bugün
- fusya semsiyeli yabanci12
- manifest grubu4
- gocu8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı6
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- tai lungun semsiyeli olması3
- spor yapmayan erkek12
- dünya kupasında favorilerin dökülmesi2
- mor semsiyelinin beyaz ve fusya semsiyeli olması2
- keyifli sözlükler2
- demokratik kongo cumhuriyeti7
- tai lung20
- kongo2
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali3
- gocu abi3
- 16 silik entry2
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- 6 köşeli yıldız4
- van barosu'nun rojin kabaiş dosyasından çekilmesi2
- fake hesap sevdiğine kıyar mı2
- pandela'nın otizm olması4
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- yeşil kuşak projesi2
- kürtlerin atatürk ü3
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- ekşi sözlük2
- 2026 dünya kupası38
- babam hiç dövmezdi insanı11
- cinsel başlık açanı sikeyim2
- bir erkeğin keko olduğunu gösteren detaylar2
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- buddy dude ile ip atlamak4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- aylık 402 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aşk10
- pandela27
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı2
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı2
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- olası israil türkiye savaşı6
- arkadaşlar bakar mısınız9
- sözlüğün bozması2
- kılıçdaroğlucu2
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
Akrabamızın cenazesinde dağıtılan "Kuran'daki Dualar ve Seçme Ayetler" isimli kitabını elime almamla takip etmeye başladığım grup. Daha sonra diğer kitaplarını da okudum ve pek çok kişiye tavsiye ettim. Bu grubun çalışmalarını takip ederken şunu farkettim, gelenekçi islam anlayışını savunan pek çok insan "Uydurulan Din ve Kuran'daki Din" kitabından son derece rahatsız. Bu kitabın peygamberi yok saydığını iddia ediyorlar. Din konusunda gerçekten bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş durumda. Özellikle din herkes tarafından argümanlarla araştırma yapılmadan uçsuz bucaksız konuşma konusu yapılabilmekte
insanlar daha çok kendi öğrendiğini en doğru kabul etme ve bunu değiştirmeden koruyarak yeni gelen her türlü veriyi bir tehlike olarak algılama peşinde. Aslında insanlar kendi zihinlerindeki taraflı, muğlak, üstün körü didiklenmiş ve şüphe edilmemiş temsiller üzerinden kavga ediyorlar. Tarifi tam manasıyla yapılmayan kavramlar hem gerçek düşüncelerimizi ifade etmede yetersiz kalıyor hem de yeni kavgalara zemin hazırlıyor. Sonuç olarak bu kavgaların çoğu sonuçsuz, etkisiz ve bilinçsiz kaldığı gibi sürekli bu döngüde devam ediyor.
Zihinde incelikli düşünme ve çözümlemeci kafa yapısının oturmadığı bir toplumda bu tip kavgalar sonuçsuzca sürer gider. Burada objektivite olmamasının, ortak noktada buluşulamamasının en temel sebebi kullanılan ön kabulün, paradigmanın farklı olmasıdır. insanların önce bir şeye inanır, sonra eldeki verileri inançlarına göre yorumlayarak kimi zaman ömür boyu sürecek fikir mücadelelerine girişirler. Aslında bu noktada kişinin neyi nasıl yorumladığının belirleyicisi başta kullanılan paradigmadır, bağlamdır. Bağlam arka fondaki bir renk gibidir. Örneğin arka planda fona mavi rengi koyarsanız üzerine sarı renk iliştirmeye kalktığınızda bu size yeşil görünür. Mavinin üzerine kırmızı iliştirirseniz, bu seferde kırmızıyı değil bordoyu görürsünüz. Düşüncelerde zihine çağrıldığında aynı bu şekilde değerlendirilirler. Kullanılan bağlam düşünce içeriğinin algılanmasına rengini verir.
Bu noktada objektif olarak hepimizin kabul edeceği tek bir şey vardır. O da insan sözü olmayan ilahi olan tek kaynak olan Kuran'dır. Din açısından bir şeyin doğru veya yanlış olduğuna karar vermek için Kuran kıstas alınmalı, bir şey Kuran'a uyduğu ölçüde doğru, çeliştiği ölçüde hatalı denilebilmelidir.
insanlar daha çok kendi öğrendiğini en doğru kabul etme ve bunu değiştirmeden koruyarak yeni gelen her türlü veriyi bir tehlike olarak algılama peşinde. Aslında insanlar kendi zihinlerindeki taraflı, muğlak, üstün körü didiklenmiş ve şüphe edilmemiş temsiller üzerinden kavga ediyorlar. Tarifi tam manasıyla yapılmayan kavramlar hem gerçek düşüncelerimizi ifade etmede yetersiz kalıyor hem de yeni kavgalara zemin hazırlıyor. Sonuç olarak bu kavgaların çoğu sonuçsuz, etkisiz ve bilinçsiz kaldığı gibi sürekli bu döngüde devam ediyor.
Zihinde incelikli düşünme ve çözümlemeci kafa yapısının oturmadığı bir toplumda bu tip kavgalar sonuçsuzca sürer gider. Burada objektivite olmamasının, ortak noktada buluşulamamasının en temel sebebi kullanılan ön kabulün, paradigmanın farklı olmasıdır. insanların önce bir şeye inanır, sonra eldeki verileri inançlarına göre yorumlayarak kimi zaman ömür boyu sürecek fikir mücadelelerine girişirler. Aslında bu noktada kişinin neyi nasıl yorumladığının belirleyicisi başta kullanılan paradigmadır, bağlamdır. Bağlam arka fondaki bir renk gibidir. Örneğin arka planda fona mavi rengi koyarsanız üzerine sarı renk iliştirmeye kalktığınızda bu size yeşil görünür. Mavinin üzerine kırmızı iliştirirseniz, bu seferde kırmızıyı değil bordoyu görürsünüz. Düşüncelerde zihine çağrıldığında aynı bu şekilde değerlendirilirler. Kullanılan bağlam düşünce içeriğinin algılanmasına rengini verir.
Bu noktada objektif olarak hepimizin kabul edeceği tek bir şey vardır. O da insan sözü olmayan ilahi olan tek kaynak olan Kuran'dır. Din açısından bir şeyin doğru veya yanlış olduğuna karar vermek için Kuran kıstas alınmalı, bir şey Kuran'a uyduğu ölçüde doğru, çeliştiği ölçüde hatalı denilebilmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar