bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- gammazlama yapmamak13
- sözlükteki deliler3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- aşık olmak8
- kızının düğününde oynayan baba5
- haysenin1212
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- satranç haram yasaklansın7
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- ölüm4
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- kabalcı3
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- bu köyden olsam ne olacak8
- çağrı isimli yazar5
- gina carano13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- para amaç değil araçtır2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- sözlükteki vatan hainleri4
- yapay zeka moderatörü15
- rte tanrı değildir2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- hallelujah2
- yaz geceleri4
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- en gey özelliğiniz15
- canına okuyacağım2
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- diamond bosphoruss denen yazar7
- omurgasız tekerlek5
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- anın görüntüsü21
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- beyazpenisliyabancı2
- galatasaray sözlük2
- katatespizartmasi15
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- sözlüğün kırbacı8
genel olarak ö.s.sınavına girmiş de ne yapsam acaba modundaki insan evladının aklına bu derecede çaresiz olma durumuna yakışır bir şey, yani sözlük gelirse belki çeşitli öğütlerin eşlik ettiği kendine yarar bilgiler sağlayabileceği oldurumdur. *
konuya dönersek;
tercih zamanı belirli güzellikte puanlar almış ve bu durumu yadırgamamış( yani şans eseri almamış) kişilerin de kafalarında belli üniversite adları vardır bir sevgidir besledikleri. bu sempati hali; üniversitelerin kendi emeklerinin nuru reklamları, okul okul dolaşıp kendi broşürlerini- çantalarını vs. dağıtmaları sonucu ( çokça özel üni. için mesela) ya da boğaziçi- odtü- bilkent gibi üniversitelerin böyle gelmiş böyle gidiyor tarzda ağızlarda meşhur olmasından her çıkanın culp diye iş bulması gibi rivayetlerdendir. tabiki güzeldir, iyidir odtü- boğaziçi ama bu ağıza dolanma mevzusunu ben garipsemişimdir hep, neyse.
şahsımdan tavsiye şekli bir şeye geleyim... üniversite yazarken elbette öncelik eğitimdedir hangi bölüm istendiği ölçüsünde. mesela tıp isteyen bir insana ne kadar bilkent sempatik gelse de öyle kalır, ayrı. teknik üniversite teknik üniversitedir ve tıp konusunda malesef üniversite adı değil de fakültedir girilen-çıkılan. dolayısıyla şu ağızlarda kıvam bulmuş üniversite adı tarzında bir şey yazılmaz. ama burada eksik kalınmaz hatta daha dozlu olan şekli vardır. çünkü tıp tıptır kafalarda ya, çok bir b.ktur... neyse. yine güzel güzel tercih konusunda yardıma dönüş yapayım tamamen uçmadan. yazılan yer güzeldir, adı hoştur, sevgi-sempati duyulur, istedim de yazdım ulan tavrı hakim olur giden insana tamam da gidilen yerin eğitim dışı imkanları da %45 önemlidir bana göre. kalacak yer olarak, kampüs olarak vs. nasıl diye bakılmalıdır bu konuda. kampüs konusunda zaten küçük küçük bitme özel üniversiteler bir şirket kıvamında olan parlak binalarına da kampüs der (örn. haliç) ya da tam tersi (yine özelden gidersek) dağda- ormanda bir küçük şehir modu yere de kampüs denebilir. ( bu iyidir hoştur ama düşünülmelidir yine) tıp bakımından hastane de kampüstür(!) kalacak yer bakımından düşünülürse de odtü- itü ve bilimum hoş özel üniversiteler gayet iyidir. çünkü kendi yurtları vardır, öğrencileri ev sevmiyorsa ya da eve çıkamıyorsa ortada balık gibi kalmaz. hem de gayet düzgün maddi boyutlarla. kişi olarak aileden bağımsızlığını düşünen biri için de bu gayet önemlidir.
buradan yazılacak üniversitenin hangi şehirde olması konusuna istemeden geçiş yapıyorum. ankara mı istanbul mu yazsam insanları olur bir grup. bu kısım içindir şimdi yazdıklarım... ankara hep yok memur-öğrenci şehri denilmiştir istanbul da güzel yer, ortalık vs . gözünden gidilmiştir. istanbul istanbul, zaten her sene bir sürü öğrenci geliyor üstüne o-bu şehirden saçma umutlar-amaçlarla gelen. e olanlar zaten yerinde ve alan sınırlı. kalacak yer anlamında bu gelen öğrenciler özel üniversitelere gelmişse yerleri hazırdır zaten üstüne de burslu kazanmışlarsa burs alırlar hoştur- iyidir. ama devlet üniversitesiyse ve istanbul üniversitesi gibi koyun titizliğinde mezun çıkarıp pek bir işe yaradığını sanmadığım ama mantıklı olarak yurdun anadolu vs. üni.lerinden daha puanlı bir okula gelmişse kalacak yeri bir ev bulmazsa, durumu buna uygun değilse yok gibidir. güzelce yurt-kur denen şeyin yurtlarına girer buraya yolu düşen herkes elbet bir kere. ama o güzelim yerlere yurt demeye de kıyılamaz. odalar sanki sadece ranza ve dolaplar içindir, insana yer yoktur. halı- kişilere masa gibi 'lüx' şeyleri zaten geçtim ama karınca yuvasından beter yerde etüt odasındaki masalardaki çalışma yeri sayısı, yurttaki toplam öğrenci sayısının 7-8'de biri falandır. yani önce gelenin yeri kapması gibi öküz bir konu hakimdir eşitliğin-hakkın çokça savunulduğu ve uğruna bir şeyler yapıldığı ülkede. kendini koruyamayan, kıyafet alıp güvenlik olmuş kişiler her girişte amaçsızca kimlik sorar bana böle dediler tavrıyla zaten yurt fazladan kişiyi kabul etmeyecek küçüklükte iken.( hoş tuvaletlerde konaklama olasılığı varsa belki bundandır.) saçmadır sapandır bu kalma yeri, düzgünce yaşanamaz, yurdu seven bir bünye bile tiksinir ama hala yığınla öğrenci bir halt olan istanbul şehrine ve üniversitesine gelmekte- alınmaktadır.
konuya dönersek;
tercih zamanı belirli güzellikte puanlar almış ve bu durumu yadırgamamış( yani şans eseri almamış) kişilerin de kafalarında belli üniversite adları vardır bir sevgidir besledikleri. bu sempati hali; üniversitelerin kendi emeklerinin nuru reklamları, okul okul dolaşıp kendi broşürlerini- çantalarını vs. dağıtmaları sonucu ( çokça özel üni. için mesela) ya da boğaziçi- odtü- bilkent gibi üniversitelerin böyle gelmiş böyle gidiyor tarzda ağızlarda meşhur olmasından her çıkanın culp diye iş bulması gibi rivayetlerdendir. tabiki güzeldir, iyidir odtü- boğaziçi ama bu ağıza dolanma mevzusunu ben garipsemişimdir hep, neyse.
şahsımdan tavsiye şekli bir şeye geleyim... üniversite yazarken elbette öncelik eğitimdedir hangi bölüm istendiği ölçüsünde. mesela tıp isteyen bir insana ne kadar bilkent sempatik gelse de öyle kalır, ayrı. teknik üniversite teknik üniversitedir ve tıp konusunda malesef üniversite adı değil de fakültedir girilen-çıkılan. dolayısıyla şu ağızlarda kıvam bulmuş üniversite adı tarzında bir şey yazılmaz. ama burada eksik kalınmaz hatta daha dozlu olan şekli vardır. çünkü tıp tıptır kafalarda ya, çok bir b.ktur... neyse. yine güzel güzel tercih konusunda yardıma dönüş yapayım tamamen uçmadan. yazılan yer güzeldir, adı hoştur, sevgi-sempati duyulur, istedim de yazdım ulan tavrı hakim olur giden insana tamam da gidilen yerin eğitim dışı imkanları da %45 önemlidir bana göre. kalacak yer olarak, kampüs olarak vs. nasıl diye bakılmalıdır bu konuda. kampüs konusunda zaten küçük küçük bitme özel üniversiteler bir şirket kıvamında olan parlak binalarına da kampüs der (örn. haliç) ya da tam tersi (yine özelden gidersek) dağda- ormanda bir küçük şehir modu yere de kampüs denebilir. ( bu iyidir hoştur ama düşünülmelidir yine) tıp bakımından hastane de kampüstür(!) kalacak yer bakımından düşünülürse de odtü- itü ve bilimum hoş özel üniversiteler gayet iyidir. çünkü kendi yurtları vardır, öğrencileri ev sevmiyorsa ya da eve çıkamıyorsa ortada balık gibi kalmaz. hem de gayet düzgün maddi boyutlarla. kişi olarak aileden bağımsızlığını düşünen biri için de bu gayet önemlidir.
buradan yazılacak üniversitenin hangi şehirde olması konusuna istemeden geçiş yapıyorum. ankara mı istanbul mu yazsam insanları olur bir grup. bu kısım içindir şimdi yazdıklarım... ankara hep yok memur-öğrenci şehri denilmiştir istanbul da güzel yer, ortalık vs . gözünden gidilmiştir. istanbul istanbul, zaten her sene bir sürü öğrenci geliyor üstüne o-bu şehirden saçma umutlar-amaçlarla gelen. e olanlar zaten yerinde ve alan sınırlı. kalacak yer anlamında bu gelen öğrenciler özel üniversitelere gelmişse yerleri hazırdır zaten üstüne de burslu kazanmışlarsa burs alırlar hoştur- iyidir. ama devlet üniversitesiyse ve istanbul üniversitesi gibi koyun titizliğinde mezun çıkarıp pek bir işe yaradığını sanmadığım ama mantıklı olarak yurdun anadolu vs. üni.lerinden daha puanlı bir okula gelmişse kalacak yeri bir ev bulmazsa, durumu buna uygun değilse yok gibidir. güzelce yurt-kur denen şeyin yurtlarına girer buraya yolu düşen herkes elbet bir kere. ama o güzelim yerlere yurt demeye de kıyılamaz. odalar sanki sadece ranza ve dolaplar içindir, insana yer yoktur. halı- kişilere masa gibi 'lüx' şeyleri zaten geçtim ama karınca yuvasından beter yerde etüt odasındaki masalardaki çalışma yeri sayısı, yurttaki toplam öğrenci sayısının 7-8'de biri falandır. yani önce gelenin yeri kapması gibi öküz bir konu hakimdir eşitliğin-hakkın çokça savunulduğu ve uğruna bir şeyler yapıldığı ülkede. kendini koruyamayan, kıyafet alıp güvenlik olmuş kişiler her girişte amaçsızca kimlik sorar bana böle dediler tavrıyla zaten yurt fazladan kişiyi kabul etmeyecek küçüklükte iken.( hoş tuvaletlerde konaklama olasılığı varsa belki bundandır.) saçmadır sapandır bu kalma yeri, düzgünce yaşanamaz, yurdu seven bir bünye bile tiksinir ama hala yığınla öğrenci bir halt olan istanbul şehrine ve üniversitesine gelmekte- alınmaktadır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
