bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri8
- kiraz cicegi kolonyasi38
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- küt saçlı hatun5
- mutsuzken çirkin olmak7
- iskender9
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- kendine yalan söyleme eğilimi5
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- saygının ve ahlakın yeni nesli olmaz3
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- sardalya4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- ismail kartal31
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- özgürlük nedir sorunsalı7
- platon un mağara alegorisi15
- ilk buluşmada falafel yemek4
- true silik olsun10
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- sabahtan beri aç olmak5
- tek kasa açan kalabalık market4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- martin eden3
- ona bir şey söyle6
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- tavuk döner4
- adalet ve kalkınma partisi2
- üsküdar2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 2000 yılında dünya nasıl olacak4
Sosyalist devrimleri yaratan koşulları ve tarihsel materyalizmi bilinçli bir şekilde yanlış yorumlamaktan kaynaklanan tutumdur. Sosyalist devrimlerin her ülkede aynı şekilde gerçekleşmesi ve aynı sebeblerden dolayı gerçekleştirilmesi imkansızdır. 68 kuşağının devrimci ilerici güç kazandığı ülkelere bakıldığında Mao'nun önderliğinde ve Amerikan emperyalizminin Çin topraklarında gerçekleştirmeye çalıştığı sömürgecilik ile Çin halkının tarıma dayalı üretim biçiminin koşulları , Fransa'da De Gaulle yönetimi ile başlayan militarizmin ve kapitalist dönüşümlerin üniversiteleri Napolyon'un kalelerine dönüştürerek şehirlerin hausmannvari şekilde yeniden burjuvazi için siyasi ve toplumsal anlamda halka uygulanan kapitalizmin nefes alması için uygulanan sistemli baskı ve devlet otoritesi ile üniversite özerklik hakkını savunmak adına harekete geçen gençlik direnişi , Almanya'da işçi sınıfının fabrikalardaki örgütlenmesini yok etmeye çalışan baumann kalıntısı Hitler miraslı devlet faşizminin karşısında kızılordu fraksiyonu gibi illegal ve legal yollarla örgütlenen işçilerin direnişleri , Amerika'da Vietnam savaşı ve siyah adamlar karşısında takınılan klu klux klan tarzı bir ötekileştirme ve ırkçılıkla orantılı gelişen militarizme karşı örgütlenen savaş karşıtları hippiler ile devletin ırkçı militarist dayatmalarına karşı tavır alan zencilerden tutun da kapitalist büyümenin ve sermayenin üzerine çöktüğü işçi sınıfının 1 Mayıs'ın atası kabul edilebilecek devrimci sendikacıların işçi sınıfı adına başlattığı devrimci isyan mirası sürdüren bir örgütlenmenin , Türkiye'de de emperyalist patronlar ülkesi amerika'nın güdümünde sürdürülen politikalar ve kapitalizmin vahşi sömürüsünü tersanalerinde hisseden , sendikaları dağıtılmaya çalışılan işçiler ile üniversite özerklikleri ellerinden alınmaya çalışan üniversitelilerin devrimci liderlerin önderliğinde örgütlerle sürdürdüğü bir direniş biçimi yaşanılan coğrafyanın siyasi , toplumsal , ekonomik koşullarından kaynaklanan değişik devrim hareketlerine sahiptir.
Kalkıp da bütün 68 kuşağını Mao'nun çin devrimine dayandıramazsınız ya da Che ve Fidel önderliğinde yürütülen gerilla savaşlarının her devrimci harekette pratik bulmasını isteyemezsiniz.
Klasik açıdan kapitalizmin ve burjuvazi sınıfının temsil ettiği liberal politikaların sermaye adına değişik meslek örgütleri ve eğitim ve sağlık gibi sosyal güvenlik alanlarında yol açtıkları tahribat az çok her ülkede birbirine benzer.
Ancak bütün bu arızaların en geniş kümesi ve ana sebebi olarak sermaye diktatörlüğü tarafından ayartılan ulusal oligarşilerin halkların emek gücü üzerinde uyguladığı devlet terörürü ve bununla paralel yürütülen işçi sınıfını ve devrimci ilerici üniversite gençliğini siyasi ve ekonomik anlamda pasifleştirecek ya da sınıf dayanışmasını bozacak olan liberal politikalardır.
Burjuvazi sınıfının sözcülüğünü üstlenen kimi insanlar olası kavram çarpıtmaları ve ustaca liberal ajitasyon yöntemleri ile 68 kuşağının temsil ettiği değerin liberalizm olduğunu iddia etmektedirler. Emperyalist paylaşım savaşlarından sonra yaratılan refah ve huzur döneminin , sanayi devrimi sonrası bilişim çağına doğru ilerleyen teknolojik ilerlemenin kaymak yalayıcıları olarak işçileri ve üniversiteleri adlandıran bu zihniyetteki şuursuz mandalar kimi zaman eski komünist olan ebeveynlerine inat olarak bunu en adi ve komik şekillerde iddia etmekten de geri durmuyorlar.
Aslında liberalizm gibi görünen 68 kuşağının üzerine yıkılmaya çalışılan şey sosyal refahın kaymağını yemek için yola çıkan tembel üniversiteli ve işçilerden çok sendikacılık , üniversite özerkliği , düşünce ve ifade özgürlüğü , barış içinde yaşamak isteyen halkların ve değişik etnik grupların dayanışması adına kapitalizmin ulusal devletler hesabına finans aktarıp siyasal ayrıcalık elde ettiği ve savaşlarla ırkçılıkla halkların bastırıldığı bir ortamda halkların demokratik hak ve talepleriyle kapitalist ekonomi - politiğin liberal politikalarla emek üzerindeki sömürüsüne ve sermaye diktatörlüğü kurma amacındaki emperyalist tekellere karşı gösterilen bir direnişti. Aklı kıt burjuvazinin oportunistleri ve göt yalayıcıları nedense 68 kuşağındaki işçi sınıfının kapitalist ekonomi-politik üzerine inşa ettikleri devrimci isyanı sadece üniversitelilerin basit şablon siyasal iç kıpraşmalarından ibaret bir tembellik kuşağı olduğunu insanlara yutturmaya çalışmaktadır.Hippilerin ve anarşistlerin tavırlarını tüm 68 kuşağına geçerli kılmak işçi sınıfının örgütlülüğü ve direnişi karşısındaki korkularınızı yok etmeyecektir ikiyüzlü sahtekarlar! Öyle ya milliyetçilik ve din yoluyla savaşlara ideolojik dayanak noktası yaratan şovenizmin sahipleri de işçi sınıfıdır zaten. Yersen! Konuştukça batan bir ideolojinin iğrenç iftiraları eylemlerinin arkasındaki faşizmi , ifadelerindeki oportunizmi ve politikaları ile besledikleri sermaye sınıfının yol açtığı sefaleti gizlemeye yetmeyecek.
Buyrun bir de buradan yakın tarihsel gerçeklikleri : Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu.
(bkz: http://www.ntvmsnbc.com/m...ideo=5353&cbQuality=1)
Kalkıp da bütün 68 kuşağını Mao'nun çin devrimine dayandıramazsınız ya da Che ve Fidel önderliğinde yürütülen gerilla savaşlarının her devrimci harekette pratik bulmasını isteyemezsiniz.
Klasik açıdan kapitalizmin ve burjuvazi sınıfının temsil ettiği liberal politikaların sermaye adına değişik meslek örgütleri ve eğitim ve sağlık gibi sosyal güvenlik alanlarında yol açtıkları tahribat az çok her ülkede birbirine benzer.
Ancak bütün bu arızaların en geniş kümesi ve ana sebebi olarak sermaye diktatörlüğü tarafından ayartılan ulusal oligarşilerin halkların emek gücü üzerinde uyguladığı devlet terörürü ve bununla paralel yürütülen işçi sınıfını ve devrimci ilerici üniversite gençliğini siyasi ve ekonomik anlamda pasifleştirecek ya da sınıf dayanışmasını bozacak olan liberal politikalardır.
Burjuvazi sınıfının sözcülüğünü üstlenen kimi insanlar olası kavram çarpıtmaları ve ustaca liberal ajitasyon yöntemleri ile 68 kuşağının temsil ettiği değerin liberalizm olduğunu iddia etmektedirler. Emperyalist paylaşım savaşlarından sonra yaratılan refah ve huzur döneminin , sanayi devrimi sonrası bilişim çağına doğru ilerleyen teknolojik ilerlemenin kaymak yalayıcıları olarak işçileri ve üniversiteleri adlandıran bu zihniyetteki şuursuz mandalar kimi zaman eski komünist olan ebeveynlerine inat olarak bunu en adi ve komik şekillerde iddia etmekten de geri durmuyorlar.
Aslında liberalizm gibi görünen 68 kuşağının üzerine yıkılmaya çalışılan şey sosyal refahın kaymağını yemek için yola çıkan tembel üniversiteli ve işçilerden çok sendikacılık , üniversite özerkliği , düşünce ve ifade özgürlüğü , barış içinde yaşamak isteyen halkların ve değişik etnik grupların dayanışması adına kapitalizmin ulusal devletler hesabına finans aktarıp siyasal ayrıcalık elde ettiği ve savaşlarla ırkçılıkla halkların bastırıldığı bir ortamda halkların demokratik hak ve talepleriyle kapitalist ekonomi - politiğin liberal politikalarla emek üzerindeki sömürüsüne ve sermaye diktatörlüğü kurma amacındaki emperyalist tekellere karşı gösterilen bir direnişti. Aklı kıt burjuvazinin oportunistleri ve göt yalayıcıları nedense 68 kuşağındaki işçi sınıfının kapitalist ekonomi-politik üzerine inşa ettikleri devrimci isyanı sadece üniversitelilerin basit şablon siyasal iç kıpraşmalarından ibaret bir tembellik kuşağı olduğunu insanlara yutturmaya çalışmaktadır.Hippilerin ve anarşistlerin tavırlarını tüm 68 kuşağına geçerli kılmak işçi sınıfının örgütlülüğü ve direnişi karşısındaki korkularınızı yok etmeyecektir ikiyüzlü sahtekarlar! Öyle ya milliyetçilik ve din yoluyla savaşlara ideolojik dayanak noktası yaratan şovenizmin sahipleri de işçi sınıfıdır zaten. Yersen! Konuştukça batan bir ideolojinin iğrenç iftiraları eylemlerinin arkasındaki faşizmi , ifadelerindeki oportunizmi ve politikaları ile besledikleri sermaye sınıfının yol açtığı sefaleti gizlemeye yetmeyecek.
Buyrun bir de buradan yakın tarihsel gerçeklikleri : Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu.
(bkz: http://www.ntvmsnbc.com/m...ideo=5353&cbQuality=1)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar