bugün
- akepe dönemi12
- ben geldim naneler10
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu11
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem5
- hastane acil bölümü6
- öyle bir dünya yok5
- la loba22
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- gürcü ile kürtçü5
- nasılsınız8
- nerede ne yenir7
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- karma doğru çalışıyor mu3
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- engineer2820
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- eski yazarlar geri gelsin12
- nervio'nun ayakları17
- endüstriyel futbol2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- menemen yiyen erkek13
- sabitlenmiş tweet2
- eskiden futbol2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı2
- insan2
- kanada2
- recep tayyip erdoğan13
- uzak mesafe ilişki5
- kanuni sultan süleyman4
- mark carney2
- migros ta etleri yiyen kedi5
- mekke anlaşması'nın komisyonda görüşülmesi2
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim7
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- lille osc6
nasıl da ilgi duyardım bu "formül" kelimesine, beş altı yaşlarındayken. bende bir dahi izlenimi uyandırırdı bu kelime. ürettiğim herhangi bir çözüme biri "işte bu işin formülü budur" dediğinde kendimi einstein falan sanıyordum. ne formülmüş arkadaş! gerçi ben beş altı yaşlarında ne formülü üretecektim ki? geleceğe dönüşe bakar dururdum o yaşlarda...
ilk formülü görüşüm ilkokul bir zamanına denk geliyordu. matematiği yeni öğrendiğimiz zamanlar. öğretmenimiz bize dikdörtgenin çevresinin formülünü vermişti.
"çocuklar, dikdörtgenin çevresinin formülü a artı b'nin iki katıdır" anam anam! ne formül o öyle? sanki dikdörtgenin çevresini bulmakla dünyayı kurtaracağız! küresel ısınmanın önüne geçeceğiz!
gerçi benim ilkokul bir zamanım on yedi sene öncesi... küresel ısınma falan yoktu o zamanlar, ozon tabakası delikti bir tek, sonradan ne olduysa bu küre ısındı. formülünü de dikdörtgen çevresi bulmayla bile geliştiremedik biz.
şaka maka o dikdörtgenin çevresine formül diyen biz, artık üniversiteyi bitiriyoruz. elimizden bir yığın formül geçmiş. hala abidik gubidik işlemlere de formül diyoruz ama.
bu nasıl bir hayal kırıklığıdır?
hadi ilkokul, ortaokul formülleri çok basitti; anlarım. üniversite formülleriyle ben deney tüpleriyle dünyayı kurtaracağımı falan sandım gerçekten. sırf o yüzden saçlarımı da geleceğe dönüşteki doktor brown gibi yaptım. labaratuarda yüzde beş'e seyreltilmiş asiti deney tüpüne koymakla ben kimi kurtarayım?
hala mı dikdörtgen çevresini hesaplıyorum ben?
beni kim kurtaracak? beni kurtarmanın bir yolunu bulun artık. formül falan yok... bunlar formül değil arkadaş. el oğlu neler yapıyor, ben hala dikdörtgenin çevresini mi hesaplıyorum?
yeter ya!
ilk formülü görüşüm ilkokul bir zamanına denk geliyordu. matematiği yeni öğrendiğimiz zamanlar. öğretmenimiz bize dikdörtgenin çevresinin formülünü vermişti.
"çocuklar, dikdörtgenin çevresinin formülü a artı b'nin iki katıdır" anam anam! ne formül o öyle? sanki dikdörtgenin çevresini bulmakla dünyayı kurtaracağız! küresel ısınmanın önüne geçeceğiz!
gerçi benim ilkokul bir zamanım on yedi sene öncesi... küresel ısınma falan yoktu o zamanlar, ozon tabakası delikti bir tek, sonradan ne olduysa bu küre ısındı. formülünü de dikdörtgen çevresi bulmayla bile geliştiremedik biz.
şaka maka o dikdörtgenin çevresine formül diyen biz, artık üniversiteyi bitiriyoruz. elimizden bir yığın formül geçmiş. hala abidik gubidik işlemlere de formül diyoruz ama.
bu nasıl bir hayal kırıklığıdır?
hadi ilkokul, ortaokul formülleri çok basitti; anlarım. üniversite formülleriyle ben deney tüpleriyle dünyayı kurtaracağımı falan sandım gerçekten. sırf o yüzden saçlarımı da geleceğe dönüşteki doktor brown gibi yaptım. labaratuarda yüzde beş'e seyreltilmiş asiti deney tüpüne koymakla ben kimi kurtarayım?
hala mı dikdörtgen çevresini hesaplıyorum ben?
beni kim kurtaracak? beni kurtarmanın bir yolunu bulun artık. formül falan yok... bunlar formül değil arkadaş. el oğlu neler yapıyor, ben hala dikdörtgenin çevresini mi hesaplıyorum?
yeter ya!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar