bugün
- gocu11
- nasıl birisiniz12
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- ekrem imamoğlu11
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir8
- aselsan satılırsa8
- erecto biraderin muşlettin bey olması2
- sevişirken dinlenecek şarkılar4
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması5
- 9 temmuz 20262
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi5
- akpli değilim ama3
- kız ismet2
- azeri3
- akp bitince ne olacak23
- penisden kot pantolunun belli olması7
- iki kadını aynı anda idare eden adama ne denir3
- 8 temmuz 20262
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- ketler2
- kalın bacaklı kızlar şu anda ne yapıyor sorunsalı2
- yapay zekanın insan gibi düşünmesi imkansız mı2
- 19 sistemi2
- reis tayyip erdogan2
- en iyi yapay zeka modeli2
- napolyonun moskova seferi3
- selefilik2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- erdoğan'ın yeniçeri cevabı2
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- fusya semsiyeli yabanci17
- reisçiliğe sürüklenen kemalist2
- tunguzlar2
- burak demirbilek3
- slavların kendi içinde parçalanması3
- kuranı kerim meali7
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- kizlarsoruyor com6
- ikinci el otomobil piyasası rezaleti3
- cd devrinin bitmesi16
- çocuk istememe nedenleri6
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- falıma bakmak isteyen sözlük yazarları7
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- altay cem meriç3
Kendisini baştan sona hüzün kokan aşağıdaki şekilde tanımlamış yazar
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya
Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya
Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar