bugün
- birine geç kalmak7
- seni ne mutlu eder sorusu6
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- cayır cayır yanan kız13
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- insanlardan nefret etmek8
- larisalisa10
- m r e r e c t o12
- god of war serisi2
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- yer sofrası5
- uludağ sözlük discord grubu7
- bruce lee4
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- sinir krizi geçirmek3
- satranç haram yasaklansın17
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- afganistan islam emirliği4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- güzel bir kadını terk etmek5
- gir içime hünharca12
- escort2
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması2
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- arkadaşlar bakar mısınız8
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- gitara rastgele vurunca caz olması2
- park sorunu6
- aylık 338 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- timsah4
- anayasa değişiklik paketi3
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- dul kalmak4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- gelişin yaşamak kadar güzel bana5
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kürt mutfağı7
- suca suruklenen cocuk6
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- gocu43
- 2026 dünya kupası9
Kendisini gururla "Türk" olarak adlandıran herkesin Nar-Dugan bayramını kutlarım.
Noel' in kökeni Türkler' den!
Muazzez ilmiye Çığ
18.12.2007
"Türklerde Çam Bayramı
Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir “Akçam Ağacı” bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’ in sarayına kadar uzuyor ve buna “hayat ağacı” diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde bulabiliriz.
Ülgen, insanların koruyucusu; Sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor.
Türklerde güneş çok önemli. inançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor.
Bu, güneşin yeniden doğuşu, bir “Yeni doğum” olarak algılanıyor Türklerde. Bayramın adı “Nardugan”. “Nar = Güneş”, “Tugan/Dugan” da “Doğan”, yani "Doğan Güneş" ve “Çam Bayramı”.
Astronomik olarak o günden itibaren geceler kısalmaya, günler uzamaya başlıyor. işte bu güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu Türkler, büyük şenliklerle “akçam ağacı” altında kutluyorlar. Güneşi geri verdi, diye Ülgen’ e dualar ediyorlar. Duaları tanrıya gitsin, yılı iyi geçirdik, diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar tanrıdan…
inanca göre, bu dilekler muhakkak yerine geliyormuş. Bu bayram için evler temizleniyor ve güzel giysiler giyiliyor, ağacın etrafında şarkılar söylenip oyunlar oynanıyor. Yaşlılar, büyükbabalar ve nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar. (Yedikleri, yaş ve kuru meyveler yanında, özel bir yemek ve bir tür de şekerleme.) Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömrün çoğalacağına, uğur geleceğine inanıyorlar. Bu gün dönümünde fena olanlar iyi, cimri olanlar eli açık oluyor. Yeraltında kütülüklerin, aynı zamanda gök tanrısı Ülgen’ in kardeşi olan Erlik' de o gün iyi ve eli açık olarak sırtında kürklü kaftanı, başında kırmızı başlığı ve ayağında çizmeleri elinde torbası ile hediyeler dağıtıyor, diye düşünülüyor. Bu Noel baba kıyafeti eski Türk kıyafeti. Geyik, Sibirya’da yaşayan Türkler için kutsal olmaz mı? Türkler bu bayrama "Çam Bayramı" da diyorlar.
Yazılana göre, “akçam ağacı” sadece Orta Asya’ da yetişiyormuş. Mesela, Filistin’ de bu ağacı bilmezlermiş. O yüzden, bu olay Türklerden Hristiyanlara geçmiştir. Hristiyanlar, Hunların Avrupa’ ya gelişlerinden sonra onlardan görerek almışlardır bu töreni, deniyor.
isa’ nın doğumu ile hiç ilgisi yok! Doğum, güneşin yeniden doğuşu. (Bu geleneğin Asya Türkleri arasında değişik şekillerde yaşadığını öğreniyoruz). Bu arada Anadolu’ nun bazı yörelerinde de düğünlerde çam götürüldüğünü, onun etrafında oynanıldığını da öğrendik. Yazıya gerek olmadan geleneklerin, kuşaktan kuşağa bazı değişikliklere uğrayarak binlerce yıl süre gelmiş olduğunu görüyoruz.
Ansiklopedilerde yazdığına göre, isa evrenin nuru, güneşi olarak algılanıyor ve bu olayın Pagan halklardan alınıp isa’ ya yakıştırıldığı yazılıyor. imparator Konstantin (324-337) zamanında iznik’ te toplanan konsülde, 22-Aralık’ ta güneşin doğumu için yapılan bu “Pagan Bayramı”, isa’ nın doğumu olarak 24-Aralık’ a alınıyor ve buna da “Noel Bayramı” deniyor. (Batı kilisesi [yani Katolikler], 25-Aralık’ ta kutluyorlarmış bunu.) Çam süsleme ise, ilk olarak 1605’ te Almanya’ da görülüyor ve oradan Fransa’ ya ve diğer Hrıstiyan ülkelere geçiyor.
Ne kadar ilginç değil mi? Batı, en büyük bayramını göçebe ve ilkel (!) olarak tanımladığı Türklerden yürütmüş! Yeni yapılmakta olan çalışmalarla Batı’ ya Türklerden kim bilir daha nelerin geçtiği ortaya çıkacak! Belki de yazının ve dillerin anasının da Türkler olduğu kanıtlanacak.
Nar-Dugan şöleni hakkındaki bilgi, Azerbaycan’ dan Sayın Adnan Atabek ve iran Azerbaycan bölgesinden Sayın Aref Esmail Esmailin’ in gönderdikleri yazılara ve de en önemlisi, Kıpçaklar: Türklerin ve Büyük Bozkırın Kadim Tarihi, Murat Adji, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, s.47-50 Ankara 202. dayanmaktadır.".
Bu yazıyı facebook ta gazeteci banu avar'ın gönderilerinin birinin altında yorum olarak buldum yazı ilhan altay adlı bir abimize ait hakkını yemeyelim.
Noel' in kökeni Türkler' den!
Muazzez ilmiye Çığ
18.12.2007
"Türklerde Çam Bayramı
Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir “Akçam Ağacı” bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’ in sarayına kadar uzuyor ve buna “hayat ağacı” diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde bulabiliriz.
Ülgen, insanların koruyucusu; Sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor.
Türklerde güneş çok önemli. inançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor.
Bu, güneşin yeniden doğuşu, bir “Yeni doğum” olarak algılanıyor Türklerde. Bayramın adı “Nardugan”. “Nar = Güneş”, “Tugan/Dugan” da “Doğan”, yani "Doğan Güneş" ve “Çam Bayramı”.
Astronomik olarak o günden itibaren geceler kısalmaya, günler uzamaya başlıyor. işte bu güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu Türkler, büyük şenliklerle “akçam ağacı” altında kutluyorlar. Güneşi geri verdi, diye Ülgen’ e dualar ediyorlar. Duaları tanrıya gitsin, yılı iyi geçirdik, diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar tanrıdan…
inanca göre, bu dilekler muhakkak yerine geliyormuş. Bu bayram için evler temizleniyor ve güzel giysiler giyiliyor, ağacın etrafında şarkılar söylenip oyunlar oynanıyor. Yaşlılar, büyükbabalar ve nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar. (Yedikleri, yaş ve kuru meyveler yanında, özel bir yemek ve bir tür de şekerleme.) Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömrün çoğalacağına, uğur geleceğine inanıyorlar. Bu gün dönümünde fena olanlar iyi, cimri olanlar eli açık oluyor. Yeraltında kütülüklerin, aynı zamanda gök tanrısı Ülgen’ in kardeşi olan Erlik' de o gün iyi ve eli açık olarak sırtında kürklü kaftanı, başında kırmızı başlığı ve ayağında çizmeleri elinde torbası ile hediyeler dağıtıyor, diye düşünülüyor. Bu Noel baba kıyafeti eski Türk kıyafeti. Geyik, Sibirya’da yaşayan Türkler için kutsal olmaz mı? Türkler bu bayrama "Çam Bayramı" da diyorlar.
Yazılana göre, “akçam ağacı” sadece Orta Asya’ da yetişiyormuş. Mesela, Filistin’ de bu ağacı bilmezlermiş. O yüzden, bu olay Türklerden Hristiyanlara geçmiştir. Hristiyanlar, Hunların Avrupa’ ya gelişlerinden sonra onlardan görerek almışlardır bu töreni, deniyor.
isa’ nın doğumu ile hiç ilgisi yok! Doğum, güneşin yeniden doğuşu. (Bu geleneğin Asya Türkleri arasında değişik şekillerde yaşadığını öğreniyoruz). Bu arada Anadolu’ nun bazı yörelerinde de düğünlerde çam götürüldüğünü, onun etrafında oynanıldığını da öğrendik. Yazıya gerek olmadan geleneklerin, kuşaktan kuşağa bazı değişikliklere uğrayarak binlerce yıl süre gelmiş olduğunu görüyoruz.
Ansiklopedilerde yazdığına göre, isa evrenin nuru, güneşi olarak algılanıyor ve bu olayın Pagan halklardan alınıp isa’ ya yakıştırıldığı yazılıyor. imparator Konstantin (324-337) zamanında iznik’ te toplanan konsülde, 22-Aralık’ ta güneşin doğumu için yapılan bu “Pagan Bayramı”, isa’ nın doğumu olarak 24-Aralık’ a alınıyor ve buna da “Noel Bayramı” deniyor. (Batı kilisesi [yani Katolikler], 25-Aralık’ ta kutluyorlarmış bunu.) Çam süsleme ise, ilk olarak 1605’ te Almanya’ da görülüyor ve oradan Fransa’ ya ve diğer Hrıstiyan ülkelere geçiyor.
Ne kadar ilginç değil mi? Batı, en büyük bayramını göçebe ve ilkel (!) olarak tanımladığı Türklerden yürütmüş! Yeni yapılmakta olan çalışmalarla Batı’ ya Türklerden kim bilir daha nelerin geçtiği ortaya çıkacak! Belki de yazının ve dillerin anasının da Türkler olduğu kanıtlanacak.
Nar-Dugan şöleni hakkındaki bilgi, Azerbaycan’ dan Sayın Adnan Atabek ve iran Azerbaycan bölgesinden Sayın Aref Esmail Esmailin’ in gönderdikleri yazılara ve de en önemlisi, Kıpçaklar: Türklerin ve Büyük Bozkırın Kadim Tarihi, Murat Adji, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, s.47-50 Ankara 202. dayanmaktadır.".
Bu yazıyı facebook ta gazeteci banu avar'ın gönderilerinin birinin altında yorum olarak buldum yazı ilhan altay adlı bir abimize ait hakkını yemeyelim.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
