bugün
- aleksey batrakov25
- cezaevine özenen gençler3
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil16
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- netflix2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- sözlük kürdü55
- iskilipli atıf hoca20
- nükleer bomba7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- kırıkkaleli olmak istemek8
- flört etmeme ilkesi4
- yagmurcu çık açıkla10
- kablosuz mouse13
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- 394
- arap götü9
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- emre belözoğlu6
- favlayan yazarın asıl amacı12
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- ismail kartal14
- millette manyak para var21
- damla sakızlı muhallebi4
- durkheimın intihar teorisi7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak3
- sözlük dedeleri6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- kale3112 tarzı entry girmek8
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- anın görüntüsü32
- yazarların akşama dair planları7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- doların 50 tl olması7
- atatürk düşmanı5
- öylesine bir şeyler yaz5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- mazot 3 euro olabilirmiş4
Sosyalist devrimleri yaratan koşulları ve tarihsel materyalizmi bilinçli bir şekilde yanlış yorumlamaktan kaynaklanan tutumdur. Sosyalist devrimlerin her ülkede aynı şekilde gerçekleşmesi ve aynı sebeblerden dolayı gerçekleştirilmesi imkansızdır. 68 kuşağının devrimci ilerici güç kazandığı ülkelere bakıldığında Mao'nun önderliğinde ve Amerikan emperyalizminin Çin topraklarında gerçekleştirmeye çalıştığı sömürgecilik ile Çin halkının tarıma dayalı üretim biçiminin koşulları , Fransa'da De Gaulle yönetimi ile başlayan militarizmin ve kapitalist dönüşümlerin üniversiteleri Napolyon'un kalelerine dönüştürerek şehirlerin hausmannvari şekilde yeniden burjuvazi için siyasi ve toplumsal anlamda halka uygulanan kapitalizmin nefes alması için uygulanan sistemli baskı ve devlet otoritesi ile üniversite özerklik hakkını savunmak adına harekete geçen gençlik direnişi , Almanya'da işçi sınıfının fabrikalardaki örgütlenmesini yok etmeye çalışan baumann kalıntısı Hitler miraslı devlet faşizminin karşısında kızılordu fraksiyonu gibi illegal ve legal yollarla örgütlenen işçilerin direnişleri , Amerika'da Vietnam savaşı ve siyah adamlar karşısında takınılan klu klux klan tarzı bir ötekileştirme ve ırkçılıkla orantılı gelişen militarizme karşı örgütlenen savaş karşıtları hippiler ile devletin ırkçı militarist dayatmalarına karşı tavır alan zencilerden tutun da kapitalist büyümenin ve sermayenin üzerine çöktüğü işçi sınıfının 1 Mayıs'ın atası kabul edilebilecek devrimci sendikacıların işçi sınıfı adına başlattığı devrimci isyan mirası sürdüren bir örgütlenmenin , Türkiye'de de emperyalist patronlar ülkesi amerika'nın güdümünde sürdürülen politikalar ve kapitalizmin vahşi sömürüsünü tersanalerinde hisseden , sendikaları dağıtılmaya çalışılan işçiler ile üniversite özerklikleri ellerinden alınmaya çalışan üniversitelilerin devrimci liderlerin önderliğinde örgütlerle sürdürdüğü bir direniş biçimi yaşanılan coğrafyanın siyasi , toplumsal , ekonomik koşullarından kaynaklanan değişik devrim hareketlerine sahiptir.
Kalkıp da bütün 68 kuşağını Mao'nun çin devrimine dayandıramazsınız ya da Che ve Fidel önderliğinde yürütülen gerilla savaşlarının her devrimci harekette pratik bulmasını isteyemezsiniz.
Klasik açıdan kapitalizmin ve burjuvazi sınıfının temsil ettiği liberal politikaların sermaye adına değişik meslek örgütleri ve eğitim ve sağlık gibi sosyal güvenlik alanlarında yol açtıkları tahribat az çok her ülkede birbirine benzer.
Ancak bütün bu arızaların en geniş kümesi ve ana sebebi olarak sermaye diktatörlüğü tarafından ayartılan ulusal oligarşilerin halkların emek gücü üzerinde uyguladığı devlet terörürü ve bununla paralel yürütülen işçi sınıfını ve devrimci ilerici üniversite gençliğini siyasi ve ekonomik anlamda pasifleştirecek ya da sınıf dayanışmasını bozacak olan liberal politikalardır.
Burjuvazi sınıfının sözcülüğünü üstlenen kimi insanlar olası kavram çarpıtmaları ve ustaca liberal ajitasyon yöntemleri ile 68 kuşağının temsil ettiği değerin liberalizm olduğunu iddia etmektedirler. Emperyalist paylaşım savaşlarından sonra yaratılan refah ve huzur döneminin , sanayi devrimi sonrası bilişim çağına doğru ilerleyen teknolojik ilerlemenin kaymak yalayıcıları olarak işçileri ve üniversiteleri adlandıran bu zihniyetteki şuursuz mandalar kimi zaman eski komünist olan ebeveynlerine inat olarak bunu en adi ve komik şekillerde iddia etmekten de geri durmuyorlar.
Aslında liberalizm gibi görünen 68 kuşağının üzerine yıkılmaya çalışılan şey sosyal refahın kaymağını yemek için yola çıkan tembel üniversiteli ve işçilerden çok sendikacılık , üniversite özerkliği , düşünce ve ifade özgürlüğü , barış içinde yaşamak isteyen halkların ve değişik etnik grupların dayanışması adına kapitalizmin ulusal devletler hesabına finans aktarıp siyasal ayrıcalık elde ettiği ve savaşlarla ırkçılıkla halkların bastırıldığı bir ortamda halkların demokratik hak ve talepleriyle kapitalist ekonomi - politiğin liberal politikalarla emek üzerindeki sömürüsüne ve sermaye diktatörlüğü kurma amacındaki emperyalist tekellere karşı gösterilen bir direnişti. Aklı kıt burjuvazinin oportunistleri ve göt yalayıcıları nedense 68 kuşağındaki işçi sınıfının kapitalist ekonomi-politik üzerine inşa ettikleri devrimci isyanı sadece üniversitelilerin basit şablon siyasal iç kıpraşmalarından ibaret bir tembellik kuşağı olduğunu insanlara yutturmaya çalışmaktadır.Hippilerin ve anarşistlerin tavırlarını tüm 68 kuşağına geçerli kılmak işçi sınıfının örgütlülüğü ve direnişi karşısındaki korkularınızı yok etmeyecektir ikiyüzlü sahtekarlar! Öyle ya milliyetçilik ve din yoluyla savaşlara ideolojik dayanak noktası yaratan şovenizmin sahipleri de işçi sınıfıdır zaten. Yersen! Konuştukça batan bir ideolojinin iğrenç iftiraları eylemlerinin arkasındaki faşizmi , ifadelerindeki oportunizmi ve politikaları ile besledikleri sermaye sınıfının yol açtığı sefaleti gizlemeye yetmeyecek.
Buyrun bir de buradan yakın tarihsel gerçeklikleri : Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu.
(bkz: http://www.ntvmsnbc.com/m...ideo=5353&cbQuality=1)
Kalkıp da bütün 68 kuşağını Mao'nun çin devrimine dayandıramazsınız ya da Che ve Fidel önderliğinde yürütülen gerilla savaşlarının her devrimci harekette pratik bulmasını isteyemezsiniz.
Klasik açıdan kapitalizmin ve burjuvazi sınıfının temsil ettiği liberal politikaların sermaye adına değişik meslek örgütleri ve eğitim ve sağlık gibi sosyal güvenlik alanlarında yol açtıkları tahribat az çok her ülkede birbirine benzer.
Ancak bütün bu arızaların en geniş kümesi ve ana sebebi olarak sermaye diktatörlüğü tarafından ayartılan ulusal oligarşilerin halkların emek gücü üzerinde uyguladığı devlet terörürü ve bununla paralel yürütülen işçi sınıfını ve devrimci ilerici üniversite gençliğini siyasi ve ekonomik anlamda pasifleştirecek ya da sınıf dayanışmasını bozacak olan liberal politikalardır.
Burjuvazi sınıfının sözcülüğünü üstlenen kimi insanlar olası kavram çarpıtmaları ve ustaca liberal ajitasyon yöntemleri ile 68 kuşağının temsil ettiği değerin liberalizm olduğunu iddia etmektedirler. Emperyalist paylaşım savaşlarından sonra yaratılan refah ve huzur döneminin , sanayi devrimi sonrası bilişim çağına doğru ilerleyen teknolojik ilerlemenin kaymak yalayıcıları olarak işçileri ve üniversiteleri adlandıran bu zihniyetteki şuursuz mandalar kimi zaman eski komünist olan ebeveynlerine inat olarak bunu en adi ve komik şekillerde iddia etmekten de geri durmuyorlar.
Aslında liberalizm gibi görünen 68 kuşağının üzerine yıkılmaya çalışılan şey sosyal refahın kaymağını yemek için yola çıkan tembel üniversiteli ve işçilerden çok sendikacılık , üniversite özerkliği , düşünce ve ifade özgürlüğü , barış içinde yaşamak isteyen halkların ve değişik etnik grupların dayanışması adına kapitalizmin ulusal devletler hesabına finans aktarıp siyasal ayrıcalık elde ettiği ve savaşlarla ırkçılıkla halkların bastırıldığı bir ortamda halkların demokratik hak ve talepleriyle kapitalist ekonomi - politiğin liberal politikalarla emek üzerindeki sömürüsüne ve sermaye diktatörlüğü kurma amacındaki emperyalist tekellere karşı gösterilen bir direnişti. Aklı kıt burjuvazinin oportunistleri ve göt yalayıcıları nedense 68 kuşağındaki işçi sınıfının kapitalist ekonomi-politik üzerine inşa ettikleri devrimci isyanı sadece üniversitelilerin basit şablon siyasal iç kıpraşmalarından ibaret bir tembellik kuşağı olduğunu insanlara yutturmaya çalışmaktadır.Hippilerin ve anarşistlerin tavırlarını tüm 68 kuşağına geçerli kılmak işçi sınıfının örgütlülüğü ve direnişi karşısındaki korkularınızı yok etmeyecektir ikiyüzlü sahtekarlar! Öyle ya milliyetçilik ve din yoluyla savaşlara ideolojik dayanak noktası yaratan şovenizmin sahipleri de işçi sınıfıdır zaten. Yersen! Konuştukça batan bir ideolojinin iğrenç iftiraları eylemlerinin arkasındaki faşizmi , ifadelerindeki oportunizmi ve politikaları ile besledikleri sermaye sınıfının yol açtığı sefaleti gizlemeye yetmeyecek.
Buyrun bir de buradan yakın tarihsel gerçeklikleri : Saçmalığın bu kadarına da pes doğrusu.
(bkz: http://www.ntvmsnbc.com/m...ideo=5353&cbQuality=1)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar