bugün
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- sözlüğün en sevilen yazarı29
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- apo idam edilmeli12
- kıskanılan nickler4
- yazın bitiyor olması2
- din tartışmanın gereksiz olması3
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- ateistlerin yaşama amacı24
- sözlükle ilgili endişeler6
- teröriste sövmek artık yasak23
- sosyalizm'in en büyük handikapı3
- an itibariyle sözlükte cinlerin dolaşması3
- kadınlar yüzünden dünyanın bu halde olması3
- ne ister diye düşünüp kadına yaranmaya çalışmak2
- karşı cinste çekici gelen şeyler2
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar2
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- gta 65
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- sözlüğe küsmek15
- velvet17
- öfke6
- gelin itiraf edelim2
- uzak mesafe aşk2
- yeter ulan artık19
- kafayı kurtarmak3
- sözlüğün siyasallaşması4
- trabzonspor10
- bir kızın kucağınıza oturması6
- gayler5
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- sokrates neden öldürüldü2
- ingilizler3
- fenerbahçe vs galatasaray19
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- zall'ın en başından beri yapay zeka olması2
- stack overflow kopyala yapıştır2
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- turhan çömez'in msb lobi anlaşması iddiası2
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- katatespizartmasi5
- tibet buzul faciası2
Akrabamızın cenazesinde dağıtılan "Kuran'daki Dualar ve Seçme Ayetler" isimli kitabını elime almamla takip etmeye başladığım grup. Daha sonra diğer kitaplarını da okudum ve pek çok kişiye tavsiye ettim. Bu grubun çalışmalarını takip ederken şunu farkettim, gelenekçi islam anlayışını savunan pek çok insan "Uydurulan Din ve Kuran'daki Din" kitabından son derece rahatsız. Bu kitabın peygamberi yok saydığını iddia ediyorlar. Din konusunda gerçekten bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş durumda. Özellikle din herkes tarafından argümanlarla araştırma yapılmadan uçsuz bucaksız konuşma konusu yapılabilmekte
insanlar daha çok kendi öğrendiğini en doğru kabul etme ve bunu değiştirmeden koruyarak yeni gelen her türlü veriyi bir tehlike olarak algılama peşinde. Aslında insanlar kendi zihinlerindeki taraflı, muğlak, üstün körü didiklenmiş ve şüphe edilmemiş temsiller üzerinden kavga ediyorlar. Tarifi tam manasıyla yapılmayan kavramlar hem gerçek düşüncelerimizi ifade etmede yetersiz kalıyor hem de yeni kavgalara zemin hazırlıyor. Sonuç olarak bu kavgaların çoğu sonuçsuz, etkisiz ve bilinçsiz kaldığı gibi sürekli bu döngüde devam ediyor.
Zihinde incelikli düşünme ve çözümlemeci kafa yapısının oturmadığı bir toplumda bu tip kavgalar sonuçsuzca sürer gider. Burada objektivite olmamasının, ortak noktada buluşulamamasının en temel sebebi kullanılan ön kabulün, paradigmanın farklı olmasıdır. insanların önce bir şeye inanır, sonra eldeki verileri inançlarına göre yorumlayarak kimi zaman ömür boyu sürecek fikir mücadelelerine girişirler. Aslında bu noktada kişinin neyi nasıl yorumladığının belirleyicisi başta kullanılan paradigmadır, bağlamdır. Bağlam arka fondaki bir renk gibidir. Örneğin arka planda fona mavi rengi koyarsanız üzerine sarı renk iliştirmeye kalktığınızda bu size yeşil görünür. Mavinin üzerine kırmızı iliştirirseniz, bu seferde kırmızıyı değil bordoyu görürsünüz. Düşüncelerde zihine çağrıldığında aynı bu şekilde değerlendirilirler. Kullanılan bağlam düşünce içeriğinin algılanmasına rengini verir.
Bu noktada objektif olarak hepimizin kabul edeceği tek bir şey vardır. O da insan sözü olmayan ilahi olan tek kaynak olan Kuran'dır. Din açısından bir şeyin doğru veya yanlış olduğuna karar vermek için Kuran kıstas alınmalı, bir şey Kuran'a uyduğu ölçüde doğru, çeliştiği ölçüde hatalı denilebilmelidir.
insanlar daha çok kendi öğrendiğini en doğru kabul etme ve bunu değiştirmeden koruyarak yeni gelen her türlü veriyi bir tehlike olarak algılama peşinde. Aslında insanlar kendi zihinlerindeki taraflı, muğlak, üstün körü didiklenmiş ve şüphe edilmemiş temsiller üzerinden kavga ediyorlar. Tarifi tam manasıyla yapılmayan kavramlar hem gerçek düşüncelerimizi ifade etmede yetersiz kalıyor hem de yeni kavgalara zemin hazırlıyor. Sonuç olarak bu kavgaların çoğu sonuçsuz, etkisiz ve bilinçsiz kaldığı gibi sürekli bu döngüde devam ediyor.
Zihinde incelikli düşünme ve çözümlemeci kafa yapısının oturmadığı bir toplumda bu tip kavgalar sonuçsuzca sürer gider. Burada objektivite olmamasının, ortak noktada buluşulamamasının en temel sebebi kullanılan ön kabulün, paradigmanın farklı olmasıdır. insanların önce bir şeye inanır, sonra eldeki verileri inançlarına göre yorumlayarak kimi zaman ömür boyu sürecek fikir mücadelelerine girişirler. Aslında bu noktada kişinin neyi nasıl yorumladığının belirleyicisi başta kullanılan paradigmadır, bağlamdır. Bağlam arka fondaki bir renk gibidir. Örneğin arka planda fona mavi rengi koyarsanız üzerine sarı renk iliştirmeye kalktığınızda bu size yeşil görünür. Mavinin üzerine kırmızı iliştirirseniz, bu seferde kırmızıyı değil bordoyu görürsünüz. Düşüncelerde zihine çağrıldığında aynı bu şekilde değerlendirilirler. Kullanılan bağlam düşünce içeriğinin algılanmasına rengini verir.
Bu noktada objektif olarak hepimizin kabul edeceği tek bir şey vardır. O da insan sözü olmayan ilahi olan tek kaynak olan Kuran'dır. Din açısından bir şeyin doğru veya yanlış olduğuna karar vermek için Kuran kıstas alınmalı, bir şey Kuran'a uyduğu ölçüde doğru, çeliştiği ölçüde hatalı denilebilmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar