla dinî hezeyan birbirinden farklı konulardır. Obsesyonlarda hasta, aklından atamadığı ve onu daima işgâl eden fikir, duygu ve korkuların saçmalığının ve anlamsızlığının farkındadır. Bu yüzden de obsesyon hezeyandan ayrılmaktadır. Gerçekten de hezeyanda hasta durumunun bilincinde değildir. Kesin bir kanaat bulunmaktadır. Yani içgörü sıfırdır. Yine obsesyonda muhakeme kusuru yoktur. Buna karşılık hezeyan hâli bir muhakeme kusuru, yani bir düşünce bozukluğudur.
Hezeyanların zenginliği ve çeşitliliği karsısında, primitif inançların mantıkî tutarlılığı bir yana, büyük dinlerin çok dağınık mezhep ve tarikatlarının değişik inanç yorumları, anlayışları ve uygulamaları içerisinde bazılarına velî bazılarına deli denmesi gerçekten anlam kazanmaktadır. Burada temel olan norm, deliyle veli arasındaki ayrımı belirlemektedir. Fakat burada özellikle mistik hezeyan belirtilerini normal dînî inançtan ayırabilmek için söz konusu ifadelerin sözü edilen din içerisinde ne kadar doğru ve tutarlı olup olmadığı, hastanın eğitim seviyesiyle örtüşüp örtüşmediği, hastanın içgörüsü, yaşam kalitesini etkileyip etkilemediği, fizyolojik herhangi bir bozukluk olup olmadığı gibi farklı cephelerden alacağımız verilere bakılmalı ve bu veriler bir bütünlük içerisinde değerlendirilmelidir. Zaten günümüzde yapılmaya çalışılan da genellikle budur.
insanların inanç ve düşünce zenginlikleri dikkate alındığında hezeyanlar son derece zengin ve çeşitli olmaktadır. Öyle ki bu hezeyanlar, kişinin ruh hâline, önceki yaşantılarına, eğilimlerine, kültür ve terbiye seviyesine, sosyal çevreye, dönemin ideolojilerine, dinî cereyanlara, bilimsel bulgulara, fikrî gelişmelere, günlük uğraşılara vb. konulara göre değişecektir. Her durumda bir düşünce hezeyan hâline dönebilir. Bu konuda bir sınır yoktur. Çünkü her fikir olağan seyrinden sapabilir.
Hezeyanların farklı çeşitleri bulunmaktadır. Hezeyanların patojenileri için bir dereceye kadar uygun bir zemin düşünülse de özellikle kronik hezeyanları ve özellikle bunların en çok toplandıkları paranoya için bir " paranoid yapı" (konstitüsyon) bahis konusudur. Ayrıca hezeyanları; kendini büyük görme, perseküsyon hezeyanları, " aşk hezeyanı" (erotomania), " mistik hezeyan" (religious delusion), " icat ve keşif hezeyanı" (delusion of invention), " küçüklük hezeyanı" (delusion of micromania), " kendini suçlama-itham hezeyanı" (delusion of self accusation), " hipokondriyak hezeyanlar" (hypochondriacal delusion), " büyük suçluluk hezeyanı" (delusion of guilt), " ölmezlik hezeyanı" (delusion of eternity), metabolik hezeyanlar, kıskançlık hezeyanı, dava-hak iddiası hezeyanı, " etki hezeyanı" (delusion of control), " rüya hâli hezeyanları" (delusion of dream), sanrı hezeyanları ve imgelem hezeyanları (delusion of imagination) olarak da sayabiliriz.
Hezeyanlar genel olarak, güvensiz ya da özgüveni düşük kimselerde görülmektedir. Ayrıca sikloid, emotif yapıları bulunanlarda, kimi enfeksiyonlar, alkol ve toksik maddeler, kafa travmaları, kimi organik biyolojik ve hümoral ya da hormonal nedenler hezeyana etken olabilmektedir. Yine ölçüsüz ve taşkın muhayyile, her şeyi yorumlama ve durmadan nedenler arama eğilimi, çeşitli tutkular, tatminsizlikler, çeşitli islerde ya da mesleğinde haksızlığa uğramış olma, sevdiği bir yakınını kaybetme, erken yaslardaki refulman ve kompleksler, aşağılık ve günahkârlık duyguları, çeşitli ruhsal sarsıntılar kişiye ve zamana göre hezeyanların şekillenmesinde son derece rol oynamaktadır.
Dînî (mistik) hezeyanların etyolojisinin ve patojenisinin iyi anlaşılabilmesi için dînî obsesyonların iyi bilinmesi gerekmektedir. Gerçekten de dinî obsesyonla dinî hezeyan birbirinden farklı konulardır. Obsesyonlarda hasta, aklından atamadığı ve onu daima işgâl eden fikir, duygu ve korkuların saçmalığının ve anlamsızlığının farkındadır. Bu yüzden de obsesyon hezeyandan ayrılmaktadır. Gerçekten de hezeyanda hasta durumunun bilincinde değildir. Kesin bir kanaat bulunmaktadır. Yani içgörü sıfırdır. Yine obsesyonda muhakeme kusuru yoktur. Buna karşılık hezeyan hâli bir muhakeme kusuru, yani bir düşünce bozukluğudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar