bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- kabak tatlısını sevenler8
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- 20043
- sarı teker ve avaneleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- göksel in memeleri3
- nervio'nun gerçek yüzü6
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- kafanın çok büyük olması8
- taksim delisi cenk2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom2
- kaan girgin'in son hali2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- bafra pidesi3
- nervio34
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- barış alper yılmaz4
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- 2019 tasarımı4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- fenerbahçe10
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- nerdesiniz3
- duygu özaslan6
- tarcanlar oto ekspertiz2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- emre aydın dinlemek2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı2
- kabak tatlısını sevmeyenler2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- bu koyden olsam ne olacak3
- mercedese binen memur2
- timsah yürüyüşü4
- ya şeytan haklıysa5
- özel ders vermek4
- askerde özlenen şeyler9
- 30 kasım 20262
- 29 kasım 20262
ne ameliyatı olunacağına göre değişmekle birlikte, her açıdan her türlü bir "yusuf yusuf" seansı yaşatır insana.
özellikle narkoz altında bir ameliyatsa yapılacak olan, bir gün önceden hastaneye yatılır, son tetkikler yapılır. ameliyat saati geldiğinde de, allah ne verdiyse üzerinizdeki her şeyi çıkarırsınız, deli gömleği gibi bir şeyi tersten giydirirler, tekerlekli sandalyeyle (yürüyerek gitsek, kaçacağımızı sanıyorlar herhalde) ameliyathaneye götürürler.
ameliyat masasına yatmak da ilginç bir olaydır. tepenizde birkaç farklı kaynaktan ışık hüzmesi bulunan alengirli bir lamba vardır. doktorlar üzerinizdeki gerginliği almak için abuk sabuk espri yaparlar * . Derken belli başlı damarlara narkozu vermek için küçük rengarenk iğneler takarlar.
doktorlarla muhabbet ederken bir bakmışsınız, gözler kayıyor...
"ananı sikiyim" ne bu ağrı diye gözlerinizi açtığınızda, çoktan ameliyat bitmiş, nerden ameliyat olduysanız oranız sargılar içinde, yatağınızda yattığıınızı farkediyorsunuz.
işte hemen o anda değil, ama ondan sonra başlıyor asıl sıkıntı. narkozun etkisi tam geçtiğinde, ameliyatlı yer, sızım sızım sızlamaya başlıyor. etrafta uçan sineğin bile "sırf size ipnelik olsun diye" vızıldadığını düşünüyorsunuz.
iyileşir iyileşmez o sineğin damuna koyacağınıza dair kendinize söz veriyorsunuz. bazen aynı gün, bazen de bir veya bir kaç gün sonra tahliye edilir ev istirahatına alınırsınız.
boktan bir süreçtir, sıkıntılı, meşakkatli. hele hastane psikolojisi adamın ruhunu siker.
olmayın diyesim geliyor, ama ipe ipe olunuyor, gerekiyorsa. olun ama çok kafanıza takmayın diycem, o da olmuyor, biliyorum.
her iyi şeyin olduğu gibi her kötü şeyin de bir sonu var. emin olun. 1 hafta sonra ne olduğunu bile hatırlamayacaksınız, rahat olun.
özellikle narkoz altında bir ameliyatsa yapılacak olan, bir gün önceden hastaneye yatılır, son tetkikler yapılır. ameliyat saati geldiğinde de, allah ne verdiyse üzerinizdeki her şeyi çıkarırsınız, deli gömleği gibi bir şeyi tersten giydirirler, tekerlekli sandalyeyle (yürüyerek gitsek, kaçacağımızı sanıyorlar herhalde) ameliyathaneye götürürler.
ameliyat masasına yatmak da ilginç bir olaydır. tepenizde birkaç farklı kaynaktan ışık hüzmesi bulunan alengirli bir lamba vardır. doktorlar üzerinizdeki gerginliği almak için abuk sabuk espri yaparlar * . Derken belli başlı damarlara narkozu vermek için küçük rengarenk iğneler takarlar.
doktorlarla muhabbet ederken bir bakmışsınız, gözler kayıyor...
"ananı sikiyim" ne bu ağrı diye gözlerinizi açtığınızda, çoktan ameliyat bitmiş, nerden ameliyat olduysanız oranız sargılar içinde, yatağınızda yattığıınızı farkediyorsunuz.
işte hemen o anda değil, ama ondan sonra başlıyor asıl sıkıntı. narkozun etkisi tam geçtiğinde, ameliyatlı yer, sızım sızım sızlamaya başlıyor. etrafta uçan sineğin bile "sırf size ipnelik olsun diye" vızıldadığını düşünüyorsunuz.
iyileşir iyileşmez o sineğin damuna koyacağınıza dair kendinize söz veriyorsunuz. bazen aynı gün, bazen de bir veya bir kaç gün sonra tahliye edilir ev istirahatına alınırsınız.
boktan bir süreçtir, sıkıntılı, meşakkatli. hele hastane psikolojisi adamın ruhunu siker.
olmayın diyesim geliyor, ama ipe ipe olunuyor, gerekiyorsa. olun ama çok kafanıza takmayın diycem, o da olmuyor, biliyorum.
her iyi şeyin olduğu gibi her kötü şeyin de bir sonu var. emin olun. 1 hafta sonra ne olduğunu bile hatırlamayacaksınız, rahat olun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com